Sayın Genel Başkanım Özgür Özel; öncelikle yeni yaşınızı en içten dileklerimle kutluyor; adaletin, umudun ve güzel günlere olan inancımızın güçlendiği sağlıklı ve huzurlu nice yıllar diliyorum.
Bu anlamlı gün vesilesiyle sizin adınıza çok kıymetli dostumuz Ferdi Zeyrek’in adını ve hatırasını yaşatan vakfa bağışta bulunmak istedim. Onun ardında bıraktığı dayanışma ruhuna ve çocukların geleceğine uzanan iyilik mirasını büyütmenin doğum gününüzü anlamlandıran en güzel armağanlardan biri olacağına inandım.
Adalete olan inancımızın ve umudumuzu hep birlikte büyüttüğümüz güzel günler dileğiyle @eczozgurozel
Son günlerde bazı kişilere, kendisini danışmanım olarak tanıtan şahıslar tarafından, İBB bünyesinde işe yerleştirme vaadiyle mesajlar gönderildiği ve bu işlem karşılığında yüksek miktarda para talep edildiği tarafıma iletilmiştir.
Şahsımla veya İBB'deki görevimle ilişkilendirilmeye çalışılan bu mesajlara kesinlikle itibar edilmemelidir. İBB'de işe alımlar https://t.co/pdx9o2W2Lv sitesi üzerinden yapılan başvuruların İBB İK birimi tarafından değerlendirilmesi ile gerçekleşmektedir. İşe yerleştirme karşılığı hiçbir makam tarafından ücret talep edilmesi söz konusu dahi olamaz. İşe alım süreçleri üzerinden vatandaşlarımızın mağdur edilmesine yönelik bu tür girişimlerin hiçbir şekilde tarafımla ilgisi bulunmamaktadır.
Dolandırıcıların adımı kullanarak mesaj attığı telefon numarası tespit edilmiş olup, bu kişi hakkında gerekli yasal işlemler başlatılacaktır.
Kamuoyuna saygı ile duyurulur.
Kamuoyuna Duyuru
Beşiktaş Kulübü olarak sporda adaletin, şeffaflığın ve eşitliğin sağlanması yolunda her zaman lafla değil, somut ve kararlı adımlarla hareket ettik.
Dün oynanan müsabakada, kırmızı kart görerek oyundan ihraç edilmiş bir teknik direktörün açıklamalarının maç devam ederken canlı yayında adeta savunulurcasına aktarılması, yayıncı kuruluşun (beIN Sports) tarafsızlık ilkesini nasıl ayaklar altına aldığını bir kez daha açıkça göstermiştir. Yayıncılık ilkelerini ve sportif rekabetin dürüstlüğünü zedeleyen bu tutuma; pozisyonların ekrana ve VAR odasına yansıtılmasında sergilenen seçici ve manipülatif yaklaşımlara karşı duruşumuz sadece sosyal medya mesajlarından ibaret değildir.
Nitekim Kulübümüz, yayıncı kuruluş hakkında geçen hafta İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı’na resmî suç duyurusunda bulunarak Türk sporu adına tarihi ve somut bir hukuki süreç başlatmıştır.
Son günlerde yaşanan gelişmeler ve diğer kulüplerin de benzer şikayetleri dile getirmeye başlaması, attığımız bu hukuki adımın ne kadar haklı ve zamanında olduğunu bir kez daha net bir şekilde gözler önüne sermiştir.
Sporda adalet ve tarafsız yayıncılık talebinde samimi olan tüm Türk spor kamuoyunu ve kulüpleri, temennilerle yetinmek yerine başlatmış olduğumuz bu somut hukuki mücadelenin arkasında durmaya ve takipçisi olmaya davet ediyoruz.
Kamuoyunun bilgilerine saygıyla sunarız.
Beşiktaş JK
Paslı Demir Parlamaz!
Ülkemizin içinden geçtiği zorlu süreçte yaşadığımız adalet krizi artık çığırından çıkmış halde.
AKP’nin siyasi çıkarları için araç haline getirilen adalet sisteminin imajını parlatmak için ünlü isimlere dönük operasyonlar yapılıyor, sivil toplum kuruluşları ve derneklere dönük soruşturmalar başlatılıyor, eski dosyalar raftan indirilerek yüksek ratingli hukuki süreçler başlatılıyor.
Her yeni güne sarsıcı bir operasyonla başlamamız; bir taraftan kamuoyunun tanıdığı isimleri konuşmaya korkar hale getiriyor, bir taraftan da halkın gerçek gündemlerini perdeliyor.
Sansasyonalizm olarak da teorize edilen bu yöntemler ile iktidar, toplumun sağlıklı düşünme ve bozuk düzeni sorgulama yeteneklerini felç etmeyi amaçlıyor.
Bunu başaramayacaklar.
Bizler, hem iktidarın gadrine uğrayan tüm kesimler ile dayanışmamızı sürdüreceğiz.
Hem de gözümüzün önünde yaşanan gerçekleri konuşacağız.
100 TL’yi geçen mazot fiyatını konuşacağız!
Yüzbinlerce insanın ömürlük birikimlerinin buharlaştığı fon dolandırıclığını konuşacağız!
Enflasyona ezdirilen emekçinin ve emeklinin halini konuşacağız!
Halkımızın güvenli ve güvenceli yaşama hakkını konuşacağız!
Yapay gündemler ile “cambaza bak” yapan tükenmiş iktidarın demokratik yollarla değiştirilmesi ve Türkiye’nin YENİ bir sayfa açması için kararlılıkla mücadelemizi sürdüreceğiz.
Önce diplomasını iptal ettiniz, ardından tutukladınız.
Siyasete girdiği ilk günden bu güne ülkesinin ve milletinin menfaatini her şeyin önünde tutarak gece gündüz çalışan Ekrem İmamoğlu’nu ve arkadaşlarını haklarında tek bir somut delil olmadan 18 aydır siyasi tutsak olarak cezaevinde tutuyorsunuz. Milletin iradesini, milletin Cumhurbaşkanı adayı Ekrem İmamoğlu’nu ve haksız tutsak edilen arkadaşlarını serbest bırakın.
#EkremİmamoğluSiyasiTutsaktır
İşte burası İnönü! İşte bu tribünler bu akşam tarih yazıyorlar. Yok böyle bir tribün! Ne İngiltere, ne İtalya…
Görmedim, anlatmadım; bugün yaşıyorum ve tüylerim diken diken oluyor.
Maç bitmiş, benim canım hocam Oh’a hâlâ fırça çekiyor. 😂 Ya kurban olduğum, 4 tane atmışsın, bırak çocuklar da sevinsin! 5 olmayıversin, ne olacak?
Biz razıyız hocam, vallahi razıyız. 😂
Dünyanın en büyük taraftarı Avrupa sahnesinde şov yapıyor, tribünleri çekmek yerine rakip takım futbolcusunun başına sarılan bandajı çekiyorsunuz. Bu kadar mı iş bilmezsiniz ?
50.000 insan senkron olmuş; ama bir tane kamerayı önce Kapalıya, sonra Yeni Açığa çeviremiyorsunuz. @trt
Kürsüdeki gözyaşları…
İBB soruşturması için aylardır aynı şeyi söyledim.
Eşler, çocuklar hedef ve rehin alındı, itirafçılık ailelere zulümle geldi, dedim.
Bunun canlı örneği dün kürsüde, mahkeme huzurunda yaşandı.
30 yıllık aile dostunun çirkin ithamlarına maruz kalan Ağaç A.Ş. Genel Müdürümüz Ali SUKAS, sanığa şunu sordu: “Oğlun tutuklanmasa bu ifadeyi verir miydin?”
Bu soru, kürsüdeki sanığı ağlattı. Gözyaşları aktı. 60 yaşını aşan kürsüdeki sanık, dostunun bu sorusuyla gözyaşlarını silerken “Bu soruya cevap vermek istemiyorum.” diyebildi.
Bu “ah”ların elbet bir faturası olacak!
Bu zulmün adil yargı önünde elbet bir sonucu olacak!
Bugün Ekrem İmamoğlu aleyhine tam 12 ceza davası var. En son hangi dava açıldı biliyor musunuz?
Ekrem Başkan Beylikdüzü Belediye Başkanı olduktan sonra belediyenin arabasını kullanmadı. İBB Başkanlığı döneminde de kullanmadı. Kendi arabasını kullanıp belediyenin benziniyle belediyenin işlerine gitti diye kamu zararı çıktı. Kamu zararını ödediği halde dava açıldı.
Şimdi lütfen kendinizi benim yerime koyun. Beraat ettiğiniz bir dava var. Yargı ve siyaset oyunlarıyla, bu davada tekrar hakim karşısına çıkarılıyorsunuz.
Üstelik hakim sadece ifade alacak. Çünkü dava, ifade alınmadığı için bozulmuş. Yani esas değil usül meselesi.
Bu esnada, beraat veren hakim hemen değiştiriliyor. Yeni atanan hakim beraat kararını yok sayıyor ve 2 yıldan fazla hapis cezası veriyor ki siyaset yasağı da gelsin.
Tuzla davasının özeti budur ve tam bir skandaldır.
Bu asla tesadüf değildir. Bütün davalarımda hakimler değiştirildi. Müdahale edilen mahkemelerin “Türk Milleti adına” değil, siyaset ve bir kişi adına karar verdiğine artık şüphe yoktur.
Tuzla skandalı; bunun son, açık ve sarih kanıtıdır. Böyle bir düzenden kimse adil bir yargılama beklemesin.
Yüksek yargı camiasını, hakim ve savcıları tarihi bir sorumlulukla düşünmeye davet ediyorum.
Millet şahidimdir!
Bugün tam 13 ayrı davanın muhatabıyım. Bunların 12'si ceza davası, biri idari yargı davasıdır.
Peki bunlar ne zaman yaşanıyor?
İktidarın karşısında 4 kez seçim kazanmışken, milletimizin teveccühüyle ana muhalefetin Cumhurbaşkanı Adayı olmuşken…
Yargılamaya konu suçtan daha önce iki defa "beraat" kararı verilmiş, bu kararları veren sayın hakimin ise hemen tayini çıkarılmıştı. Bugün ise aynı delillerle yapılan duruşmada 25,5 milyon insanın teveccühüyle Cumhurbaşkanı adayı olan Ekrem İmamoğlu’na 2 yıl 1 ay ceza verildi.
İnsan ister istemez soruyor: Bir hukuk devletinde amaç gerçeği ve adaleti ortaya çıkarmak mıdır, yoksa istenilen karar çıkana kadar bir insanı tekrar tekrar yargılamak mıdır?
Hukukun kişiye göre değişmesi, adalet terazisinin siyasi koşullara göre eğilip bükülmesi, yargının insanların siyasi hayatını belirleyen bir araca dönüşmesi kabul edilemez.
Türkiye Cumhuriyeti’nde adalet; bir insanı ne pahasına olursa olsun cezalandırmanın yolunu aramaz. Hukuk intikam almaz, rövanş peşinde koşmaz. Delile bakar, hakkı gözetir ve kim olduğuna bakmaksızın herkese aynı şekilde uygulanır.
Hukuk, ancak herkese eşit uygulandığında hukuktur.
Ekrem İmamoğlu ceza alana kadar, gerekiyorsa hakim değişir, Mahkeme değişir , defalarca yargılama yapılır.
Kaç kere beraat ettiğinin önemi yok yeter ki ceza alsın!..
İki kez beraat ettiği dosyada #Ekremİmamoğlu’na bu kez 2 yıl 1 ay hapis cezası ve siyasi yasak verildi!
İmamoğlu kararı dinlemeyi reddederek seyircilere haykırdı:
“Hepinizi öpüyorum. Benim adıma Türkiye'de karar verecek hiçbir mahkeme yoktur. Benim adıma karar verebilecek hiçbir mahkeme yoktur. Hiçbir mahkemede de atanan hiçbir hakim benim adıma karar vermek için buraya gelmedi. hakkımda karar veremez. Ve yere düşen Türk yargısına sağlam bir tekme vurulmuştur. Hakimler yok hükmündedir. Moralinizi yüksek tutun.”
Hakim ise bu sözler üzerine İmamoğlu’nun zorla salondan çıkarılmasını istedi.
İki beraatten sonra gelen mahkumiyet, söze karşı zor kullanma talimatı… Bugün yalnız Ekrem İmamoğlu değil, yargının itibarı da o salondan zorla çıkarıldı!! @CA_iletisim@yenipartiyiz