20 yıldır aktif polislik yapıyorum.
7/24 görev: gece–gündüz, hafta içi–hafta sonu, bayram–tatil demeden.
Bugün geldiğim nokta:
Ev yok
2001 model araç
1.234.000 TL borç
Şehir de, görev de, şart da umurumda değil artık. Çünkü mesele yer değil, sistemin kendisi.
Ailemin yaşadığı mağduriyet,
iş yerindeki mobbingler, amirlerin eş–dost–aşiret baskıları…
Görevimi yaptığım için açılan adli süreçler… Bunları artık saymıyorum bile.
Asıl soru şu:
Bu kadar yılın, bu kadar emeğin karşılığı ne?
“Beğenmiyorsan istifa et” diyenler rahat koltuklarından konuşuyor.
Ama gerçek şu: Bu sadece benim değil, binlerce polis, jandarma ve askerin hayatı.
Ha bir de unutmadan…
Polis sesini duyurmaya başlayınca, genelde hemen birileri çıkar ve polisin suçlu olmadığı konularda polisi baş aktör gibi göstermeye çalışır.
Böylece yaşanan gerçek çile görünmez hale gelir.
Kamuoyunun algısı başka yöne çekilir, gerçek sorunlar konuşulmaz.
Bazen bu durum, farklı grupların benzer yöntemlerle yaptığı algı operasyonlarını andırıyor.
Olayın aslı başka, yansıtılan bambaşka.
Ve artık net:
Bu sistem insanı tüketiyor.
Çocukların sabit bir düzeni yok.
Nerede yaşayacakları, hangi okulda okuyacakları, hangi çevreye girecekleri belli değil.
“Aile yılı”, “aile haftası” deniyor ama polis ailesi bundan fiilen faydalanamıyor.
Çünkü gerçek hayat: sürekli tayin, sürekli belirsizlik.
Sanki tek bir kişi bütün memleketi taşıyacakmış gibi bir hayat dayatılıyor.
İşini doğru yapan, taraf gözetmeyen bir ebeveynin varsa; sistem seni de aileni de ezip geçiyor.
Siyasi değiliz, taraf değiliz diye yok mu sayılacağız?
Bu yükün sonu ne?
Her polis tükenip, her polis intihara mı sürüklenecek?
Biz kaçmıyoruz, şikâyet de etmiyoruz.
Ama en temel talep şu: maaşlar insanca bir seviyeye geri çekilmeli.
İlk maaşım (kesintiler sonrası) 44,9 gram 24 ayar altın alıyordu.
Bugün(12,78gr) o da yok.
Bazı kurumlara ve gruplara ise çok yüksek ek ödemeler var.
Filistin’i vuran Türk polisi değil.
İran’a saldıran değil.
Bu ülkenin düzenine başkaldıran değil.
O zaman bu yük, bu öfke, bu sistemli yıpratma neden?
Bu artık sadece eleştiri değil.
Başka bir şeye dönüşmüş durumda.
Ve kimse sormuyor:
Ne zaman bitecek?
2023 seçimi işçilere piyango,memurlara fiyasko olmuştur
İşçinin maaşına eşitleyeceğiz diye seyyanen verip en düşüp memur maaşını 20.500TL yaptılar.
İşçi 4 tediye 2 ikramiye yol, yemek ücreti alarak memura tarihi fark atmıştır
O gün 6-7.000 TL olan fark bugün
25.000TL
#memur
Taşeron şirket ya da İşkur'dan kura ile:
Sınavsız kadro hopp kamu işçiliği kadrosu.
Maaş var
Yılda 2 ikramiye
Yılda 4 tediye
Her ay yemek&yol
Denge ödemesi var
Aylık 87-95 bin TL
Mart ve Eylül 138-156 bin TL
KPSS'den atanan memur sadece maaş 58 bin TL!
#memur@Mugeanliatvde
Sadece maaş olarak mı gerideyiz sanıyorsunuz.
Önümüz bayram bir örnek daha vereyim .
Bayramda polis , güvenlik memuru, hizmetli memur mesai yapacak ve ücret almayacak.
Bayramda mesai yapan temizlik işçisi , güvenlik işçisi 3.600 TL alacak.
#memur
Kendi çalıştığım yerde benden 3 gömlek üst düzeyde olan, işin en ağır sorumluluğunu alan adam benim 2-3 katım kazanıyor ve bu bana zerre batmıyor. Neden? Çünkü sorumluluk ve risk arttıkça gelir katlanır. Dünyanın her yerinde sistem budur.
Aynı şekilde benden kıdem olarak altta olandan benim 2 kat fazla almam normal aksi halde bu dengesizlik olursa bu işi kime yaptırabilirsin?
Bizim ülkede ise durum şu: Hastanede temizlik görevlisi olan işçi abiyle, TUS'ta ömrünü çürüten, uykusuz nöbetlerde insan hayatı kurtaran uzman doktor üç aşağı beş yukarı aynı parayı alıyor.
Sorun kesinlikle temizlikçinin aldığı maaş değil. Asıl devasa sorun; bu ülkede insan canı sorumluluğu almanın ve 20 yıl dirsek çürütmenin hiçbir maddi karşılığının kalmamasıdır.
Diplomaları yırtıp atalım, herkes risksiz işlere geçsin o zaman? Okuyanı böyle cezalandıran bir sistem ayakta kalamaz.
Memurlar neden yılda 4 tediye 2 ikramiye almıyor.
1.2 milyon işçinin en az 1 milyonu işe sınavsız girmiştir.
Onlar hak ederken memur hak etmiyor mu?
#memur
Bugün bayram öncesi kamu işçilerine 18.900 TL tediye yattı.
Memur bakmakla yetindi.
Bu adaletsiz düzeni nereye kadar devam ettireceksiniz.
Mayıs ayı memur geliri 58.000 TL
İşçi geliri 90.000 TL.
El insaf diyoruz artık…
#Memur
5 aylık maaş döneminde hizmetli memurun cebine
290.000TL girdi
Sınavsız giren temizlik işçisinin cebine
459.000TL girdi
5 aylık süreçte aynı işi yapan memurun yediği fark 169.000TL.
Bunları bilmeyenler gelip burada memur seyyanen aldı diyor.
Seyyanene rağmen tablo bu.
#memur
KAMUDA SON ENFLASYONA GÖRE GELİR ADALETSİZLİĞİ
Üniversite mezunu
KPSS ile atama
Statüsü memur
Sadece maaş 64.430 TL.
Taşeron şirket
Sınavsız kadro
Kamu işçiliği statüsü
Maaş 82.411 TL
İkramiye 45 bin TL
Tediye 20 bin TL
Yemek&Yol 120 bin TL
12 ay ort. 90-100 bin TL!
#memur
TÜRKİYE KAMUDAKİ GERÇEĞİ YENİ ÖĞRENİYOR!
2026/Mart Ayı
Mühendis 85 bin TL.
Vasıfsız kamu işçisi 138 bin TL.
2026/Mayıs
Mühendis 85 bin TL.
Vasıfsız kamu işçisi 90 bin TL!
Mühendise sadece maaş,
Vasıfsız kamu işçisine maaş+ikramiye+tediye+yemek+yol!
#MühendislerinSesi#memur
Maaşa 4 gün kaldı.
Memur bayrama sadece maaşla girecek.
58.000 TL
Sınavsız kadro alan işçi
Maaş+tediye+denge ödeneği
Toplam 90.000 TL
Bu sistem adaletli değil.
#Memur
Ailemde, çevremde çok öğretmen var…
Hepsi yaşından büyük gösteriyor. Daha gençken tükenmiş gibiler.
Millet evde bir çocukla zorlanırken,
onlar her gün en az 30 öğrenciyle uğraşıyor.
Öğretmenlik gerçekten zor bir meslek.
Ama gündeme bakıyorsun; konuşulan hâlâ “maaş” ve “tatil”.
Emek görünmüyor, yük görülmüyor.
Şunu kabul edelim:
Öğretmenin değer görmediği yerde
eğitim de düzelmez.
EK DERS SİSTEMİ SİL BAŞTAN YENİLENMELİDİR!
Ek ders sistemi sil baştan revize edilerek;
Ek ders ücretlerine en az %100 zam yapılmalıdır.
Proje, etkinlik, program hazırlama, zümre ve kurul görevleri ek ders olarak yazılmalıdır.
Sınıf rehber öğretmenliği için ek ders arttinlmalıdır.
Yüksek lisans mezunlarına %30, doktora mezunlarına %50 arttırımli ek ders ödenmelidir.
Nöbet görevi kaç kez ifa ediliyorsa o kadar ek ders yazılmalıdır
Nöbet harici ders dolduruluyorsa ek ders yazılmalıdır.
Ek ders ödemelerí net bir tarihte ve tüm illerde aym gün ödenmelidir
Daha basit, anlaşılr ve adii bir ek ders sistemi getirilmelidir
Eğitimci Yazar Mehmet GÜLER
#ÖğretmenSahipsizDeğildir
"Öğrenciyi kazanalım" anlayışı ile öğretmen kaybettik. Eğitimin çerçevesi, disiplini, adaleti, saygısı olur ama bekçiliği olmaz.
Mekanın cennet olsun öğretmenim..