Canım çok şey anlatmak istiyor ama yorgunum. Beynim yorgun, bedenim yorgun, Bunca şeyi affeden kalbim bile yorgun artık. Heveslerim yorgun, iyimserliğim yorgun, Konuşarak anlaşmaya olan inancım bile yorgun artık. Çok yorgunum..
Sabahattin Ali
Ben sabırlı bir insanım. Çok dayanırım. Mücadele ederim, savaşırım. Öyle çok savaşırım ki dışarıdan bakan biri asla vazgeçmeyeceğimi zanneder. Sanki ne olursa olsun hep orada kalacak, hep aynı mücadeleyi verecekmişim gibi görünür. Ama insanın içinde de bir sınır var. Görünmeyen, kimsenin fark etmediği bir çizgi. Gün gelir, bir söz olur, bir davranış olur ya da sadece içimde bir şey yorulur… İşte o an sabrım taşar.
Aslında o noktaya bir anda gelmem. İçimde biriken küçük şeyler vardır; söylenmemiş kırgınlıklar, görmezden gelinen emekler, sürekli idare etmeye çalışmanın verdiği yorgunluk… İnsan çoğu zaman güçlü görünür ama o gücün altında sessizce biriken bir yorgunluk da olur. İşte o yorgunluk büyür, büyür ve bir gün kalbimin içinde ağır bir sessizliğe dönüşür. Ve garip olan şudur; bunca zaman direnen, bunca şey için mücadele eden ben, o anda birden susarım. Kavga etmem, anlatmam, açıklamam. Sadece içimden bir kapı kapanır.
Çünkü bazı vedalar gürültüsüzdür. İnsan bazen en çok yorulduğu yerden sessizce gider, bir daha dönmemek üzere.