Gençlere tavsiyem yapabiliyorsanız mutlaka Sahra Altı Afrika’da hammadde peşine düşüp fonladığınız askerî darbelerle madenleri tekelleştirin derim. Yerel elitlerle iş birliği yapıp vergiyi offshore’da buharlaştırırsanız gerisini Amerikan Senatosu’nda rüşvetle rahat çözersiniz.
açılış>next>next>next>next>slogan>kapanış
gitti en az 5 yıl daha olur ya kazayla hapse düşmesek işsiz güçsüz de olmasak, yok ya olur mu yersiz yurtsuz bari kalmasak, kalmasan ne olcak illa savaş da çıkar
bi tek başımızda boNba eksik çünkü
Önce CHP’nin CB adayı İmamoğlu tutuklandı; sonra ikinci aşamada butlan kararıyla CHP yönetiminden yerel seçimleri kazanan Özgür Özel alındı, yerine CB seçimlerini kaybeden Kemal Kılıçdaroğlu getirildi. Şimdi Kılıçdaroğlu, Özel’i ve ekibini CHP’den tasfiye etme peşinde. Ankara Adliyesi’nde yönetim değişti. Üçüncü aşamada fezlekeler de gelir, dokunulmazlıklar kalkabilir, seçimler öncesi Özel’i tutuklama planı raftan inebilir. Beşinci hamle Mansur Yavaş’a gelir.
Altıncı aşamada baskın-erken seçim kararı alınır. Kaybeden aday KK’nın göstereceği göstermelik adayla Erdoğan karşısında seçime gidilir.
Yedinci aşamada son sözü millet söyler; bu oyunu bozabilecek tek güç, sandıkta vereceği oyla bizzat halkın iradesi olur.
“Egemenlik kayıtsız şartsız milletindir.”
Tunus Parlamentosu’nda milletvekili siyasal İslam’ı anlatıyor :
Gelir gelmez ülkenin tarihini çarpıtmaya başladınız,
Bize her gün sahte demokrasi ile yalan söylüyorsunuz,
İnsanları kafir ve Müslüman diye bölüp fitne yarattınız,
Yargıyı yok ettiniz! İnsan haklarını yok ettiniz,
Rakiplerinizi hapse attınız, suikastler düzenlediniz...”
İBB dosyasını hazırlayan savcı, tam yargılama süreci başlayacakken, davaya bakacak hâkimlerin bağlı olduğu HSK’nın başındaki isim olan Adalet Bakanlığı görevine atanıyor.
İstanbul’da onun yerine gelen savcı ise Özgür Özel ve ekibi hakkında yolsuzluk soruşturması başlatıp dosyayı Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı’na gönderiyor.
Sonra ne oluyor?
Dosya daha Ankara’ya ulaşmadan, dosyayı gönderen savcı bu kez Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı’na atanıyor. Yani dosyayı gönderen de aynı kişi, dosyayı karşılayan da aynı kişi oluyor.
Ne harika bir adalet düzeni…
Ne muhteşem bir hukuk sistemi…
Ne kusursuz bir tesadüfler zinciri…
Flaş Flaş Flaş
İstanbul Cumhuriyet başsavcılığı CHP nin çok partili sistemde katıldığı ilk seçim olan 1946 yılında ki seçimde oy veren delegelerin Amel defterlerini Diyanetten istedi.
Biz ne yaşıyoruz Allahaşkına! Ülkenin yarısından çoğunun tüm vatandaşlık hakları askıya alındı. Sadece vergi vermekle yükümlü kılındık. Söz hakkımız yok, oy hakkımız yok, seçeneğimiz yok, adalet talep etme hakkımız yok, çocuklarımızın geleceği yok, anayasanın tanıdığı tüm haklarımız gasp edildi…Sahi biz ne yaşıyoruz böyle!
İsim isim saat saat Ekrem İmamoğlu’nun avukatlarının görüş saatlerinin cezaevinden “devlet memurlarınca” sızdırılmasının açıklanabilecek bir durumu yoktur, bu gazetecilik değildir. Kişisel verileri sızdırdığı iddia edilen İBB memurları 1 yıl tutuklu yargılandı, bu kişiler devlet kurumundan, gizli kalması gereken defterlerden insanların bilgilerini, görüş saatlerini sızdırmaktadır.
Bu paylaşım, hiçbir avukatın mesleki özgürlüğünün kalmadığının, hatta can güvenliklerinin bile tehlikede olduğunun ispatıdır. Avukatlık, hukukçuluk, hukuk, kanun, hak ayaklar altındadır. Konuşacak, tartışacak hiçbir şey kalmamıştır.
burada tek mesele chp, kılıçdar, özel fln değil aslında, ekonomik olarak tükenmiş, umudu kalmamış bir millete sürekli yeni bir kaos ortamı sunuluyor, ne uğruna? yani mevcut iktidarın devamı için yapmayacakları hiçbir şey yok; batıya tavizler, araplara imtiyazlar fln derken türkiye hem bağımsızlığını, hem itibarını kaybetti.. adalet, hukuk fln zaten yıllardır yok.. bu devranın saflarında yer alan herkes geriye miras olarak sadece utanç bırakacak.. onurlu insanlar için tek yol her koşulda bu düzene karşı olmak..