Gıda harcamalarının kira / kredi ödemelerini geçtiği bir dönemdeyiz. Alınan gıdalar hem pahalı hem kalitesiz. Yeni yıla girerken üzüm yemekle olmuyor bu işler.
Bazıları değerli olanı kaybetse bile bunu anlayabilecek zekaya sahip değiller. Bu zeka yoksunluğu aslında onlarında suçu değil, sürüler yaratıyorlar. Elbette sürü içinde siyah olan koyun çıkacak. Bi zahmet bedel ödeyiversin o da yoksa kıymeti nasıl biline?
Oysa ne kolaydı bencilce yaşamak
Yaşayamayanaların mutlaka bir nedeni vardı
Kimse o nedeni umursamadı
Çünkü onlar bencildi
Gözyaşlarını kimse görmedi
Bu kısa ömürde
Mutlu yaşamakmı
Onurlu yaşamak mı
Hem onurlu hem mutlu olamazsın
Dediler
Her iyi olan
Bedel öderdi..
Ne yaparsanız yapın kimseyi mutlu edemeyeceksiniz. Orta çağda da böyleydi şimdide. Yol yürümek isteyen sizi kusurlarınız ile de sever, gerisi lâf-ı güzaf.
Dostoyevski, Suç ve Ceza kitabında:
“Herkesin, gidebileceği bir yeri olmalı” der ve ekler:
“Çünkü öyle bir an olur ki, insanın mutlaka bir yere gitmesi gerekir.”