🇹🇷 Adalet Bakanı Akın Gürlek:
Her bir gencimizin hayatı, hayali ve geleceği bizim için emanettir.
Evlatlarımızı suça sürükleyen yeni nesil sokak çetelerine asla göz yummayacağız.
Suç örgütlerinin kanundaki boşlukları istismar ederek çocuklarımızı kullanmasına izin vermeyeceğiz.
Gerekli yasal düzenlemeleri kararlılıkla hayata geçireceğiz.
Prof. Dr. Erhan Afyoncu:
• Kürtçülüğün önüne geçilmeli. Terörün altyapısını hazırlayan bu fikir ve yoldaşlarıdır.
• Devletin zeminine dinamit konmak isteniyor.
• Acil müdahale edilmeli.
• Dünya'nın başka bölgelerinden mesela Çin'de yaşam zorluğu çeken Türkleri(Doğu Türkistan) getirmeliyiz. İsrail bu sistemi uyguluyor.
• Bugün Amerika olmasın, Rus ordusu İspanya'dan çıkar. Karşısında durabilecek hiçbir ülke yok.
•Çünkü Avrupa, İkinci Dünya Savaşı'ndan sonra savaşma kabiliyetini kaybetti.
•Dünyada şu anda fiilen savaş vermekte olan 3 ülke kaldı; ABD, Rusya ve Türkiye...
• Osmanlı Devleti, Doğu'dan mütemadiyen devam eden Türkmen göçü sayesinde kuruldu ve bir imparatorluk oldu.
• Fethettiği yerlere kalabalık Türkmen kitleleri yerleştirebildiği için Rumeli vatan oldu.
• Türkmenler’in göçü 16. yüzyılda Safevî Devleti’nin kurulmasına kadar devam etti. Safevî Devleti'nin kurulmasından sonra Türkistan ile Anadolu arasındaki bu göç kanalı kapandı.
• Osmanlı Devleti, Orta Avrupa'da yeni fethettiği yerlere yerleştirecek Türk nüfusu bulamadığı için bu bölgelerdeki hakimiyeti Balkanlardaki kadar kuvvetli olmadı.
• Türkiyeli diye bir şey olmaz. Kalkıp bizim kendimizi nasıl ifade edeceğimize başkaları karar veremez. Biz kendimizi ifade ederiz.
Biz Türk'üz. Bu ülkede kimliğimizi söyleriz.
•Türkler, cesurca "Türk’üm" diye haykırmadıkça, azınlıklar azıtıyor.
•Yunanistan'a:
“Bizim en kötü zamanımızda Anadolu'yu işgale kalktınız, Atatürk sizi Ege'de denize döktü.Bu savaşı kazanma ihtimaliniz yok.”
•Rum yok, Bulgar yok, Türk yok; hepimiz Osmanlıyız.’
Bu, bugünkü ‘Türkiyelilik’ kavramına benzer.
Dün tutmamıştır, bugün de tutmaz.
•Üniversite mezunu 25.000 TL'ye çalışırken, eli tornavida tutan 4-5 katı para alacak.
Türkiye böyle bir duruma gidiyor.
• Eğitimde reform şart.
Zorunlu eğitim 12 yıldan 8'e düşürülmeli.
Üniversite kontenjanları ve eğitim süresi azaltılmalı.
İlkokullarda öğretim yerine eğitim ön plana çıkmalı.
•Devrin şartlarına intibak edemezseniz yok olursunuz. Nüfus meselesini çözmediğimiz takdirde yok oluruz, açık ve net söylüyorum.
Devletin ailelere teşvik vermesi lazım. Bugün en önemli problemlerden biri, kadınlar çalıştığı için çocuk yapamıyor. Kadınlar çalışmak zorunda.
Devletin annelere en az 2 yıl ücretli izin vermesi lazım. Eğitim meselesinin çözülmesi lazım. Teşvikler artırılırsa, eğitim kalitesi artırılırsa ve bunlar hızlı şekilde yapılırsa nüfus sorunumuz çözülür.
•Bizim kimliğimizi sınırlamaya kalkmasınlar, biz Türküz!
İlber Ortaylı:
Prof. Dr. Erhan Afyoncu’nun 'Türklük- Türkiyelilik' üzerine sosyal medyada ve TV programında yaptığı açıklamalar doğrudur. Herkesin altına imza atması gerekir.
Erhan Afyoncu, gazete okur gibi, Osmanlıca denen Arap harfli eski asırlara ait kaynakları rahatlıkla okur. Yazdığı eserlerde kronolojik bilgide hata yoktur. Çok üretkendir.
Millî Savunma Üniversitesi’nde başarılı çalışmaları görüldü. Askeri kanatla iyi ilişkiler kurarak donanımlı subay yetiştirilmesi için büyük emek sarfetmektedir. Bu sonuncusu da önemli bir meziyettir.
Türkiye'de bazı kesimler farklı etnik kökene sahip birisi kimliğini ifade edince 'özgürlük ve demokratik hak'' olarak görüyorlar. Türk'üm diyince 'ırkçılık, faşizm' olarak yorumluyorlar. İsteyen kendi kimliğini istediği gibi ifade eder. Hiçbir engel yoktur. Ancak bizim kimliğimizi sınırlamaya kalkmasınlar. Biz Türkiyeli değil Türk'üz.
'TÜRKLER' GELİNCE ANADOLU 'TÜRKİYE' OLDU
Zaman zaman Türk'üm dememek için Türkiyeliyim diyenler 'Türkiye' isminin Türk'ten geldiğini herhalde bilmiyorlar.
Malazgirt'ten sonra Türkler'in akın akın Anadolu'ya gelmeleri sonucu Avrupa'da burası Türkiye diye anılmaya başlandı. Rahmetli Faruk Sümer, 1085'ten itibaren Avrupalılar'ın Anadolu'ya Türkiye demeye başladıklarını söyler. İmparator Friedrich Barbarossa'nın katıldığı Üçüncü Haçlı Seferi'den (1189-1192) itibaren Batılı yazarlar Anadolu'dan, Türk hakimiyetine giren hiçbir ülkeye vermedikleri bir adla Turchia/Turquie (Türkiye) diye söz etmeye başladılar. Turchia: Türklere ait, Türklerin ülkesi manasına gelir.
Bu Haçlı seferinden yarım yüzyıl sonra 1245'te papanın Moğollar'a gönderdiği elçilik heyetinde bulunan Rahip ve diplomat Simon de Saint-Quentin bu isimlendirmeyi sistematik hale getirdi. Tarihçi Claude Cahen'e göre o dönemde çağdaş yazarların gözünde Anadolu'nun Türk niteliği ülkenin bütününe damgasını vurmuştur.
Silivri’ye geldin.
Hapisten çıktığım akşam evime geldin.
Erken oldu be Nihat!
Ruhun şad,mekanın cennet olsun Türkiye sevdalısı,Karadeniz’in asil ve asi çocuğu.