Kapını Çalacak Üç Misafir Var
Hayat boyunca birçok misafiri sen davet edersin ama üç misafir vardır ki ne haber verir, ne izin ister, ne de vaktini sana sorar. İlki rızıktır. Çoğu insan onu sadece para zanneder. Oysa rızık bir lokma ekmekten önce sağlık, huzur, doğru insan, hayırlı evlat, isabetli karar, zamanında gelen bir fırsat ve bazen de seni korumak için kapanan bir kapıdır. Çünkü Er-Rezzâk sadece veren değildir neyin, ne zaman, ne kadar ve hangi hikmetle sana ulaşacağını da takdir edendir. Kulun vazifesi rızkı kovalamak değil, sebeplere sarılmaktır. Zira tohum ekmek senin işindir; onu yeşertmek ise Allah’ın kudretidir. Kaderin gayrete âşık denilmesi de bundandır. Yürüyene yol açılır, arayana kapı gösterilir, çabalayana El-Fettâh ismiyle yeni başlangıçlar lütfedilir.
Sonra kader gelir… İnsan kaderi sadece başına gelen olaylar sanır. Oysa kader, Allah’ın isimlerinin hayatındaki sessiz tecellileridir. Bir gün El-Kâbıd daraltır ki fazlalıkları bırakabilesin. Bir gün El-Bâs��t genişletir ki şükrü öğrenesin. Bir gün El-Hakîm susturur ki acele hüküm vermeyesin. Bir gün El-Latîf görünmeyen yerden dokunur ve sen buna tesadüf dersin. Oysa tesadüf dediğin şey, hikmetini henüz anlayamadığın kaderdir. İnsan bazen kaçtığını sandığı yolda tam da yazılmış olana yürür. Çünkü kader, peşinden koşulacak bir sır değil yaşandıkça okunacak bir hakikattir.
Ve en sonunda ölüm gelir… O, hayatın karşıtı değil dünyanın son cümlesidir. Hiçbir kapıyı yanlış çalmaz, hiçbir vakte geç kalmaz. Geldiğinde malın değil, makamın değil, geride bıraktığın iz konuşur. İşte o an insan anlar ki ömrünü rızkı biriktirmekle geçirmiş, hâlbuki asıl biriktirmesi gereken salih ameller, güzel ahlâk ve ardında bırakacağı hayırmış.
Unutmamak lazım 🤲 Rızık sana Allah’ın rahmetini, kader hikmetini, ölüm ise dünyanın emanet olduğunu öğretmek için gelir. Nasibini hızlandıramazsın, kaderini susturamazsın, öl��mü geciktiremezsin. Ama gayretini güzelleştirebilir, niyetini temizleyebilir ve her hâlin ardında tecelli eden Rabbi tanıyabilirsin. Çünkü insanın gerçek yolculuğu, kapısını çalacak misafirleri beklemek değil onlar geldiğinde yüzünü pişmanlığa çevirmeyecek bir ömür yaşayabilmektir. İnsan rızkını ararken ömrünü, kaderini anlamaya çalışırken sabrını, ölüm gelince de aslında kendini bulur.