ÖĞRETMENLERİMİZİN SORUNU SADECE TAYİN SORUNU DEĞİLDİR!
Bir öğretmenimiz eşinden ve çocuklarından ayrı bir şehirde görev yapıyorsa mesele sadece bir atama meselesi değildir.
Ayrı ev demektir.
Ayrı kira demektir.
Ayrı faturalar demektir.
Her hafta yol masrafı demektir.
Saatlerce yollarda geçen zaman demektir.
Çocuklarının büyümesine uzaktan tanıklık etmek demektir.
Eşinden, ailesinden ve sevdiklerinden ayrı kalmanın ağır manevi yükünü taşımak demektir.
Ekonomik şartların her geçen gün ağırlaştığı bir dönemde, bir ailenin iki ayrı şehirde yaşamaya mecbur bırakılması artık sürdürülebilir değildir.
Mazereti kabul edilmiş bir öğretmenin, kontenjan yetersizliği nedeniyle ailesinden ayrı bırakılması aile bütünlüğü açısından ciddi bir mağduriyet oluşturmaktadır.
Biz Devlet Memurları Eğitim Sendikası olarak açıkça söylüyoruz:
Mazeret kabul ediliyorsa, çözümü de üretilmelidir.
İl emri uygulamasıyla öğretmenlerimizin ailelerine kavuşmasının önü açılmalıdır.
Çünkü öğretmen yalnızca ders anlatan kişi değildir.
O da bir eş, bir anne, bir baba ve bir ailenin parçasıdır.
Aileler parçalanmasın.
Öğretmenlerimiz ailesinden uzak bırakılmasın.
İL EMRİ VERİLSİN, AİLELER KAVUŞSUN!
#İlEmriVerilsin #AilelerKavuşsun #ÖğretmenlerYalnızDeğildir
ÖĞRETMENLERİMİZİN SORUNU SADECE TAYİN SORUNU DEĞİLDİR!
Bir öğretmenimiz eşinden ve çocuklarından ayrı bir şehirde görev yapıyorsa mesele sadece bir atama meselesi değildir.
Ayrı ev demektir.
Ayrı kira demektir.
Ayrı faturalar demektir.
Her hafta yol masrafı demektir.
Saatlerce yollarda geçen zaman demektir.
Çocuklarının büyümesine uzaktan tanıklık etmek demektir.
Eşinden, ailesinden ve sevdiklerinden ayrı kalmanın ağır manevi yükünü taşımak demektir.
Ekonomik şartların her geçen gün ağırlaştığı bir dönemde, bir ailenin iki ayrı şehirde yaşamaya mecbur bırakılması artık sürdürülebilir değildir.
Mazereti kabul edilmiş bir öğretmenin, kontenjan yetersizliği nedeniyle ailesinden ayrı bırakılması aile bütünlüğü açısından ciddi bir mağduriyet oluşturmaktadır.
Biz Devlet Memurları Eğitim Sendikası olarak açıkça söylüyoruz:
Mazeret kabul ediliyorsa, çözümü de üretilmelidir.
İl emri uygulamasıyla öğretmenlerimizin ailelerine kavuşmasının önü açılmalıdır.
Çünkü öğretmen yalnızca ders anlatan kişi değildir.
O da bir eş, bir anne, bir baba ve bir ailenin parçasıdır.
Aileler parçalanmasın.
Öğretmenlerimiz ailesinden uzak bırakılmasın.
İL EMRİ VERİLSİN, AİLELER KAVUŞSUN!
#İlEmriVerilsin #AilelerKavuşsun #ÖğretmenlerYalnızDeğildir
@avkursatemre Hocam bu tweetin yanlış, düzeltmen gerekir, mağduriyet giderilmedi, mazeret ataması gerçekleşmeyen en az 3000 öğretmen var eşleri asker polis savcı hakim vb,
@yel_selma@Yusuf__Tekin Binlerce öğretmenin aile bütünlüğü için beklediği il emri konusunda verdiğiniz destek için teşekkür ederiz. Bu süreçte sesimizi duyuran her destek bizim için çok kıymetli. 🙏
@aylinyaman_ Binlerce öğretmenin aile bütünlüğü için beklediği il emri konusunda verdiğiniz destek için teşekkür ederiz. Bu süreçte sesimizi duyuran her destek bizim için çok kıymetli. 🙏
"Aile ve Nüfus On Yılı", 2026-2035 yılını kapsayan, devlet destekli ve uzun vadeli bir stratejik nüfus ve aile politikası dönemi olarak belirlendi. Sosyal politikalardan şehir planlamasına, iş hayatından teknolojiye kadar her alanda kararlar alınırken ailenin merkeze konmasını hedefleyen bu politikaya rağmen, iktidar, her geçen gün, aile birliğini zedeleyen yeni uygulamalara imza atıyor.
Bu uygulamalardan biri de, eş durumu ve diğer mazeretlere bağlı öğretmen tayinlerinde, “il/ilçe emri” uygulamasının bu yıl yapılmayacağının açıklanmasıdır.
MEB, yaz döneminde aile birliği mazeretine bağlı başvuruları alarak öğretmenlerde haklı bir beklenti yaratmasına rağmen, il emri uygulamasını yapmayacağını açıklaması, plansızlığın bir göstergesi olduğu kadar, “aile ve nüfus on yılı” stratejik yaklaşımına da aykırıdır.
Üstelik, bu sorun yalnızca eş durumu yaşayanları değil; sağlık ve engellilik mazereti bulunan bazı öğretmenleri de etkilemektedir.
#İlEmri ‘nin bu yıl verilmeyeceğini söylemek, oyun sırasında kural değiştirmektir, bizzat aile birliğini zedeleyen bir yaklaşımdır.
@tcmeb@Yusuf__Tekin@tcailesosyal@MahinurOzdemir
"Aile ve Nüfus On Yılı", 2026-2035 yılını kapsayan, devlet destekli ve uzun vadeli bir stratejik nüfus ve aile politikası dönemi olarak belirlendi. Sosyal politikalardan şehir planlamasına, iş hayatından teknolojiye kadar her alanda kararlar alınırken ailenin merkeze konmasını hedefleyen bu politikaya rağmen, iktidar, her geçen gün, aile birliğini zedeleyen yeni uygulamalara imza atıyor.
Bu uygulamalardan biri de, eş durumu ve diğer mazeretlere bağlı öğretmen tayinlerinde, “il/ilçe emri” uygulamasının bu yıl yapılmayacağının açıklanmasıdır.
MEB, yaz döneminde aile birliği mazeretine bağlı başvuruları alarak öğretmenlerde haklı bir beklenti yaratmasına rağmen, il emri uygulamasını yapmayacağını açıklaması, plansızlığın bir göstergesi olduğu kadar, “aile ve nüfus on yılı” stratejik yaklaşımına da aykırıdır.
Üstelik, bu sorun yalnızca eş durumu yaşayanları değil; sağlık ve engellilik mazereti bulunan bazı öğretmenleri de etkilemektedir.
#İlEmri ‘nin bu yıl verilmeyeceğini söylemek, oyun sırasında kural değiştirmektir, bizzat aile birliğini zedeleyen bir yaklaşımdır.
@tcmeb@Yusuf__Tekin@tcailesosyal@MahinurOzdemir
Öğretmenlerimiz, memleketin dört bir yanında bizim evlatlarımızı yetiştiriyor; çocuklarımızı geleceğe hazırlıyor.
Peki biz onların evlatlarına, onların ailelerine karşı vazifemizi yapıyor muyuz?
Aile birliği mazeretiyle tayin isteyen öğretmenlerimizi kontenjan yetersizliği sebebiyle eşinden, çocuğundan ayrı bırakmak devlete yakışmaz.
Öğretmeninden fedakârlık bekleyen devlet, öğretmeninin ailesini de gözetmek zorundadır.
Daha önce defalarca uygulanan il emri yeniden hayata geçirilmeli; aile birliği nedeniyle tayin hakkını kullanamayan öğretmenlerimizin mağduriyeti giderilmelidir.
Aileyi korumak sözle olmaz.
Öğretmenimizin yuvasını bir araya getirecek iradeyi göstermek hem Millî Eğitim Bakanlığımızın hem de devletimizin vazifesidir.
Öğretmenlerimiz, memleketin dört bir yanında bizim evlatlarımızı yetiştiriyor; çocuklarımızı geleceğe hazırlıyor.
Peki biz onların evlatlarına, onların ailelerine karşı vazifemizi yapıyor muyuz?
Aile birliği mazeretiyle tayin isteyen öğretmenlerimizi kontenjan yetersizliği sebebiyle eşinden, çocuğundan ayrı bırakmak devlete yakışmaz.
Öğretmeninden fedakârlık bekleyen devlet, öğretmeninin ailesini de gözetmek zorundadır.
Daha önce defalarca uygulanan il emri yeniden hayata geçirilmeli; aile birliği nedeniyle tayin hakkını kullanamayan öğretmenlerimizin mağduriyeti giderilmelidir.
Aileyi korumak sözle olmaz.
Öğretmenimizin yuvasını bir araya getirecek iradeyi göstermek hem Millî Eğitim Bakanlığımızın hem de devletimizin vazifesidir.
Sayın Bakanım ;Aile birliği mazeretiyle tayin isteyen öğretmenlerimizi kontenjan yetersizliği sebebiyle eşinden, çocuğundan ayrı bırakmak devlete yakışmaz.@Yusuf__Tekin
#DilimizdeTüyBitti Aileyi korumak, aile fertlerini birbirinden ayırmamakla başlar. #ilEmriAileyiKorur diyerek sağlık, engellilik ve aile birliği mazereti bulunan öğretmenlerin yuvalarına kavuşmasını istiyoruz. 2026 Eylül mazeret tayininde mazereti kabul edilen öğretmenler #ilemri bekliyor.🌿
#DilimizdeTüyBitti Aileyi korumak, aile fertlerini birbirinden ayırmamakla başlar. #ilEmriAileyiKorur diyerek sağlık, engellilik ve aile birliği mazereti bulunan öğretmenlerin yuvalarına kavuşmasını istiyoruz. 2026 Eylül mazeret tayininde mazereti kabul edilen öğretmenler #ilemri bekliyor.🌿