Yeni Parti Şanlıurfa il Kadın Kolu başkanlığı olarak Maşukta esnaf ziyareti yaparak sahaya indik .Emeğin Üretimin sahbetin yanındayız. @drasukaya @avMahmutTanal @bozansürücü @Yenipartişanlıurfailbaşkanlığı
Şehir Hastanesi karşısındaki DSİ arazisinin özelleştirilmesine karşıyız!
Şanlıurfa’nın ihtiyacı beton değil, yeşil alan ve kamusal hizmettir.
Halkın ortak alanları üzerinden rant değil, kamu yararı esas alınmalıdır!
@yenipartiyiz@eczozgurozel@EnsarAytekin10@MTanal
Bu ülkenin polisi, emeklisi, işçisi, asgari ücretlisi, öğrencisi… Toplumun her kesiminden yükselen ses aynı: Geçim derdi, gelecek kaygısı, mutsuzluk, huzursuzluk…
Hayatına son veren insanları birer haber başlığına sığdırıp geçemeyiz. Her kaybın ardında yarım kalan hayatlar, acıyla baş başa kalan aileler var.
Bu toplumun taşıdığı ağır yük, ülkeyi yönetenlerin ve karar vericilerin gündemine ne zaman girecek? İnsanların ruh sağlığını korumak, yardım çağrılarını duymak, dertlerine çözüm üretmek için daha ne bekleniyor?
İnsanlar yaşarken duyulmayı, desteklenmeyi ve umutla yarına bakabilmeyi hak ediyor!
Afyonkarahisar Vali Yardımcısı İhsan Ayrancı’ya Allah’tan rahmet; ailesine, yakınlarına ve çalışma arkadaşlarına başsağlığı diliyorum.
Hakkınızı savunan sesi büyütün!
YENİ Parti milletvekilimizin sözlerini okuyun, okutun, paylaşın.
Hak mücadelesi, siz sahip çıktıkça güçlenir!
#fonmağdurları#FonDolandırıcılığı ##fonskandalı
AK Partili arkadaşlar: Mağduriyet seansınız ve fon vurgunu için verdiğimiz araştırma önergesini reddetmenizin rehaveti bittiyse okuyabilirsiniz:
-Otoriter rejimlerin sonunda hep yağma baş gösterir. Haramiler kontrol edilemezler. Bu fon vurgunu da bir tür yağma… Biz de bir yılı aşkın bir süredir bu vurgunun sorumlularını araştırıp bu milleti soyanları açığa çıkarmaya çalışıyoruz.
-Herkes biliyor ki AK Parti, siyasetçisiyle, bürokratıyla, iş insanlarıyla bu yağmanın tam ortasında. Neredeyse her zanlının AK Partiyle bir bağı var. Ayrıca bu vurgunun karanlıkta bırakılmak istenen isimleri var. Biz bu isimlere ulaşmayı bir ölçüde başarıyoruz. Bu süreçteki kaynaklarımızdan biri de AK Parti’nin içinden uçurulan belgeler.
-Bize belgeler geldiğinde kamuoyunun önünde sorular soruyoruz. Dün TBMM’de, bugün de Parti Genel Merkezi’nde kabinedeki iki mevcut Bakana ve Cumhurbaşkanı Yardımcısı’na sorular sordum. Dün Sayın Cevdet Yılmaz sorumuza yanıt verip bizdeki bilginin doğru olduğunu teyit etti ve bir açıklama getirdi.
-Bugün de iki bakan ile ilgili sorularımızı MKK işlem kayıtları üzerinden sorduk. Üstüne basa basa söylüyorum: Bu MKK belgeleri sahte değil. İsimler de meblağ da doğru. Sayın Mahinur Özdemir Göktaş “geçmiş olsun” dileklerini kabul ettikten sonra AK Parti’nin içinden kendisiyle ilişkilendirilen bir dosyanın neden hazırlanıp bize ulaştırıldığını düşünebilir.
-Bir başka dikkat çekici nokta ise sorumuzu yönelttikten on dakika sonra iki kişinin TCKN bilgilerini de içeren bir açıklama yapılabilmesidir. Demek ki Sayın Bakan, dolayısıyla ilgili bakanlıklar ve tabii ki Cumhurbaşkanı, fon vurgunu yapan kişileri yaptıkları işlemler ve TCKN detayında biliyor. Bu kişilerin içinde AK Parti ile bağlantısı olanlar hakkında Sayın Cumhurbaşkanı’nda bir klasör olduğunu da biliyoruz. Bizim de derdimiz bu klasördeki isimlerin kamuoyuyla paylaşılması ve suçluların cezasını çekmesi. Aslında basit ama AK Parti için yapması bir o kadar da zor.
-Sayın Özdemir Göktaş ile ilgili bir mağduriyet kampanyası başladığını görmek şaşırtmadı. Kimse kusura bakmasın ama aileleriyle beraber 2 milyon vatandaşın mağdur edildiği bir fon vurgununda Sayın Bakana sorduğumuz soruların yaşattığı mağduriyet kocaman bir hiç kalır. İki senedir çirkin iftiralarla tutukladığınız arkadaşlarımıza ve onların ailelerine yaşattığınız zulmün, mağduriyetin yanında Sayın Bakana PR yapma fırsatı da veren bu bir günlük incinmenin esamesi okunmaz. Sayın Bakanın da çok iyi bildiği Yunus Emre’den alıntılayacak olursak “Sen sana ne sanırsan, ayrığa da onu san”. Yani, kendin için ne istiyorsan başkası için de onu iste. Bizden özür mü bekliyorsunuz, o zaman ilk önce gerçekten mağdur ettiğiniz hak sahiplerinden, sonra da yıllardır hak mahrumiyeti yaşattığınız, zulmettiğiniz arkadaşlarımızdan özür dileyin. Gerisi kolay.
-Ben bir yıldan beri bu fon vurgununu çalışıyorum ve halkımı dolandıranları ve nasıl dolandırdıklarını ifşa ediyorum. Vicdanım rahat, veremeyeceğim bir hesap da yok. Partimle, çalışma arkadaşlarımla ve bu konudaki hassasiyetimizle de gurur duyuyorum.
-Son söz: Biz bu soygun çetesini ifşa etmeye ve bu vurgunun siyasi ayağını temize çıkarmaya ilk günkü heyecanımız ve enerjimizle devam edeceğiz. Bu halkı soyanlardan, onları koruyanlardan ve denetim görevini yerine getirmeyenlerden de hesap soracağız.
Şanlıurfa'nın Suruç ilçesinde yaşayan bir vatandaş, yaşadığı sokağının yapılması için çalmadık kapı bırakmayınca çareyi kutsal topraklardan seslenmekte buldu.
İşte o ilginç video...
Özgür basın, toplumun nefesidir.
İsmail Saymaz, Murat Ağırel ve Şaban Sevinç’e geçmiş olsun. Masumiyet karinesi herkesin hakkıdır. Gazetecilerin özgürce soru sorabildiği, halkın haber alma hakkının korunduğu bir Türkiye’yi savunmaya devam edeceğiz.
@ismailsaymaz@muratagirel@sabansevinc2
Genel Başkanımız Özgür Özel:
“E-Data şirketi senin için ne anlama geliyor? Fatma Betül Sayan Kaya’nın 10 katı parayı, 20 milyar lirayı bu fon işinden kazanmış Osman Arıkan Nacar’la yakın arkadaş mısın, değil misin?
Akp Sözcüsü spekülasyonu bıraksın, bunlara cevap versin.”
Milletin derdi geçim, talebi adalet, hakkı insanca yaşamdır.
Siyasetin başarısı, vatandaşın hayatını ne kadar iyileştirdiğiyle ölçülür.
Ümit Özlale’nin basın toplantısını kamuoyunun dikkatine sunuyorum.
#YENİParti
Şanlıurfa Eczacı Odası Başkanı Sayın Ahmet Karakuş’u, yönetim kurulu üyemiz Sayın Çadırcı ile birlikte ziyaret ettik.
Nazik ev sahipliği için kendisine teşekkür ediyor, halk sağlığı için emek veren tüm eczacılarımıza çalışmalarında başarılar diliyoruz.
Hiçbir vatandaşımız bunu hak etmiyor!
Şanlıurfa’dan aktarılan bu tablo yürek yakıyor. Hiçbir anne baba, çocuklarını doyurabilmek için çöpe atılan sebzelerin arasından yiyecek aramak zorunda kalmamalı. Hiçbir çocuk, hayatın başında açlığın ve yoksulluğun yükünü taşımamalı.
Her vatandaşın sağlıklı gıdaya ulaşabilmesi, evine ekmek götürebilmesi ve insanca yaşayabilmesi güvence altında olmalıdır. Sosyal devlet olmanın gereği budur.
Yetkilileri, ailenin ihtiyaçlarını mahremiyetini ve onurunu koruyarak karşılamaya; başka ailelerin de aynı çaresizliği yaşamaması için kalıcı çözümler üretmeye çağırıyoruz.
Bu bereketli topraklarda hiçbir insan açlığa, hiçbir aile çaresizliğe terk edilemez. İnsanca yaşamak herkesin hakkıdır!
ŞANLIURFA’DA YOKSULLUĞUN ACI FOTOĞRAFI.
SOSYAL DEVLET NEREDE?
Şanlıurfa Hal Pazarı’ndan gelen görüntüler vicdanları sarsıyor.
Bir aile, çocuklarıyla birlikte çöpe atılan sebzeler arasından yenilebilecek olanları topluyor.
TOPRAĞI BEREKETLİ, İNSANI EMEKÇİ ŞANLIURFA’DA BU MANZARA NEDEN YAŞANIYOR?
Bir tarafta çöpe atılan gıdalar, diğer tarafta evine yiyecek götürmeye çalışan insanlar.
İktidardakiler şatafatlı yaşam ,asrın fon soygunu ve israf,
diğer tarafta yoksulluk.
ANAYASA’NIN 2. MADDESİ AÇIK: TÜRKİYE CUMHURİYETİ SOSYAL BİR HUKUK DEVLETİDİR.
Sosyal devlet, vatandaşını açlıkla ve yoksullukla baş başa bırakmamak için mücadele eden devlettir.
Devletin görevi;Anayasa’nın 5. maddesi insan onuruna yaraşır yaşamın önündeki engellerin kaldırmaktır.
YOKSULLUK AYIP DEĞİLDİR.
YOKSULLUĞA KARŞI ETKİSİZ KALAN POLİTİKALAR SORGULANMALIDIR.
25 yıldır ülkeyi yöneten AKP iktidarına soruyorum:
Bu çocukların geleceği ne olacak?
Bu aileler neden geçim sıkıntısıyla baş başa?
Şanlıurfa’nın bereketi neden her sofraya ulaşmıyor?
Sosyal yardımlar neden yoksulluğu kalıcı biçimde azaltacak politikalarla desteklenmiyor?
ŞANLIURFA’NIN İNSANI SADAKA DEĞİL, İNSANCA YAŞAMAK İSTİYOR.
Valiliği, Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığını ve ilgili belediyeleri göreve çağırıyorum.
Ailenin ihtiyaçlarını tespit edin, gerekli sosyal destekleri sağlayın.
ÇOCUKLARIN YERİ ÇÖP YIĞINLARININ ARASI DEĞİL, OKUL SIRALARIDIR.
Şanlıurfa’nın çocukları açlıkla, aileleri yoksullukla mücadele etmek zorunda kalmamalı.
BU TOPRAKLARDA ÜRETİLEN BEREKET, BU TOPRAKLARDA YAŞAYAN İNSANLARIN SOFRASINA DA ULAŞMALIDIR.
Grup Başkanvekilimiz Ali Mahir Başarır:
“Eylül 2023’ten bu yana okullarımızda 8 öğretmenimizi, 16 öğrencimizi, 2 okul çalışanımızı, 1 velimizi ve MESEM'lerde 23 çocuğumuzu kaybettik. Dün, 10 yaşındaki Eslem Sare Bulut evladımız okulda hayatını kaybetti.
Peki bakan bugün neredeydi? Çocuklarımızın acısı tazeyken transfer toplantısında müzik eşliğinde gülerek alkış tutuyordu!”
Şanlıurfa Yeni Parti il başkanı: “Teknofest’e ne gerek vardı.”
İngiliz Büyükelçi: “Teknofet’ten çok etkilendim”
Bunlar bu millette İngilizlerden daha yabancı