Tarihte Yeni Bir Çığır Açıyoruz
Fenerbahçe Armasının Tarihi
“İlk önce bayrağımızın renkleri kırmızı ile beyazı bir araya getirdim. Sonra kırmızı üzerine bir kalp şekli çizerek bunu sarı-laciverte boyadım ve üzerine de metanet, kuvvet ve sağlamlığın ifadesi olan meşe dalını resmettim. Beyaz kısma da kulübümüzün ismini ve tesis tarihini yazdım. Rozetimizi çizerken ona şu manayı vermeye çalıştım: 'Kalpten gelen bir bağlılıkla bu kulübe hizmet etmek'.”
Fenerbahçe’nin kuruluş yıllarından bugüne, ana hatlarına dokunmadan kullandığı armasının hikayesini yaratıcısı Hikmet Topuzer böyle anlatır. İlk günden bugüne kulübün içinde birçok şey değişmesine rağmen asla dokunulmayan iki şey vardır: Çubuklu forma ve arma.
Bu çalışma, yıllardır ortalıkta dolaşan ve Fenerbahçe armalarını kronolojik bir sürece sığdırmaya çalışan mesnetsiz görsellere cevap niteliğinde oluşturulmuştur.
Yıllardır süren arşiv tarama çalışmalarımız sırasında karşımıza çıkan Fenerbahçe arma kullanımlarını bir kenara ayırarak işe başladık. Sonra bu çalışmaların benzerliklerini, kaynaklarını ve gerekçelerini araştırdık. En sonunda “Fenerbahçe Arma Tarihi” çalışması yapmak için gerekli kuralları belirledik.
Fenerbahçe arması, diğer kulüplerde gördüğümüz gibi kronolojik ve bilinçli değişimlerle güncellenmemiştir. Aksine kurumsal kimlik bilincinin zayıf olduğu ülkemizde kontrollü bir varlık bulamayan arma; matbaada ayrı, tekstilde ayrı, gazetede ayrı şekillerde kullanılmış. Fenerbahçe futbol takımının formalarında 1990 yılına kadar yer almayan arma, tarihsel sürecin takibi konusunda belirgin bir sorun yaratıyor.
Çalışmamızda öncelikli olarak kulüp kaynaklı materyallerde rastladığımız armaları listeledik. Gördüğünüz armaların altında yer alan yıllar, resmi kaynaklarda ilk görülme tarihini belirtiyor. Başta da söylediğimiz gibi kronolojik sınırlar olmadığı için bunu bir tarih aralığı olarak göstermeyi uygun görmedik, çünkü armaların son kez görülmesi, ya da bilinçli olarak iptal edilmesi, kullanımının sonlandırılması, değiştirilmesi, kulüp tarihinde kayıtlı olan hareketler değil.
İlk yıllarda, sınırlı kulüp kaynaklarının yanında güvenebileceğimiz bazı yayınları da çalışmamıza dahil ettik. Sonraki yıllarda kulüp sporcularının kıyafetleri üzerinde, kulüp tarafından yayımlanan basılı belgelerde (davetiye, makbuz, antetli kağıt), flamalarda ve kulüp binası duvarlarında iz sürdük. Bu sırada tamamen matbaa azizliğine uğradığını düşündüğümüz armaları çalışma dışı bıraktık. 1990 sonrası futbol takımının forması üzerindeki armalar, en güvenilir kaynaklarımız oldu.
Böyle bir çalışmanın tamamen sonlandırılabilmesi mümkün değil; bunu gelişime açık bir tarih projesi olarak görebiliriz. Ayrıca her bir armanın hikayesini ve nerede yakaladığımızı anlatabileceğimiz bir video projemiz de var. Böylelikle tüm detayları ilgilileriyle paylaşabiliriz.
Sonuç olarak hedefimize yaklaştığımızı düşünüyoruz ve elbette sizlerin katkılarıyla bu çalışmayı çok daha iyi yerlere getirebiliriz.
Tuncay Yavuz (@TuncayYavuz)
İbrahim Kırkayak halkın parasıyla ABD'de keyif sürüyor, tüm bu rezilliklerden sonra hâlâ soytarılık peşinde. Arda Güler çocuk çıktı "kötü oynadık, ne söyleseler haklılar" deyip susturdu. Kraldan çok kralcı insanlardan nefret ediyorum!
Ulu Önderimiz Gazi Mustafa Kemal Atatürk'ün Kulübümüzü ziyaret edişinin 108. yılı, Kulübümüzün kuruluşunun 119. yıl dönümü kutlu olsun! 💛💙
#Efsane119Yaşında
Bakınız, Ali Koç'un bir açıklaması vardı, ben başkan olduğum sürece Fenerbahçe'yi şampiyon yapmazlar.
Aziz Yıldırım zamanında Fenerbahçe en büyük operasyonunu yedi, Saran içeri alındı.
Bilal Erdoğan ve Tayyip Erdoğan'ın Mehmet Ali Aydınlar'ın aday olduğu seçimde kongreye nasıl müdahale ettiklerinin tapeleri düştü internete.
Maçlarda hakkı yendi, otobüsü kurşunlandı, say say bitmez.
Bütün bunlar tek kapıya çıkıyor.
Tek adam rejiminin Fenerbahçeyi ele geçirmesine.
Şimdi sonuna geldiler galiba, Mehmet Ali Aydınlar seçimi kazanırsa amaçlarına ulaşmış olacaklar.
Şunu kimse unutmasın,
Fenerbahçe Zaferin takımıdır,
Fenerbahçe halkın takımıdır,
Fenerbahçe Atatürk'ün takımıdır.
TÜRK BASKETBOLUNUN LOKOMOTİFİ! 🏆
Tarihimizin dördüncü NAMAĞLUP şampiyonluğunu kazanan #PotanınKraliçeleri, Kadınlar Basketbol Süper Ligi Kupası'nı üst üste 8️⃣, toplamda 2️⃣0️⃣. kez müzemize getiriyor! 💛💙
Sizlerle ne kadar gurur duysak az! 💪
Şimdi sevgili Cem Davran adama sormazlar mı;
• Fred ciddi bir sakatlık geçirdiğinde resmi hesaplardan “KÜKRE” diye Torreira resmiyle tweet atanlarla aynı takımı tutmaktan utanıp üzüldünüz mü ?
• 4 Nisan 2015 tarihinde Fenerbahçe futbol takım otobüsü kurşunlandığında, kurşunun delip geçtiğini ifade eden tişörtler basanlarla, otobüs koltuğunda gülerek poz verenlerle aynı takımı tuttuğuna utanıp üzüldünüz mü ?
• 3 Temmuz 2011 tarihinde Fenerbahçe’ye kurulan kumpas ve hain saldırıda, o dönem federasyonda yönetici daha sonrasında bir takımın yöneticisi olanların, Türk takımı olan Fenerbahçe’yi yalan ve sahte maillerle, gerçek dışı bilgilerle şikayet ettiğinde, tuttuğun takıma yönetici oldukları zaman utanıp üzüldünüz mü ?
• Çok uzağa gitmeyelim yakın tarihte milyonları temsil eden bir kulüp başkanı “el kırarım, gözünü çıkarırım.” tarzında söylemlerde bulundu mesela bu kişi içinde futbolun bir oyun, şenlik, festival vs olduğunu hatırlatıp, kalbinin yumuşayıp güzel bakmasını istediniz mi ? Bu kişinin bu nefret söylemleri içinde üzüldünüz mü ?
Sevgili Cem bey, lütfen herkes kendi işine baksın. Anlaşılan ünlülük durumunuz azalmış, ikidir Fenerbahçe üzerinden etkileşim almak gibi bir görüntü veriyorsunuz. Fakat bu dışarıdan çok komik duruyor ve size yakışmıyor.
Çok sevdiğim bir laf var siz ve gönül verdiğiniz camianın kendi kitlesini nasıl uyuttuğunu ve ezbere konuşturduğunu özetliyor:
“Körler pazarında ayna satmak.”