@NemamKadJa May those who committed these inhumane acts carried out by the Serbs get what they deserve. Shame on them.
Back then, when all of this was happening, the so-called developed countries remained silent. Only after everything was over did they come out and call it “inhumane
Meksika Cumhurbaşkanı Claudia Sheinbaum Trump'a sesleniyor:
"Yani, bir duvar inşa etmek için oy verdiniz....
Evet, Amerikalılar, coğrafyadan pek anlamasanız da, size göre Amerika kıta değil, sizin ülkeniz olduğu için, ilk tuğlalar konulmadan önce, o duvarın ardında 7 milyar insan olduğunu bilmek önemlidir.
Ama siz "insan" terimini bilmediğiniz için biz onlara "tüketici" diyeceğiz.
42 saatten daha kısa bir sürede iPhone'larını Samsung veya Huawei cihazlarıyla değiştirmeye hazır 7 milyar tüketici var.
Levi's'i Zara veya Massimo Duti ile de değiştirebilirler.
Altı aydan daha kısa bir süre içinde Ford veya Chevrolet araç almayı kolayca bırakıp teknik olarak ürettikleri araçlardan daha iyi olan Toyota, KİA, Mazda, Honda, Hyundai, Volvo, Subaru, Renault veya BMW ile değiştirebiliriz.
Bu 7 milyar insan Direct TV'ye abone olmayı da bırakabilir ve biz bunu yapmak istemiyoruz ama Hollywood filmleri izlemeyi bırakıp daha kaliteli, mesaj, sinema ve içerikli Latin Amerika veya Avrupa yapımları izlemeye başlayabiliriz.
Kulağa inanılmaz gelebilir ama Disney'i atlayıp Cancun, Meksika, Kanada veya Avrupa'daki Xcaret resort'a gidebiliriz:
Güney Amerika, Doğu Amerika ve Avrupa'da başka harika destinasyonlar var.
İnanmasanız bile, Meksika'da bile McDonald's'tan daha iyi burgerler var ve daha iyi besin içerikleri var.
Amerika Birleşik Devletleri'nde piramitleri gören var mı?
Mısır, Meksika, Peru, Guatemala, Sudan ve diğer ülkelerde inanılmaz kültürlere sahip piramitler var.
Antik ve modern dünyanın harikalarını nerede bulabileceğinizi öğrenin...
Bunların hiçbiri ABD'de yok...
Trump'a yazıklar olsun, bunları alıp satardı!
Sadece Nike'ın değil Adidas'ın da var olduğunu biliyoruz ve Panam gibi Meksika spor ayakkabıları giymeye başlayabiliriz.
Düşündüğünüzden daha fazlasını biliyoruz.
Biz biliyoruz mesela 7 milyar tüketici ürünlerini almazsa işsizlik olacak ekonomileri çökecek kadar (ırkçı duvardan) bu çirkin duvarı yıkmamız için yalvaracak kadar.
İstemedik ama...
Bir duvar istiyorsan,
bir duvar alacaksın...
(Meksika Cumhurbaşkanı Claudia Sheinbaum ' ın böyle bir söylemi yokmuş ama yazan her kim ise alkışı hakediyor)
Marksist Psikoloji Üzerine Okumalar...
"İdeoloji, insanların gerçek yaşam ilişkilerinin bilinçte çarpıtılmış biçimde görünmesidir."
Ek Açıklama: Marx'a göre ideoloji, insanların gerçek ilişkilerini tersyüz ederek sunar birey kendisini olduğundan başka bir yerde, başka bir sınıfta, başka bir güç ilişkisi içinde görür. @nevzatevrimonal''ın
"beyaz yakalı" tahlili tam da bu tersyüz oluşun psikolojik biçimini gösteriyor. Beyaz yakalı, üretim sürecinde işçi olmasına rağmen kendisini burjuva olarak deneyimler sömürü ilişkisini özgürlük, güvencesizliği fırsat, baskıyı motivasyon olarak algılar.
Bu nedenle beyaz yakalının ruhsal çatışması bireysel değil bilinci ile maddi yaşamı arasındaki ideolojik kopukluktan kaynaklanır. Bilinci, sınıfsal gerçekliğini tersyüz ederek gösteren ideolojinin ürünüdür tam da Marx'ın dediği gibi. Özne gerçeği görmediği için değil gerçeği yanlış biçimde görmeye mecbur bırakıldığı için yabancılaşmıştır.
Şimdi duruma Marksist Psikoloji perspektifinden bakalım. Kapitalist üretim ilişkilerinin beyaz yakalıyı şekillendirdiği psikolojik yapı onun kendi sınıf konumunu görmesini imkansız hale getirir. Bu birey üretim sürecinde herhangi bir mülkiyete sahip olmamasına rağmen kendisini ayrıcalıklı, üst sınıf, kariyeriyle yükselen biri sanmaya başlar. Böylece özne, kendi sömürüsüne kendi rızasıyla katılmaya başlar. BuAlthusser'in deyimiyle ideolojinin "bireyleri öznelere çağırmasıdır." Yani beyaz yakalı kendi adını duyduğunu zannederken aslında sistemin sesine yanıt verir.
Öyleki beyaz yakalının ruhsal yapısı gerçeklikten değil ideolojik olarak üretilmiş bir benlik imgesinden beslenir. Bu imge başarı-gelişim, kişisel marka, öz-disiplin ve verimlilik gibi kavramlarla örülü olur. Fakat bu kavramların her biri öznenin kendi yaşamını değil kapitalist işleyişi sürdürecek şekilde programlanmıştır. Böylece birey kendi ruhsal enerjisini kendine değil sisteme harcar.
İste kitabın betimlediği beyaz yakalı varoluş, Marksist psikoloji açısından bir yabancılaşma anatomisidir. İş, bireyi yalnızca ekonomik olarak değil psikolojik olarak da parçalar.
Çünkü ürettiği üzerinde denetimi yoktur. İşten bağımsız bir benlik kuramaz. Sürekli performans baskısı altındadır. Kendi değerini piyasanın ona biçtiği değer üzerinden tanımlar.
Ve yorgunluk, kaygı, değersizlik ve tükenmişlik yapısal hale gelir.
Burada ortaya çıkan şey herhangi bir kişisel sorun değil öznenin kendisini sistemin ihtiyaçlarına göre yeniden şekillendirmesidir. Yani kapitalizm, beyaz yakalının ruhuna bir görev yükler. "Kendini geliştir, kendini tüket, ama asla sorgulama." (Bilmiyorlar, ama yapıyorlar.)
Sonuçta, Marksist psikoloji için beyaz yakalıların yaşadığı bunalım bireysel düzeyde çözülebilecek bir sorun değil çünkü sorun bireyde değil toplumsal yapıda daha doğrusu üretim ilişkilerinin bilinç ve beden üzerindeki etkisindedir. Beyaz yakalıların psikolojisini anlamak bireysel terapi teknikleriyle mümkün değil bunu mümkün kılan tek şey bize göre bilinci yaşamla, yaşamı toplumsal gerçeklikle yeniden kurmaktır.
#MarksistPsikoloji
#SınıfBilinci
#EmekVeYabancılaşma
#BilmiyorlarAmaYapıyorlar #ToplumsalPsikoloji #GerçekİlişkilerTersyüz
#MarksistFelsefe
#BenimOkuduklarım
İSTANBUL - Özelleştirme İdaresi Başkanlığı’nın (ÖİB) araç muayene istasyonlarıyla ilgili açtığı ihale tartışma konusu oldu. İlk kez 2000 yılında özelleştirilen araç muayene istasyonları, 10 Ocak’ta ihale edilecek ve ikinci 20 yıllık özelleştirme için teklifleri alacak.
İhalenin tartışma konusu ise ÖİB’nin şartnameleri oldu. İhaleye teklif verecek isteklilerin en az 5 yıl süreyle araç muayene sektöründe işletici veya alt işletici olarak faaliyet göstermiş olması ve 5 yıllık periyot içerisinde en az 1 milyon araca muayene işlemi yapmış olması ve
2023'te Arjantin ölüyordu!
- Merkez Bankası'nın 12 milyar dolar borcu vardı
- Yoksulluk oranı %50'ydi
- Enflasyon %7.500'dü
Sonra Javier Milei Başkan oldu.
11 ay içinde, şimdiye kadarki en büyük ekonomik dönüşümü gerçekleştirdi.
Nasıl mı? ...(Flood) 🧵