Şeytana, kara büyücülere karşı resmi görüşmelerle sonuç alabiliyor olmak müthiş bir şey. Valilikle görüşerek şeytanı durdurabildiğiniz bir ülke burası. Vali kararı karşısında çaresiz kalan şeytanın idare mahkemesine gitmekten başka şansı yok. Her şeye rağmen hukuka inanıyor.
Şu bilgiler, mesleğinde oldukça başarılı muhalif bir gazetecinin günümüz Türkiyesi’nin olağan koşullarında “karşı mahalle”den edinebileceği bilgiler değil. Öyle anlaşılıyor ki, Binali Yıldırım’ı kendi mahallesi gözden çıkarmış. Melih Gökçek’i de yine bir başka başarılı gazeteciye, Murat Ağırel’e paslamışlar. AKP’nin paraya gereksinimi var. Ülkedeki tüm kaynakları elden çıkardıkları için satışa koyacakları bir şey yok. Zorunlu olarak içeride biriken servete çökmek zorundalar. Ancak bunu yargı sopasıyla yapamazlar; çünkü AKP açısından her iki isim de hâkim karşısına çıkarılamayacak kadar riskli. Serveti nasıl edindiklerini mahkemede açıklarlarsa, işin ucu AKP’ye dayanır; bu durumda çökme planı ölü doğar. Ancak halkın önüne bırakılırlarsa, yığınların “hesap sorma” çağrısını çökmeye bahâne olarak kullanabilirler. Mahkemesiz, gâyet temiz iş. Bir çeşit “örgüt içi infaz” gibi. Bu bağlamda, halkı, yine halkın güven duyduğu muhalif basın yoluyla hazırladıklarını değerlendiriyorum. Sanırım olağandışı bir zaman aralığına girdi Türkiye…
Kendi varlığı demokrasiye karşı bu rejimden demokratik çözüm beklenemeyeceği açık… Çerçeve yasa da Kürt sorununun demokratik çözümüne ilişkin değil…
Silahların susması ve savaşın sona ermesi, tüm toplumun ortak özlemidir. Bunun için atılacak adımlar da kimsenin karşı çıkacağı şeyler değildir.
Bugün önemli olan, geniş toplumsal kesimlerin de ortak ve haklı kaygısı olan, sürecin iktidarın ömrünü uzatacak bir pazarlığa dönüştürülmemesidir.
İktidarın hedefi, sürecin en başında ortaya koyduğu ifadelerde de yer aldığı üzere, Erdoğan’a ömür boyu başkanlık yolunu açmak ve yeni anayasa ile siyasal İslamcı faşist rejimi kalıcılaştırmaktır.
Bu süreç, ABD ve İsrail’in Orta Doğu’ya yönelik yeni düzen kurgusunun bir parçası olarak dayatılmaktadır. Etnik ve mezhepsel temelde bölünmüş, “Yeni Osmanlı Milletler Sistemi” olarak ifade edilen bu gerici-monarşik düzende barışa ve demokrasiye yer olmayacaktır.
Bütün ezilen halkların özgür geleceği için mücadele edenler, ABD ve İsrail’in Büyük Orta Doğu bataklığında kurdurmak istediği bu gerici-faşist rejim dayatmasına karşı birleşerek demokrasinin, kardeşliğin, barışın ve bir arada yaşamın yolunu açabilecek güçtedir.
Yeter ki ülkemiz ve bölge halklarının başına nice belalar açmış kişilerden ve güçlerden ezilen halklarımıza hiçbir hayır gelmeyeceğinin bilinciyle, onların kurdukları tuzaklara aldanmadan birlik ve dayanışma içinde mücadele edelim.
Gülistan Doku soruşturmasında tutuklanan eski vali Tuncay Sonel'in mal varlığı listesi.
-Sonel’in adına 52 adet gayrimenkul ile 2 adet araç kaydı tespit edildi.
-28 Aralık 2022'de, yani sadece bir günde yirmiden fazla iş yeri ve bir düğün salonu Sonel’in üzerine tescil edildi.
CHP'nin rozet töreninde salonda bulunanların en az 200'ü sahte figüran CHP'li ile dolduruldu.
Kılıçdaroğlu'nun rozet töreni için 950 TL’ye cast ajanslarından tutulan figüranlar arasında Mısırlı, Özbekistanlı göçmenler, atanmayan öğretmenler, öğrenciler vardı.
Arka bahçelerde slogan provası yaptırıldı. 50 kişiye CHP Gençlik Kolları yeleği giydirildi.
Not: Haberi yalanlayan herkese alandan fotoğrafımı bırakmak istiyorum. Destekleyen herkese ayrı ayrı teşekkür ediyorum.
Nazi hayranı, savaş suçlusu, emperyalizmin piyonu yalancı soytarının biri demiş ki "SSCB bütün dilleri öldürdü"! SSCB, sadece 1500 (bin beş yüz) kişinin konuştuğu Tofaların (Türk halklarından biri) dilinde bile ders kitapları basıyordu.
Sadece gazetecilik yaptığım için tutuklandığım dosyanın ilk duruşmasında gözaltına alınırken yaşadığım hukuksuzlukları dile getirince mahkeme hakimi bile bu kadar da olmaz demiş olacak ki mahkeme olarak suç duyurusunda bulunmaya karar vermişti.
Telefon sinyalime hakimlik kararı olmadan bakıldığını düşünüyorum araştırılsın, log kayıtlarına bakılsın demiştim. Ancak savcı hiçbir araştırma yapmadan dosyayı kapattı. Log kayıtları dahi incelenmedi.
Benim bu ülkede hukuksuzluklara itiraz etme, hakkımı arama şansım yok anlaşılan. Tüm hukuksuzlukların muhatabı ol ama sakın itiraz etme deniyor. Ey adalet neredesin?
Bomba haber…
Kemal Kılıçdaroğlu’nun İstanbul’daki üye katılım törenine farklı cast ajanslarından yüzlerce figüran 950 lira karşılığında taşınıp CHP Gençlik Kolları yeleği giydirilmiş.
BirGün muhabiri Ebru Çelik o figüranların arasındaydı, bizzat tanık oldu👇
Kılıçdaroğlu’nun rozet töreninde skandal: Yüzlerce figüran parayla törene taşındı
Kılıçdaroğlu bugün İstanbul’da üye katılım törenine katıldı. Törene farklı cast ajanslarından yüzlerce figüran 950 lira karşılığında taşındı. Figüranlar arasında işsizler, atanmayan öğretmenler, emekliler; İranlı, Mısırlı göçmenlerin yanı sıra İmamoğlu’nu destekleyen kişiler de yer aldı
https://t.co/3CRTxfb6vc
Örgütün adını duyunca jandarmaya “Yavrum adı neydi?” diye soran TEMA gönüllüsü Gül Özgür TKP/ML’ye üye olmak suçlamasıyla tutuklu.
Cezaevinde ayağını kırmış, alçıda.
Devlet, Gül Özgür’ü “terörist” olmakla suçluyor. Gül Özgür üyesi olduğu terör örgütünün adını bilmiyor.
Türkiye devrimci hareketinin önemli isimlerinden, BirGün yazarı Oğuzhan Müftüoğlu:
"Türkiye'de bu rejime en çok karşı olan kadınların, gençlerin, emeklilerin, işçi sınıfının ve bütün yurtseverlerin içinde yer aldığı bir güç, büyük bir güçtür. Karşımızda isterse emperyalizm olsun, isterse onun Türkiye'deki uzantıları olsun, bu birleşik güç kazanır. Bizim yapmamız gereken, bu birleşik mücadeleyi örgütleme işidir"
https://t.co/2m9sdE8ika
Türkiye'de artık yeni bir yargı düzeni oluşturuldu. Sabah kişilere yeni operasyon yapıldığında, o kişi daha emniyet yolundayken aleyhinde hazırlanan bilgi notları aynı merkez tarafından yandaş gazetecilere servis ediliyor. Yetmiyor, polis kamerasıyla çekilen gözaltı anları dağıtılıyor. Masumiyet karinesi, lekelenmeme hakkı hiçe sayılıyor. Kamuoyunda o kişiyle ilgili yaratılan kanaatler, algılar üzerinden bir kampanya yürütülüyor. Kişi, halkın gözünde peşinen suçlu ilan edilip resmen infaz ediliyor. Normal hukukta kural olarak tutuklama istisnayken, artık tutuklama esas, serbest bırakma istisna haline getirildi. Kimsenin hukuki güvencesi kalmadı. Oğuzhan Uğur olayında yaşadığımız tam da budur.
Yazık çok yazık bu ülkeye. Nasuh Mahruki’yi tutukladılar. Kendileri gibi düşünmeyen herkesi hapsedebilecekleri bir hukuksuzluk düzeni inşa ettiler. Nasuh Mahruki FETÖ ile mücadele ederken siyasal iktidar Fetöcülere ne isteseler veriyordu. Şimdi 15 Temmuz Tweeti nedeniyle Mahruki’yi tutuklattılar.
We cannot have sustainable energy because it threatens the oil industry. We cannot have healthcare because it threatens insurance. We cannot have peace because it threatens the weapons industry. Capitalism built a system where doing the right thing is treated like bad business.
AKP ve İsrail’in işbirliğini belgeledik!
Irak-Türkiye ham petrol boru hattında;
Irak Devletine ait petrolün izinsiz olarak taşınması ve Irak’ın belirlediği fiyatların altında satılmasıyla ilgili yasa dışı yoldan bir işbirliği kurulduğunu tespit ettik.
İsrail, Yunanistan, Güney Kıbrıs Rum Yönetimi ve birkaç ülkenin, ucuza satın aldığı bu kaçak ve kelepir petrol ticaretindeki AKP’nin rolü nedeniyle;
Uluslararası Tahkim Mahkemesi’nin Türkiye’ye verdiği cezayı Meclis’te açıkladık!
Ceza: 673 Milyon Dolar
Güncel Kurla 32 Milyar Lira!
Not: Söz konusu kelepir petrol satışına sebep olmaktan kaynaklanan bu ceza tutarı, Nihai Tahkim Kararı’nda belirtilen toplam 1 Milyar 471 Milyon Dolarlık cezanın, 673 Milyon Dolarlık kısmını oluşturuyor.
Stand-up gösterisinde yaptığı şaka nedeniyle yargılanan komedyen Tuba Ulu, "halkı kin ve düşmanlığa tahrik veya aşağılama" suçlamasıyla 5 ay hapis cezasına çarptırıldı
trump iran savaşıyla açık ve ücretsiz olan hürmüz boğazı'nın kapanmasına yol açtı, sonra boğazın açılmasını savaşın hedeflerinden biri ilan etti, şimdi ise geçen gemilerden koruma bedeli olarak yüzde 20 geçiş ücreti talep ediyor. haydutluk nedir derseniz, tam olarak budur.