Bugün Filistin Devlet Başkanı, aziz kardeşim Mahmud Abbas ve heyetini ülkemizde ağırlamaktan büyük bir memnuniyet duydum. 🇹🇷🇵🇸
Türkiye olarak Filistinli kardeşlerimizle istişare halinde Filistin davasını iki devletli çözüm esasında ilerletiyoruz.
Soykırımcı Netanyahu hükûmeti, tüm dünyanın gözü önünde Batı Şeria ve Kudüs’teki hukuk dışı tasarruflarını sürdürüyor. İşgal, zorla göç ettirme ve gasp politikası maalesef artarak devam ediyor.
Birleşmiş Milletler verilerine göre sadece 2026 yılında yerleşimci terörü, yıkımlar ve tahliyeler nedeniyle yaklaşık 3.800 Filistinli yerinden edildi, 100’e yakın Filistinli kardeşimiz katledildi.
Bu durum, sistematik bir işgalin ve Filistin yönetimini kendi topraklarında nefes alamaz hale getirmeye çalışan bir yıpratma stratejisinin ürünüdür.
Ama tüm sindirme ve tehcir teşebbüslerine rağmen Filistin halkı dimdik ayaktadır.
Bu tablo karşısında Sayın Abbas’la görüşmemizde yapılabilecekleri değerlendirdik. Kendisiyle ikili ilişkilerimizin yanı sıra işgal altındaki Filistin topraklarındaki mevcut durumu ayrıntılı şekilde görüştük.
Mescid-i Aksa ve El Halil’de Hazreti İbrahim Camii başta olmak üzere Filistin topraklarındaki kutsal mekânlara yönelik saldırı, ihlal ve tahriklere karşı dayanışmamızı yineledik.
İlk kıblemiz Mescid-i Aksa’ya ve diğer mukaddes mekânlarda statükonun değiştirilmesine yönelik provokasyonlara şiddetle karşıyız.
Gazze’de tüm anlaşma ve uluslararası çabalara karşın çözümsüzlüğü şiar edinen bir İsrail yönetimiyle karşı karşıyayız. Filistinli kardeşlerimizin yapıcı tutumuna rağmen mevcut İsrail yönetimi uzlaşmaz ve saldırgan tavrını sürdürüyor.
Gazze’de yeniden imar ve inşa sürecinin başlatılması ve güvenliğin temini için gerekli koşullar bir an önce sağlanmalıdır.
Uzun bir süreden sonra Filistin’de gerçekleştirilmesi öngörülen yasama ve başkanlık seçimleri kararının hayırlara vesile olmasını diliyoruz.
Seçimlerin özellikle Filistinli kardeşlerimiz arasındaki uzlaşı sürecinin ilerletilmesine, Filistin halkının birlik ve beraberliğinin güçlendirilmesine katkı sağlamasını temenni ediyorum.
Vatan için, bayrak için toprağa düşen iki kahramanımızı; Eren Bülbül evladımız ile Jandarma Astsubayımız Ferhat Gedik’i şehadetlerinin 9’uncu yılında rahmetle yâd ediyorum. Ruhları şad, mekânları cennet olsun.
Avusturya’yla yeşil enerji, kritik mineraller, yüksek teknoloji, ulaştırma ve savunma sanayisi alanlarında önemli iş birliği potansiyeline sahibiz. 🇹🇷🇦🇹
Bugün şansölye sıfatıyla ülkemize ilk ziyaretini gerçekleştiren Avusturya Şansölyesi Christian Stocker’i Ankara’da ağırlamaktan memnuniyet duydum. 🇹🇷🇦🇹
Avusturya’yla ilişkilerimizde son dönemde yakaladığımız olumlu ivmeyi ekonomik ve ticari ilişkilerimizde de görmekten memnunuz.
2025 yılında yakaladığımız yaklaşık 4,5 milyar dolarlık ticaret hacmini inşallah bu yıl 5 milyar dolar hedefimize ulaştıracağımıza inanıyoruz.
Köklü ve istikrarlı ilişkileri daha da geliştirmek üzere mevcut Karma Ekonomik Komisyon mekanizması yerine Ekonomi ve Ticaret Ortak Komitesinin tesis edilmesinin çok daha faydalı olacağını düşünüyoruz.
İnşallah bu yıl sona ermeden Komitenin ilk toplantısını da gerçekleştiririz.
Bugün ayrıca Türkiye-Avrupa Birliği ilişkilerine dair görüş ve beklentilerimizi Sayın Şansölye’ye aktardım.
Gümrük Birliği’nin güncellenmesi ve Vize Serbestisi Diyaloğu başta olmak üzere Avrupa Birliği’nin atacağı adımların hepimizin menfaatine olduğunu vurguladım.
Bölgesel ve küresel meselelerde de fikir alışverişinde bulunduk.
Avusturya’nın, Suriye’nin yeniden inşa sürecine katkıda bulunmasını önemsiyoruz.
Sayın Şansölye’nin de bilhassa hassasiyet gösterdiği Gazze’ye insani yardımların kesintisiz ulaştırılması konusu mevcut şartlarda önemini muhafaza ediyor.
Türkiye ve Avusturya olarak Balkanlar’da istikrarın sürmesine de büyük önem atfediyoruz.
Çanakkale destanının yazılmasında önemli bir merhale olan Anafartalar Zaferimizin 111’inci yılında Gazi Mustafa Kemal başta olmak üzere tüm kahraman şehit ve gazilerimizi rahmetle, minnetle yâd ediyorum.
Bugün Suudi Arabistan Veliaht Prensi ve Başbakanı Muhammed bin Selman’ın nazik davetine icabetle Mekke-i Mükerreme’ye bir ziyaret gerçekleştirdik.
Ziyaretimde aziz kardeşlerim Suudi Arabistan Veliaht Prensi ve Başbakanı Muhammed bin Selman ve Pakistan Başbakanı Şahbaz Şerif’le bir araya geldik.
Bu vesileyle üç ülke olarak Ortak Savunma Anlaşması imzaladık.
Kolektif caydırıcılığı temel alan bu anlaşma, güvenlik ve savunma iş birliğimizin ilerletilmesine, savunma sanayisinde ortak projeler geliştirilmesine ve terörizmle mücadeleye katkı sağlayacaktır.
BM Şartı’nın 51’inci maddesinde tanımlanan savunma hakkını da teyit eden anlaşma, hiçbir ülkeyi hedef almadığı gibi bölgemizin huzurunu, refahını ve istikrarını amaçlayan tüm kardeş ülkelerin katılımına açıktır.
Türkiye, bölgesel sahiplenme vizyonu doğrultusunda çatışma ve krizlerin uluslararası hukuka saygı temelinde, diyalog ve diplomasiyle çözüme kavuşturulmasına yönelik ilkeli tutumunu kararlılıkla sürdürecektir.
Ziyaretimizin, istişarelerimizin ve imzaladığımız anlaşmanın tüm bölgemiz için hayırlara vesile olmasını Rabb’imden niyaz ediyorum.
Kapsamlı istişareler neticesinde hazırlanan Millî Dayanışma ve Toplumsal Bütünleşmenin Güçlendirilmesine Dair Kanun Teklifi, aziz milletimizin çözüm iradesini yansıtan geniş bir mutabakatla bugün Gazi Meclisimizin takdirine sunuldu.
Türkiye’yi terör tehdidinden kalıcı olarak kurtarmayı, millî birlik ve beraberliğimizi perçinlemeyi, ülkemizde ve bölgemizde huzur iklimini güçlendirmeyi hedefleyen bu adımın hayırlara vesile olmasını diliyorum.
Gerek kanun teklifinin tekemmül ettirilmesine gerekse sürecin başarıya ulaşmasına katkı veren başta Cumhur İttifakı ortağımız Milliyetçi Hareket Partisi Genel Başkanı Sayın Devlet Bahçeli olmak üzere, siyasi parti gruplarımıza ve milletvekillerimize teşekkür ediyorum.
Terörsüz Türkiye sürecimizi herhangi bir yol kazası olmadan bugüne kadar getirmeyi başardık.
Hazırlıklarını tamamladığımız yasal düzenlemenin Gazi Meclisimizin gündemine gelmesiyle birlikte sürecin ivme kazanmasını temenni ediyoruz.
Ümitvar tutumumuzu korurken elbette riskleri de göz ardı etmiyoruz.
Halkımız, ülkemize ekonomik faturası 2,3 trilyon doları aşan bu sorunun artık kalıcı biçimde çözülmesini istiyor.
Bunu da AK Parti ve Cumhur İttifakı olarak elbette siyaset kurumunun da desteğiyle bizim başaracağımıza inanıyor.
Biz de bu inancın boşa çıkartılmasını asla ve asla istemiyoruz.
Süreci istismar etmek isteyenler olacağını; iftirayla, karalamayla, çarpıtmayla bu süreci engellemeye çalışanlar olacağını kuşkusuz çok iyi biliyoruz.
Allah’ın izniyle onlara fırsat vermeyeceğiz.
Aklıselimle, sağduyuyla, sabırla hareket edecek, tahriklere gelmeden inşallah süreci menziline ulaştıracağız.
AK Parti’nin cümle kapısı millete sevdalı olan, millete hizmet aşkıyla yanan herkese sonuna kadar açıktır.
Bu çatının altında Türkiye merkezli siyaset yapmak, Türkiye’ye hizmet etmek isteyen her bir insanımıza yer vardır.
Suç örgütleriyle, rant şebekeleriyle bağını kesemeyen, sırtını Türkiye’yle hesabı olan güç odaklarına dayayan bir muhalefet Türkiye’ye ve Türk demokrasisine fayda getirmez.
Siyasi yelpazenin hangi kanadında olursa olsun muhalefet partilerinin de artık Türkiye’nin standartlarına çıkmasının vakti gelmiştir.
Türkiye, hepimizin ortak paydasıdır.
Türkiye Cumhuriyeti, hepimizin müşterek yuvasıdır.
Hangi kökenden olursak olalım hepimiz Türk milletinin fertleriyiz.
Ülkenin ve milletin yüksek çıkarları söz konusu olduğunda ortaklaşmak, bir araya gelmek, aynı zeminde buluşmak mecburiyetindeyiz.
Bu, kendini Türk milletine ait hisseden herkes için millî bir ödevdir.
Esnaf ve sanatkârlarımıza kullandırılan hazine destekli işletme kredilerinin limitini 1 milyon liradan 1,5 milyon liraya çıkarıyoruz.
İş yeri, taşıt ve makine-tesisat alımına yönelik yatırım kredilerinin limitlerini de 2,5 milyon liradan 3,5 milyon liraya yükseltiyoruz.
Yeni limitlerimizin esnaf kardeşlerime hayırlı olmasını diliyorum.
Kiralık Sosyal Konut Uygulamamızın ilk adımını bismillah diyerek İstanbul’da 15 bin kiralık sosyal konutla atıyoruz.
Eylül ayında konutlarımızı kiralamaya başlıyoruz.
Talep toplayıp adil ve şeffaf bir şekilde, noter huzurunda kura usulüyle hak sahiplerini belirleyeceğiz.
Bu konutlarımız, bulunduğu bölgedeki piyasa rayiç bedelinin altında kiralanacak.
Kira sözleşmelerimiz üç yıllık olacak.
Üç sene sonra evlerin tahliye ve bakım süreçleri tamamlanacak ve bu konutlar kura ile belirlenen yeni ihtiyaç sahiplerine devredilecek.
Böylece on binlerce dar gelirli ailemize bu sirkülasyon içinde rahat bir nefes aldıracağız.
İstanbullu vatandaşlarıma şimdiden hayırlı, uğurlu olsun.
Biz etrafımızdaki çatışmalardan Türkiye’yi uzakta tutmanın mücadelesini verirken siyasi rakiplerimiz kendi içlerinde kavga ediyor, birbiriyle çatışıyor.
Biz ülkemizin küresel ölçekte itibarını daha da yükseltmenin peşinde koşarken onlar Ankara’da sonu gelmez siyasi çekişmelerle uğraşıyor.
Biz Gazze’den Lübnan’a, Somali’den Sudan’a kadar nerede bir sıkıntı varsa onu çözmeye çalışırken onlar kendi sorunlarına bile çözüm bulamıyor.
Bizim gündemimizde Körfez ile Avrupa’yı ülkemiz üzerinden ticari olarak birbirine bağlayacak olan Kalkınma Yolu Projesi var…
Eskisi ve yenisiyle onların gündeminde ise kimin figüran, kimin proje, kimin hain olduğunu tespit etmek var.
Bizim gündemimizde Terörsüz Türkiye süreciyle ülkemizin yarım asırlık sorunlarına çözüm bulma gayreti var…
Yine eskisi ve yenisiyle onların gündeminde internet hesaplarını, il-ilçe başkanlığı binalarını bölüşmek var.
AK Parti olarak üye sayısında Türkiye’nin açık ara birinci partisiyiz.
Geçen ay açıklanan verilere göre üye sayımız 11 milyon 710 bine ulaştı.
Yeni üyelerin partimize kazandırılmasında emeği geçen tüm teşkilat mensuplarımızı canıgönülden tebrik ediyorum.