@StockTraderTR ben yakalandım, uçmuş kaçmış da almadık takası toplanıyor diye tknka aldım bir anlık disiplin kaybı ile portföy diger hisse düşüşleri ile %70 eridi , dönmek mucizelere kaldı baya zor daha taban serisi nerde bitecek o bile belli değil
11:37 itibariyle durum bu. Burada yatırımcıya günlerce işkence etmenin alemi yok. Tasfiyeye fonlara konu olmuş senetlerde marjları %20-%25'e kadar açın.
Alınan lotlara satışta malların bazıları binde 1'i bazıları milyonda biri. Seans bir müzayede demek. Müzayede 1 milyon ederi olan bir malı 1 liradan açmak ne kadar saçmaysa günlerce böyle %10 aşağı gelmelerini izlemek de o derece saçma. @borsaistanbul bu konuda karar alma gücüne kanunen sahiptir.
-Destek Finans 11:37 itibariyle 284 adet alıcı bulmuş tabanda bekleyen lot 882 bin
-Tehol 115 bin alıcı bulmuş tabanda bekleyen lot 111 milyon
-Trhol 3 adet alıcı bulmuş tabanda bekleyen lot 2 milyon
-pekgy 363 bin lot alıcı bulmuş tabanda bekleyen lot 318 milyon
-odine 696 adet alıcı bulmuş tabanda bekleyen lot 5 milyon
Manipülasyon ve bundan menfaat elde edenlere yönelik aksiyon oldukça önemli ve önümüzdeki orta vadeli dönem açısından piyasalarımız ve yatırımcı açısından oldukça faydalı olacağı inancındayım.
Bu noktadan sonra, düzenleyici ve yetkili kurumların hızlı önleme kabiliyetini daha da güçlendirmelerinin öncelikli önem taşıdığına inanıyorum.
Yatırımcının da artık daha bilinçli olacağına ve aşırı yüksek getirinin sürdürülebilir bir yol olmadığına artık tamamen inandığını düşünüyorum. Tüm ülke adına önemli bir ders oldu.
Diğer yanda;
Bu dalgadan çok sayıda vatandaş (hem borsa yatırımları, hem fon yatırımları) zarar gördü. Diğer yanda ise işini kaybetme riski yüksek yüklü sayıda piyasa profesyoneli de etkilenecek.
Bu gelişmelerin makroya etki beklentisini geçtiğimiz günlerde yazmıştım, tekrar değinmiyorum. https://t.co/wZB2xzUrnm
Ama, hızlı hareket edilmesi ve çözümlerin (özellikle para piyasası fonlarında - kira ödeyecek vatandaş, maaş ödeyecek şirket) , düzenlemeyse düzenleme, kanunsa kanunla hızla hayata geçirilmesi öncelik halinde.
Yavaş hareket edilmesi, ikincil etkilerin daha güçlü görülmesini sağlayabilir.
Şu anki düzenlemeler, el konulan manipülasyon varlıklarının fon yatırımcılarına dağıtımına izin vermiyor. Bu varlıkların, tazmin olarak yatırımcıya dağıtılmasının sağlanması için eylemlerin hayata geçirilmesi güven tazeleme açısından da oldukça fayda sağlayacaktır.
FON SKANDALINDA KRİTİK NOKTALAR
1- 28 Ağustos tarihinde yayımlanan SPK’nın fon rehberi, suçu ve suçluyu tespit etmek değil, oluşan enkazı sınırlamak ve konunun gündemden düşmesini sağlamak içindi. Son panik olmasaydı, bu dolandırıcılık hikayesinin üstü örtülecekti.
Fonları tasfiyeye alınan yedi portföy yönetim şirketinin
Mevcut ve geçmiş yönetim kadrolarına baktığınızda da,
Karşınıza adeta bir “Cumhurbaşkanlığı Külliye Karması” çıkıyor.
Aralarında,
Cumhurbaşkanlığı istişare kurullarında görev yapmış olanlar,
Cumhurbaşkanı danışmanlığı yapmış olanlar,
Türkiye’yi OECD nezdinde büyükelçi olarak temsil etmiş olanlar,
Bakan yardımcılarının en yakınları var.
Elbette bu görevlerde bulunmak ya da bu kişilerin bir şirkette yöneticilik yapması tek başına suç olamaz.
Ancak bu tablo,
Çok önemli soruları sormamızı da zorunlu kılıyor:
Bu şirketlerin siyasi ve bürokratik bağlantıları,
Düzenleyici denetleyici kurumların
Zamanında harekete geçmesini engelledi mi?
Birileri bu şirketlere dokunulmazlık mı verdi?
Fon skandalında SPK tek başına sorumlu değil, Borsa İstanbul Grubu bu skandalın merkezindedir. Borsa fiyatların tescil edildiği yerdir. Bir borsada fiyat oluşumu anormalse buna ilk müdahale etmesi gereken yer Borsadır. Bir hissenin değeri hiç bir ekonomik neden yokken yüzde 4000 artıyor Borsa da buna göz yumuyorsa Borsa bu bistliğin ortasındadır. Ayda 21 milyon TL para alan BIST Yönetim Kurulu üyeleri ve üst düzey yöneticileri aldığınız para helal midir?
Fonlarda günlerce aylarca uçan hisseler için ne yaptınız? Bu fiyatları utanmadan nasıl tescil ettiniz?
BIST Başkanı Varlık Fonu Başkanvekili, onun yardımcısı DDK Başkanı iken SPK’nın bunları denetlemesi nasıl mümkün olabilir?
Eski DDK Başkanını Takasbank’a genel müdür atayan kim?
Emre Tezmen Borsanın Genel Müdürü ile haftada iki kere neden görüşür?
Emre Tezmen’i MKK yönetim kuruluna üye yapan kim?
Açık öğretim mezunu Erişah Ercan’ı BIST’in başına oturtan kim?
Hiç bir BIST’lik bir günde oluşmaz!
ARKADAŞLAR, HAKKINIZI ARAYIN!
THF fonunda yaşanan süreçten etkilenen tüm yatırımcı arkadaşlara çağrımdır.
14-16 Eylül tarihlerinde gerçekleştirilen ve yaklaşık 21,8 milyar TL’yi aşan hisse virman işlemlerinin SPK tarafından incelenmesini talep etmek için herkes bireysel olarak şikâyet başvurusunda bulunabilir.
📌 Biraz önce özelden bir mağdur takipçim bu dilekçeyi gönderdi ve bende bu şikâyet dilekçesini sizinle paylaşıyorum. Dilekçeyi inceleyip kendi bilgilerinizi ekleyerek SPK’ya başvurabilirsiniz.
Sessiz kalmayalım, hakkınızı hukuki yollarla arayın!
Her yatırımcı kendi adına başvurusunu yapsın. Yaşananların tüm yönleriyle araştırılmasını ve sorumluların tespit edilmesini talep etsin.
Yayabildiğiniz kadar da yayın.
SERMAYE PİYASASI KURULU BAŞKANLIĞINA
BAŞVURAN :
[Ad Soyad]
[T.C. Kimlik No]
[Adres]
[Telefon]
[E-posta]
KONU : TERA Portföy Hisse Senedi (TL) Fonu (THF) tarafından 14.09.2026–16.09.2026 tarihleri arasında gerçekleştirilen, yaklaşık 21,8 milyar TL’yi aşan KTLEV, OZATD, TERA, TEHOL, ATATR ve BIGEN paylarının tamamının virman yoluyla fon portföyüne alınmasına ilişkin işlemlerin; fonun ciddi likidite ve temerrüt sorunu yaşadığı dönemde, piyasada yüksek miktarlarda satılması mümkün olmayan ve işlem sonrasında büyük ölçüde değer kaybeden payların olağan dışı yüksek tutarlarla fona devredilmesi suretiyle fon yatırımcılarının malvarlığının yatırımcı aleyhine kullanılması nedeniyle iptal edilmesi ve fon malvarlığının eski hâline getirilmesi talebidir.
AÇIKLAMALAR
I. SOMUT OLAYIN ÖZÜ: TEMERRÜT VE LİKİDİTE SORUNU YAŞAYAN FONA 21,8 MİLYAR TL’Yİ AŞAN DÜŞÜK LİKİDİTELİ PAY DEVREDİLMİŞTİR.
THF tarafından 14.09.2026–16.09.2026 tarihleri arasında gerçekleştirilen işlemler, normal bir portföy yönetimi işlemi değildir.
Bu üç günlük dönemde;
* 14.09.2026 tarihinde yaklaşık 7,28 milyar TL KTLEV,
* 15.09.2026 tarihinde yaklaşık 12,45 milyar TL OZATD, TERA ve TEHOL,
* 16.09.2026 tarihinde yaklaşık 2,12 milyar TL ATATR ve BIGEN
payı THF portföyüne alınmıştır.
Toplam işlem tutarı 21,8 milyar TL’nin üzerindedir.
Daha da önemlisi, söz konusu payların tamamı virman yoluyla fon portföyüne aktarılmıştır.
I. FONA ALINAN PAYLAR PİYASA DEĞERLERİNE GÖRE AŞIRI PAHALI VE ŞİŞİRİLMİŞ FİYATLARDAN İŞLEM GÖREN PAYLARDIR.
Somut olayın en önemli unsurlarından biri, THF portföyüne alınan payların niteliğidir.
14.09.2026–16.09.2026 tarihleri arasında fona alınan;
KTLEV, OZATD, TERA, TEHOL, ATATR ve BIGEN
payları, işlem tarihlerinde piyasa değerleri itibarıyla son derece yüksek ve şişirilmiş fiyat seviyelerinde bulunan paylardır.
Başka bir ifadeyle fon, olağan ve makul değerlemeler üzerinden iskontolu veya yatırımcı açısından cazip hâle gelmiş payları almamış; aksine fiyatları zaten aşırı yükselmiş, piyasa değerleri şişmiş ve işlem sonrasında sert biçimde gerileyen payları çok yüksek tutarlarda portföyüne almıştır.
Bu husus olayın temelini oluşturmaktadır.
Fon yönetiminin, yatırımcıların parasını;
* fiyatı aşırı yükselmiş,
* piyasa değeri şişmiş,
* yüksek miktarlarda satılması güç,
* likiditesi sınırlı,
* işlem sonrasında ciddi değer kaybına uğrayan
paylara yönlendirmesi, yatırımcı menfaatiyle bağdaşmamaktadır.
Üstelik bu payların fon portföyüne alınması 21,8 milyar TL’yi aşan olağanüstü yüksek bir tutarla gerçekleştirilmiştir.
Dolayısıyla burada yalnızca yanlış bir yatırım tercihi bulunmamaktadır.
Fon yatırımcılarının parası, fiyatı zaten aşırı yükselmiş ve şişirilmiş payların devralınmasında kullanılmış; bu payların fiyat ve likidite riski fon yatırımcılarının üzerine bırakılmıştır.
II. TEMERRÜT RİSKİ BULUNAN FONA, AŞIRI ŞİŞİRİLMİŞ FİYATLARDAN VE SATILMASI GÜÇ PAYLARIN ALINMASI AÇIKÇA YATIRIMCI ALEYHİNEDİR.
THF’nin katılma payı iade ödemelerinde 16.09.2026 tarihinde temerrüt oluşmuştur. Bu durum aynı gün saat 20:35:10’da TERA Portföy tarafından KAP’a açıklanmıştır. KAP açıklamasında ayrıca fon hesabına işlem yapılan aracı kurumlarla mutabakatların ve likidite yönetim sürecinin devam ettiği belirtilmiştir.
Buna rağmen aynı gün yaklaşık 2,12 milyar TL tutarında ATATR ve BIGEN payı fon portföyüne alınmıştır.
Üstelik alınan bu paylar;
zaten yüksek ve şişirilmiş fiyat seviyelerinde bulunan, piyasada yüksek miktarlarda satılması güç ve işlem sonrasında ciddi değer kaybına uğrayan paylardır.
Bu durum ekonomik açıdan kabul edilebilir bir fon yönetimi davranışı değildir.
Fonun yatırımcılarına ödeme yapmakta zorlandığı ve temerrüde düştüğü bir aşamada yapılması gereken, fonun likiditesini güçlendirmektir.
Buna karşılık somut olayda;
fonun likit varlıkları azaltılmış, karşılığında aşırı fiyatlanmış ve likiditesi düşük paylar portföye alınmıştır.
Böylece fonun likidite sorunu çözülmemiş, aksine fonun nakde dönüşebilir varlıkları azaltılarak yatırımcıların zararına daha ağır bir likidite riski yaratılmıştır.
III. VİOP POZİSYONLARI KADEMELİ OLARAK KAPATILMIŞ, BU KAYNAĞIN SÖZ KONUSU HİSSELERİN ALIMINDA KULLANILMIŞ OLMASI KUVVETLE MUHTEMELDİR.
İşlemlerin zamanlaması dikkate alındığında, VİOP pozisyonlarındaki değişiklik ayrıca dikkat çekmektedir.
THF’nin VİOP pozisyonu;
* 14.09.2026 tarihinde yaklaşık %15,
* 15.09.2026 tarihinde yaklaşık %7,
* 16.09.2026 tarihinde yaklaşık %0,2
seviyesine düşürülmüştür.
Yani fonun daha likit ve nakde çevrilmesi mümkün olan pozisyonları üç günlük süreç içerisinde neredeyse tamamen kapatılmıştır.
Hemen aynı süreçte ise yaklaşık 21,8 milyar TL tutarında, fiyatları aşırı yükselmiş ve şişirilmiş paylar virman yoluyla fon portföyüne alınmıştır.
Bu iki işlem zincirinin birbirinden bağımsız olduğu kabul edilemez.
VİOP pozisyonlarının kademeli olarak kapatılmasıyla serbest bırakılan fon kaynaklarının, söz konusu yüksek fiyatlı ve likiditesi düşük payların fona alınmasında kullanılmış olması kuvvetle muhtemeldir.
Başka bir ifadeyle;
fonun likit pozisyonları azaltılmış, elde edilen likidite ise piyasada satılması güç ve fiyatları şişirilmiş payların devralınmasında kullanılmış olması kuvvetle muhtemeldir.
IV. ORTAYA ÇIKAN EKONOMİK SONUÇ, PAYLARI DEVREDEN TARAF LEHİNE; FON YATIRIMCILARI ALEYHİNE GERÇEKLEŞMİŞTİR.
Payları devreden taraf açısından sonuç açıktır.
Ellerinde bulunan;
fiyatı aşırı yükselmiş, piyasa değeri şişmiş ve yüksek miktarda satılması güç paylar
THF’ye devredilmiş ve karşılığında fon malvarlığından ekonomik değer elde edilmiştir.
THF açısından ise sonuç bunun tam tersidir.
Fon;
* yüksek fiyatlı payları devralmış,
* likit kaynaklarını bu işlemlerde kullanmış,
* bu payların fiyat düşüşü riskini üstlenmiş,
* söz konusu payların yüksek miktarda satılamaması nedeniyle likidite riskini de üzerine almıştır.
İşlem sonrasında meydana gelen fiyat düşüşleriyle birlikte bu risk doğrudan fon yatırımcılarının zararına dönüşmüştür.
Dolayısıyla ekonomik sonuç;
payları devreden tarafın yüksek fiyatlardan çıkması, buna karşılık fon yatırımcılarının aşırı fiyatlanmış payların değer kaybını üstlenmesi
şeklinde gerçekleşmiştir.
Bu nedenle yapılan işlemler, basit bir yatırım zararı veya olağan piyasa riski olarak değerlendirilemez.
V. İŞLEMLERİN TAMAMI İPTAL EDİLMELİ VE AKTARILAN DEĞER FONA GERİ DÖNDÜRÜLMELİDİR.
Yaklaşık 21,8 milyar TL’yi aşan bu işlemler;
* aşırı fiyatlanmış ve şişirilmiş payların alınması,
* fonun ciddi likidite ihtiyacı içinde bulunması,
* 16.09.2026 tarihinde fiilen temerrüt oluşması,
* aynı gün milyarlarca liralık payların fona alınması,
* VİOP pozisyonlarının neredeyse tamamen kapatılması,
* Fonun likit kaynakların söz konusu payların alımında kullanılmış olması,
* işlem sonrasında alınan payların ciddi değer kaybına uğraması
birlikte değerlendirildiğinde, fon yatırımcılarının menfaatine yapılmış işlemler değildir.
Tam tersine;
fon yatırımcılarının malvarlığı, fiyatı şişirilmiş ve likiditesi düşük payların devralınmasında kullanılmıştır.
Bu nedenle söz konusu işlemlerin sonuçlarının fon yatırımcılarının üzerinde bırakılması kabul edilemez.
14.09.2026–16.09.2026 tarihleri arasında gerçekleştirilen KTLEV, OZATD, TERA, TEHOL, ATATR ve BIGEN paylarına ilişkin virman işlemlerinin tamamı iptal edilmeli; bu işlemler nedeniyle fon malvarlığından çıkan ekonomik değer THF’ye geri kazandırılmalıdır.
VI. VİRMAN İŞLEMLERİ DANIŞIKLI VE KOORDİNELİDİR
21,8 milyar TL’yi aşan bu virman işlemleri olağan portföy işlemleri değildir. İşlemler birbirinden bağımsız değildir; iki taraf da bilinçli ve koordineli hareket etmiştir.
Bir tarafta piyasa değeri ve likiditesi tartışmalı, yüksek fiyatlardan işlem gören paylar; diğer tarafta ise likidite sorunu yaşayan ve 16.09.2026 tarihinde katılma payı iade ödemelerinde temerrüde düşen THF bulunmaktadır.
Payları devreden taraf, elindeki payları fona devrederek ekonomik değerini nakde çevirmiş; THF ise bu payların fiyat ve likidite riskini fon yatırımcılarının üzerine almıştır.
Dolayısıyla işlemlerin gerçek ekonomik sonucu açıktır: Bir taraf elindeki riskli ve likit olmayan varlıktan çıkmış, diğer taraf bu riski fon yatırımcılarının malvarlığına yüklemiştir.
Bu nedenle söz konusu virman işlemleri danışıklı ve koordineli işlemler niteliğindedir ve iptal edilmelidir
VII. HER İKİ TARAFIN DA CEZALANDIRILMASI
Söz konusu işlemler hileli, muvazaalı, danışıklı ve koordineli işlemlerdir. Payları devreden taraf ile bu payları fona alan taraf, aynı ekonomik amaca yönelik olarak bilinçli şekilde hareket etmiş ve fon yatırımcılarının zararına sonuç doğurmuştur.
Bu nedenle, payları devreden taraf ile payları fona alan taraf ve sorumlu gerçek kişiler hakkında 6362 sayılı Sermaye Piyasası Kanunu ve ilgili mevzuat hükümleri uyarınca gerekli idari ve cezai yaptırımlar uygulanmalı; sorumlular cezalandırılmalıdır.
SONUÇ VE TALEP
Yukarıda açıklanan nedenlerle;
1. 14.09.2026–16.09.2026 tarihleri arasında THF portföyüne alınan KTLEV, OZATD, TERA, TEHOL, ATATR ve BIGEN paylarına ilişkin yaklaşık 21,8 milyar TL’yi aşan virman işlemlerinin TAMAMININ İPTAL EDİLMESİNE,
2. Söz konusu işlemler nedeniyle fon malvarlığından çıkan ekonomik değerlerin THF’ye ve fon tasfiye hesabına GERİ AKTARILMASINA arar verilmesini saygılarımla arz ve talep ederim.
Şikayetçi
Ad soyad
Clawback Kuralı Yatırım Fonlarında Nasıl İşler?
Normal şartlarda borsada bir hisse satıp kar ettiğinizde bu işlem kesinleşir. Ancak Clawback kuralı devreye girdiğinde, geçmişe dönük işlemler şu şekilde iptal edilir ve paralar geri istenir: Fon yöneticileri, fonun patlamasından hemen önce kendi yakınlarına, paravan şirketlerine veya anlaştıkları manipülatörlere (karşı ayağa) yüksek fiyattan hileli işlemlerle para aktarmış olabilirler. Clawback kuralı, bu hileli işlemlerle fona ait parayı dışarı çıkaran kişilerin hesaplarındaki o paraları hukuken geri alır.
Yöneticilerin Primlerinin Geri İstenmesi: Fonu zarara uğratan, hayali karlar göstererek geçmişte şirketten devasa başarı primleri ve maaşlar alan fon yöneticilerinin geçmişe dönük tüm bu haksız kazançları ellerinden yasal olarak geri alınır.
İş Bankası tasfiye masası ve SPK, bu Clawback (Tasarrufun İptali ve Geri Alma) mekanizmasını kullanarak, fondan dışarı kaçırılan milyonlarca lirayı zorla fon havuzuna geri sokacaktır. Fonun elindeki mevcut hisseler şu an borsa taban gittiği için değer kaybetmektedir. Ancak Clawback kuralı sayesinde hileli yollarla dışarı kaçırılan nakit paralar geri alınacağı için, İş ve Ziraat Bankası'nın tasfiye havuzundaki nakit miktarı artacak ve ödenme oranları ciddi şekilde yükselecektir. İşlemlerin çoğu son 10-15 günde gerçekleşti.
Yani Clawback, usulsüzlük yapanların ben parayı aldım, hesaptan kaçırdım, artık bitti demesini engelleyen, devletin ve tasfiye masasının o parayı gidip saklandığı yerden geri almasını sağlayan parayı geri kusma kuralıdır. Umarım mekanizma işle ve yatırımcıların mağduriyeti giderilir. Bütün film topu topu 10 hissede döndü zaten.
Finansal piyasaların temel kuralı risk ve kazancın kardeş olmasıdır. Ancak risk, piyasanın doğal dalgalanmasıdır. Denetim eksikliği, kötü yönetim veya suistimal bir risk değil, sistem ihlalidir. Devletin resmi gözetim mekanizmalarına güvenerek tasarruflarını sisteme sokan vatandaşın mağduriyeti giderilmedikçe, Türkiye'de sermaye piyasalarına olan güvenin yeniden tesisi çok zor olacaktır. Mağdurların sesi duyulmalı, tasfiye süreci şeffaf yürütülmeli ve fatura yalnızca tasarruf sahibine kesilmemelidir.
Bu büyük fon tasfiye krizinden doğrudan ve dolaylı yaklaşık 550 bin yatırımcı etkilenmiştir ailelerini ve esnfsa çalışanlarını işin içine katarsa tam 2 milyon mağdur bulunmaktadır. Birikimlerini devletin resmi kurumu olan SPK denetimindeki legal portföy şirketlerine ve devletin resmi altyapısı olan TEFAS platformuna emanet etmiş bu yatırımcılar sadece yüksek riskli hisse senedi serbest fonları değil , hisse senedi yoğun fonlar ve mevduat muadili olarak görülen ve en risksiz kabul edilen Para Piyasası Fonları (PPF) bile bu kriz nedeniyle kilitlenmiştir. Çocuğunun tedavi parasını, ev birikimini ya da emeklilik ikramiyesini bu fonlarda tutan vatandaşların açgözlülükle suçlanması haksızlıktır.
Sermaye Piyasası Kanunu ve ilgili mevzuat, SPK'ya piyasa bozucu eylemleri geriye dönük olarak inceleme, fonu zarara uğratan karşı ayakları (karşı tarafları) tespit etme ve bu varlıkları fon havuzuna geri kazandırma konusunda çok güçlü yasal yetkiler vermektedir.SPK'nın bu usulsüz işlemleri iptal etme ve parayı geri isteme süreci şu mekanizmalarla işler:
1. İşlemlerin İptali ve Geri Alınması (İptal Davaları)Portföy yöneticileri, fonun parasını usulsüz bir şekilde kendi ilişkili oldukları şirketlere veya anlaştıkları üçüncü kişilere (karşı ayağa) aktarmak için piyasa fiyatının çok üzerinde hisse alımı yapmış olabilir.
Tespiti: SPK uzmanları ve denetçileri, Takasbank ve MKK kayıtları üzerinden bu emirlerin hangi hesaplar arasında, hangi fiyatlarla eşleştiğini saniye saniye tespit eder. İptal ve İade: SPK veya fonun yeni yönetimi (tasfiye masası olarak atanan Ziraat/İş Bankası), Borçlar Kanunu'ndaki muvazaa yani danışıklı işlem veya İcra İflas Kanunu'ndaki tasarrufun iptali hükümlerine dayanarak bu usulsüz işlemlerin iptali için mahkemeye başvurur. Mahkeme kararıyla, fondan haksız yere çıkarılan paranın fona iadesi istenir.
2. Şahsi Sorumluluk ve Mal Varlıklarına El Konulması Paranın karşı ayağa kaçırıldığı durumlarda SPK yalnızca şirket tüzel kişiliğine değil, bu organizasyonu kuran kişilerin şahsına gider SPK, savcılığa suç duyurusunda bulunarak usulsüz işleme taraf olan aracıların, portföy yöneticilerinin ve parayı kaçıran karşı taraftaki kişilerin şahsi banka hesaplarına, gayrimenkullerine ve hisse senetlerine mahkeme kanalıyla ihtiyati tedbir koydurur. Usulsüz işlemle fonu zarara uğratan kişilerin el konulan bu şahsi mal varlıkları paraya çevrilerek doğrudan fonun tasfiye havuzuna aktarılır ve mağdur yatırımcılara dağıtılır.
3. Karşı Ayak Yabancı Ülke veya Kripto İse Ne Olur?
Eğer para yurt içindeki başka bir hesaba veya şirkete aktarıldıysa devletin bunu yakalaması ve bloke etmesi oldukça hızlı olur. Ancak para yurt dışındaki paravan şirketlere (offshore) veya izi sürülemeyen kripto varlıklara aktarıldıysa, paranın fiziki olarak fona geri döndürülmesi süreci uluslararası hukuki süreçler ve adli yardımlaşmalar nedeniyle oldukça uzayabilir veya zorlaşabilir.Özetle; SPK ve tasfiye masası, fondan usulsüz işlemlerle para kaçıran karşı ayağı yasal olarak takip etmek, o işlemleri iptal ettirmek ve parayı geri istemekle yükümlüdür. Devlet bütçesinden para ödemese bile, bu hortumlanan paraları bulup fon havuzuna geri getirmek için tüm adli ve idari gücünü kullanır.
Yeterki o irade gösterilmek istensin. Gerisi çorap söküğü gibi gelir.
Fonların arzına onay veren SPK.
2 yıldır izleyen SPK.
Fonların aldığı spek hisseleri bir bir arz eden SPK.
5 TL’den 1000’e giderken seyreden SPK.
Şimdi cezayı kesen SPK.
Faturayı ise sadece halk ödüyor.
SPK Başkan ve üyeleri bugün itibariyle görevden alınarak yargıya sevk edilmelidir.!