Özgür Özel: "Allah şahittir ki, basın şahittir ki mahkeme başkanı Ekrem İmamoğlu'na savunma yaptırmamak için, ona mümkün olduğu kadar az söz vermek için elinden ne geliyorsa onu yaptı.
'Ekrem Bey zaten savunma sıranız gelince bunlara istediğiniz kadar geniş geniş uzun uzun yanıt vereceksiniz, şimdi bu konuşulan bir kişi ve onun bu eylemi hakkında söz alıp açıklama yapmanıza gerek yok, sıranız gelince nasılsa bu eylemlerin her birisine yanıt vereceksiniz' dedi, duydunuz, şahitsiniz, Allah şahittir."
“Sera Kadıgil: "Sen hakim değilsin, AKP'lisin”
İBB Davası'nda 64. gün…
- Avukat Fikret İlkiz: "Müvekkilimiz Ekrem İmamoğlu, 'Susma hakkını mı kullanıyorsunuz?' sorusuna 'hayır' yanıtını verdi. Ekrem İmamoğlu hiçbir savunmadan kaçmıyor"
- Mahkeme Başkanı: "Söz hakkı verdik, savunmasını yapsaydı"
- TİP Milletvekili Sera Kadıgil: "Sen hakim değilsin, AKP'lisin. Hiçbir sanığa '6 saat savunma yapabilirsin' diyemezsin"
- Mahkeme Başkanı: "O söz hakkı vermeden konuşan kim? Milletvekiliyse milletvekili, dışarı çıkartın"
Heyet geldi sözde duruşma tekrar başladı.
Kürsüdeki kişi İmamoğlu’nun susma hakkını kullandığı “tespit ettiğini” söyledi.
İmamoğlu’na “ya savunmanı benim istediğim sürede yani yarım günde yaparsın ya susma hakkını kullanmış sayarım” tehdidini geçirdiği zaptı okuyor.
Sıkıyönetim mahkemelerinde bile görülmemiş bir rezalet yaşanıyor şu an Silivri’de.
EKREM İMAMOĞLU'NA "SUSMA HAKKI" İŞLEMİ YAPILDI
İBB Davası aranın ardından başladı. Salondan çıkartılma kararı verilen Ekrem İmamoğlu salona getirilmedi.
Mahkeme Başkanı Ekrem İmamoğlu'nun "şu anda savunma yapmayacağım" sözlerini söylediğini belirterek bunu "susma hakkı" olarak değerlendirip zabıta yazdı.
Avukatlar, "Savunma yapmayacağını söylemediğini ve susma hakkı istemediğini söyledi"
Mahkeme Başkanı, "Söz hakkı verdik savunmasını yapsaydı" dedi.
#İBBDavası
Bu ülkenin 15,5 milyon insanının oy verdiği, 25,5 milyon insanının imzası ile destek olduğu Cumhurbaşkanı Adayı ve İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı sevgili eşim Ekrem İmamoğlu, bir buçuk yılı aşkın süredir özgürlüğünden mahrum bırakılıyor.
Hakkında 142 ayrı suçlama bulunan, 2.352 yıl hapis istemiyle yargılanan bir kişinin savunmasının tek bir güne sığdırılmak istenmesi hangi hukuk anlayışının ürünüdür?
Suçlamalar sınırsız, iddialar sayfalar dolusu; peki savunma neden süreyle sınırlandırılıyor?
Bu acele neden? Bu ısrar neden?
Adalet, yalnızca iddiaları dinlemekle değil, savunmaya da tam ve eşit söz hakkı tanımakla mümkündür.
Savunma hakkı bir lütuf değil, anayasal bir haktır.
Savunma susturulursa adalet susar.
142 suçlama bir güne sığıyorsa, mesele adalet değil; savunmayı susturma çabasıdır.
#SavunmaHakkıEngellenemez
Bugün ülkenin adalet tarihinde en utanç verici günlerden birini yaşıyoruz.
Yer utandı, gök utandı, biz utandık olanlardan… Bir tek onlar utanmadı yaptıklarından!
İmamoğlu’nu yargıladığını sanan mahkeme “yargılamanın bir usulü var, savunma süreniz şu kadar saat, ben böyle uygun gördüm, benimle pazarlık yapmayın” diyor.
Siz uzattınız diye avukatları azarlıyor.
Evet yargılamanın bir usulü var.
Özünde de savunma hakkının kutsallığı var.
Mahkemenin açıkça diyemediğini ben diyeyim “en az isnadı olanı bile günlerce dinledim ki sana sana süre kalmasın”. Sen konuşama.
Bu yapılan artık yargılama faaliyeti yapıyormuş gibi bile yapmadıklarının resmidir!
Hakim İmamoğlu’nu dışarı çıkarıyor!!
Bugün hukuk tarihimizde, adalet için en utanç verici günlerden birini yaşıyoruz.
Göz göre göre, Cumhurbaşkanı adayımız Ekrem İmamoğlu’nun savunma hakkı gasp edildi.
Ekrem Başkanımız kendini savunmak istediğinde, salondan çıkarıldı, konuşması tamamen engellendi.
9 Mart 2026 tarihinde kendini savunmak istediğinde izin verilmemişti.
4 aydır kendini savunacağı günü bekleyen İmamoğlu’nun bir buçuk gün gibi kısa bir sürede kendini savunması isteniyor.
Kendini tüm detaylarıyla savunmak isteyen İmamoğlu’na konuşma hakkı verilmiyor. Kendisinin tam tersi beyanına rağmen “susma hakkını kullandı” denilerek savunma hakkı gasp ediliyor.
Altını çiziyoruz: Ekrem Başkanımız susma hakkını değil, en doğal vatandaşlık hakkı olan savunma hakkını kullanmak istiyor.
Okunması bile günler süren 4 bin sayfalık iddianameye, bir buçuk günde cevap verilemez.
Tutuklu geçen 476 günün ardından, kimsenin sesi böyle kısılamaz.
Cumhurbaşkanı adayımız İmamoğlu, tarihimizde düşmana bile uygulanmamış adaletsizliklere maruz bırakılıyor.
Biz tüm bu adaletsizliklere ve zulme boyun eğmedik, eğmeyeceğiz.
Yaşatılan hukuksuzlukları her yerde anlatmaya devam edeceğiz.
Pes etmeyeceğiz, yılmayacağız, mutlaka kazanacağız!
Bugünün en ilginç görüntüsü bence buydu.
38 yaşındaki İzlanda Başbakanı Frostadottir aracından bi indi neye uğradığını şaşırdı!
Bakışlara dikkat ederseniz içinden şunları söylüyor: “Bunların enflasyonu yüzde kaç, işsizliği yüzde kaç, refah düzeyi ne ki böyle görkemli bir karşılama, ihtişamlı bir saray var?”
Böyle görkemli bir sarayı olmayan İzlanda, Dünya İnsani Gelişmişlik Endeksinde 1. sırada!
38 yaşındaki Başbakan’da bulunan sadelik ve zerafete bakın, bi de bizdeki gösteriş merakına! Çok üzücü!
İmamoğlu’nun avukatları kürsüdeki kişiyi rezil ediyor şu anda.
Tora Pekin:
“Savunma yapmaktan kaçıyorsunuz dediğiniz müvekkil 9 Mart’ta ilk duruşmada buraya geldi, ifade vereyim dedi.
İlk ben konuşayım dedi. Siz kabul etmediniz. Sen son sırada konuşacaksın dediniz.
Aylar geçti şimdi son sıradayız, şimdi de aynı müvekkile ya yarım günde konuşup susacaksın ya da susma hakkını kullanmış sayarım diyorsunuz.
Susma hakkınızı mı kullanıyorsunuz dediniz, HAYIR DEDİ.
Şimdi ne okuyorsunuz?
Tutanağınız hakikat dışı.
İşlemleriniz hakikat dışı!”
Tam da meslektaşımın dediği gibi yaşanan her şey gerçek bir kepazelik!
SON DAKİKA | Mahkeme Başkanı: Burası senin yargılayacağın ortam değil, sen yargılanmaya geldin. biz senin yargılayacağın makamda oturmuyoruz. CMK 203 uyguluyorum, çıkarın salondan.
Salondan zorla çıkarılan İmamoğlu: Benim Ankara'da yargılayacaklarım buradaki yargıyı yürütmeye çalışıyor. Adalet Bakanlığı bir çöküş bakanlığıdır. adalet millete aittir. ben millete konuşuyorum. millete yüzümüzü dönelim.
(Gamze Altunay)
Ekrem İmamoğlu ''susma hakkını'' kullanmadı.
Konuşmak istedi.
Savunmasını yapmak istedi.
Hakkındaki iddialara tek tek cevap vermek istedi.
Ama susturuldu.
Savunma hakkının engellendiği yerde adaletten söz edilemez.
#SavunmaHakkıEngellenemez
EKREM İMAMOĞLU:
Benim ankarada yargılayacaklarım buradaki yargılamayı yönetmeye çalışıyor. Adalet bakanlığı çöküş bakanlığıdır. Adalet millete aittir ben millete konuşuyorum.Millete yüzümüzü dönelim. #iBBDavası
Macaristan'da yeni seçilen Başbakan Peter Magyar'ın "devlet imkanlarını kullanıp yalan söyleyen herkes hesap verecek" açıklamasının ardından, devlet haber kanalı M1 kapatıldı.
Yayını kesilen kanalın ekranında siyah fon üzerine, "Kamu hizmeti medyası yalan söyleyemez. Yıllarca bunu yaptığımız için özür dileriz" yazısı paylaşıldı.
(İbrahim Haskoloğlu)
SELAHATTİN DEMİRTAŞ 14 GÜN SAVUNMA YAPTI BENİM 10 SAATTE SAVUNMA YAPMAM DÜŞÜNÜLEMEZ
Ekrem İmamoğlu ve hakim arasında zaman tartışması
Ekrem İmamoğlu kürsüde:
Ben sorgu için gelmedim. Talep ve itirazlarımı dile getirmek için kürsüye geldim.
Mahkeme Başkanı: Ekrem bey savunma alacağız.
Ekrem İmamoğlu: Benden önce 2 kısıtlanmış kişi var. Nasıl bir plan yaptığınızı Meral ediyorum.
Mahkeme Başkanı: 4 aydır devam ediyor yargılama. En son savunma yapmak isterdiniz. Yine en son sıra size geldi.
Ekrem İmamoğlu: Burada hak ihlali var. Savunma hakkı kısıtlanıyor. Verdiğiniz yasak nedeniyle ben dün buraya getirilmedim. Fatih Keleş'i dinleyemedim. Bu çok büyük hak ihlali. Bir suç örgütü diye tariflendiğim bu kürsüde yaklaşık 10 saatlik bir zaman diliminin kaldığı bir yerde benim şunu bilmem lazım. Sizin 9 Temmuz kararınız net ise benim burada bir sorguya tabi tutulmam düşünülemez. Sayın Selahattin Demirtaş 14 gün savunma yaptı. Ekrem İmamoğlu bu dava tam 143 eylem 109 tutuklu arkadaş ilişkili ve ilintili 20'nin üzerinde mahkemesi olan bir dava. O yüzden benim itirazlarım kayda geçsin istiyorum.
Mahkeme Başkanı: Gereksiz olarak çok uzadı bu dava. 4 aydır yargılama yapıyoruz. Biz programda değişiklik yapmayacağız. Savunma yapmak istemiyorsanız susma hakkı diye kayda geçiririm.
Ekrem İmamoğlu: Benim en son konuşmamda tamam dediniz. Daha sonra karar değiştiren siz oldunuz. Burada bir hak arayışı vardır. Buraya bir mazeret şerhi koymanızı ben doğru bulmuyorum. Ekrem İmamoğlu suç örgütü denilen dava bu mahkemeye sığacak bir dava değil. Tümüyle siyasi bir davadır. Burada Türk yargısı zarar görür. Burada kararınızı hem kedinizi hem Türk yargısını düşünerek vermeniz gerekir.
#İBBDavası
Ekrem İmamoğlu için "pervasızca çalan hırsız" diyen Mustafa Varank'a,
Deniz Zeyrek'in sorusu;
"Yoksul bir Anadolu çocuğu iken, devlet memuru maaşı alan biri Angora'da 2 dönüm arazi üzerine tripleks villa nasıl yaptırabilir...?"
Bu şahıs, Ekrem İmamoğlu'nun TERÖR ÖRGÜTÜ LİDERİ Fethullah Gülen'le yan yana gösteren yapay zeka ürünü iftira görselini paylaştı, ardından görselin gerçek olmadığını farkettiğini ama İmamoğlu'nun fetö ile görüştüğüne dair kanıtlar olduğunu iddia ettiği tweetlerini silmiş.
Silmesi hiçbir şey ifade etmiyor benim için, iftirasını binlerce kişiye ulaştırdı. Biz muhalifler, yıllar önce sildiğimiz tweetlerden bile yargılanıyoruz.
Rica ediyorum, üşenmeyin. CİMER üzerinden şikayetinizi yapın. "Kimi kime şikayet ediyoruz?" diye düşünmeyin. Attığınız her adımı belgeleyin.
Çünkü bir gün hukuk gerçekten işler hale geldiğinde, kimsenin "haberim yoktu" ya da "kanıt yok" deme lüksü olmamalı. Yok öyle iftira atıp sonra sessizce silerek kurtulmak. Herkes yaptığı sözün ve eylemin hesabını en az biz MUHALİFLER KADAR (!) vermeli.
🔗 CİMER ŞİKAYET METNİ:
Konu: Sosyal medya paylaşımları hakkında inceleme yapılması talebi, Halkı Yanıltıcı Bilgiyi Alenen Yayma
Sayın Yetkili,
X platformunda Dr. Medihanur Argalı adlı, @ medihanurargali kullanıcı adlı hesap tarafından Ekrem İmamoğlu'nu, örgüt lideri Fethullah Gülen ile yan yana gösteren yapay zeka ile üretilmiş bir görsel paylaşılmıştır. Söz konusu paylaşım daha sonra silinmiştir.
Ayrıca aynı hesap tarafından, Ekrem İmamoğlu'nun FETÖ ile görüştüğüne ilişkin elinde kanıt bulunduğu yönünde paylaşımlar yapıldığı görülmüştür.
Eğer bu iddiayı destekleyen somut deliller mevcutsa, bunların sosyal medya üzerinden ima edilmesi yerine yetkili adli makamlara sunulması gerektiği açıktır. Şayet böyle bir delil bulunmuyor ise, gerçeğe aykırı bilgi ve iddiaların kamuoyunda yayılmasının hem kişilik haklarına zarar verme hem de kamuoyunu yanıltma riski taşıdığı aşikardır.
Bu nedenle, söz konusu paylaşımlar ve iddialar hakkında gerekli incelemenin yapılmasını; varsa delillerin yetkili mercilere sunulmasının sağlanmasını, aksi durumda ilgili mevzuat çerçevesinde gerekli adli ve idari işlemlerin değerlendirilmesini saygılarımla arz ederim.
İlgili paylaşımlara ilişkin ekran görüntülerini de başvuruma ek olarak sunuyor, inceleme kapsamında değerlendirilmesini talep ediyorum.