Sonuçları bari doğru soru sayılarıyla açıklamayı başarsaydınız. Bu kadar temel bir konuda bile hata yapılması gerçekten düşündürücü sn. @BayramAliErsoy@OSYMbaskanligi#ags2026#ags
Sonuçlar geçen seneki soru dağılıma göre hesaplanmış. Ders bazlı standart sapma olduğundan tüm puanlar hatalı oluyor. Yani tekrar hesaplama yapmanız gerekiyor @OSYMbaskanligi
@Yasingrms0@YilmazzGuney Hafta arasında seminer başlatmak MEB tarihine geçecek bir durum. İlk hafta online sonraki hafta yüz yüze devam etse daha sağlıklı ve verimli olacaktır. Bu konuda gerekli çalışmalar ve bakanlık nezdinde temaslar yapılsa sonuç alınma olasılığı oldukça yüksektir.
Öğretmen camiası cidden neden bu kadar kopuk bu seneye kadar seminerler bir hafta oluyordu o saydığınız her şey bir haftada zaten yetişiyor.Herkes bir haftası online olsun diyor ziya Selçuk döneminde Eylül seminerinin memlekette bile yapıldığı olmuş açın bakın #seminer#öğretmen
Akademide yapılan sınavlarda soru verme, sınavda kopya çekme gibi birçok durum yaşanmaktadır. 60 puan barajı koymayıp tercihleri de AGS puan üstünlüğüne göre yapsaydınız eğitimler eğlenceli ve geliştirici geçebilirdi. Akademi kaldırılmalıdır, kalkmıyorsa da güncellenmelidir.
Son 11 yıldan beri hiçbir öğretmen mezun olur olmaz atanamıyor. En son 2015 yılında bu gerçekleşti. 2016'da gelen mülakat ve güvenlik soruşturması sebebiyle öğretmenler bekletiliyor. Özellikle 2024 ve 2025 alımlarında son çeyrek yüzyılın en düşük atamaları olmasına rağmen en çok bekletilen atamalar. 2024 KPSS ile atanan kişiler 2026 Şubat'ta göreve başlarken 2025 AGS ile atananlar muhtemelen 2027 Nisan'da göreve başlayacaklar. 2015'te mezun olduktan sonra sınavda başarılı olan kişi 2 ayda atanabilirken şimdi mezun olduktan sonra en erken 22 ay sonra göreve başlayabiliyor. Bu plansızlığa acilen çözüm bulunmalıdır. @tcmeb
İnanılır gibi değil! Bir bakan düşünün ki MİLLİ Eğitim bakanı olmasına rağmen kurtuluş savaşını bilmiyor.
Bu savaşın Osmanlı Devletine karşı değil; Bu topraklar üzerinde emelleri olan Yunanistan, Ermenistan, Fransa, Birleşik Krallık ve İtalya’ya karşı yapılan bir savaş olduğunu idrak edememiş. Ve biz programları, eğitimi, çocuklarımızı bu insana mı emanet ediyoruz şimdi?
Peki bu Milli değerlere saygısızlık, toplumu ganyana getirecek bir açıklama değil mi?
Hani Silivri ?
#YusufTekinİSTİFA
İyi akşamlar hocam. Ben Aksaray Akademideyim. Burada arkadaşlar düzgün beslenemiyor. Ay başında tüm ayın parası peşin alınıyor. Ancak bazen yemek bile yetmiyor. Porsiyonlar çok az ve hep aynı yiyecekler çıkıyor. Burda mutfak ve aşçılar olmasına rağmen iki aydır hala uygulama otelinden yemek geliyor. Ortak alanlarda ocak, sıcak su için ısıtıcı hiçbir şey yok. Ayrıca çok kirli. Su ihtiyacımızı uzak marketlerden karşılamak zorunda kalıyoruz. Kendi çabalarıyla bir şeyler yapmak isteyen öğretmenlerin odasına izinsiz girip ütü dahil su ısıtıcısı, ocak vb. elektrikli aletlere el konuldu. Odalara izinsiz ve bizler yokken girilmiş. Verdiğimiz paranın karşılığını alamıyoruz.
"Hocam merhaba, akademide öğretmen adayıyım. Her şeyiyle iğrenç bir sistem, konuşmaya korkuyoruz diye saçma sapan şeylere maruz kalıyoruz.
Kültür sanat diye bir ders var, okuldaki ders saati yetmiyor bir de ders saati dışında haftanın belirli günleri gün sonu zorunlu konferansa götürüyorlar. Her hafta kendi seçtikleri konuşmacıyı zorla dinletip bir de rapor istiyorlar. Katılımı sağlamak için daha farklı önlemler de alacaklarmış. Lütfen dile getirin tamamen bizi yıpratmaya yönelik işler yapıyorlar. Bu tamamen angarya. Yıllarca eğitim derslerinde zoraki kültürleme anlattılar şu an tam olarak üzerimizde uyguluyorlar. Derslerin verimsizliği de apayrı mevzu."
SINAV OLAN OKULLARIN TAMAMINDA SOĞUTMA SİSTEMİNİN OLMASI ÖSYM'NİN SORUMLULUĞUNDADIR.
@BayramAliErsoy bu yıl AGS+ÖABT başvurularından 650 Milyon TL'ye yakın gelir elde ettiniz. Toplam 40 bin öğretmeni başkan ve gözetmen olacak şekilde ikişer oturumdan görevlendirerek sınavlarda düzeni sağlayabiliyorsunuz. Diğer yetkilileri de eklesek olsun olsun 50.000 kişi görevlendiriliyor. 4.000 TL ücret alsalar bile 200 Milyon TL yapıyor.
32 sayfalık bir kitapçığın minimum 10 binli baskılı maliyetini düşünürsek 800.000 kitapçıkta maksimum 20 Milyon TL baskı maliyeti var. Nakliyeleriyle ve komisyon giderleriyle olsun olsun 50 Milyon TL olsun.
Maliyetinin 2 katından fazla sınav ücreti istiyorsunuz. Temmuz'un sıcağında insanlar 50 derecelik yerlerde sınava giriyor ama soğutma sistemi ayarlayamıyorsunuz. Bu yıllardan beri büyük problem. Bu problemleri çözmeniz gerekiyor. 2 seneden AGS'den yaptığınız kâr ile 10.000 sınıfa klima koyabilirsiniz. Diğer sınavlardan da elde ettiğiniz kârı düşünürsek bunu yapmak çok zor olmasa gerek.
Irmak Öğretmen'i tanıyan birinden mesaj aldım:
"Bu öğretmenle normalde aynı yere atanmıştık. Köy uzak, bir erkek ve kadının kalması uygun olmadığı için Karkazan diye bir okula verdiler. Bundan 2 ay kadar önce okuldaki müdür ile bir tartışma yaşıyor ve ceza olarak tabiri caizse benim okuluma gönderiliyor. Benim okuluma gönderildiği zaman askerdeydim. Mayıs'ın 13'ünde terhis aldım. Öğretmenimiz mağdur olmasın ve eski okuluna geri gitsin diye zaman kaybetmeden okuldaki görevime başladım. Fakat gelmem hiçbir fayda etmedi. İlçe Millî Eğitim Müdürü ve kaymakam, öğretmene resmen mobbing uyguladı. Herkesi araya sokup konuşturduk ama nafile. Irmak öğretmenimiz birçok kere dilekçe verdi ama sürekli geçiştirildi. Bu arada bu öğretmen her gün taksi ile gelip gidiyodu lojmanda kalamadığı için ve 1500, 2000 lira gibi bir para veriyordu. Aynı zamanda okula geldiğinde keyfi hiç yerinde olmuyor, enerjisi düşük ve ağlıyordu. Bütün bunların MEB'e iletilmesi fayda etmedi. Öğretmenimizin dün hayatını kaybettiğini öğrendim."
@tcmeb ilgili kişiler hakkında gerekli işlemleri yapmanızı ve kamuoyunu aydınlatmanızı bekliyoruz.
Irmak öğretmenimizle ilgili 3. ve son paylaşımımı iki farklı okuldaki öğretmenlerden aldığım şekilde yapıyorum:
İlçe Millî Eğitim Şube Müdürü, Irmak'a "Sana açık konuşayım. Dayın var mı? Sana dayı lazım ancak." demişti.
Veliler dilekçe verdi İlçe Milli Eğitim Müdürlüğüne ama "Bunlar işe yaramaz zaten" diyerek işleme koymadılar.
Irmak da kendi dilekçesi için takip numarası istedi İlçe Millî Eğitim Müdürlüğünden ama 3-4 kere istenmesine rağmen takip numarası verilmedi.
Ayrıca İl Millî Eğitim Müdürlüğünden "İlçe Millî Eğitim Müdürlüğüne dilekçe yaz seni burada boş yere almaya çalışalım merkeze." demişti. Irmak da bunu İlçe Millî Eğitim Müdürlüğünde söyledi. İlçe Millî Eğitim Müdürü direkt "Sen yanlış anlamışsındır zaten ben oraya öğretmen vermem, ben üstüne öğretmen alırım onlardan." gibi cümleler sarf etti.
Bu arada herkes konuşmaya korkuyor. Öğretmenleri susturmaya çalışıyorlar. Kendisiyle ilçede her okulda birçok kişi sorun yaşamıştır bu da bilinsin.
Yazının bundan sonrası benim kişisel yorumlarımdır:
Millî Eğitim Bakanı sn. @Yusuf__Tekin "İhmali olan arkadaşımız varsa kim olursa olsun gözünün yaşına bakmadan gerekli işlem yapılacaktır." demişti. Hepimizin ortak çabası zaten bunun için. Beklentimiz
İlçe Millî Eğitim Müdürlüğü 17.04.2026'da tutulan tutanak ile ilgili nasıl bir yol izledi? Tutanakta imzası bulunan şahitlerin resmî olarak ifadesine başvuruldu mu? Yoksa sadece şahitlere sorulup üzeri kapatıldı mı?
İl Milli Eğitim Müdürlüğünden ölen öğretmene "İlçe Millî Eğitim Müdürlüğüne dilekçe yaz seni burada boş yere almaya çalışalım merkeze." dedi mi demedi mi? Dediyse ve İlçe Milli Eğitim Müdürlüğünün bu isteği görmezden gelmesinin bir yaptırımı olmaz mı?
İlgili İlçe Millî Eğitim Müdürü, ölen öğretmenimizin soruşturma açılıp açılmadığını sorması üzerine "Başlattım ama istemesem başlatmam." gibi bir cevabı oldu mu olmadı mı? Eğer olduysa size orada keyfinize göre soruşturma açmama hakkını kim verdi?
Irmak öğretmenimizle ilgili 2. paylaşımımı yapıyorum. Eğer 24 saat içerisinde @tcmeb ilgili okul müdürü ve İlçe Millî Eğitim Müdürü hakkında soruşturmayı başlatıp açığa almazsa 3. paylaşımımı da yapacağım. Olanları olduğu gibi öğretmen arkadaşının dilinden aktarıyorum:
1,5 yıl atanmayı bekledikten sonra 2024-2025 yılının ikinci döneminde Ağrı'nın Hamur ilçesi Soğanlıtepe İlkokuluna Irmak hoca ile birlikte atanmıştık. Hamur İlçe Millî Eğitim Müdürü Mehmet Özmüş'ün bana bir erkek ile bir kadının aynı yerde kalması uygun değil diyerek beni Soğanlıtepe İlkokuluna, Irmak hocayı ise Karakazan İlkokulu-Ortaokuluna görevlendirdiler. Millî Eğitim Müdürüne ben de "Ben o köyde yapamam. İhtiyaçlarımı karşılayamam, köyün servisi yok beni de görevlendirin" diye söylemiştim. Fakat bana "İster uçakla istersen neyle gidiyorsan git!" dedi. Kimse yardımcı olmayınca köy muhtarının yardımıyla köye geldim. Hatta ilk atandığımızda bütün öğretmenlere "okullarınıza gidin ve görün" demişlerdi. Irmak hoca da gidemediği için İlçe Milli Eğitim Müdürü Irmak hocaya takmıştı diyebilirim.
5 Mayıs 2025'te ben askere gittim. Bir yıl sonrasında askerliğim bitmeye yakın Irmak hoca beni aradı. Durumunu anlattı: Karakazan'daki okul müdürü ile tartışma yaşıyor ve okul müdürü Irmak hocaya vuruyor. Bu konu başka kişilere tam tersi olarak anlatılıyor. Olay servis şoförünün gözü önünde olduğu hâlde hiçbir şey söylemiyor. Servislerde bulundurulması zorunlu olan kamera olmadığı için olay tam olarak açıklığa kavuşamıyor. Fakat Irmak hoca olayı gerçekliğiyle anlatacak şahitlerin olduğunu da söylüyordu. Sonuç olarak Irmak hoca Soğanlıtepe İlkokuluna sürülüyor. Köy, Irmak hocanın evine yaklaşık 60 km uzaklıkta. Onun için durum gerçekten çok zordu. Lojman kalınacak durumda değildi ki şu an ben de ana sınıfında kalıyorum. Lojman rutubet içinde ve orada kalacak olan kişinin hastalanması kaçınılmaz. Irmak hoca İlçe Milli Eğitim Müdürlüğüne yazı gönderiyor lojmanın durumuyla ilgili ve yaptıkları tek şey duvarları boyamak. Sonuçta da lojmanı yaptık kalabilir diyerek Irmak hocanın vermiş olduğu dilekçeler hiçbir zaman olumlu yanıtla karşılanmıyor. Fakat Irmak hoca sürekli Kaymakamlığa, İlçe Millî Eğitim Müdürlüğüne gidip durumunu anlatıyor. İlk zamanlarda taksiye 3.000 lira para veriyordu. Bunun üstüne ev kirası da eklenecek olursa bu durum maddi olarak kabul edilemezdi.
Ulaşımın zorluğu ise işin fiziksel tarafıydı. Ruhsal olarak ise daha kötüydü. Sabahları kahvaltı yapmadan geliyordu. Bunları haber alınca köyde tanıdığım ve güvendiğim bir öğretmene Irmak hocaya iyi bakmasını tembih ettim. Sağ olsun sabahları çay ve kahvaltılık getiriyormuş. Olabildiği kadar gönlünü hoş tutmaya çalışıyormuş. Fakat Mehmet Özmüş'ün uyguladığı mobbing arkadaşımı bitirdi, mahvetti. Özellikle yanlı davranmak. Irmak hocanın sürgün edilmesi fakat arkadaşımı darp edenlerin hiçbir ceza almaması işi psikolojik olarak çok kötüye götürdüğünü düşünüyordum. Ben bunları hocamızdan dinleyince ona şöyle söyledim: "Hocam merak etmeyim askerliğim biter bitmez ben oraya geleceğim ve sizin durumunuzu düzeltmek için elimden geleni yapacağım. Nasıl olsa bir erkek ile bir kadının aynı yerde kalmasını uygun görmüyorlar." Sürekli konuşurduk ve ona olabildiğince moral vermeye çalışıyordum. 13 Mayıs 2026'da göreve başladım. İlçe Millî Eğitim Müdürü ile görüşemedim fakat şube müdürü ile konuşup arkadaşımın durumunu anlattım. Hatta en sonunda "Sizden müdürlük yapmanızı değil abilik yapmanızı istiyorum, Irmak hocanın durumu iyi değil" dedim. Fakat hiçbir gelişme olmadı. Bu süreç içinde Irmak hoca dilekçe vermeye ve durumunu ilgili makamlara iletmeye devam etti. Yine hiçbir sonuç alamadı.