Olay yerindeki kan ve fren izleri itfaiye araçları, konuyla ilgili haberler de internetten temizlendiği için; bilmeyen arkadaşlar için özetleyelim:
- Ses sanatçısı Sevim Tanürek, 1998 yılında dönemin İBB Başkanı Erdoğan'ın oğlu Burak Erdoğan'ın otomobiliyle kendisine çarpması sonucu hayatını kaybetti.
- Bilirkişi raporuna göre Burak Erdoğan kusursuzdu, tüm kusur (8/8 oranında) yaya geçidini kullanan Sevim Tanürek'teydi. Bu raporla Burak Erdoğan beraat etti.
- Peki bu bilirkişi raporunda imzası olan Eyüp Çakmak ne oldu? Erdoğan’ın başbakanlığı döneminde Denizcilik İşletmeleri Genel Müdürü yapıldı. Adli Tıp’tan sıcak denizlere açıldı.
Ankara’da, 78 yaşında olmasına rağmen küçük bir arabayla plastik şişe toplayarak geçimini sağlamaya ve ailesine bakmaya çalışan emekçi:
“Bana bakan kimsem yok. Çocuklar var ama onlar da kendilerini kurtaramadılar.
İlaç alamıyorum, ilaç parası için bunları topluyorum.”
(Kaynak: İbrahim Kordemirci)
Bir onceki kusak “akpnin kendi genclik kusagını yaratamadıgını” tartısıyordu. Bence akp de bu tespiti yaptı ve boyle bir cozum buldu: kendisine ideolojik olarak baglı olmasa da gorusleriyle akpnin hegemonyasına hizmet eden bir kusak… “Bayrak, polis, devlet kutsal herkes terörö”
depresyondayken yirmi gün yatağımdan bile çıkamadım saçımın örgüsünden örümcek çıktığını görünce ağlayan arkadaşlarım olmuştu yine ağlaya ağlaya yıkanmama yardım ettiler iki üç günde bir yemek yiyebildim okulu da bıraktım o sırada ne kadar garip bir hastalık herkeste bambaşka
Zafer Açıkgözoğlu Çapa Tıp Fakültesinde taşeron işçisiydi.
asıl işi olmamasına rağmen zorla lağım temizlettirildi, buna bağlı gelişen enfeksiyon ve karaciğer yetmezliği nedeniyle hayatını kaybetti. “biliyorum arkamdan iki gün ağlayıp üçüncü gün unutacaksınız. hayatınıza hiçbir şey olmamış gibi devam edeceksiniz. benden önce her sene ölen 1500 işçi gibi.” demişti. unutmuyoruz, hatırlatıyoruz.
yarın 1 mayıs işçi bayramı
böbreğini çaldıktan sonra canlı canlı yakılan Mohammad Nourtani ve yavaş çalıştığı sebep gösterilerek öldürülen 12 yaşındaki Eyüp Can Güner'i unutma!
Bundan 50 yıl öncesinin pankartına bakın.
Aradan 50 yıl geçti, bugünün Türkiyesi'nde patronların, zenginlerin çocukları ülkenin balının kaymağını yerken işçilerin çocukları MESEM'lerde, iş cinayetlerinde birer birer ölüyor.