hayatı yumuşak, hassas, sevgi dolu yaşarken bi o kadar dik başlı, dirayetli ve bağımsız olmayı seviyorum. insan beyni zıtlıkları çok çabuk farkedermiş. zıtlıkları öğrenerek hayatta kalmış.
benim kişiliğimin çekirdeği de bu zıtlıkmış. yaş aldıkça anlıyorum.
bugün 1 saatlik yol 4 saat sürdü çünkü zeytinyağı varili taşıyan bi araç tüm yola litrelerce yağ dökmüş..yola toprak dökülmesini bekledik saatlerce… aşırı random bi olaydı…
Gölün Kıyısında ne kadar güzel bi kitapmış… uzun süredir bi kitaptan bu kadar etkilenmemiştim ki yılda 30+ kitap okuyorum ve özenle seçmeye çalışıyorum her birini. tek çocuk olarak kardeşlik duygusunun ne olduğunu anlamaya ilk defa bu kadar yaklaşmış olabilirim hatta.
bu hassasiyetleri gözeterek; onu tekrar yürütmek, güldürmek, şarkı söyletmek her günün işi. her yeni gün, eski benin sevdiği şeyleri deneyerek, işlemiyorsa yerine yenilerini bularak ilerlemek gerekiyor. bu mücadeleden keyif alacağımı düşünmezdim ama hayat böyle bir şey işte..
yeni ben hassas. bu hassasiyeti idrak etmem çok zamanımı aldı.
her zaman giydiğim ayakkabı ayağımı vuruyor, gözüm seğiriyor, münasebetsiz bi şakaya fazla alınıyorum.
sanki baştan aşağı, fazla kurumuş toprak gibi dağılıyor her yerim.
şuan neyi farkettim biliyor musunuz artık en yakın arkadaşım dediğim bir arkadaşım yok resmen mesela bir şey olduğu anda hemen koşup anlatacağım birisi yok vay be
çok sorunsuz bir arkadaşım ya mesajıma cevap vermedin mi dikkat etmem, beni sevdiğine inanıyorsam istersen günlerce halimi hatırımı sorma sallamam bile…
tsıtp edit videosuna conrad ile ilgili yorum yapmıştım biri bana takmış sürekli aksime yorum atıyor 15 yorum oldu kavga ediyoruz. 28 yaşında iş güç sahibi ruh sağlığı yerinde bi kadınım diye bununla uğraşmayacağım sanılıyorsa fena halde yanılınıyor…
birine ne kadar iyilik yaparsam, alttan alırsam, sevgimi, sabrımı, hoşgörümü hudutsuz paylaşırsam en büyük vefasızlığı, çiğliği ondan görüyorum, hiç şaşmıyor yani…
her şeyi doğru mu yönetiyorum tabi ki hayır, düşünmeden konuştuğum, ani tepki verdiğim olmuyor mu, tabi ki oluyor. ama çok çabuk farkedip toparlıyorum artık, üzerine de kendimi hırpalamadan, sadece gerektiği kadar düşünüp devam ediyorum. hata yapmak büyümenin en normal parçası.
aile evinde tetiklenmeden, kimseye bağırmadan 1 ay…🧿 hem de bütün sene yaşadığım zorluklara rağmen….
bunun arkadaşındaki sabrı, saatlerce yaptığım okumaları, disiplin ve emeği herkes anlayamaz işte… yine ne varsa kendimde var be…
kendimle gerçekten gurur duyuyorum, son iki ayda belki 50 kişinin olduğu kalabalık ortamlarda bile -burası benim sınırım, geçilmesinden hoşlanmıyorum- diyebildim.
başkasının hakkını çatır çatır savunup kendine gelince susan, eve dönüş yolunda parklarda ağlayan o kız yok artık.