Biz delirdik ve evlendikk! 🌤️
Dünyanın en kusursuz adamına nasıl rastladım, bilmiyorum. Böylesine büyük bir kararı, bu kadar pürüzsüz kılan birbirinden mucizevi tüm detayların için teşekkür ederim. Ancak bu kadar güzel olmasını hayal edebilirdim; kalan ömrümüzün, oldu.
Kaybetmeye yatırılan kuponları toplayacak, yerinden hareket etmeyen taşları biraz olsun oynatacak gücümün kalmamasına kaldırıyoruz kadehleri.
Kendi yokluklarıyla bizim alanımızda zar atarak sırt dayama pratiğimizi değiştirip bu tatlı günleri sunan herkese sonsuz şükran.
Beklentilerini dengelemeyi tüm zorbalığıyla öğreten yaşam, o an “her şey tamam, düzlükteyim” dediğin an, tüm beklentilerinin de bir üstünü sunuyor. Nasıl karşılayacağını bildin bildin, bilemedin tekrar döngüdesin.
Sonra hayatın içinde bir kapı açılıyor, bir küçük aralıktan bakıyorsun kendi düzlüğüne veya yokuş görme hevesine. Boşluğa fırlatılan emeklerinin tamamını, bir kısa an gibi yaşıyor ancak bir fotoğraf karesi olarak kaydediyorsun hazneye. Keseye kalan 0, bilince kalan kirlilik.
Yokuş görme hevesi, kısmı önemli. Böyle alışmışız, böylesine yatkınız. Halbuki içine girince tüm yokuşlar, bir arınmayı nasıl konumlandırdığın kadar kalıyor. Yaşam boyu mutsuz olmayı seçmedin, itildiğin yola tutunmayı seçmedin. Geç kaldın seçmemelere ama buradasın.
Koca İzmir’in tüm güzel semtleri tek tek yandı, hâlâ da yanıyor. Seferihisar, Foça ve şimdi de Çeşme. Alaçatı diye eridiğiniz yer, kül oldu. Bir tek güçlü ses yükselmedi koltuk sahiplerinden. Bu şehir, yapayalnız. Çok can acıtıcı, çok!
Evini yangında kaybedecek korkusu yaşayan insanoğlu ile evini kaybedecek korkusu yaşayan bu yavru köpek arasında hiçbir fark yok biliyor musunuz ? Can sadace insan değildir . Ayağınıza taş değmesin 🍀
#izmiryanıyor
Dünyanın en tatlı hisleri: piknik sepeti hazırlamak, termosun birini çaya diğerini buza ayırmak, kavun içine buz koyup kaşıklamak, boş iskelede güneşlenip denizi izlemek, akşam da oluşan bikini izlerine bakmak. Sıralı tam liste, bitti.
Yalnız eskiden muhalifler içindeki muhalifliğimiz bile özgürmüş. Şimdi ana akım fikrin dışına şuncacık taşanı, evet ben de aynı şeylere karşıyım ama şu konuda böyle düşünmüyorum diyenin başını en önce muhalifler kesiyor.
Derdimizin ne olduğunu gençlere anlatın, umutsuz geleceğimizin sebeplerini, neden onlar gibi yaşayamadığımızı bize hatırlatın, “buradayız çünkü..” diyerek hedefler belirleyin. Halkayı büyütün. Yoksa bayramda sönüp giden bir kıvılcım olacağız.