@Damlaknkci@sailormoongg Ananem kınak başa dönek derdi kınamamak lazım,sınanmamışlığın kibrini yapmamalıyız. Benim de evim hiç böyle olmadı ama olmayacağı anlamına gelmez herkesin çocuğu bir değil. Yapmayın böyle yorumlar çok yazık Allah hepimizin yardımcısı olsun anne olmak kolay değil.
Bir anne olarak, çocuk yapmak istemeyenlere “ay annelik şahane bir şey, kim anne olmak istemez” diyip baskı yapanları asla anlamıyorum. Anne olduktan sonra daha çok anlamamaya başladım hatta. Hayır kardeşim annelik korkunç bir şey. Kızımı çok seviyorum, iyi ki doğurdum, iyi ki benim kızım, canımı veririm, son nefesime kadar tüm savaşım onun için AMA annelik sevilecek bir şey değil kimse kusura bakmasın. Tüm her şeyi bırakıp kendine ayırdığın 1 gün bile vicdan yükü oluşturuyor “acaba beni özlemiş midir üzülmüş müdür” diye. Sizce nefes almaya hakkımız bile olmadığını düşünmemiz normal bir şey mi? Çocuk yemek yemedi diye gece uykumuz kaçıyor. Biraz sesim yükselse kendimi yiyorum. Ödüm kopuyor kontrolüm dışında bir yerde bıraktığımda. Ve bu büyüyene kadar da değil he. Bu vicdan yükü, bu panik ölene kadar bizimle. Büyüsün rahatlarsın diye bir şey de yok. Herkes bunu kaldıramaz, kaldırmak istemeyebilir. Annelik sonrası hayat eskisi gibi olmuyor, olamaz. İnsanları azıcık rahat bırakın ya. Çocuk muhteşem, sevgisi muhteşem ama annelik dünyanın en zor, en sabır gerektiren, en manyakça şeyi. İnsanların bunu istememesini anne olduktan sonra daha iyi anlamanız gerekirken bu baskıyı yapmanızın sebebini insanların rahatlığını kıskanmanız olduğunu düşünüyorum.
@ssallihhaa Diktir abam herkesin kendi tercihi ben de şuan özel diktirirdim o zaman daha bir tek eşim memurdu onu güç durumda bırakacak şeyler isteyemezdim onu seviyorum 🥲
"Çocuğu oyun oynamaktan engellemek ve sürekli bilgi öğrenmeye sevk etmek, çocuğun kalbini öldürür, zekasını yok eder, hayatını zehir eder."
(Gazâlî, İhyâu Ulûmi’d-Dîn)
“Anne-baba çocuğunu bol nimete, süse ve refaha alıştırmamalıdır. Yoksa büyüyünce ömrünü bunları elde etmeye çalışmakla zâyi eder.”
(İmâm Gazâlî/İhyâu Ulûmi’d Dîn)
"Çocuk eğitiminin temeli, onları kötü arkadaşlardan korumaktır."
(Gazâli, İhyâu Ulûmi’d-Din)
Aile hekimleri gibi her haneye aile bakanlığından birileri görevlendirilsin haneleri denetlesinler rutin aralıklarla. Başka bir çözüm yöntemi gelmiyor aklıma.
iki kucuk kardesim var olabildigince telefon tablet yasakliyoruz bu sefer noluyor biliyor musunuz? akran zorbaligi.. “sen sunu biliyor musun, aa ama herkes biliyor” yani kisaca dislaniyorlar. dijital bagimlilik bireysel bir yasakla degil anca kolektif bir bilincle engellenebilir
I stopped yelling at my kids for a week.
Here’s what I noticed:
we were late to school every single day
they didn’t clean up a single thing
they didn’t shower
they didn’t do their homework
they looked homeless
I tried gentle parenting.
They responded like tiny union workers on strike.
Turns out my “yelling” was really just the family notification system.
"Misafirliğe gelen 3 yaşında çocuk elindeki telefonu fırlattı ve televizyonumuz kırıldı.
Babası özür dilemek şöyle dursun bu kırdığı dördüncü telefon ikinci de televizyon diye pişkin pişkin güldü.
6 yaşındaki çocuk pazar tezgâhındaki dolmalık biberleri parmağıyla tek tek popit gibi deldi, pazarcı ardından ürünleri tek tek ayıklayıp kaldırmak zorunda kaldı ve annesi bir kere bile yapma demedi.
Evimize gelip tuvalete çocuğunun peşinden "özgüveni kırılır" diye gitmeyen anne sayesinde, çocuğun batırdığı banyoyu ben temizledim.
Elinde kıyır kıyır elmalı kurabiyeyle evin içinde dolaşan çocuk için "örtü sereyim de öyle yesin" dedim. Annesi "Oturup yemez ki" diyerek omuz silkti.
Komşu çocukları bahçe aydınlatmalarını kırıyor. Söyleyince, "Çocuğumdan daha kıymetli değil" karşılığını alıyorsun.
Sorun çocuklarda değil. Sorun, kitap okumayan, pedagojiden bihaber ama Instagram'da izlediği iki videoyla kendini "çocuk ruhundan anlayan ebeveyn" ilan eden yetişkinlerde.
Neymiş efendim, çocuk özgürmüş, keşfederken engellenmezmiş, hayır denmezmiş, yoksa özgüveni kırılırmış.
Peki hangi psikoloji, hangi din, hangi kültür, hangi örf bu vurdumduymazlığı meşrulaştırıyor?
Yeni bir akım ortaya çıkardılar: "sorunlu davranışları özgürlük sanan bir ebeveynlik"
Disipline "travma", sınır koymaya "baskı" adını verdiler bir de...
Çocuk merkezli olmak; her şeyi çocuğa bırakmak değil, onun iyiliği için sağlıklı sınırlar çizebilmektir.
Özgürlük; başkasının hakkını çiğnemek değil, saygı duyarak var olabilmektir.
Ebeveynlik; sadece sevmek değil, yön gösterebilmek ve sorumluluk vermektir.
Çocuklarımızı özgürleştiriyoruz sanırken, aslında onları ölçüsüzlüğe teslim ediyoruz.
Topluma, hayata, başkasının varlığına karşı duyarsız bireyler yetiştiriyoruz.
Ama unutmayın, çocuklar her zaman öğrenir. Ya sorumluluğu ya sorumsuzluğu...
Ve çoğu zaman derslerini öğretmenlerinden değil, ebeveynlerinden alırlar.
O yüzden mesele çocuk değil. Mesele aynaya bakmayı reddeden yetişkinlik."
Şeyma Çekici
Herkes için aynı olmayabilir bu durum. Herşeyimi bırakıp şehir değiştirdim evlendim kpss hazırlandım bebeğim oldu atandım sosyal çevrem çok daha genişledi ve güzelleşti ailemle de görüşmem asla kısıtlanmadı eski arkadaş çevremle de. Bu biraz eşle ve kendinizle alakalı bence 💁🏻♀️
Evlenirken kocasının yaşadığı şehre taşınmak için işini bırakan, yeni taşındığı şehirde iş bulamayınca ev hanımı olan üniversite mezunu bir sürü kadın tanıdığım var. Bakın bir erkek için işinizden, sosyal çevrenizden vazgeçmeyi aklınızdan bile geçirmeyin. Yeni yerde iş bulurum arkadaş edinirim diyorsunuz ama öyle olmuyor. Kadın iş bulamayıp bir süre sonra ev hanımlığına alışıyor. Eve kapandığı için sosyal çevre de edinemeyip tamamen izole bir hayat yaşıyor. Yalnızlığını gidermek için üstüne bir de çocuk doğuruyor ama çocukla da tüm gün evde bir başına kalıp depresyona giriyor. Kocası ise dışarıda işinde gücünde, sosyalleşmeye, hayatın içinde olmaya devam ediyor. Erkek için iş bırakılıp şehir değiştirilmez. Orada sizin aileniz, arkadaşlarınız, işiniz gücünüz var. Yeni bir yerde tamamen savunmasız ve kimsesiz konumda olacaksınız. Evlenecek kadınlara söylüyorum, lütfen böyle devasa bir fedakarlığı kimse için yapmayın. Sonuçları yukarıda anlattığım şekilde oluyor. Bu bir tuzak. Düşmeyin.
@sailormoongg Sabah 10dan gece 1e kadar güm güm ses evimin içinde yanklanıyor. Bu durumdan aşırı derecede bıktm benim de 2 yaşında çocuğum var ben uyarıyorum çocuğumu karşımdaki laftan da anlamıyor ya da anlamazdan geliyor artı apartman genel olarak saygısız.Bu yüzden müstakile gecicem yaptırp