Büyük şirketlerdeki CEO'ların Haziran ve Temmuz doğumlu olma olasılığı daha düşüktür.
Çünkü okul yıllarında sınıflarının en küçükleri olan bu kişiler, erken yaşta daha az liderlik fırsatı yakalar ve bu dezavantaj kariyerlerine kadar uzanabilir.
Sürekli yeni şeyler öğrenerek, videolar izleyerek ve makaleler tüketerek kendinizi geliştirdiğinizi sanıyorsunuz ama aslında sadece hayata karşı korkularını entelektüel bir kalkanın arkasına saklıyorsun.
İnternetteki o sonsuz bilgi akışı içinde felsefe, psikoloji, sinir bilimi ve kişisel gelişim teorilerini yutup her şey hakkında fikir sahibi olduğunda, zihnin bu sürekli uyarılmayı gerçek bir "başarı" sanıp dopamin salgılıyor.
Bu zihinsel uyarılma, hücresel ve ruhsal düzeyde gerçek bir dönüşüm yaratmaz; sadece seni o anlık tatminle uyuşturarak eylemsizliğe hapseden dijital bir emziğe dönüşür.
Gerçek dünyayla yüzleşmek, reddedilmek, başarısız olmak ve o belirsizliğin getirdiği acıyı yönetmek yerine kitapların ve kusursuz teorilerin güvenli limanına sığınıp hazırlık tuzağında kalmayı seçiyorsun.
İnsan davranışlarını, psikolojik mekanizmaları harika açıklayan o sofistike dilin, aslında doğrudan yüzleşmeye korktuğun o sıradan zayıflıklarını ve korkularını maskelemek için geliştirdiğin bir savunma mekanizmasıdır.
Etrafta sıradan insanlardan daha derin, daha içgörülü ve daha farkındalıklı biri gibi görünerek aldığın o ucuz sosyal medya onayları, seni yetkin kılmıyor; sadece hayatı yaşamak yerine onu uzaktan izleyen bir gözlemciye dönüştürüyor.
Kendini acımasızca analiz etmeyi büyüme ile, ham bilgiyi ise bilgelikle karıştırdığın sürece, kafandaki o devasa "potansiyel" fantezisinin içinde saklanarak gerçek hayatına zerre kadar dokunmadan yaşlanıp gideceksin.
Her şeyi anlamaya çalışmak aslında tek bir büyük korkunun eseridir: Gerçekliğin karşılık vermesi ve fantezini yıkması korkusu.
Harekete geçtiğin an o kusursuz fantezi biter ama hayat tam olarak o riskin bittiği yerde başlar.
Bursa'da kocasını öldürüp cesedini 15 parçaya ayırarak 15 farklı çöp kutusuna atan kadın ile mahkeme başkanı arasında yaşanan diyalog:
Mahkeme başkanı: "Nasıl kestin zorlanmadın mı?"
Kadın: "Evde kurbanı ben kestiğim için çok kolay kestim, zor olmadı."
Otoriter babalık çocukların daha fazla hile yapmasıyla ilişkili bulundu.
Sert kurallar çocukta hile yapmayı itibar koruma/başa çıkma stratejisine dönüştürüyor.
Çevrendekiler bir grubun fanı olup onun şarkıları hayatları hakkında konuşuyor mesela ama sen bir gruba fan olmayı saçma buluyorsun ve ayrışmış oluyorsun
1. İletişim ve Çatışma
Tartıştığımızda nasıl sakinleşmeyi tercih edersin?
Özür dilemek senin için ne ifade ediyor?
Kırıldığında bunu hemen söyler misin, içine mi atarsın?
Bir tartışmadan sonra barışma sürecini nasıl hayal ediyorsun?
İlişkide asla kabul edemeyeceğin nedir?
Sınıfta mastürbasyon yaptığı için TED Koleji'nden atılan Melih Gökçek'in oğlu Osman Gökçek:
"Buna gülenlerin de bir an durup neye güldüklerini düşünmeleri ve utanmaları gerekir."