Kimin umurunda olur, kimin olmaz bilmiyorum ama gelin bu yasaklama meselesinin bendeki etkisini anlatayım.
Ben maddi ve manevi açıdan pek parlak bir hayat yaşamadım. Küçükken dedem, babaannem ve diğer akrabalar hep beni oyun oynamaktan uzaklaştırmaya, kısıtlamaya çalıştı. Onlar için bu basit bir şeydi ama benim için oyunlar başka dünyalara açılan kapılardı.
Gordon Freeman olup Black Mesa’dan kaçtım.
Max Payne olup öldürülen karım ve çocuğumun yasıyla suçlularla savaştım.
Captain Blake olup uzaydan gelen parazitleri yok ettim.
Commander Shepard olup hem mürettebatımı korumaya hem de evreni kurtarmaya çalıştım.
Ve daha sayamadığım yüzlercesi.. Hepsi bana bir şey kattı. Empati kattı, direnç kattı, karar verme becerisi kattı. Bugünkü benliğimde onların izleri var.
Belki çevremdekiler bunun farkındaydı, belki değildi. Ama gerçek şu ki; beni bu tutkumdan uzaklaştırmaya çalışarak farkında olmadan büyük bir zarar verdiler. Eğer sürekli kısıtlanmasaydım, belki de bu alanda bir şeyler başarabilir, tutkulu olduğum sektörde bir meslek edinebilirdim.
Son zamanlarda yaşanan yasaklama olayları bana çocukluğumda yaşadığım o kısıtlamaların ülke çapındaki bir versiyonu gibi geliyor. Benim için asıl tetikleyici olan da bu. Yetişkinlerin ve gençlerin bu sektörden uzaklaştırılması yalnızca bireysel bir hobi meselesi değil, o koruyoruz dedikleri çocukların, gençlerin potansiyelinin törpülenmesi demek. Yetişkinlerin özgürlüğünün kısıtlanması demek. Üstelik globalde Türkiye pazarının imajı da ciddi şekilde zarar görüyor hatta şimdiden bayağı bir gördü bile bence.
“Çocuklar” deniyor ama ben 30 yaşında bir adamım. Vergisini vererek aldığım bilgisayarımla, vergisini vererek aldığım oyunu oynamak istiyorum. Kimseye zararı olmayan, beni besleyen bir ilgi alanının elimden alınmasını kabul edemiyorum, etmek istemiyorum. Çok zoruma gidiyor.
Son 8 aydır kalbimde bir ağrı var. Doktora gittim, fiziksel bir şey çıkmadı. Çoğu kişi “psikolojik olabilir” diyor. Bu ortamda başka nasıl olabilir ki? Sürekli artan pahalılık, adaletsizlik hissi, özgürlük alanlarının daralması… Bunların insanın ruhuna ve bedenine yük bindirmemesi mümkün mü? Yasaklama haberlerinden beri bu ağrının artması tesadüf gibi gelmiyor. O yüzden açıkça söylüyorum; bir sağlık sorunu yaşarsam sorumlular belli. Danışıklı dövüş yapan yasakçı zihniyet.
Belki de en yoran şey yalnız hissetmek. Yüzbinlerce takipçisi olan insanlar hâlâ seslerini net bir şekilde çıkarmıyor. Herkes reklamına, işine, programına devam ediyor. Ben ise neredeyse hiç etkileşim almayan biri olmama rağmen birkaç gündür tweet atmadığım için bile huzursuz hissediyorum. Bu da ayrı bir çelişki.
Keşke kendimizi tutmak zorunda kalmadan konuşabilsek. Karamsarlık yaymak istemiyorum ama dürüst olmak gerekirse umudum yok artık benim. Şu an elimde kalan tek savunma mekanizması umursamamaya çalışmak. Başka ne yapabileceğimi bilmiyorum.
#OyunsuzGelecekOlmaz
@nuee02 Ben genelde oyunları oynarken ana karakter benim paralel evrendeki bir versiyonummuş gibi bir motivasyonla oynarım. Yine de biliyorum çok ütopik ama isterdim ki her oyunda iki cinsiyeti de seçebilelim.
Aklıma bişey geldi. Bu "Everywhen" denen yere ölen tanrılar gidiyorsa, belki bir şekilde ufak da olsa başka mitolojilerden de tanrılar görebilme ihtimalimiz var mı?
Meselaaa türk mitolojisinden 😏
Si el "Everywhen" es dónde van a parar los dioses cuando mueren.
Significa que a Faye, la mujer de Kratos, le van a estar esperando tres dioses que se acuerdan muy bien de él...
Atenea, Ares y Zeus
AY, DIOS, MÍO...
Her geçen gün daha fazla saçmalıyor. Hiçbir doğru hamlesi yok. GeForce Now, Erzurum vs vs. İnsanlar hergün daha fazla anlıyor nasıl kötü biri olduğunu. Durmuyor ama kabul etmiyor asla haksız olduğunu. Bir özür yok bişey yok. Full zararsın başka bişey değil.
PintiPanda, Jahrein'e cevap verdiği birkaç paylaşım yaptı. Jahrein'in geçmişteki bazı siyasi söylemlerini paylaştı.
“Adama bak, bize ahlak satıyor. Yarın abilerin emrederse tekrar konuk alır güzellersin. Kimse de şaşırmaz. Önüne geleni terörist ilan eden, "düşük IQ'lu" dediğin milliyetçilerden ekmek yiyen bir adamsın sen. Kimse seninle muhatap olmak istemiyor birader. Elbet sırtını dayadıkların bir gün çeker oturduğun sandalyeyi. "Abartma, o kadar da değil" diyen arkadaşlar varsa buyursun. Tutarlılık seviyesi burada. "Düşük IQ'lu" dediği milliyetçi arkadaşlar buyurun, sizin için daha neler demiş. İyi dinleyin ama size ne dediğini aklınıza kazıyın. Haklı. Bu ülkede rezil olmak imkansız birader.”