30 Ağustos Zafer Bayramı’nı Türkiye’nin dört bir yanında coşkuyla kutladık.
Bu bayramları meydanlarda, sokaklarda, yurdun her köşesinde coşkuyla yaşatmak zorundayız çünkü milli bilinci diri tutmanın, bu kutlu emanetin değerini yarınlarımıza aktarmanın yolu bu meydanlardan geçer.
Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün emanetine sahip çıkan, geleceğe umutla bakan tüm milletimizin Zafer Bayramı tekrardan kutlu olsun. Birlik ve beraberlik içinde nice bayramlara…
Girne açıklarında meydana gelen elim olayda hayatını kaybeden kardeşlerimize Allah’tan rahmet; ailelerine ve yakınlarına başsağlığı ve sabır diliyor, arama kurtarma çalışmalarının en kısa sürede neticelenmesini ve kayıp 23 kardeşimizin sağ salim kurtarılmasını temenni ediyorum.
Doğusundan batısına, gencinden yaşlısına milletimizin her kesimiyle bir araya geliyor; vatandaşlarımızı dinliyor, çözüm önerilerimizi anlatıyoruz.
Türkiye’nin aydınlık yarınları elbet gelecek. Biz @BTP_Parti olarak o yarınları hep birlikte inşa etmek için çalışmaya devam edeceğiz.
1071’de Sultan Alparslan’ın Malazgirt’te açtığı kutlu kapı, 1922’de Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün Kocatepe’den başlattığı Büyük Taarruz ile ebediyen mühürlenmiştir. Biri Anadolu’yu yurt kılan, diğeri ise bu yurdun asla işgal ve esaret kabul etmeyeceğini tüm dünyaya ilan eden iki büyük zaferdir. Kutlu olsun!
"Hattı müdafaa yoktur, sathı müdafaa vardır. O satıh bütün vatandır!"
22 gün 22 gece süren, tarihin akışını ve bir milletin makus talihini değiştiren Sakarya Meydan Muharebesi'nin yıl dönümünde; başta Başkomutanımız Gazi Mustafa Kemal Atatürk olmak üzere bu vatanı canı pahasına savunan tüm kahramanlarımızı saygı, rahmet ve minnetle anıyorum.
Dün Sakarya’da topyekûn mücadeleyle emperyalizme boyun eğmeyen irade, bugün tam bağımsız Türkiye hedefimizin en büyük teminatıdır.
Zafer Partisi Genel Başkanı Sn. Ümit Özdağ’ın davetiyle bu akşam Kutlu Parti Genel Başkanı Sn. Yusuf Halaçoğlu, Adalet Partisi Genel Başkanı Sn. Vecdet Öz ve Milli Yol Partisi Genel Başkanı Sn. Remzi Çayır ile bir araya geldik.
Ülke gündemini istişare ettik, Sn. Genel Başkanların tecrübelerinden istifade ettik. Hepsine teşekkür ediyorum.
Ülkemizin en önemli sorunlarından biri tarım kesimini ilgilendirmektedir.
Bağımsız Türkiye Partisi, mevcut düzeni tamamen değiştirerek bir tarım reformu sunmaktadır.
Tarım reformu, ülkemiz şartları dikkate alınarak Türk çiftçisi için hazırlanmış bir düzendir.
BTP'nin tarım reformuna göre,
1- Tahditler kaldırılacaktır.
2- Devlete ait topraklar uzun vadeli, sembolik ücretler karşılığında kiraya verilecektir.
3- Ürün fiyatları çiftçiler tarafından üretici kooperatif üzerinden belirlenecektir.
Hem devlet desteğini hem de iç piyasa fiyatını beraber alacaktır.
4- Devlet üreticinin yetiştirdiği ürünün yüzde 50'sine en az 6 ay evvelinden avans verecektir.
5- İthal ürünlere karşılık yerli üreticinin korunması devlet garantisinde sağlanacaktır
6- Tarım içim gerekli olan finansman elde edilen üretim karşılığı senyoraj geliri ile karşılanacaktır.
7- Devlet tarıma bağlı sanayi üzerine yatırım yapmak isteyen girişimcilere, "proje mukabili 0 faizli krediler" ve "gerekirse geri ödemesi üretim veya ürün" olacak türden kredi verecektir.
8- Devlet ürünlere pazar garantisi verecektir.
9- Gübre ve tarım ilaçları konusunda yatırımlar teşvik edilecektir.
10- Çiftçi ye emeklilik desteği ve doğal afetlere karşı sigorta desteği sağlanacaktır.
Biz, bu reform paketini yıllardır çiftçimiz ile paylaşıyoruz. Bizim yanımızda olması, yapacaklarımıza inanarak bizi iktidara taşıması Türk tarımını tekrar "kendi kendine yeten yedi tarım ülkesi"nden biri haline getirecektir.
Milli Dayanışma ve Toplumsal Bütünleşme bizce şöyle olur:
Madde 1: Devletimizin üniter yapısı, Mustafa Kemal Atatürk ilkeleri kırmızı çizgimizdir.
Madde 2: Türkiye'nin yabancıya ve yandaşa verilen madenleri geri alınarak devlet-millet ortaklığı ile işletilecektir. Bu kaynakların geliri vatandaşa vatandaşlık maaşı olarak verilecektir.
Madde 3: Devletin özelleştirmeler yoluyla elden çıkarılan fabrikaları yeniden devletleştirilecek ve bölgesel istihdam güçlendirilecektir. İş sahibi olacak olan gençler illegal yapıların istismarına açık olmaktan kurtarılacaktır.
Madde 4: Parti programımız olan Milli Ekonomi Modeli'nin gelir adaletini sağlayacak projeleriyle vatandaşlar arasındaki adaletsizlik duygusu ortadan kaldırılacak ve devlet-millet bağı güçlendirilecektir.
Madde 5: Yargı bağımsızlığı temin edilecek, kuvvetler ayrılığı ilkesi gerçek anlamda yeniden tesis edilecek ve hiç kimse kendini yargının, anayasanın üzerinde göremeyecektir.
Madde 6: Yargıdaki siyasallaşma ortadan kaldırılarak, herkesin "adalet var" duygusu ile devletine güveni sağlanacaktır.
Madde 7: Köy okulları yeniden faaliyete geçirilecek, okulsuz köy kalmayacaktır. Anayasal bir hak olan eğitimde fırsat eşitliği ülkenin tamamında hayata geçirilecek ve bölgesel dezavantajlar ortadan kaldırılacaktır.
Madde 8: Sağlık hizmeti ülke geneline eşit kalitede yayılacak ve yine anayasal bir hak olan sağlık hizmetlerine erişimde bölge farkı olmayacaktır.
Madde 9: Milli birlik ve beraberlik konusunda ortak paydalar ön plana çıkarılacak ve bu yönde çeşitli şekillerde yayınlar ve eğitim faaliyetleri yapılacaktır.
Madde 10: Dış güçlerin Türkiye üzerindeki planlarının bir parçası olarak Türk askerine, polisine, öğretmenine, doktoruna vs. silah doğrultmuş hiç kimse ve hiçbir grup için af söz konusu olamaz, teklif dahi edilemez.
Madde 11: Türkiye'nin demografik yapısını bozan kontrolsüz dış göç önlenecek ve Türkiye'deki kaçak göçmenler hukuk çerçevesinde ülkelerine gönderilecektir.
Madde 12: Türkiye, dış politikada ulusal güvenliğini tehdit eden ülkelerle ilişkilerini gözden geçirecek ve gereken adımları atacaktır.
Madde 13: Türkiye, komşularıyla iyi ilişkiler kurarak bölgesel istikrar ve güvenin temini için gereken adımları atacak.
Hüseyin Baş’ın bu sözleri tekrar gündem oldu:
“AKP-CHP-MHP-DEM
Son genel seçimde %90’a yakın oy aldı.
Yarın seçim olsa yine aynı oyu alırlar.
Kim ekonomiden memnun?
-Hiç kimse
Kim Apo’yla müzakere sürecini destekliyor?
-Hiç kimse
%90 oyu kim veriyor?
-O hiç kimse
Beklemeyin Türk Milleti!
Bizim sorumluluğu almamız lazım…
@huseyinbas_BTP
Dün sadece PKK'ya Af değil, aynı zamanda Erdoğan'ın Cumhurbaşkanlığıda oylandı!
Ve YENİ PARTİ buna EVET dedi!!!
Bundan sonra Erdoğan'ın bir daha seçilmesini değil, 7 yıl için seçilip seçilmeyeceğini konuşacağız!
Bunu bilmiyor olamazsınız değil mi Özgür Bey!
Siyasetin amacı elbette ki toplumsal huzuru sağlamaktır. Peki, ekonomi kötüyse toplum huzur bulabilir mi?
Siyasetin öncelikli maksadı, ekonomiyi düzeltmek ve halkın refah seviyesini artırmak olmalı.
Geçinemeyen bir emekliye, kirasını ödeyemeyen bir işçiye, çocuğunu okutmakta zorlanan bir esnafa, devletin yapacağı en büyük iyilik ekonomisine destek olmaktır.
Çerçeve Yasaya, Çerçevelik Sorular
1- Meclis’ten bir yasanın geçmesi için salt çoğunluk yeterliyken ve AK Parti, MHP ve DEM Parti bu sayıya çok rahat ulaşabiliyorken; çerçeve yasa için neden Meclis’teki tüm partilerin katılımı isteniyor?
2- Anayasa değişikliğinin ön adımı niteliğinde olduğu söylenen bu çerçeve yasa, iddia edildiği gibi herkesin istediği ve toplumsal mutabakatın sağlandığı bir düzenlemeyse, neden milletin önüne götürülüp referanduma sunulmaya cesaret edilemiyor?
3- Adı “toplumsal birliktelik” olan 12 maddelik yasa teklifinin içerisinde, toplumsal birlikteliği doğrudan sağlayacak hangi madde yer alıyor? (Hukuki değerlendirmem; teklif sadece infaz düzenlemesinden ibaret çerçeveyi böyle koymak lazım)
4- Terörist başının bu yasayı onayladığı basında yazılıp çiziliyor. Ne zamandan beri Türkiye Cumhuriyeti’nde bir yasa çıkarılırken, Meclis’te milletin seçtiği vekillerin dışında herhangi bir kişinin onayı aranıyor?
5- Son olarak; aylardır komisyonda oturup kalktınız, toplantılar yaptınız… Allah aşkına, hazırladığınız yasa teklifi bu mu?
📌"Çerçeve yasayı Sevr'in yıl dönümünde özellikle Meclis'e getirdiler"
📌"TBMM Pazartesi çalışmadığı halde..."
📌"Görüşme için TBMM TV'nin çalışmadığı günü seçtiler"
➡️İYİ Parti Grup Başkanvekili Turhan Çömez'den Meltem TV'ye çarpıcı açıklamalar
#pazartesi@ComezTurhan
İbret alınsaydı hiç, tekerrür eder miydi tarih?
Bugün olanlar, bırakın olmayı, konuşulabilir miydi acaba?
O halde bugün Türk Milleti olarak bize düşen atalarımızın yaptığı gibi vatanımızı savunmaktır.
Ne mutlu Türküm diyene.
#10Ağustos