insan insana uzak oldukça, insanin insana degeri paha biçilemiyor. insan insana yaklastigi müddetçe; birbiri için kaçilasi bir mahlukat haline geliyor. insan; insan için agir bir yük, mesakkatli bir yol, zifiri bir karanlik, kuru bir soguk, aci bir tat, yok edici bir firtina,
Sevdiğimiz biri bizi kırdığında aslında iki şey birden kaybederiz: Onu kaybederiz, üstüne bir de onun gözünde gördüğümüz kendimizi. Bazı hayal kırıklıklarının bir ayrılıktan uzun sürmesi bundandır.
“Zarif insanların en büyük yanlışı, aşırı empati kurmalarıdır.
Ne bu kekre dünya bu kadar hassasiyeti kaldırır, ne de bu vasat insanlar bu kadar inceliği…”
Cehaletin en derini, bilmediğini bilmemek. Gölgelerle yetiniriz, çünkü konforludur. Hepimiz, bilsek belki de hayatımızı kökten değiştirecek ama varlığından bile habersiz olduğumuz bilinmeyenlerle çevriliyiz.
Öz saygı, başkalarının beğenisi veya dış itibar ile değil, kişinin kendi hayatının sorumluluğunu üstlenme cesaretiyle ilgilidir.
Bu duygudan yoksun olmak, geceleri kendi hatalarımızla ve kaçırdığımız fırsatlarla dolu bitmek bilmeyen bir iç hesaplaşmaya mahkûm olmak demektir.
Öz saygı doğuştan gelen bir yetenek değil; anlık konforlar yerine sorumlulukları seçerek ve küçük kişisel disiplinlerle geliştirilen bir zihin alışkanlığıdır.
Öz saygısı olmayan insanlar, kendi değerlerini kanıtlamak için başkalarını memnun etmeye çalışır ve sürekli kendilerine ait olmayan sahte roller oynamak zorunda kalırlar.
Bizi başkalarının beklentilerinden özgürleştiren bu duyguya sahip olmadığımızda, günün birinde kendimizi bulmak için içimize döndüğümüzde bulacağımız tek şey devasa bir boşluk olacaktır.
Joan Didion
@ahinGkhanKara1@asena161 Mümin erkeklere söyle: Gözlerini haramdan sakınsınlar ve iffetlerini korusunlar. Bu onlar için daha temizdir. Şüphesiz Allah, onların yaptıklarından hakkıyla haberdardır." [Nûr Suresi, 30]