Ben size iktidara gül bahçesinden geçerek gitmeyi vadetmiyorum.
Ben size acıya katlanmayı ama teslim olmamayı vadediyorum.
Ben size onur, haysiyet, cesaret ve mücadele vadediyorum!
Cumhuriyet Halk Partisi; kişisel ikbal arayışlarının mücadele alanı değildir.
Cumhuriyet Halk Partisi milletimizin egemenlik senedidir.
38. Olağan Kurultayımız ile ilgili mahkemenin vermiş olduğu karar; bir ayrışma vesilesi değil, asırlık çınarımızın altında kenetlenme fırsatı olmalıdır.
Gün; sevinç çığlıklarıyla birbirimizi kırma günü değildir.
Gün; kırgınlıkları bir kenara bırakıp ciddiyetiyle, sükûnetle ve kucaklaşarak ayağa kalkma günüdür.
Bu süreci “keşkelerle” değil, ciddiyetle, parti kültürümüzden aldığımız samimiyetle ve ortak akıl ile yönetmek zorundayız.
Şahsi ikballer değil, Türkiye’nin geleceği esastır. Bu kapsamda süreci; önceki dönem Genel Başkanlarımızla, Parti Meclisi üyelerimizle, milletvekillerimizle, il ve ilçe başkanlarımızla tam bir uyum ve iş birliği içinde yürüteceğiz.
Hiç kimse endişe etmesin, partimizi bu tartışmaların içinden çıkaracak ve iktidar yürüyüşünü devam ettireceğiz.
Herkesi sükûnete ve ortak akıla davet ediyorum.
Biz bir aradayız! 🇹🇷
@Jokervedatfidan 4 kişilik deprem çantasını hazırlamak için şuanada kadar 4 bin tl harcadım. İlk yardım çantası çadır vs asıl para tutacak şeyler evde hali hazırda olmasına rağmen. emeklinin asgari ücretlinin deprem çantası hazırlayacak bile parası yok
“Her şey çok güzel olacak” sözünün mimarı 22 yaşındaki Berkay Gezgin çıkartıldığı mahkeme tarafımdan tutuklandı.
Duruşma salonundaki son sözleri;“Lütfen beni unutturmayın!” Oldu
İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanımız, yol arkadaşım Sn. Ekrem İmamoğlu’nun hukuka ve tüm mevzuata uygun diplomasının iptal edilmesine ilişkin karar sonrası Türkiye demokrasisi maalesef bir başka evreye geçmiştir.
Hatırlatmak gerekir ki İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanımız Ekrem İmamoğlu, partimizin cumhurbaşkanı adayını belirleme yetkisine anayasal olarak sahip TBMM Grubumuzun büyük çoğunluğunun verdiği imzalarla; Parti Meclisimizin Cumhurbaşkanı adayımızı belirlemek için yöntem olarak öngördüğü ön seçime katılma hakkı elde etmiştir.
Demokrasiye uygun olmayan bir biçimde rakipleri devreden çıkarmak öncelikli olarak Türkiye’ye ve on yıllarca yıl kurumsallaştırmaya çalıştığı demokrasisine yapılabilecek en büyük kötülüktür. Ekrem İmamoğlu’nun diplomasının iptali; Hukuki istikrar, hukuk devleti ilkelerine aykırıdır. Buna izin vermek bu ülkeye ve demokrasisine yapılan en büyük ihanettir.
İstanbul Üniversitesi’nin bugün verdiği karara karşı tüm hukuki sürecin işletileceğini ve Genel Merkezimiz öncülüğünde Anayasa’yı yok sayan, hukuku ayaklar altına alan bu karara karşı gereken adımların atılacağını herkesin bilmesini isteriz.
İmamoğlu’nun hukuk ve demokrasi dışı bir zorlama ile adaylık hakkının elinden alınmasına sessiz kalacağımızı ya da bundan hoşlanacağımızı kimse düşünmesin.
Ben Ekrem Başkanımıza yapılan bu haksızlığı kabul etmiyorum.
Tüm bu hukuki ve siyasi sürecin her dakikasında Ekrem Başkanımızın yanında olacağımı, böylesine hukuksuz bir süreçte daha önce üçlü masada ifade ettiğim “Cumhurbaşkanlığı adaylığımı günü gelince değerlendireceğim” kararımı, bu hukuksuzluk ortadan kalkana kadar ASKIYA alacağımı da kamuoyuna ilan ediyorum.
Ayrıca, yaşanan tüm adaletsizliklere ve demokrasi dışı müdahalelere karşı sessiz kalmayacağız. En güçlü mücadeleyi de Cumhuriyet Halk Partisi olarak, milletvekili grubumuzla, il başkanlarımızla, örgütümüzle, belediye başkanlarımızla, tüm üyelerimizle ve demokrasiye inanan tüm yurttaşlarımızla vereceğimizden kimsenin de şüphesi olmasın.
CHP içindeki dayanışma duygumuzu ise kimse küçümsemesin ve bizlerin, en büyük makamlar karşısında bile bu birlikteliği kaybetmeyeceğimizi unutmasın. Hele, ‘selden kütük kapmaya’ çalışanlarla bizleri aynı tutmaya kalkmasınlar.
Türkiye’de hukukun üstünlüğüne gölge düşüren her adımın karşısında olmaya, adalet ve demokrasi mücadelesini sürdürmeye devam edeceğiz. Ekrem başkanım; haklı mücadelenizin sonuna kadar yanınızdayız. @ekrem_imamoglu
İstanbul Üniversitesi Yönetim Kurulu'nun kararı HUKUKSUZDUR.
Böyle bir karar alma yetkileri yoktur. Yetki, sadece İşletme Fakültesi Yönetim Kurulu’ndadır. Bu kararı alanların tarih ve adalet önünde hesap verecekleri günler yakındır. Adalete, hukuka ve demokrasiye susamış milletimizin yürüyüşü durdurulamayacak.
Kurtuluş Yok Tek Başına!
Ümit Özdağ tutuklandı!
Adalet tutuklandı!
Asgari ücretle geçinmek zorunda kalan işçi tutuklandı!
Açlık sınırının altında yaşayan emekliler tutuklandı!
Sığınmacı ve kaçaklarla vatanını paylaşmak istemeyen vatanseverler tutuklandı!
Terörist başı, bebek katili Öcalan serbest kalmasın diyen şehit anaları tutuklandı!
Tribünlerde "Ne mutlu Türk'üm diyene" diye bağıran taraftarlar tutuklandı!
"Mustafa Kemal'in askerleriyiz" diye haykıran milyonlarca Atatürkçü tutuklandı.
Beni tutuklayabilirsiniz ama öldürmeden susturamazsınız!
Devlet Bahçeli ; ‘’Tecridi kaldırılırsa gelsin TBMM'de DEM Parti Grup Toplantısı'nda konuşsun, terörün tamamen bittiğini ve örgütün lağvedildiğini haykırsın’’