Bugün Ankara Adliyesi önündeydik ❗️
KADINLARIN KAZANILMIŞ HAKLARINI HEDEF ALAN, KADIN YOKSULLUĞUNU DERİNLEŞTİREN NAFAKA HAKKINA YÖNELİK SALDIRILARI KABUL ETMİYORUZ!
Biz kadın avukatlar olarak kadınların büyük bedeller ve onlarca yıllık mücadeleler sonucunda elde ettiği hakların erkek egemen yargı ve siyaset eliyle tasfiye edilmesine, kadın yoksulluğunu derinleştirecek düzenlemelere ve kadınları güvencesiz kılacak girişimlere karşı mücadele etmeye devam edeceğiz.
Nafaka hakkına yönelik saldırılara karşı YARIN adliye önünde yapacağımız basın açıklamasına tüm kadınları bekliyoruz❗️
🗓️ 9 Haziran Salı
⏰ 12.30
📍Sıhhiye Adliyesi
Hiçbir sermaye gücü ve eril iktidar odağı Kürt kadınlarının onurunu hedef alamaz.
Kadınlara yönelik bu aşağılamayı "mizah", ırkçılığı ise "şaka" diye sunan zihniyete karşı yaşamın her alanında örgütlü mücadelemizi büyüteceğiz.
#RahmiKoçÖzürDile
BASINA VE KAMUOYUNA
Sayın Abdullah Öcalan adına ömür boyu hapis cezasına karşı yapılan başvuru, 18 Mart 2014 tarihinde AİHM tarafından kabul edilerek ihlal kararı ile sonuçlanmıştır. Devamında Sayın Hayati Kaytan, Sayın Emin Gurban ve Sayın Civan Boltan adına yapılan başvurularda da aynı nitelikte ihlal kararları verilmiştir.
Umut hakkını merkezine alan bu kararların icrası için 04 Haziran 2026 tarihinde Avrupa Konseyi Bakanlar Komitesi’ne bir çok sivil toplum örgütü ve baro olarak Kural 9.2 başvurusu ara bildirimi yapmış bulunmaktayız.
Başvuru ÖHD, İHD, TOHAV, CİSST, ÇHD, Batman Barosu, Diyarbakır Barosu, Hakkari Barosu, Iğdır Barosu , Mardin Barosu, Muş Barosu, Siirt Barosu, Şanlıurfa Barosu, Şırnak Barosu, Van Barosu tarafından yapılmıştır.
Umut hakkının yaşama geçmesi için; demokratik değişim ve dönüşümün asıl öznesi olan halkımızı, demokratik kamuoyunu, sivil toplum örgütlerini ve baroları duyarlılık ve sorumluluk almaya çağırıyoruz.
📌 İçeriden dışarıya
▪️ Sincan Kadın Kapalı zulümhanesi; ‘neler oluyor’ sorgusunu aşan, insanlığa dair en ufak kırıntıya düşmanca yaklaşan bir zihniyetin temsilidir
✍️ Ayşe Gökkan
https://t.co/sDQAJ104kL
📣Halen Antalya Yüksek Güvenlikli Hapishanesi’nde tutulan yüzde 94 engelli ağır hasta mahpus Emrah Nebioğlu’nun durumunu sizlerle paylaşacağız.
2022’de tutuklanan 34 yaşındaki Emrah Nebioğlu,başından mermiyle yaralandığı için yarı felçli durumda. Tutuklanmadan önce Nebioğlu’na⬇️
TBMM bünyesinde kurulan Milli Dayanışma Kardeşlik ve Demokrasi Komisyonu’nun 5 Ağustos 2025 tarihinden beri yürüttüğü çalışmaların sonucunda nihai rapor 18 Şubat 2026 tarihinde kamuoyuyla paylaşılmıştır. Rapora ilişkin derneğimiz dahil birçok insan hakları ve hukuk kurumu değerlendirmelerde bulunmuş, beklenen yasal değişiklikler için öneri ve fikirlerini kamuoyuyla paylaşmıştır. Ancak Mart 2026 sonunda başlanacağı söylenen yasa çalışmalarına dair somut bir gelişme kamuoyuna ve biz hak ve hukuk örgütlerine henüz yansımamıştır.
ÖHD olarak süreç içinde sunmuş olduğumuz değerlendirmeler çerçevesinde yasal adımların atılmasının önemini vurgulayarak bu konuda kamuoyu oluşturmak adına 21 Nisan 2026 Salı günü saat 20.00’de bir hashtagkampanyası organize ediyoruz!
Kampanyaya başta insan hakları ve hukuk örgütleri olmak üzere siyasi partiler, sivil toplum örgütleri, demokratik kitle örgütleri ve tüm halkların katılımını bekliyor ülkenin demokratikleşmesi ve kalıcı barışın tesisi için atılması gereken yasal adımlar için kamuoyu oluşturma çabamıza desteğinizi önemli olduğunu belirtiyoruz.
Hashtag 21 Nisan Salı günü duyurulacaktır.
Şube üyemiz Hülya Çapar Duran, Jin Dergi'de MESEM'ler üzerine yazdı ⤵️
"Çocuklara çocukluklarının geri verildiği, emeklerinin ucuz işgücü olarak görülmediği, hayallerinin ekonomik zorunluluklara kurban edilmediği yeni bir yaşamın örülmesi, yalnızca sosyal bir sorumluluk değil, aynı zamanda adil ve insan onuruna yakışır bir toplum düzeninin kurulabilmesi için tek kurtarıcı yoldur."
Derneğimiz üyesi ve ESP Eş Genel Başkan Yardımcısı Av. Sezin Uçar, hakkındaki soruşturmadan haberdar olduğu halde yurtdışından dönmüş ve iki gün önce İstanbul Havalimanı’nda gözaltına alınmıştı.
Av. Sezin Uçar bugün savcılık tarafından ifadesi dahi alınmadan, hakkında somut hiçbir delil bulunmaksızın tutuklanmıştır.
Siyasi faaliyetlerin ve demokratik eylemlerin kriminalize edilmesini kabul etmiyoruz!
Av. Sezin Uçar derhal serbest bırakılmalıdır!
📌 Rapor, ilk bakışta temkinli, çatışmasızlığı önceleyen ve ‘silahların susması’nı merkeze alan bir yaklaşım sergiliyor. Kısa vadede gerilimi düşürmeyi ve çatışma dinamiklerini kontrol altına almayı hedefleyen bir çerçeve sunuyor
🖊 Erhan Çiftçiler*
https://t.co/7iAhfOALEZ
İnsan hakları politikalarının esas alınması
gerektiğini savunan sağlık, hukuk ve hak örgütleri olarak devlet yetkililerine
çağrıda bulunuyoruz;
Yaşam ve sağlık hakkı ihlallerine yol açan ceza infaz sistemi uygulamalarından vazgeçilmelidir!
https://t.co/RzdudvRxGo
TBMM bünyesinde kurulan “Milli Dayanışma Kardeşlik ve Demokrasi Komisyonu” tarafından 18 Şubat 2026 tarihinde kamuoyu ile paylaşılan nihai rapora ilişkin değerlendirmelerimizi ve devam eden süreçte atılması gereken adımlara dair önerilerimizi kamuoyunun ve meclisin bilgisine sunmaktayız.
Görüş ve önerilerimizi içeren link ⤵️
https://t.co/otMZaWXgq3
Ağır hastalıklarına ve ATK’nın hapishanede kalamaz raporuna rağmen tahliye edilmeyen Mehmet Edip Taşar’ın Vefatı Hakkında:
27 Aralık 2022 tarihinden bu yana Marmara 5 No’lu L Tipi Kapalı Ceza İnfaz Kurumu’nda tutuklu ve hükümlü olarak bulunan 70 yaşındaki ağır hasta mahpus Mehmet Edip TAŞAR hakkında 25.02.2026 tarihinde Adli Tıp Kurumu 11. İhtisas Kurulu tarafından ‘İvedilikle tam teşekküllü bir Eğitim ve Araştırma Üniversite Hastanesi İç Hastalıkları kliniğine sevkinin sağlanarak kilo kaybı etiyolojisi açısından değerlendirilmesi, hastalığının kesin tanısının konulması ve etkin tedavisinin sağlanması ve infazının 6 ay süreyle ertelenmesi gerektiği’ yönündeki görüşüne rağmen hakkında infaz erteleme ya da tahliye kararı verilmeyen ve son olarak
03.03.2026 tarihinde sağlık durumunun kötüleşmesi üzerine Başakşehir Çam ve Sakura Şehir Hastanesi’ne kaldırılan Mehmet Edip Taşar’ın ne yazık ki ölüm haberini aldık.
Başta Adalet Bakanlığı olmak üzere, ATK’nin hapishanede kalamaz raporuna rağmen tahliye ve infaz erteleme kararı vermeyen Yargıtay 3. Ceza Dairesi ve Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığı açıkça yaşam hakkını koruma yükümlülüğünü ihlal etmişler ve müvekkilimizin tedaviye erişim hakını engelleyerek adeta ölüme terk etmişlerdir.
Açıkça söylemek gerekir ki bu uygulamanın adı düşman ceza hukukudur. 1,5 yıla yaklaşan Barış ve Demokratik Toplum sürecinde bir yandan yeni bir kardeşlik yüzyılının inşası hakkında konuşmalar yapılırken bir yandan en küçük bir adımın bile atılmadığı, insancıl hukukun bile uygulanmasından imtina edildiği bir gerçeklik var karşımızda. Herkesi sorumluluk bilinciyle hareket etmeye davet ediyoruz.
Müvekkillerimizin hapishaneden tabutla çıkmasını kabul etmiyoruz. Tüm sorumlular hukuk önünde hesap verinceye dek sürecin takipçisi olacağımızı kamuoyuna bildiriyoruz.
Mehmet Edip Taşar’ın ailesine ve sevdiklerine baş sağlığı ve sabır diliyoruz!
📌 Kırşehir Cezaevi toplama kampı mı?
▪️ İGK kararlarıyla 10 arkadaşın tahliyesi, 6 ay-1 yıl arasında değişen sürelerle erteleniyor. Benim tahliyem 08.02.2026 tarihinde 6 ay ertelendi...
🖊 Hüseyin Aykol / İçeriden
https://t.co/dspEGdHdvI
AİHM KARARININ 12. YILINDA:
UMUT İLKESİ DERHAL UYGULANMALIDIR !
Bugün, Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi’nin Sayın Abdullah Öcalan hakkında verdiği ve “umut hakkı/ilkesi”nin tanınması gerektiğini ortaya koyan kararın 12.yıl dönümüdür.
Aradan geçen 12 yıla rağmen bu karar uygulanmamış; ihlal hali yalnızca Sayın Abdullah Öcalan bakımından değil, ağırlaştırılmış müebbet hapis cezasına mahkûm edilen binlerce kişi açısından da devam etmiştir. Bu durum, Türkiye’de infaz rejiminin AİHM içtihadına ve evrensel hukuk ilkelerine aykırı şekilde sürdürüldüğünü göstermektedir.
Umut ilkesinin tanınmaması, yalnızca bireysel bir hak ihlali değil; toplumu doğrudan ilgilendiren yapısal bir sorundur. Bu alandaki düzenleme eksikliği, hukuk sisteminde derin ve kalıcı tahribatlara yol açmakta, adalet duygusunu ciddi biçimde zedelemektedir. Öte yandan, barış ve demokratik toplum perspektifiyle de açıkça çelişmektedir. Barışın inşası ve demokratikleşmenin ilerlemesi açısından, AİHM kararlarının uygulanması ve umut ilkesinin güvence altına alınması temel bir zorunluluktur.
Bu çerçevede; yasama organını, yürütmeyi, hukukçuları, sivil toplumu ve kamuoyu ile ilgili tüm kurumları uluslararası yükümlülüklerini yerine getirmeye; umut ilkesini infaz rejiminin merkezine alan, insan onurunu esas alan bir reform iradesi ortaya koymaya çağırıyoruz.
ÖHD Ankara Şube Hapishane Komisyonu’ndan Av. Berfin Babaoğlu, Eskişehir H Tipi Kapalı Hapishanesi’nde hasta tutsaklara ve İdare Gözlem Kurulu kararlarına ilişkin hak ihlallerini anlattı
https://t.co/ndopVfiGKV
Me amedekiriya 8’ê Adarê bi coş û piştgirîya xwe qeyd kir. Nameye me bi rê ketin ji bo girtiyên siyasî yên jin…
🪷🪷
8 Mart'ın hazırlığını, coşkusunu, dayanışmasını kaydettik. Mektuplarımız siyasi kadın tutsaklar için yolda...
✌🏻8ê Adarê Roja Jinên Kedkar Ên Cîhanê; bi deng û renge jinê, bi berxwedan û têkoşîna jîne pîroz be🌺
✌🏻8 Mart Dünya Emekçi Kadınlar Günü; kadının rengi ve sesiyle, mücadelesi ve direnişi ile kutlu olsun🌺
KADINLAR 8 MARTIN DİRENİŞ RUHUYLA DEMOKRATİK TOPLUMU ÖRÜYOR!
Emperyalist müdahalelerin ve teokratik rejimlerin kıskacında direnen kadınların sesini Rojava’dan Filistin’e, Afganistan’dan İran’a dek Jin Jiyan Azadî sloganyla birleştiriyor;savaşa karşı onurlu bir barışı savunuyoruz!