Para isteyen, mal isteyen yok. Benim gibi deliyi bulmuşken kaçırmayın derim. Benim evimde yediğim meyve sebzelerin 100%’nü kendim üretiyorum ata tohumu farkındalığı beni değil sizi kurtaracak. Farkındalığımız büyüdükçe zorluklarımız büyüyecek. dostlarım yanımdaysa hepsini aşarım.
Bu sabah arabaya 60 yaşlarında bir amca aldım. Namazdan konuştuk. Bana, “Ben 20 yıldır her gece teheccüt namazı kılıyorum. Sizin teheccüt halkalarına da katılıyorum. Kuşluk namazı, evvâbin namazı ve diğer nafile namazları da kılıyorum. Başka hangi nafile namazları kılayım?" dedi.
Ben de, “Kaza namazınız varsa önce kaza namazlarını kılın.” dedim.
Amca da, “Namaz bana farz olduktan sonraki ilk iki yıl, yani 12-13 yaşlarımda kılamamıştım. Ondan beri kaza namazım yok. O iki yıl için de son 15 yıldır Rabbim beni affetsin diye her vakit namazının peşine bir vakit kaza namazı kılıyorum.” dedi.
Ben de ahir zamanda bu kadar fitnenin içerisinde namazı hiç aksatmadan kıldığı için kendisini tebrik ettim.
Amca da, “Şimdi ben 60 yaşıma geldim. Namazım olmasaydı neyim vardı ki? İlk hesabı çekilecek amel namazdır. Namazım olmadan Allah’ın huzuruna nasıl çıkacaktım? Amelim terazime konulduğunda cenneti nasıl isteyecektim? Elbette Müslüman namazını kılar.” dedi.
Ben de, “Peki, nasıl hiç aksatmadan kıldınız?” diye sordum.
Amca da dedi ki: "Ben haramdan uzak durdum. Gözüme, kulağıma, mideme girecek haramlardan sakındım. Sokakta gözüme dikkat ettim. Filmlerden, dizilerden, şarkılardan ve haram olan şeylerden uzak durdum. Çünkü şunu anladım ki günahla namaz yan yana durmuyor.
İkincisi, şeytan benimle uğraşmasın diye hep abdestli gezdim.
Üçüncüsü de ezan okunur okunmaz namazlarımı hemen kıldım.”
Bunu ben de sizinle paylaşmak istedim.
Siz de namazı devamlı kılmak için bunlara dikkat edin kardeşlerim.
Birde namazı ertelemeyin. Şimdi önünüzde hangi namaz varsa hemen kılmaya niyet edin.
Birde eğer namaza yeni başlıyorsanız bir ay boyunca namazların sadece farzlarını kılın. Devamlı kılmaya alıştıktan sonra sünnetleri de rahatlıkla eklersiniz.
Birde amcanın da söylediği gibi hem abdestli gezin hem de ezan okunur okunmaz namazınızı hemen kılın. Çünkü namaz bekledikçe ağırlaşır.
Bunları yapın, inşallah namazı devamlı ve aksatmadan kılarsınız.
Rabbim hepimize namazı devamlı kılmayı ve namaz borcu olmadan kabre girmeyi nasip etsin. Âmin.
Bugün Zilhicce’nin 7. Gecesi.
Yani Duaların kabul olduğu bu mübarek gece bereket duası yapacağız.
Şimdi 33 İhlâs Suresi okuyun. Tweet’i beğenip paylaşın, gören herkes de 33 İhlâs Suresi okusun. Birlikte 4 Milyon İhlas Suresi okuyacağız.
Ve okunanları şefaatçi yaparak bu gece canlı yayında yüz binlerle birlikte: "Allah’ım! İhlâs Suresi okuyanların mallarına bereket ver, borçlarını kolayca ödemeyi nasip eyle. Sıkıntılarını hafiflet, azlarını çoğalt, zorlarını kolay eyle.” diye dua edeceğiz.
Siz de bu dua halkasına katılın.
Ve bu halkaya katıldığınızda okunacak milyonlarca surenin sevabına ortak olacağınızı ve yüz binlerce insanın da duasında yer alacağınızı unutmayın.
Tavuk fiyatları artınca tavuk ihracatı yasaklanıyorsa, konut fiyatları artınca yabancıya konut satışı neden yasaklanmıyor?
Kanatlı etine karşı intoleransım olduğu ortaya çıkınca doktorum bana "tavuk yemezsen ölmezsin" demişti. Yani başka türlü de insan doyabilir.
Ancak konut sahibi olmayınca alternatifi kira ödemek veya sokakta kalmak oluyor. Konut fiyatı artınca kiralar da artıyor.
Demek ki "fahiş fiyatla mücadele ediyoruz" iddiası bir bahane sadece.
Babalarımız, dedelerimiz 1980’lerde sanayiye, tıkır tıkır işleyen o dev makinelere yatırım yaptı, ihya oldular. 2000’lere geldik, "toprak altın" dedik, inşaata giren, beton döken köşeyi döndü. Kabul edelim, o zamanın doğrusu buydu tabii
Ama şimdi sene 2026
Hâlâ "Dükkan açsam mı?", "Arsa mı alsam?" diye soruyorsanız, treni kaçırmak üzeresiniz. 2020’lerin tek bir kazananı var: Dijital İhracat yapanlar. 🌍💻
Bugün Amazon’da günde sadece 5-10 satış yapan bir ev hanımı, İstanbul'un göbeğinde plaza hayatı yaşayan bir direktörden daha "korunaklı" bir finansal yapıya sahip olabiliyor...
Geçen gün 15 yıllık beyaz yakalı bir dostumla oturduk. Kendisi bilindik bir firmada yönetici. Abi dedi, maaşım geçen yıla göre 3 kat arttı ama hayat kalitem yarı yarıya düştü
İşte 2026'nın acı gerçeği bu: Yerel maaşla global enflasyonu yenemezsiniz 🫠
2/ Arkadaşımın sorunu ne CV'si ne de şirketiydi. Sorun, ekonomisini tek bir patronun iki dudağı arasına sıkıştırmış olmasıydı.
Yapay zeka kapıya dayanmış, yazılım iş tanımlarını siliyor. Artık kimse "sadakat" için prim ödemiyor. Artık oyunun kuralı: Bireysel Ekonomi.
3/ Nedir bu Bireysel Ekonomi?
Sadece bir şirkete değil, global platformlara bağlı olmak. Sadece TL değil, dolar/euro bazlı nakit akışı yaratmak. Bir laptop ve bir internet bağlantısını, fabrikadan daha verimli kullanmak. 💻🌍
Enflasyon yereldir ama giderleriniz artık global. Telefonunuz, yakıtınız, tatiliniz, hatta kullandığınız yazılımlar dolarla. O zaman neden geliriniz sadece yerel kalsın?
Şirketler sizi kriz anında korumaz. Sizi sadece kurduğunuz SİSTEM korur. 🛡️
Limanı terk etme vakti geldi. Okyanus büyük, ama balık da orada. 🌊🚀
Siz hala tek maaşın gölgesinde mi bekliyorsunuz?
Tünaydın dostlar!
Tepkimizi göstermek için şöyle bir görsel hazırladım:
“Tüm kasiyerlerinize oturacak sandalye verene kadar sizden alışveriş yapmıyoruz!”