🔴Panelsan direnişimiz 19’uncu gününde✊
📌İşten atılan arkadaşlarımızın işe iadesi, anayasal hakkımız olan #sendika hakkımıza saygı duyulması için ilk günkü kararlılık ve dirençle, omuz omuza mücadelemize devam ediyoruz.
#SendikaHaktırEngellenemez#DireneDireneKazanacağız
Kamu kurumlarındaki yolsuzlukları, usulsüzlükleri, kayırmacı uygulamaları, haksız zenginleşme hikayelerini ve daha nice skandalı, BirGün'de onun kaleminden okudunuz. Ankara'da yaşayan ve çalışan gazeteci İsmail Arı, aile ziyareti için sadece 2 günlüğüne gittiği Tokat'tan dönmesi bile beklenmeden, bu gece saatlerinde alelacele gözaltına alındı. Bayram vakti, aile ziyareti sırasında, gece vakti... Amaç kötülük etmek. "Halkı yanıltıcı bilgiyi yaymakla" suçlanıyor ki İsmail'e yapılabilecek en komik suçlamadır bu. İsmail'in halka verdiği tek şey doğru bilgidir, ona yalanı şakayla bile söyletemezsiniz. İsmail bugüne kadar size ses oldu, şimdi İsmail'in sizin sesinize ihtiyacı var. #GazetecilikSuçDeğildir #İsmailArıSerbestBırakılsın
Tokat'ın Turhal ilçesinde gözaltına alınan muhabirimiz İsmail Arı, Ankara'ya getirilecek
Yöneltilen suçlama: "Halkı yanıltıcı bilgiyi alenen yayma"
İsmail halka hiçbir zaman yalan söylemedi
https://t.co/EIs0EpmNMA
ABD Adalet Bakanlığı'nın kamuoyuna açıkladığı yeni Jeffrey Epstein belgeleri arasında 2019 yılında cezaevinde ölü bulunan Epstein'in daha önce yayımlanmamış ve "intiharından" hemen sonra çekilmiş müdahale fotoğrafları yer aldı.
Bu yıl da isyanımızla, öfkemizle, neşemizle, umudumuzla, feminizmden ve birbirimizden aldığımız güçle 24. Feminist Gece Yürüyüşü'nde, sokaklardayız!
Yaşasın feminist mücadelemiz!
MESEM kapsamında çalıştırılırken hayatını kaybeden çocukların yargı süreciyle ilgili haber dosyamın ikincisi.
17 yaşındaki Alperen Enes Ural, doğalgaz borusu döşerken ikinci kattan düşerek öldü. Maden işçisi baba Faruk Ural: “İstinaf, iş yeri sahibine yerel mahkemenin kestiği cezayı onadı. Devletin kestiği ceza 36 bin TL’ydi. Bu parayla konu kapandı.“
“İşveren, dava açtığımı duyunca ‘Biz size daha önce herhangi bir ihtiyacınız var mı diye sorduk, yanınızda olduk. Buna rağmen bu dava neyin nesi?’ dedi.”
“Çocuğun dikkatsiz davrandığını, balkon korkuluğunun çürük olduğunun herkese duyurulduğunu, buna rağmen bunu bildiği hâlde dikkatsiz davrandığını iddia ettiler.”
https://t.co/PLUQkaTEzo
Asgari ücret yine yerli ve yabancı sermaye tekellerinin istekleri doğrultusunda Akp iktidarı tarafından ,bu yıl da enflasyonun ve açlık sınırının çok altında 28.075 TL açlık ve sefalet ücreti olarak belirlenerek milyonlarca emekçinin geleceği çalındı.
Açlık ve sefalete teslim olmayacağız !
#asgariücret
🔴ŞİMDİ DAYANIŞMA ZAMANI!
📌Smart Solar işçileri 63 gündür onurlu mücadelelerini sürdürüyor.
📢25 Aralık'ta grevdeki Smart Solar işçileriyle dayanışma gecesinde bir araya geliyor, emeğin sesini daha da büyütüyoruz.✊
❗️BİRLİKTE KAZANACAĞIZ!
🗓️25 Aralık Perşembe
⏰18.00
📍Salon Grand Toprak (Yenikent Mah. Issıkgöl Cad. 2420 Sok. No: 6 Kat: 1 Gebze/Kocaeli)
#YaşasınSmartGrevimiz
#YaşasınSınıfDayanışması
Epstein yazı dizisi 4: Mossad parmağı
📌İstismar çetesinden daha fazlası: Küresel şantaj ağı
📌İsrail istihbaratı şüphesi, eski başbakanla mailleri...
📌Hangi ülkede Tel Aviv lehine çalıştı?
https://t.co/vym9Z4QVmC
son günlerde sıklıkla tele1’e dair paylaşım yapıyorum çünkü üzgün ve öfkeliyim.
senelerdir tele1’in izleyicisiyim, ne zaman yayına geçtiyse, emin değilim 2017 idi sanırım, hep nefes alanı oldu.
nefes alanıma, kanalıma çökülmesini kabul edemiyorum.
büyük bir boşluk hissediyorum.
çünkü mesele sadece bir televizyon kanalı değil.
bu, bizim yıllardır biriktirdiğimiz sözü, hafızayı, itirazı, ortak aklı, dayanışmayı hedef alıyor.
susturulan yalnızca bir yayın değil, hepimizin sesinin yankısı.
paylaştığımız o alan, aynı anda hem ülkenin karanlığına karşı bir ışık hem de birbirimize tutunduğumuz bir yerdi.
şimdi o alanı yok ediyorlar.
bunu kabullenirsek, yarın sıra başka bir söze, başka bir nefese, başka bir omuza gelir.
ben kabullenmiyorum.
hepimizin bildiği gibi, ses susturulmaz; sadece başka yerden yeniden çıkar.
biz de çıkacağız. yeniden, yeniden, yeniden.
ama bu acı, bu öfke, bu boşluk… gerçek.
ve tam da bu yüzden yazıyorum.
bu karanlığa teslim olmayacağız. nefesimizi kesmeye çalışanlara inat, çoğalacağız.
#tele1susmayacak
🔴YAŞASIN KADIN DAYANIŞMASI! YAŞASIN SINIF DAYANIŞMASI! YAŞASIN SMART GREVİMİZ!
Merkez Kadın Komisyonumuz, Gebze'deki #SmartSolar Fabrikası önünde 10 gündür grevde olan üyelerimize dayanışma ziyaretinde bulundu.
Smart Solar işçileri, "Kadın dayanışmasıyla... Sınıf dayanışmasıyla... SMART GREVİ KAZANACAK!" yazılı pankart açan, sloganlarla grev alanına gelen Kadın Komisyonu üyelerini alkış ve sloganlarla karşıladı; dayanışmaları için teşekkür etti.
Üyelerimiz hep bir ağızdan attıkları sloganlarla birlikte mücadele kararlılığını ortaya koydu.✊
#YaşasınSmartGrevimiz #BizKazanacağız
Bugün #AnnelerGünü …
Her yıl olduğu gibi yine “fedakârlık” övgüleri, “annelere özel indirimli mutfak robotu” reklamları havada uçuşuyor.
Ama bu söylemlerle görünmez kılınan, hatta güzellenen şey; toplumdaki cinsiyetçi iş bölümü ve ev içi kadın emeği sömürüsüdür.
📌 Çocuk bakımı yükünün kadınlara yıkıldığı,
📌 Kamunun, patronların ve erkeklerin bu konuda sorumluluklarını yerine getirmediği,
📌 Bu yüzden milyonlarca kadının ücretli işlerde çalışamadığı, işten ayrılmak zorunda kaldığı,
📌 Çalışabilen annelerin ise evde ve işte çift mesai yaptığı gerçeğidir.
🔍 Türkiye’de anne işçiler, anne olmayanlara göre %11, babalara göre ise %19 daha az ücret alıyor.
Kadınlara “doğurun” diyenler -hatta kadınların nasıl doğuracağına bile karışanlar- ILO’nun “annelik cezası” olarak adlandırdığı bu ücret eşitsizliğine karşı kılını kıpırdatmıyor!
Annelerin kendini feda etmek zorunda kalmadığı bir yaşam ancak toplumsal cinsiyet eşitliğiyle mümkün!
Bu nedenle fedakârlık güzellemeleri değil, eşitlikçi ve kamucu sosyal politikalar istiyoruz.
Her mahalleye ücretsiz, nitelikli kreş, hasta-yaşlı bakım evleri, babalar için devredilemez ebeveyn izni istiyoruz.
Başta üyelerimiz olmak üzere tüm annelerin Anneler Günü’nü kutluyoruz.
Sendikalıyız, Haklıyız, Kazanacağız!
ERLAU İŞÇİLERİ YALNIZ DEĞİLDİR!
Sendikamız, Alman sermayeli #ERLAU işyerinde 2025 yılı Şubat ayında toplu sözleşme için gerekli üye çoğunluğunu sağlayarak yasal yetki başvurusunu yaptı. Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı, olumlu yetki tespitini sendikamıza ve işverene iletti.
Erlau işvereni, Gebze’de kurulu fabrikasında anayasal haklarını kullanarak sendikamızda örgütlenen işçilerin tümünü cezalandırmak istercesine işten çıkardı.
Alman patron yasaları tanımıyor, anayasal haklara saldırıyor, işçilerin iradesini yok sayıyor!
Fabrika önünde direnişlerini sürdüren ERLAU işçileriyle birlikte, sendikal haklarımıza ve onurlu mücadelemize sahip çıkmak için pazartesi günü, direnişimizin 29’uncu gününde Alman Konsolosluğu’nun önündeyiz!
Tüm basın emekçilerini, emekten yana tüm örgütleri ve yurttaşları yanımızda olmaya çağırıyoruz!
YAŞASIN SINIF DAYANIŞMASI!
BASIN AÇIKLAMASI
🗓️12 Mayıs 2025 Pazartesi
⏰10.30
📍Almanya İstanbul Başkonsolosluğu
(Adres: İnönü Caddesi No:10, Gümüşsuyu, Beyoğlu/İstanbul)
BİRLEŞİK METAL-İŞ SENDİKASI
GENEL YÖNETİM KURULU
HALK TV canlı yayınında @KucukkayaIsmail, Bilecik'teki #Accuride Wheels Jant Fabrikası işçilerinin hak ve ekmek mücadelesine yer verdi.
1978 yılından bu yana otomotiv sektörüne jant üreten bu fabrika, bugün 194’ü sendikamız üyesi olmak üzere 255 emekçiyi istihdam ediyor; Türkiye’nin sanayi gücüne ve ihracat kapasitesine önemli katkılarda bulunuyor.
Yüzlerce emekçinin alın teriyle 46 yıldır ayakta duran bu fabrika, Almanya’daki ortağın iflas bahanesiyle adım adım tasfiye ediliyor! Oysa fabrika hâlâ sipariş alıyor, üretim yapıyor ve ayakta durabilecek kapasiteye sahip!
Fabrikanın kapatılmasına, makinelerin yok pahasına satılmasına, geleceğimizin gasbedilmesine sessiz kalmayacağız!
Tüm emek dostlarını, yarın saat 16.30'da fabrikanın önünde yapacağımız kitlesel basın açıklamasına destek vermeye çağırıyoruz.
#AccurideİşçisiYalnızDeğildir
SEYHAN AVŞAR’A AÇIK ÇAĞRIMIZDIR: Çocuğun üstün yararı ilkesini acilen hatırlayın!
Kadın ve çocuk haberciliğini önemseyen gazeteciler olarak kamuoyuna yansıyan çocuk istismarı haberlerinin sunum biçimlerinden derin bir rahatsızlık duyuyoruz. Özellikle gazeteci Seyhan Avşar’ın imzasını taşıyan haberlerde, çocukların maruz bırakıldığı ağır travmaların neredeyse pornografik detaylara indirgenerek sunulduğunu öfkeyle gözlemliyoruz.
Türkiye Gazeteciler Cemiyeti, Türkiye Gazetecileri Hak ve Sorumluluk Bildirgesi'nde açıkça "Cinsel saldırılarda 18 yaşından küçük olan suç faili ya da mağdurların kimliklerini açıklayacak ya da tanınmalarına yol açacak şekilde yayın yapılmamalı, fotoğraf, görüntü ve çizim kullanılmamalıdır" ifadeleri yer almaktadır. Uluslararası Gazeteciler Federasyonu’nun Çocuk Haberciliği ile İlgili Rehber İlkeleri’nde de belirtildiği gibi, çocuklarla ilgili her türlü verinin paylaşımı aşamasında, çocuğun bu paylaşımdan zarar görüp görmeyeceğinin titizlikle değerlendirilmesi ve çocuğun uğrayacağı zararın minimize edilmesi hükmü yer almıştır.
Bu tarz bir haber dili; ne kamusal faydaya ne habercilik etiğine ne de hukukun korumaya çalıştığı çocuğun üstün yararı ilkesine hizmet etmektedir.
Bir haber metni, sadece bilgi vermek için değil toplumu dönüştürmek, adaletin sesini büyütmek ve özellikle kırılgan grupları görünür kılmak için de vardır. Ancak istismar vakalarında kullanılan teşhirci dil, çocukların bir kez daha istismar edilmesine yol açmakta, onların mahremiyetini yok saymakta ve travmalarını yeniden üretmektedir.
Hatırlatmak isteriz ki;
• Bir çocuğun yaşadığı istismarın her detayını aktarmak adalet arayışı değil teşhirdir.
• Çocuğun kimliğini açık etmeyecek her önlem alınsa dahi betimlemeler yoluyla mahremiyetin ihlali yeni bir şiddet biçimidir.
• İnternet çağında silinmeyen dijital ayak izi, çocukların ileri yaşlarda yaşadığı travmaları tekrar yaşamasına yol açar.
• Habercilik, reyting ya da tıklanma uğruna şiddeti yeniden dolaşıma sokma hakkı vermez.
• Çocuğun üstün yararı, tüm gazetecilik ilkelerinin üzerinde yer alır.
Sizden bu nedenle açıkça talep ediyoruz:
• Çocuk istismarı haberlerini yazarken etik kuralları ve çocuk hakları perspektifini gözeten bir dil kullanın.
• Mağdurun değil faillerin teşhir edildiği bir habercilik anlayışını benimseyin.
• Uzman görüşlerine başvurarak çocuk psikolojisine zarar vermeyecek haber formatları geliştirin.
Biz bu çağrıyı; çocukları korumak, kamuoyunu çocuk hakları konusunda daha duyarlı hale getirmek ve gazeteciliğin sorumluluğunu hatırlatmak için yapıyoruz. Sessiz kalmak suça ortak olmaktır.
Çocuğun üstün yararı, hepimizin ortak sorumluluğudur.
Gazetecilik bu sorumluluğu taşımaya mecburdur.
Sizi sorumluluğa ve dönüşüme davet ediyoruz.
@m_elisaay@saryatoprakk@buseilkinyerli@95ilaydakaya@nurcangokdemir @Ezgii_097