Bakın soldaki çocuk Berkay Gezgin.. 22 yaşındaki pırıl pırıl bir genç! Tutukladılar bugün, gözaltına alınmasını bile gerektirecek bir şey olmadığı halde! Tek suçu Eskişehir’den kalkıp Ekrem abisine destek olmaya gelmek, insanlara ümit aşılamak, haksızlığa karşı gelmek, direnmek, suçu aslında doğru olanı yapmaktı…
Diğer resimdeki de Fatıma Zehra Kınık! Depremde çadır satan Kerem Kınık’ın kızı… 16 yaşındaki bir çocuğun hayatını kaybetmesine sebep olan bir kazaya karışmasına ve bilirkişi raporunda asli kusurlu bulunmasına rağmen ifadesi alındıktan sonra serbest bırakıldı!
Unutmayın bunları, çok yakında lazım olacak!
Bir kaç gündür yurtdışında oy veren kadınların sandık başında fotoğrafları düşüyor önüme.
Çoğunun ortak dili “Sonuna kadar Erdoğan” şeklinde.
Sevgili hemcinslerim;
Hepiniz çok güzelsiniz, zarifsiniz.
Saçlarınıza şekil vermiş, makyajlarınızı yapmış, eteklerinizi, pantolonlarınızı, taytlarınızı, topuklu ayakkabılarınızı giymiş şıkır şıkırsınız.
Hep de böyle olmanızı arzu ederim lakin biz Türkiye'de yaşayan kadınlar var olma mücadelesi veriyoruz.
Dayak yiyor, taciz ediliyor, tecavüz ediliyor, öldürülüyoruz.
Düşünün benim haklarımı korumasını beklediğim AYM üyesi bile "kadın-erkek eşitliği modern hurafedir" diyor.
Yani uzaktan sevmek kolay.
Biz tehlikenin farkındayız, ya siz?
Uğradığımız tüm haksızlıklar da verilen cezalar da ne giydiğimize, nerede olduğumuza, saat kaçta olduğuna göre şekilleniyor.
Biz kadınlar sizler gibi giyinip otobüse binerken biri tekme atar mı diye tedirgin oluyoruz mesela.
Akşam sokakta arkamıza bakarak yürüyor, aynı işi yaptığımız halde erkeklerden daha az ücret alıyoruz.
Gel de tüm bunları siyasilerin düzeltmesini bekle..
Burada başın açıksa "perdesiz ev" diyorlar,
hakkını arayınca "sürtük" diyorlar,
çalışmak isteyince "evdeki işler yetmiyor mu, erkekler işsiz kalıyor" diyorlar,
"kadın evi süsüdür" diyor hatta çalışarak fuhuşa zemin hazırladığımız bile söylendi biliyor musunuz?
Ne güzel gülmüşsünüz fotoğraflarda, hep de gülün isterim.
Lakin burada kahkaha atan kadına "iffetsiz" diyorlar biliyor musunuz?
Biz Atatürk sayesinde kul olmaktan kurtulup vatandaş olmuşken bugün hayvan gibi sahiplendirmekten bahsediyorlar.
Sizin yaşadığınız ülkelerde bırak siyasetçiyi sıradan bir vatandaş bile kadınları sahiplendirmekten bahsedebilir mi?
Bahsedemez, biliyorsunuz ve uzaktan ne de güzel seviyorsunuz.
Bizi erkek şiddetinden koruyan sözleşmeleri üç beş oy için silip atıyor, kız-erkek öğrenciler aynı sınıfta ders görmesin diye mücadele ediyorlar düşünebiliyor musunuz?
Yani elleri ya saçımızda, ya örtümüzde, ya eteğimizde...
Gülme, çalışma, konuşma, düşünme, isyan etme, eğlenme, onu giyme, buraya gitme...
Tek dertleri kadın!
Ahlakı kendilerinde, siyasetlerinde değil hep kadında arıyorlar.
Almanya’da, Fransa’da, İngiltere’de yaşayıp oy verirken “Şeriat için” diyen hemcinslerim..
Çok değil 2 sene önce şeriattan ilk kaçan erkekler olmadı mı?
Düşünebiliyor musun binde bir ihtimal bile yokken uçağın motorunda ölümüne uçtu adamlar.
Tercihlerinize elbette saygım var.
Lakin Afganistan’da, İran’da yaşamadan Avrupa’nın göbeğinde “Şeriat” istemek ne kolay değil mi?
Peki istemeyenler ne olacak?
Siz uzaktan seveceksiniz diye biz hayattan uzaklaşıyoruz adım adım..
Farkında değilsiniz!
Gelin; geleceğimizi, çocuklarımızın geleceğini birlikte seçelim kadınlar.
Önümüzdeki bu seçim en çok da bizim seçimimiz olacak. Çünkü, bir kadın olarak özgürlüğümüzü elimizden almaya çalışanlarla karşı karşıyayız. Bir anne olarak çocuklarımızın geleceği için kaygılanıyoruz.
Bize ne yapmamız, yapmamamız gerektiğini söyleyenlere, kendimiz hakkında karar vermemizi "uygun" görmeyenlere, bizi bir eşyaymışız gibi düşünenlere inat birlik olup ülkemizin geleceği için karar verelim.
Çocuklarımızın eşit eğitim alması için, her birinin sağlıklı koşullarda büyümesi için, gelecek kaygısı olmadan çalıştıkları, aile kurdukları, hayatlarını yaşadıkları yarınlar için birlik olalım.
Dinimiz, kökenimiz, yaşam biçimimiz ne olursa olsun biz kadınlar bir araya gelip kendi haklarımızı, çocuklarımızı koruyalım.
Biz birlik olduk mu ülkemizin ve çocuklarımızın yarınlarını kimse karartamaz.
Gelin, ikinci turda geleceğimizi biz kadınlar hep birlikte seçelim; karar bizim olsun!
Türkiye’nin dört bir yanında hukukçularımız tarafından YSK’ya sandıklardaki usulsüzlüklere ilişkin ıslak imzalı tutanaklarla itirazlarda bulunulmaktadır.
Sandıkta kazandığımızı sistemde yedirmeyeceğiz, mutlaka Türkiye kazanacak. #oylaryenidensayılsın
İstanbul'un Beylikdüzü ilçesindeki 1116 numaralı sandıktaki ıslak imzalı tutanakta CHP'nin 109, İyi Parti'nin 40 olan oyunun; sisteme "0" CHP, 109 İyi Parti olarak girildiği gözüküyor.
40 oyluk bir kayıp söz konusu.