İstanbul'da Okul Kapısında Kalan Filistinli Bir Çocuğun Hayal Kırıklığı
Haftalar önce Yusuf'un kaydını tamamladık, tüm belgeleri teslim ettik ve kabul edildik. Hatta kaydın gerçekleşmesi için hiçbir hazırlığımız olmadığı halde o an "okula bağış" adı altında zorunlu olarak 10 bin Lira ödemek zorunda kaldık.
Bugün 《10.09.2026 // 10:00》 okulun takvimine göre "Uyum Haftası"nın ilk günüydü. Yusuf'la birlikte, dil bariyerinden, ilk deneyimden ve bazılarının anlayışsızlığından duyduğumuz endişeyi atlatıp içimizdeki hevesle, coşku ve umutla okula gittik.
Ortada durup öğrencileri ve ailelerini bu önemli günün coşkusunu yaşarken izledik; biz ise eşikte kaldık. Listelerde adımız yoktu, sorularımıza yanıt veren kimse de yoktu.
Yönetim sekreterliğinin uzun süren ve olumsuz tavırlarıyla geçen bir turun ardından ilk müdür yardımcısına ulaştık, onun da bir cevabı yoktu. İkinci müdür yardımcısına ulaştığımızda ise çocuğun yanında bize şu yanıtı verdi:
"Yabancı uyruklu olanlar en az ayın 21'ine kadar bekleyecek, sonra gelip kaydının yapılıp yapılmadığına bakabilir, bu devlet protokolüdür."
Büyük bir şaşkınlık ve acıyla sordum: Bu, yeni çocuklar -yerli olan bile- için psikolojik bariyeri kırmak üzere bilimsel olarak tasarlanmış temel bir uyum haftasıdır. Yusuf'un yalnızlaşacağını, üç-dört kat daha fazla psikolojik baskı altında kalacağını idrak edemiyor muyuz?
Arkadaşlarından çok sonra başlayıp uyum haftasını ve sonrasındaki dönemi tamamen kaçırarak nasıl geride kalacak?
Akranlarının sınıflarına girip neşeyle fotoğraf çektirdiğini, kendisinin ise aralarına girmesini neyin engellediğini anlamadan kapıda kaldığını görürken çocuğumun kalbi kırıldı. Bütün babalık cevaplarımız ve durumu açıklama -aciz- çabalarımız ruhunu iyileştirmeye yetmedi.
Ahmakça çıkıp birinin "Ülkene git" demesi an meselesi olabilir; halbuki ben insanın seyahat etme ve dilediği yeri yaşamak için seçme hakkından, bir Müslümanın herhangi bir Müslüman toprakta asil bir kardeş olarak onurla yaşama hakkından başka bir şeye inanmam... Lakin onların görmezden geldiği gerçek şu ki; bizler, yıllardır süren onca büyük çabamıza rağmen gidişimiz engellenen, Gazze'ye dönmemiz yasaklanan Gazze'nin anneleri ve çocuklarıyız.
Dahası, yetkili bir merciin veya resmî bir kurumun çıkıp beni ve ailemi annemin yanına, Gazze'ye geri götürme görevini üstlenmesini canı gönülden arzuluyor ve bunun hasretini çekiyorum.
Zararı yok evladım, "üzülme" (la tahzen) .. Ne senin suçun var ne de bizim; tek suçumuz, sadece slogan atmayı iyi bilen bir dünyada Gazze'den Filistinli Müslümanlar olmamız.!
Teşekkürler dünya..
Asım Cüneyd Köksal Hocamıza, kıymetli okuma listesinde yayınevimizden çıkan "er-Ravdü'l-ünüf" eserine yer verdiği için teşekkür ederiz. 📚
Bu güzel tavsiyeyi vesile kılarak, 3 okurumuza bu değerli eseri hediye ediyoruz! 🎁
📌 Şart: Bu tweeti RT'lemek.
🗓️ Son Katılım: 26 Ağustos Çarşamba
🎁 HEDİYE KİTAP ÇEKİLİŞİ!
Bu gönderiyi beğenip yeniden gönderenler arasından 5 kardeşimize yeni çıkan "Bir irade Beyanı olarak BOYKOT" kitabımızı imzalı olarak
Hediye ediyoruz.
■ Son Katılım: 31 Ağustos 2026
Pazartesi Saat 20:00
KİTAP ÇEKİLİŞİ - HADİS SETİ: 4 KİTAP
Esselamualeykum değerli dostlar,
Hesabımızı takip eden ve bu gönderiyi Rt yapan bir kardeşimize 4 kitaptan oluşan bir Hadis seti hediye edeceğiz inşaALLAH.
1. Sahih-i Buhari
2. Sahih-i Müslim
3. Buhari ve Müslim'in İttifak Ettikleri Hadisler
4. Riyazu's-Salihin
Son Katılım: 24 Ağustos
@mahfildijital Her önüne gelen kendini bilir kişi zannediyor. Karar alıcı mekanizmayı yönetmek istiyorlar. Ya sen sanatını yap yapabiliyorsan sanane okuldan çocuklarımızdan bir uzak durun dinozor zihniyetiniz engelliyor zaten bu ülkenin gelişmesini.
Usta oyuncu Haluk Bilginer'in "Babam öldü ama sahneye çıktım" diyenlere yerin dibine soktuğu o sarsıcı tespiti:
• "The show must go on" yani "Şov devam etmeli" lafı kadar aptalca bir laf yoktur.
• Bu, Anglo-Sakson kapitalizminin uydurduğu, "Sen çalışmaya devam et, paralar gelsin" diyen acımasız bir yalandır.
• Efendim neymiş, "Babam öldü ama acımı içime gömüp yine de sahneye çıktım..."
• Halt etmişsin sen! Çıkmamalıydın!
• Senin baban ölmüş yahu, bir insanın yaşayabileceği en büyük acı. Daha ötesi var mı?
• Benim babam ölecek ve ben o gece sahnede insanları güldürüp soytarılık edeceğim?
• Yok öyle bir dünya. O tiyatro perdesi o gün kapanmalı!
• Biz dünyanın en önemli, en kutsal işini falan yapmıyoruz. Alt tarafı oyunculuk bu.
• Hiçbir tiyatro oyunu, hiçbir şov insan hayatından ve insan acısından daha değerli olamaz.
@M_Boynukalin Hayvan severler üzülmesin mi!? Onca anne babanın üzüntüsü ne olacak?
Reis böyle birşey dememiştir dememeli bu kadın şimdiden ortalığı karıştırıyor @tcbestepe
@yenisafakwriter Ak parti ne yapmaya çalışıyor anlamıyorum hiçbir çizgide parti ile uyuşmayan birinin ne işi var orda böyle giderse belli bir kesim oyunu vermekten geri duracak
Gazzeli babaların, mazlum tüm coğrafyalarda ailesini korunmak için her türlü fedakarlığı yapan babaların,baba olmasına vesile olan hanımının kıymetini bilen tüm babaların babalar günü kutlu olsun.
#BabalarGünü
Ömrünü ümmet bilincine, gençlerin ihyasına ve hakikatin sesini duyurmaya adayan merhum Abdulmetin Balkanlıoğlu Hocamızı vefatının 8. yılında rahmet ve dua ile yâd ediyoruz.
➖ "Kıyafetin uzunluğuna bakıyoruz, bir karışın neredeyse yarısı kadar."
➖ "Mağazaya girdiğimde beni ilk önce kısacık kıyafetler karşılıyor."
🗣️ İçerik üreticisi Ahmet Seyfettin Demircioğlu, çocuklar için üretilen kıyafetlerin kısa olmasını eleştirdi.
Sumud Filosu gönüllüsü Hüseyin Kılıç İsrail yöneticilerinin yaptıkları işkencelerle ilgili şok edici bir noktaya dikkat çekti:
“Bize işkence edenlerin arasında Türk Siyonistler de vardı.”
Alçaklığın böylesi görülmedi!
Uyuma devlet!
#SumudEsirAlındı
Ülkeyi tımarhaneye çevirdiler resmen!
Şu adamların köpeklere yaptıkları harcamalar bu ülkenin fakir fukara çocuklarına yapılsa ülkede açlık-geçim sorunu kalmaz’dı!
Köpekperestler, kaymaklı mama endüstrisi için ülkeyi tırmarhaneye çevirdiler.
Uyuma devlet!