KARADENİZ'DE MADENCİLİK YALANI SÖKMEZ,
KENDİNİZE GELİN !
Destination Black Sea (Hedef Karadeniz)
Karadeniz'de 18 Vilâyetin yüzlerce köyünü, yaylalarını, akarsularını, göllerini, meralarını ve milli parklarını da içine alan, bazı şehirlerin %80'nine tekabül eden devasa büyüklükteki arazileri önce madencilik mevzuatı üzerinden maden sahası ilân ederek tapuları otomatikman ortaklıkları bulunan Uluslararası şirketlere devrediyorlar, arkasından da
2028'e kadar gerçek plânlarını güya devreye koyacaklar.
- Göz boyama sözde Madencilik faliyetleri yürüterek bölge insanını yaşam alanlarından çıkmaya zorlayacaklar, ardından asıl amaç olan Karadeniz'in tüm Habitatına özel mülkiyet adı altında sahip olacaklar, PLÂN BU !
- Türkiye'nin dört mevsim yeşil kalan bu bölgesini ve zengin su kaynaklarını Uluslararası ortaklıklı şirketlerle beraber yasal gasp edecekler.
- Nihayet bölgenin tapusuna ve doğal alanlarına büyük ölçüde sahip olduktan sonra başta Katar olmak üzere BAE, Kuveyt gibi ipleri Batının elinde olan sözde Arap sermayesiyle, İngiltere, Fransa, ABD ve İsrail başta olmak üzere tüm SİYONİST BATI SERMAYESİ hep birlikte Karadeniz'i komple bölgenin yeni İsviçresi ilân edecekler. Yaylalarımıza, Dağlarımıza ve Ormanlarımıza el koyacak olan bu çevreler ve işbirlikçileri Ekolojik Turizm adı altında bizim olanı bizden ustaca sözde almış olacaklar.
Özetle hiç kimseye kendi vatanında, kendi toprağında Tarım, Hayvancılık ve Yaylacılık yaptırmayacaklar. Maden sahası bahanesi ile kendi insanımızı kendi toprağından AYIRACAKLAR !
İŞTE KARADENİZDEKİ SÖZDE MADENCİLİK ALDATMACASININ SEBEBİ TAM OLARAK BUDUR.
Yandaş TV lerde ve trol ordusu ile sosyal medyalarda her gün şu propogandalar duyulacak : Bölgeye deniz yoluyla yüksek gelir düzeyine sahip turistlerin getirilmesi, Karadeniz'in bir kruvaziyer rotası haline dönüştürülmesi ve turizme kazandırılması için mevzuat düzenlemeleri ile her türlü yatırım destekleri planlanlıyoruz. Kıyılardaki turizm altyapısını desteklemek amacıyla marina ve lojistik hatların geliştirilmesi için gece gündüz çalışıyoruz. Kuşkusuz tüm bu çalışmaların en büyük kazançlısı bölge halkı olacaktır diyerek Antalya ve Dubai'yi örnek gösterecek halkımızı bu şekilde ikna etme yoluna gidecekler. Ayrıca yine ellerindeki imkan ve kabiliyetlerle medyalarını kullanarak, bölgenin madenlerinin çıkarılmasını ve ülkenin gelişmesini istemiyorlar diye propoganda yapacaklar. Halkı uyandırmaya çalışanları vatan haini ilân edecekler. Alışıldık klasik yöntemlerini kullanarak insanlarımızı kutuplaştırmaya, kandırmaya ve ayırmaya çalışacaklar. Süslü ve cazip yalanlarla saptırmaya çalışacaklar.
PEKİ KARADENİZ İNSANI BU OYUNA GELECEK Mİ ?
Ülkemizin değişik bölgelerinde Zeytinlikler söküldü, Buğday tarlaları ve Silolar yakıldı, Ormanlarımız ateşe verildi, yapılara el konuldu, insanlar yerlerinden sürüldü, Canlarımız yandı.
Ancak bu sefer başka..!
Karadeniz Serttir, Dalgalıdır ve Merttir...
İnsanları Vatanlarını canlarından çok severler...
Zeki, Çevik ve Ahlâklıdırlar ...
Korku nedir bilmez, Cesur ve Adaletlidirler ...
İçimizdeki İrlândalıları da,
Merti de Namerdi de iyi tanırlar...
Hemşehrilerim bu oyunu bozarlar...
Bozmakla kalmaz, oyun oynayanları da bozarlar...
BÖLGEDEN ALDIĞINIZ OYLARA GÜVENMEYİN. HESABINI DA SANDIKTA EN AĞIR ŞEKİLDE SORARLAR...
GEÇ OLMADAN VAZ GEÇİN BU DALAVERADAN !
Benden söylemesi...
Mikdat ERTEM
BÜYÜK PARTİ GENEL BAŞKANI
Mülksüzleştirme ve karbon köleliği!
Devleti mülksüzleştirmeye başladılar.
Madenler, ormanlar, hastaneler, yollar ve devlete ait ne kadar varlık varsa özelleştirmelerle bir bir tasfiye ediliyor.
Sıra vatandaşın mülklerine geliyor.
Üreticiyi ve esnafı yapay zekâ destekli sistemlerle 7/24 izliyorlar; en ufak bir şeyde hesaplara e-haciz koyup bloke ediyorlar. Ama aynı ülkede yabancı yatırımcıya vergi yok, haciz yok, ÖTV yok, KDV yok…
Tam bir ayrıcalık düzeni.
KÖLELER VE EFENDİLER!
Şimdi de “Karbon Ayak İzi” zırvasıyla vatandaşı da izleme ve puanlama sistemine geçirmeyi planlıyorlar.
Vatandaşlık puanın yetmiyorsa paran olsa bile hiçbir şey kullanamayacaksın. İstediğin gibi yaşayamayacaksın. Özgürlüğün bitecek.
“Kimse bizi köle yapamaz” diyenlere soruyorum: Yaptılar işte!
Yavaş yavaş, adım adım köleleştiriliyorsun.
gündem savaşla,ekonomiyle falanla filanla meşgulken,
Muğla'da 2 milyon zeytin ağacı katlediliyor,ortada uydurma yasa bile yok,
kanunsuz bir şekilde özel şirketler milletimizin rızkını geleceğini ÇALIYORLAR.
ltf Muğla'nın yardım çığlığına cevap verin,bu videoyu retweet yapalım,tüm Türkiye duysun bu hırsızlığı.
5G'nin riski sadece sağlık açısından değil, aynı zamanda Yeni Dünya Düzeni'nin "Metaverse"si için bir alt yapı. Bu dijital esaret ve insanlığı gerçeklikten koparacak süreçte topluma "Artırılmış Gerçeklik" diye yeni gözlükler de pazarlandıkça insanlar büyülenip celladına koşacak.
Telefonlarda 5G mi aktif edildi yoksa yüksek frekans ile yüksek radyasyonmu aktif edildi yakında göreceğiz
Filminide 5G aktif edilmeden önce yayınladılar.Telefonlara uzaktan gönderilen yüksek frekans-yüksek radyasyonla insanların nasıl öldürüleceği,nufus azaltılacağı anlatıldı
TÜRKİYE’DE 5G’Yİ BİLEN BİLİM İNSANI
Röportaj; Prof. Dr. Selim ŞEKER / 31 Mart 2026
1 Nisan şakası gibi 5G’ye geçeceğiz. Kulanım frekansı 20-100GHz iken Ülkemize 3.5GHz (şehir merkezi) kırsal/ bina içi 700MHz tahsis edilmiştir. Dolayısıyla 5G değil 4.75 GHz diyebiliriz. Halkın büyük bir kısmı, bu teknolojinin ne olduğu ve neye evrileceğini bilmiyor. Onun için 5G’yi ülkemizde bu konuda akademik kişiliği, kitapları ile 1982 den beri tanınan Prof. Dr. Selim ŞEKER’e sorduk.
5gvirusnews; 5G'nin milimetrik dalgaları ve sağlık için ne söyleyebilirsiniz?
Selim ŞEKER; 5G, önceki nesillerden farklı olarak "milimetrik dalgalar" (mmWave) kullanır. Bu dalgalar çok yüksek frekanslıdır ancak menzilleri kısadır. Kesinleşmiş etkilerden bazıları.
Deri ve Göz Etkisi: Bu dalgalar vücudun derinlerine inmez, ancak deri ve göz korneası tarafından emilir. Derideki ter bezlerinin küçük birer "anten" gibi davranarak bu enerjiyi emebileceğine dair çalışmalar mevcuttur.
Oksidatif Stres: Hücre düzeyinde serbest radikallerin artmasına ve DNA hasarına yol açabilecek oksidatif stres tetiklemesi en çok tartışılan biyolojik etkidir.
Sürekli Maruziyet: 5G sinyalleri duvarlardan geçemediği için her köşe başına (lamba direkleri, duraklar) anten kurulması gerekir. Bu da insanın 7/24, çok yakından radyasyona maruz kalması demektir.
5Gvirusnews, 5G aslında nedir? (Hız Sadece Bir Maske)
Selim ŞEKER; 5G sadece hızlı video indirmek değildir; o bir “işletim sistemi, platformu”dur.
Gecikmesiz Bağlantı (Low Latency): İnsan beyninin tepki süresinden daha hızlı iletişim kurar.
Kapasite: Kilometrekare başına 1 milyon cihazı aynı anda ağa bağlayabilir. Yani 5G, “Büyük Gözetim” ve “Nesnelerin İnterneti” için inşa edilmiş bir dijital sinir ağıdır.
5gvirusnews; Türkiye'deki 5G’nin antenler ve istasyonların durum?
Selim ŞEKER; Türkiye henüz ticari olarak tam kapasite 5G'ye geçeceğini söyleyemeyiz. Ancak bu geçişi test süreçleri ve altyapı hazırlığı olarak görebiliriz.
Yeterlilik: Milimetrik dalgalar için şehirlerde her 100-200 metrede bir "küçük hücre" (small cell) anteni kurulması gerekir. Şu anki mevcut kuleler yeterli değildir. Şehir mobilyalarına (aydınlatma direkleri gibi) entegre edilecek binlerce yeni mini istasyona ihtiyaç var.
5gvirusnews; Hangi cihazlara bağlanacaklar?
Selim ŞEKER; “Cihazlara bağlanacağız” demek, çevrenizdeki , evdeki her nesnenin birer "ajan" olması demektir:
Evler: Akıllı buzdolabı, lamba, termostat, bebek telsizi.
Şehir: Trafik ışıkları, çöp kutuları, güvenlik kameraları (yüz tanıma ile anlık takip).
Bedenler: Giyilebilir teknolojiler (saatler), akıllı kıyafetler ve vücut içine enjekte edilen/yerleştirilen biyolojik sensorlar (LNP/mRNA bağlantısı burada devreye giriyor).
5gvirusnews, 5G neye hazırlık? Hedef 6G mi?
Selim ŞEKER; Evet, 5G sadece bir köprüdür. Asıl hedef 6G'dir (Tahmini 2030).
Hemen 6G ile Ne Olacak sorusu akla geliyor. 5G "Nesnelerin İnterneti" ise, 6G “Zekanın İnterneti”dir. Binlerce uydu gökyüzün yeleştirilecektir.
Bunu da açmak gerekirse 6G Holografik İletişimi de diyebiliriz. Yani insanların dijital kopyalarının (hologram) anlık ışınlanması.
Ve İnsan-Makine Birleşmesi. İnternetin doğrudan insan beynine bağlanması (Internet of Senses). 6G ile dijital dünya ile fiziksel dünya arasındaki sınır tamamen kalkacak.
5gvirusnews; İnsanları, teknolojinin 5G ile kontrol etmesinin adımı diyebilir miyiz?
Selim ŞEKER; 5G, merkezi bir yapay zekanın (YZ) dünyayı anlık olarak yönetebilmesi için gereken “tekil kontrol paneli”dir.
YZ, 5G ağı sayesinde kimin nerede olduğunu, ne harcadığını ve vücut ısısının (sağlık verisinin) ne olduğunu saliseler içinde analiz eder.
Kontrol, artık bir polis gücüyle değil, "erişim engeli" ile yapılır. Sisteme uymazsanız; aracınız çalışmaz, kapınız açılmaz, dijital paranız harcanmaz.
5gvirusnews; Son olarak Türkiye’nin enerji alt yapısı 5G için yeterli mi?
https://t.co/nGUastHmRm
Anne - babalara bu bilgiyi ulaştırmak bir insanlık meselesidir 🥺
Duyurulur ‼️
Bebeklik ve çocukluk aşılarından biri ‼️
Hepatit B aşısı ‼️
Menenjit Yapabiliyormuş ‼️
Utanmadan ‼️
Prospektüse yazmışlar ‼️
Hadi, anne babalar okumuyor ‼️
Ulan sağlık bakanlığı, onca doktor - hemşire- sağlıkçı ne halt etmeye uyarmıyor ‼️
Hiç de kibar mibar olamam ‼️
Bu ne rezalet, masumlara - bebeklere - çoluğa - çocuğa bu edilir mi ulan‼️
Menenjit- Menenjit ‼️
Yazıklar olsun ‼️
Türkiye zehir soluyor. Canlı ve cansız tüm yaşam işte böyle zehirlenip hasta oluyor. Geçmeyen boğaz ağrıları, geçmeyen öksürük, yağması gereken yağmur ve kar'ın yağmaması bundan kaynaklanıyor. Bunun asıl adı Stratosferik Aeresol Enjeksiyonu'dur. Bu resmi bir proje ve plandır. Halk dilindeki adı Chemtrails'dir ancak gerçek adı değildir. Bu gökyüzünden bırakılan Aeresoller ağır toksin ve metallerle toprağa ve canlı yaşama bırakılıyor. Projenin amacı iklim zırvalarını dayatan İklim tarikatının kendi uydurdukları sözde küresel ısınma sıcaklığını ve karbonu düşürmek amacıyla uyguladığı, ciddi fon ayırdığı alçakça bir projedir. Bu çalışma ısınmayı düşürmüyor aksine daha çok arttıracak ülkelerde yağması gereken doğal yağmurları engelleyerek çölleştirme operasyonu yapılıyor. Çöl bölgelerinde barajlar full! #Chemtrails
İstanbul'da özel bir okul, öğretmenlerin okula giriş çıkışlarını kontrol etmek amacıyla yüz tanıma sistemi kurdu.
Bazı öğretmenler, Kişisel Verileri Koruma Kurumu'na şikayette bulundu.
Kurum okula 700 bin TL idari para cezası kesti.
Kurul “Açık rıza özgür iradeyle verilmemişse ve genel ilkelere uygun değilse, biyometrik verilerin işlenmesi hukuka aykırıdır” şeklinde görüş bildirdi.
Özel hayatın gizliliği ilkesine saygı duymayan 'yeni dünya düzeni' hilafına alınan önemli kararlar...
Çoğu insanın dikkatini çekmemiştir. Dijital bir hapishaneye dönüşmek üzereyiz. Şu an şehir meydanlarına mantar gibi caddelere yüz tanıma sistemleri konuluyor. Yapay zeka davranış ve sisteme aykırılığı bu şekilde tespit edecek. Asıl gaye suçluyu mu tespit etmek? Elbette hayır. Totaliter, dijital diktatörlük ve yasaklar dönemi. Akıllı sayaçlar, 5G vatandaşlık maaş, dijital kimlik, sosyal puanlama. Ve özgürlüğün tamamıyla sonu. #sondakika
Savcılar göreve.
Meclis göreve.
Akademi göreve.
Milli Savunmaya ihtiyacımız var.
Tüm etkili - yetkililer göreve!
Artık bu milletle dalga geçmeye başladılar !
Gökyüzü görüntüsü Ankara'dan. Barajlar boş diyenler! Barajlar değil, barajların boşalmasına sebep olan beyniniz boş. Yağmur bulutları neden Yunanistan'a, Bulgaristan'a kadar gelip 3 tarafı, hatta 4 tarafı denizlerle çevrili Türkiye'ye giriş yapamıyor onu sorgula? Neden İklim belgelerinde havaya güneşi perdelemek için ağır metaller içeren Stratosferik Aeresol Enjeksiyonu bırakıldığını sorgula, geçmeyen öksürüğünü, zehirlenen toprağını sorgula, yeraltı barajlarını sorgula, çöl bölgelerinde neden barajlar dolu onu sorgula. Ama önce televizyondan kafanı çek ki aklına bi oksjien aksın.. Yoksa futbolla, dizilerle hapı yutarsın. #chemtrails #sondakika #su
Yakında Türkiye'de! İngiltere'de günlerdir çok ciddi protestolar var. Sebebi de küresel oligarşinin güdümündeki yönetimin "Dijital Kimlik" dayatması ve yasalaşması. Akıllı, sorgulayan halk ise küresel sisteme direniyor. Dijital kimlikler cebinizdeki kimlikler de değil. Tüm sistemin canlı, cansız kontrolü buradan sağlanacak. Duş almanız, dışarıya çıkmanız, gıda ve enerjiye erişimleriniz bile. Yani dijital karne!
#SONDAKİKA
Gökyüzünde ne püskürtülüyor, neden kimse açıklama yapmıyor?
Chemtrails uçaklarının bıraktığı izlerde aynı dönemde üst solunum yolu enfeksiyonlarında da patlama yaşandı.
Türkiye'nin bir çok bölgesinde durum bu şekilde
#SONDAKİKA
💥 “Paylaş ki Yarın Hepimize Sıra Gelmesin: Mallara El Koyma Yasası Tepki Çekiyor!”
Türkiye’nin birçok bölgesinde vatandaşların tapulu mallarına “sözde yasa” gerekçesiyle el konulmaya başlanması büyük tepki topladı. Halk, bu uygulamayı “devlet eliyle mülkiyet gaspı” olarak nitelendiriyor.
Evine, tarlasına, ahırına ömrünü vermiş insanlar bir sabah ellerine tutuşturulan tebligatlarla karşı karşıya kalıyor. Gerekçe her defasında aynı: “Yasa böyle.” Ancak vatandaş soruyor:
➡️ “Peki adalet nerede?”
➡️ “Kimin malını, kimin izniyle alıyorsunuz?”
💧 Sazlıdere Barajı yok olursa İstanbul susuz kalabilir! 1,5 milyon kişinin suyunu sağlayan baraj, TOKİ projeleri ve betonlaşma tehdidi altında; yeni barajlar yetersiz ve maliyetli. #Susuzİstanbul
📍Sakarya Adapazarı Tığcılar mahallesi rezerv alan ilan edildi ve halk evinden çıkarılıyor.
🪧Karşı çıkana da “ Bulunduğunuz apartmanda %51 kabul ederse sizin karşı çıkmanız bişeyi değiştirmez” deniyor.
Herkese başka bir senaryo anlatılıyor.
📽️Tek tek görüşmeye çağrılan mahalle sakini, kamera eşliğinde ikna edilmeye çalışılıyor. Dolayısıyla insanlar baskı hissediyor.
📃Tapuya gidenler, ev tapularına “rezerv alan şerhi” konduğunu ve satış yapamadıklarını anlatıyor.
🏡Bir mahalle sakini de “Benden evimi ve garajımı alacaklar. Karşılığında sadece evimin yarısı kadar bir ev veriyorlar. Garajımı saymıyorlar ama garajımın yerine yapacağı dükkanı kendisi satacak belediye.” diyor.
Sakarya Büyükşehir Belediyesi’nin insanlara bu ofis görüşmelerinde gösterdiği planları da bir sonraki videoda paylaşacağım.
@szctelevizyonu@baristerkoglu@muratagirel@halktvcomtr@tvmeltem@cagdasbayraktar@Sakaryabld@cancoskun@nowhaber@nihatsirdar
#SONDAKİKA
Eskişehir’deki siyanürlü altın madeni projesine onay çıktı:
57 bin ağaç kesilecek, 509 hektarlık alanda maden kurulacak.
Tarım arazileri, su kaynakları Eskişehir halkı ve ormanlar tehlikede.