Rahmi Koç hadisesi üzerine üç farklı lokasyonda intikam eylemi düzenlenmesi ve azmettirici olarak etnik bölücü bir çete liderinin ismi geçmesi...
Bu eylemler, "daha neler yaparız" mesajı veriyor. Bu bir meydan okuma...
Bir sürü insan gidenlere tepki göstermiş ama eğer Yunanistan'a döviz bırakmak kabahatse bu kabahatin en büyük payı müşteriyi yolmaya çalışan ve fahiş fiyatlar çeken işletmelerde, sahilleri mafyavari tiplerin eline bırakan anlayışta. Çünkü insanlar bu yüzden kendi memleketini gezmekten soğuyor.
Çok da haklılar.
Her gericinin bilinç altında kadınların okula gitmesine, eğitimli olmasına ve sosyal yaşamda bulunmasına temelden düşmanlık hissi vardır. Onlardan biri içinde olanı kusmuş.
Amedspor'u Kürdistan takımı olarak niteleyen Ahmet Türk bu lafı ederek barış ve kardeşlik mi yapmış oldu? Yoksa bölücülük mü yapmış oldu?
Aslında derdinin ne olduğunu, maksanın ne olduğunu hala daha anlamak istemeyenler için bir kez daha göstermiş oldu.
Türkiye cidden ilginç bir ülke. İngilizler ve Ruslar, Osmanlı'yı parçalamak için Ermeniler ve Kürtler arasında yıllarca etnik çatışma ortamı yarattı. Öyle ki 1870'lerde uluslararası anlaşmalarda Osmanlı hükümetine Ermenileri Kürtlerden korumak için madde yerleştirdiler.
Ermeni-Kürt etnik çatışması üzerinden Ermenileri silahlandırdılar. İsyana teşvik ettiler. Terör yarattılar. Ermeni-Kürt etnik çatışması daima bu bölünmenin ana faktörü olarak kullanıldı.
Büyük Ermeni isyanı sırasında Ermeni çeteler pek çok Kürt'ü katletti. Tehcirin ardından Ermeni örgütler, "Kürtlerin Ermeni mallarına çöktüğü" yönünde çok defa propaganda yaptı. Hatta bir Ermeni örgütünün infaz listesinde Hınıslı Said'in adı vardı. Çünkü Ermeni mallarına çöktüğü dillendiriliyordu.
Bugün meşhur bazı "ağa" kökenli siyasetçilerin bile ailesinin geçmişinde Ermeni malları üzerinden üretilen zenginlik türküleri söyleniyor.
Fakat Dem Parti tüm bu soykırım iftiralarını Türkler üzerinden kabul ediyor.
Türkiye'de böyle maskaralıklar ne zaman sona erecek?
Türkiye'de bu maskaralıklara ne zaman birileri esaslı cevap verecek?
"Hababam Sınıfı Sınıfta Kaldı" filminde Mahmut Hoca’nın karneleri dağıtmak üzere okula çağırdığı velilere yaptığı unutulmaz konuşma, son yaşanan olayların ardından yeniden gündemde:
“Hatalı, hatta suçlu ana baba vardır!”
Türk milletinin fevkalade meziyetleri vardır. Fakat ne yazık ki onu karanlık ve cehalet içinde bırakıyorlar. Memleket pratik bir şekilde modern eğitime susamıştır. Rejim, iktisadi hayatın hiçbir cephesinde millet ve devletin faaliyet göstermesine müsaade etmiyor. Halbuki Türkiye'nin nefes alması, ilerleyebilmesi ve saygı kazanması için her şeyden evvel Türk milletinin maneviyatını yükseltmek ve onu gerilikten kurtararak kudret kazanmasına çalışmak lazımdır. Millet cahil dervişlerin ellerinden kurtarılmalı ve bunların yerine tahsil görmüş profesörler getirilerek işin başına geçirilmelidir.
Mustafa Kemal, 1914 - Sofya...
ÇANAKKALE ZAFERİ’MİZİN 111. YILI — "Ben size taarruz emretmiyorun, ölmeyi emrediyorum!”
Başta Gazi Mustafa Kemal Atatürk ve kahraman silah arkadaşları olmak üzere, vatan uğruna hayatını feda eden tüm şehitlerimizi rahmet, minnet ve saygıyla anıyoruz.
18 Mart Çanakkale Zaferi’nin yıl dönümü kutlu olsun! 🇹🇷 ♥️
Atatürk'e laf söylemeye cesareti olmayan kaypaklar ve tarih korsanları Sabiha Gökçen'e hakaret ediyor. Onun bir Türk askeri olduğunu da unutuyorlar.
Lafa gelince askerimiz, mehmetçiğimiz diyen vatansızlar, sıra gelince Türk askerine iftira atmaktan çekinmiyor.
İsrailli siyasetçi Naftali Bennet "Türkiye yeni İran" diyor. Konuşma birkaç gün öncesine ait. Bu söylem, yirmi yıllık "önce Irak, ardından Suriye, şimdi İran, sırada Türkiye" retoriğini anımsatıyor.
İsrail Türkiye'yi hedef haline getirmek istiyor. Netanyahu'nun oğlunun "bağımsız Kürdistan" haritası paylaşıp durması bu bağlamda niyeti ortaya döküyor.
İsrailliler Türkiye'yi Ortadoğunun milletsiz devlet tabelalarına benzetmekle hata yapıyor.
24 SAATTE 6 KADIN, ERKEKLER TARAFINDAN KATLEDİLDİ — Uzaklaştırma kararı olmasına rağmen, defalarca şikayet etmelerine rağmen katledilen kadınlar… Kararlar etkin uygulanmadığı için hayattan koparıldılar:
• Filiz Şağbangül (32) — İstanbul Arnavutköy’de, boşanma aşamasındaki eşi Gıyasettin Şağbangül tarafından üç çocuğunun gözü önünde defalarca bıçaklanarak öldürüldü. Sığınma evinden çocuklarıyla Ramazan’ı geçirmek için eve dönmüştü.
• Aylin Polat Dağ (55) — Kocaeli Gebze’de, hakkında uzaklaştırma kararı bulunan eski eşi Erdal Dağ tarafından Marmaray tren istasyonunda herkesin gözü önünde tabancayla başından vurularak katledildi. Sınıf öğretmeniydi ve fail tutuklandı.
• Gönül Alkan (33) — Van’da, uzaklaştırma kararı aldırdığı eşi Kemalettin Alkan tarafından gece saatlerinde ateşli silahla öldürüldü.
• İlknur Kor — Osmaniye’de, boşandığı eski eşi Semih Onar tarafından ateşli silahla vurularak hayatını kaybetti.
• Kübra Kılıç — Aksaray’da, boşandığı eski eşi Tolga Kuş tarafından silahla öldürüldü.
• Zeynep Ayaz (Kübra Kılıç’ın kuzeni) — Aynı olayda, Tolga Kuş tarafından Kübra Kılıç’la birlikte silahla katledildi.
#KadınCinayetleriPolitiktir
ABD'nin sömürge valisi kılıklı büyükelçisi Tom Barrack'ın sürekli destek vermesi bu sürecin "anti-emperyalist" karakterli olamayacağının en bariz göstergesidir...
Türkiye bir ninniler ülkesidir ve biz maalesef yine ninni dinliyoruz.
FAİL SERBEST • Bir anne tehdit altında. Üç yaşındaki kız çocuğuna c*nsel is*ismar uyguladığı iddiasıyla yargılanan bir vakıf yöneticisinin davası devam ederken, mağdur çocuğun annesi; cemaat baskısı, mahallede dışlanma, ağır tehditler ve kızının eğitim hakkının engellendiğini belirterek adliye önünde adalet nöbeti tutuyor.
Duruşma 5 Mayıs’a ertelendi.
Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün de dediği gibi, “Bayrak, bir milletin onuru, namusudur.”
Bayrağımıza karşı yapılan her saldırı, yalnızca bir kumaşa değil; tarihimize, bağımsızlığımıza ve ortak değerlerimize yönelmiş açık alçakça bir saldırıdır.
Gündemden düşürmeyeceğiz.