iyi kitaplar okumuş biri olmak için iyi kitaplar okumuyorum,yaşamın korkunçluğu karşısında ızdırabımı biraz olsun dindirebilmek için iyi kitaplar okuyorum.
hem dengede durabilecek kadar sağlam hem de bırakmak istediğimde veya öyle gerektiğinde rahatça bırakabileceğim kadar hafifçe tutunduğum bir bağ olsun istiyorum her şeyle aramda. yaşamla da duygularla da tam böyle bir bağ.
Yaşım ilerledikçe mutluluğun sakin sabahlar, temiz bir ortam, erken yatmak, güvenli bir ev ve enerjimi tüketmeyen insanlardan ibaret olduğunu daha çok anlıyorum.
gülüşeceğimiz ve dinleneceğimiz daha serin bir su kenarı bulunur her zaman. yerimin artık mutlu yer olmadığını düşündüğümde hep bunu hatırlıyorum. daha serin bir su kenarı var bir yerlerde.
kalabalıktan çekilip kendi küçük evrenine yerleşmiş insanlara karşı derin bir hayranlığım var.hayatla kavgasını çoktan bitirmiş,büyük iddialardan arınmış, basitin içindeki o saklı ihtişamı sezmiş.varlığı zorlamadan, zamanı incitmeden yaşıyorlar.
demin instagramda “her seferinde üstesinden gelebilen birine göre fazla endişeleniyorsun.” diye bir yazı gördüm, durdum ve aşırrrrı iyi dedim.bu hissi yaratan yazıları ve onları yazan zihinleri seviyorum.