haberdar olmamak ne güzel bir nimet. bilmemek. her şeyi bilmek zorunda değiliz, hemen öğrenmek zorunda değiliz. önemli addettiğimiz çoğu şey o kadar önemli değil. dünyadan bihaber odamda kitap okumak bana iyi geliyor. öyle mi olmuş, olsun. müsaadenizle.
kim hayatının arka planında neler yasıyor bilmiyorsunuz. nelerle mucadele etti de bugunlere geldi bilmiyorsunuz. cok iyi bildiginizi sandıgınız seyleri de bilmiyorsunuz. o yuzden nezaketi artıralım
aylin balboa'nın bu hikaye senden uzun osman kitabını yeniden okuyorum. diyor ki başına gelenleri abartmadan, düştüğün yere saplanmadan, çok da hadise çıkarmadan devam etmek. zamanla birlikte akmak ne güzel ya. tam buradayım.
S��nıf kininizi doğru yere kanalize edin zira üniversitenin hiçbir açıklama olmaksızın bir gecede kapatılmasını “zengin çocuklar beleş msgsü diploması alacaklar” sığlığına indirgeyerek hukuksuzluğa çanak tutuyorsunuz.
Belediye başkanı seçiyorsun, tutuklanıyor. Üniversite tercih ediyorsun, kapatılıyor. Konsere bilet alıyorsun, iptal ediliyor. Bira içmeye gidiyorsun, mekan mühürleniyor. Ev tutuyorsun, depremde yıkılıyor. Attığın adım, aldığın nefes için cefa çektirmek üzerine programlanmışlar.
gittiğiniz bar okuduğunuz okul oy verdiğiniz parti bir sabah yerinde olmayabilir ama siz hala bir sıra olduğunu ve size en son geliceğini düşünüyorsunuz
zamanla anlayacaksın ki hayatında karşılaşacağın en büyük sınav devam edebilmektir.iyilik yapmaya devam edebilmek,sevmeye devam edebilmek
kalbini temiz tutmaya devam edebilmektir..
ne zaman düşersem daha güçlü bir şekilde kalkacağım, ne vakit ağlarsam daha kocaman gülümseyeceğim. öyle ki yaşam benden yana olacak. ben bir gülüyorsam o bin ekleyecek.
gülüşeceğimiz ve dinleneceğimiz daha serin bir su kenarı bulunur her zaman. yerimin artık mutlu yer olmadığını düşündüğümde hep bunu hatırlıyorum. daha serin bir su kenarı var bir yerlerde.
yillar sonra "keske biraz cesaretim olsaydi" dememek için su anki mucadelem, pat küt her yere dalisim,
saglam olmayan korkusuz adimlarim, dengesiz savruluslarim, dayanaksiz cesaretim.
ve elbette ki, sevgilim, elbet,
dolaşacaktır elini kolunu sallaya sallaya,
dolaşacaktır en şanlı elbisesiyle: işçi tulumuyla
bu güzelim memlekette hürriyet