Herkesin hayatina hiç kimse karişamaz !!! farkli görüşlere, tercihlere, inançlara saygi duymak tek kurtuluşumuz... çünkü birlikte daha güçlü ve güzeliz✌️✌️✌️
⭕️ “Boşuna mı okuttum ben bu çocuğu?
⭕️Hırsızlar dışarıda, oğlum içeride!”
Tutuklu gazeteci İsmail Arı'nın eşi Dila Arı ve babası Veli Arı yaşadıkları süreci anlattı:
⭕️ Dila Arı:
• İfade vermek hayatımızda günlük bir rutindi. İsmail son zamanlarda bana söylemiyordu bile. Endişelenmemi de istemiyordu.
• O gün de bahsetmedi, gün içinde konuşmamızda her zamanki yoğunluğundan bahsetti. Sonra birden avukatı aradı ve ‘İsmail gözaltında’ dedi.
• Şaşkınlık içerisinde gazeteye gittim. Nispeten daha rahattık. Hiç normal değil ama, en fazla adli kontrol verilir diye düşünüyorduk.
• Kesinlikle beklemiyordum tutuklama. Savcı İsmail’i tanıyordu, daha önce de ifadelerini almıştı. İsmail kendi ayağıyla ifade vermeye gitmişti.
• Buna rağmen, ifade bittikten kısa bir süre sonra tutuklama talep edildi. O andan sonra, iş bambaşka bir hale doğru gitti bizim için.
• Avukatların ellerini yana açıp ‘Tutuklandı’ demesiyle öğrendim.
• Mahkeme çıkışında İsmail büyük bir hayal kırıklığı yaşıyordu. Ve evet biz şu an öfkeli değil, çok bıkkınız.
• Sarıldık; ‘üzülme’ dedi bana. ‘Geçecek’ dedi. ‘Seni seviyorum; kendine iyi bak’ dedi. Böyle vedalaştık.
👉🏻 Baba Veli Arı:
• Bu ülkede tırnak ucu kadar adalet yok. Hırsızlar dışarıda, benim oğlum suçsuz yere içeride.
• Doğruları söyleyeni dokuz köyden kovarlar, diye bir söz var; onu yaşıyor benim oğlum. Oğlumun bir suçu yok.
• Boşuna mı okuttum bu çocuğu? Bu ülkeye faydalı olsun diye okuttuk. Ama sonuçta dönüp dolaşıp iki kez genç yaşında cezaevine giriyor.
• Bu dünyanın üstü varsa altı da var; beni de içeri atsınlar. Vallahi hepimiz çok kötüyüz. (Barış Pehlivan)
İsmail Arı’yı tutukladılar. Memleket için mücadele eden gazetecileri yutan devasa bir karanlığın içindeyiz. Ülkeyi gömdükleri adaletsizlikte gazetecileri susturmak için anayasayı, yasaları çiğniyorlar.
Bir ömrü çaldılar.
Bir anneye oğluna bakarken "Canlı cenazeye bakıyorum sanki." dedirttiler.
Sanık 5 yıl 9 ay ceza aldı.
Üst mahkemede adaleti aramaya devam edeceğiz.
Nedir bu?
Murat Duha Yıldız'ın adaleti de yarım kaldı. Yazık...
Mattia Ahmet Minguzzi’nin katilinin babası börekçi dükkanı açmış.
Sokağa hacet ettiği haceti, masum #MattiaAhmetMinguzzi yi katlettikten sonra Ahmet’in ailesini tehdit ettiler, bir kez olsun çıkıp özür dilemediler.
Müesses nizam, Ahmetleri ve ailelerine değil suçlulara özen gösteriyor. Onlar için af mesaileri yapıyor. Hayatlarını düzgün yaşamaya çalışan, çocuklarını düzgün yetiştiren makul Türkten topladığı vergileri bu SSÇ’lere harcıyor. Bu düzene rıza göstermeyeceğiz.
Türk milleti gereğini bilir: Şerefli Türk milleti, bu dükkandan alışveriş yapmaz.
Bir anne evladının okuldan eve dönmesini beklerken, şimdi yatağının başında gözlerini açmasını bekliyor. Evde, okulda, sokakta, pazarda çocuklarımızın güvenliğini sağlamak birinci vazifemizdir.
#MuratDuhaYıldızİçinAdalet#MuratDuhaİçinAdalet
🩸Murat Duha Yıldız, yardımseverliği ile bilinen aslan gibi bir evlattı…
Okulda sırasına geçerken yanlışlıkla arkadaşının ayağına bastı ve özür dilemesine rağmen darbedildi.
Saldırının ardından kalbi durdu, müdahaleyle yeniden çalıştırıldı ve ağır beyin hasarı ile artık yaşayan bir ölü adeta…
Murat Duha’ya bunu yaşatan zorba en ağır cezayı almalı!.
Bu yolda O’nu ve ailesini yalnız bırakmayalım…
#MuratDuhayaAdalet
⚫️ Sivas’ta eşinden boşandığı için kiralık ev bulmakta güçlük çeken kadın, pişirdiği gözlemeleri satarak biri kanser tedavisi gören 4 çocuğunu okutmaya çalışıyor;
“Eşimden ayrıldığım için kiralık ev bulmakta çok zorlanıyordum. Ev sahipleri, ‘Biz boşanmış, dul insanlara ev vermiyoruz.’ diyerek bize ev vermiyorlar.”
Ne çocuğu bunlar böyle!
Çocuğu ne hale getirmişler!
Çanakkale’de ayağına bastığı için özür dilemesine rağmen sınıf arkadaşı tarafından darbedilen ve ağır beyin hasarı alan 15 yaşındaki Murat Duha Yıldız için, 16 Ekim’deki karar duruşmasında sanığa en ağır cezanın verilmesi istendi.
Bugün Dünya Kız Çocukları Günü. Asude’m yaşasaydı, bugün onun da günü olacaktı… Onu hep mis kokusuyla, gülen tombul yanaklarıyla hatırlamak istiyorum ama olmuyor. 8 gün enkaz altında kaldığını, ekipler onu bulduğunda annesinin kollarındaki hâlini unutamıyorum. Ağlamaktan sesi soluğu kesilmiş, soğuktan mı, açlıktan mı bilmem, melek olmuş kuzum. Kuzularımı siyah poşetlerle toprağa koyduğumuzu, Asude’nin altındaki bezi bile çıkaramayışımızı bir türlü aşamıyorum. Tüm bunları yaşamışken, kolon kesenlerin tahliye edilip hayatlarına devam etmelerini kabul edemiyorum, etmeyeceğim. Neredeyse 4 yıl olacak, çocuklarım için adalet mücadelesi veriyorum. Verilen karar nedeniyle mahkeme heyetinden şikâyetçiyim. Heyet için benim çocuklarımın bir kıymeti olmayabilir. Bu verdikleri kararla, insan hayatının kıymeti yok bence onların gözünde. Benim evlatlarım benim için çok kıymetliydi ve bu ülkenin de benim evlatlarımın bir kıymetinin olduğunu bilmek istiyorum.