Este es Abu Tahsin al-Salhi, un francotirador iraquí que se transformó en uno de los hombres más temidos por el ISIS, llegando a liquidar a más de 384 terroristas... pero no verás películas de Hollywood en su nombre.
Al-Salhi era un veterano musulmán chiíta iraquí que sobrevivió a 6 guerras, luchó contra la invasión del imperialismo de EEUU en 1991 y 2003, contra "Israel" en 1973... y en 2014, cuando el ISIS tomaba ciudades enteras en Irak, se alistó en las Unidades de Movilización Popular anti-imperialistas de Irak, llevando consigo solo un viejo rifle y al desierto como antiguo conocido aliado.
Debido a su peculiar aspecto, rondando los 70 años, su nombre empezó a sonar en el frente, los terroristas de ISIS hablaban de un viejo, un fantasma que se movía silenciosamente por el frente y siendo casi invisible entre la arena del desierto, cuando menos te lo esperabas, aparecía disparándote con un disparo certero.
Su compañero inseparable era un rifle Steyr Mannlicher modificado, al que trataba con un respeto familiar al nivel de como si fuese su hijo, antes de dispararlo, oraba y hacía una especie de respeto ritual sagrado.
Cuando llegó al frente de Baiji, uno de los escenarios más brutales que se vivieron en la lucha anti-terrorista en Irak, se le atribuyeron 384 bajas enemigas confirmadas, entre ellas comandantes y francotiradores del ISIS... convirtiéndose en unos de los francotirados más mortales de la historia.
El 29 de septiembre de 2017, durante la ofensiva en Hawija, Abu Tahsin al-Salhi murió bajo fuego enemigo mientras protegía la retirada de sus compañeros.
Estos hombres musulmanes como Abu Tahsin son los que de verdad lucharon contra ISIS, no el francotirador atormentado psicópata de la película de ficción de Hollywood... más del 90% de las víctimas de ISIS fueron musulmanes, no yankis ni europeos, los soldados musulmanes vomo Tahsin fueron quienes más los combatieron.
صباح يوم الخميس بدأت ايران باطلاق لتحذير حاملة الطائرات التي حاولت كسر الحصر المفروض على مضيق هرمز في الخليج الفارسي..
إنهم لايريدون أن يقتلون الابرياء كما تفعل امريكا!
هنا نرى كان بامكانهم قتل كل الخدمة الموجودين اضافة لتدمير حاملة الطائرات و الطائرات التي على متنها
DİKKAT: ÇOK ÇOK ÖNEMLİ!
Uluslararası Adalet Divanı Grev Hakkını Teyit etti!
Uluslararası Çalışma Örgütü’nde (ILO) yıllardır süren “grev hakkı krizi” Uluslararası Adalet Divanı tarafından karara bağlandı.
Bilindiği gibi ILO'nun denetim organları olan Uzmanlar Komitesi ve Sendika Özgürlüğü Komitesi grev hakkının 87 No'lu Sözleşme kapsamında güvence altında olduğunu 1950'lerden itibaren aşamalı biçimde kabul etmiş ve bu tutum 1992 itibarıyla yerleşik bir içtihat haline gelmiştir.
Ancak işveren örgütleri, 1989'dan itibaren bu yoruma itiraz etmeye başlamış ve grev hakkının 87 sayılı Sözleşme kapsamında olmadığını iddia etmiş ve bu konuda denetim yapılmasının önünü tıkamaya başlamıştı.
ILO bünyesinde çözüm arayışları sonuçsuz kalınca, 10 Kasım 2023'te ILO Yönetim Kurulu ILO Anayasası uyarınca UAD'den istişari görüş talep edilmesine karar verilmiştir. Mahkeme, 21 Mayıs 2026'da görüşünü açıklamıştır.
UAD kararında grev hakkının 87 No'lu Sözleşme kapsamında güvence altında olduğuna hükmetmiştir. Bu karar, on yılı aşkın süredir ILO denetim mekanizmalarını felç eden kurumsal krizi hukuken aşan bir dönüm noktası niteliğindedir.
Bu karar grev hakkını 87 No'lu Sözleşme'nin dışında tutmaya çalışan işveren tezini dayanaksız kılıyor.
Karar grev hakkının uluslararası çalışma hukukunun bir parçası olduğunun teyidi açısından büyük taşıyor.
Kararın ayrıntıları aşağıda yer almaktadır:
One of the greatest delusions any military power can fall into is the illusion of invincibility.
For years, Benjamin Netanyahu sold the image of an untouchable army: the region's most advanced military machine, armed with billion-dollar technology, AI systems, Merkavas, Iron Dome batteries, satellites, electronic warfare, and Western political cover so absolute that many zionist Israelis genuinely began to believe defeat itself was impossible.
But South Lebanon has always had a habit of humiliating arrogance.
Today, Israeli occupation soldiers are being hunted one after another by low-cost FPV suicide drones assembled with commercially available parts, some reportedly costing only a few hundred dollars. Military analysts and even Israeli entity media have admitted that these fiber-optic drones are creating a "significant challenge" for the Israeli occupation army because they cannot easily be jammed or intercepted.
This is the collapse of netanyahu's myth in real time.
An army that once marketed itself as technologically untouchable is now discovering that superiority means very little when the opponent adapts faster, thinks cheaper, and fights with patience. Reports from zionist Israeli military sources themselves describe growing operational strain, fear among troops moving in exposed terrain, and the absence of reliable countermeasures against these drones.
And soldiers' morale matters far more than propaganda admits.
The "illusion of invincibility" is not just a military doctrine, it is psychological infrastructure. Once soldiers begin to feel vulnerable everywhere, inside vehicles, near buildings, during evacuations, even while standing still, the myth sustaining battlefield confidence begins to erode. Fear spreads faster than any drone ever could.
History repeatedly proves that empires rarely collapse because they lack weapons. They collapse the moment they realize their enemy is no longer afraid of them.
South Lebanon is once again exposing a truth the powerful hate hearing: technological supremacy does not guarantee psychological supremacy. And when the myth of invulnerability dies, every soldier feels it long before the politicians do.
So, "wiz, wiz", genocidaires.
Lübnan hizbullah'ı tarafından atılan kamikaze iha' sından kaçmaya çalışan ama kaçamayan siyonist İsrail askerinin o iha tarafından gönderilen son saniye ve Son nefes fotoğrafı... Artık kaçan taraf hep İsrail olacak. Müslümanlar! Ayağa kalkın! #İsrail#siyonist#Lübnan#İHA
Bir baba anlatıyor:
Oğlum okulda çok başarılı. Mükemmel notları sayesinde çok prestijli bir okuldan burs kazandı — öyle bir okul ki, ben çalışarak on yıl geçirseydim bile bir yıllık ücretini ödeyemezdim…
Her şey onun için ücretsizdi. Ama bir korkum vardı: Okuldaki zengin ortamın onu etkilemesi. Kendini aşağı hissetmesinden ya da ona daha fazlasını sunamadığım için bana kırılmasından korkuyordum…
Bir gün okula çağrıldım. Öğrenci velileri oğlumdan şikayetçiydi!
Ona sordum:
— Ne yaptın sen?
Bana sakin bir şekilde cevap verdi:
— Hiçbir şey baba. Sadece arkadaşlar babalarının arabalarıyla övünüyorlardı… ben de övünmek istedim.
— Övünmek mi? Neyle?
— Senin arabanla baba!
Onlara şöyle dedim:
“Benim babamın da arabası var, ama özel bir model. Ön iki tekeri… bir eşekle değiştirdi!
Bu tam bir deha işi, güvenlik açısından. Dürüst olun, hız sınırını aşan bir eşek gördünüz mü hiç?!
Üstelik babamın benzin istasyonunda sıra beklemesine de gerek yok, sakin sakin ilerliyor.
Açık söyleyeyim, ben hareket etmeyen lüks bir arabada tıkılı kalmaktansa eşekle yavaş yavaş gitmeyi tercih ederim.”
Müdür ekledi:
— Sizi çağırmamızın sebebi şu: Bazı öğrenciler ailelerinden arabalarının ön tekerleklerini eşekle değiştirmelerini istemiş! Ve bunun sebebinin oğlunuz olduğunu söylüyorlar…
Baba mahcup bir şekilde özür diliyor… sonra müdürün odasından çıkarken kahkahalarla gülüyor:
— Onun benden utanmasından korkuyordum… ama beni onun babası olmaktan gururlandıran yine o oldu.
Sadece son üç günde İsrail subay ve askerlerden oluşan 154 zayiat verdiğini kabul etmiş.
Bu arada Hizbullah bugün 21 subay ve askeri etkisiz hale getirdiğini açıklamış.
Kısacası İsrail Hizbullah'a karşı önceki yıllarda giriştiği savaşlarda nasıl başarısız olmuşsa şimdi de durum aynı
'İSRAİL Bİ VURUŞTA BİTİRİR ABİ MEDYASI' oralarda mı?