Otelde tatil yapabilmek, ayda aileyle birlikte iki defa dışarıda yemek yiyebilmek, evde lamba yanarken televizyonda film izleyebilmek, kışın kazak giymeden veya battaniyeye sığınmadan odada oturabilmek; elektrik, doğalgaz ve su faturalarından korkmadan yaşamak bir insan hakkıdır.
Bir teknik direktör takımın hazırlık kampında “Biz yetiştirici kulüp değiliz” diyorsa. Kamp kadrosundaki alt yapıdan gelen gençlere “Siz burada şeklen bulunuyorsunuz benim için bir hiçsiniz” mesajını vermiştir. Galatasaray’ın gençlerine geçmiş olsun. Kendileri gibi alt yapıdan yetişmiş hocaları onları yok sayıyor.
Sevgili Mauro,
Bugün ayrılıktan değil, mirastan söz ediyoruz.
Artık Galatasaray formasını giymiyor olman, kalbimizdeki yerini değiştirmeyecek. Çünkü sen, 7’den 70’e her Galatasaraylının gönlünde taht kurdun.
Attığın goller, yaşadığın gol krallıkları, kırdığın rekorlar ve kaldırdığın kupalar bir yana; Galatasaray tutkusunu yaşadın ve milyonlara yaşattın.
Sen artık yalnızca kulüp tarihine adını altın harflerle yazdıran değil, Galatasaray’ın unutulmaz efsaneleri arasında sonsuza dek yaşayacak bir değersin.
Bir nesli Galatasaraylı yapan sevgili kaptan, bugün çocuklar “Galatasaraylıyım.” demekten gurur duyuyorsa bunda senin de büyük payın var.
Tüm Galatasaraylılar biliyor…
Böyle bir aşk unutulmaz.
Sorun 'Milli Mücadele' kavramının kullanılması değil; Kurtuluş Savaşı’nın yok sayılması, çökmüş Osmanlı Devleti'ne pay çıkarılmaya çalışılması ve M. Kemal ile silah arkadaşlarının değersizleştirilmek istenmesidir. Unutulmamalıdır ki Kurtuluş Savaşı, bağımsızlığımızın tapusudur.
Türk üniversitelerinde görev yapan 3 bine yakın akademisyen, İnalcık, Karpat, Afyoncu, Yüksel ve İnalcık Kurtuluş Savaşı’nın adını” değiştirmeyi düşünemedi, değiştirmek atanmış bir bakana nasip oldu.
Sayın bakanım, koskoca Osmanlı İmparatorluğu dediğiniz yerin haritası. Bu Sevr Antlaşmasını padişah onayladı. Türkler, İstanbul’dan Bursa’ya gitmek için İngilizlerden izin alıyordu. Bu işgalden kurtulduğumuz için adı “Kurtuluş Savaşı” oldu. Arz ederim.
Bu maaşı alan MİLLETVEKİLİ; emekli ya da asgari ücretli vatandaşın hâl-i pür melâlini anlar mı?
Temmuz ayı itibarıyla milletvekillerinin görev maaşı 310 bin 332 TL'ye yükseldi. Şayet milletvekili emekli ise emekli maaşı olarak da 200 bin 769 TL alacaktır. Görev maaşı ve emekli maaşı alan bir milletvekilinin toplamda alacağı aylık ödeme 511 bin 101 TL olacaktır.
Aynı görevi yapan iki milletvekilinin aldığı maaş arasında 200 bin 769 TL fark olması izah edilmesi zor bir durumdur.
Hiç değilse Milletvekilletinin görev ve emekli maaşının aynı anda alınması sonlandırılmalıdır.
Her hikmetse hem iktidar hem de muhalefet milletvekillerinin tek anlaştığı konu bu olsa gerektir.
Robert koleji, Boğaziçi üni mezunu, üst düzeyde yöneticilik, Uefa ve FIFA da en tepede yöneticilik, uluslararası alanda saygı gören kültürlü başkanlardan, okuma yazması bile doğru olmayan ilkokul terk kabadayı başkana geçersen, kıçının üzerinde düşer evine dönersin.
Avustralya yenilgisi sonrasında yapılan negatif eleştiriler içinde en pozitif, en sağduyulu, en birleştirici yorumu yapan Fatih Terim’in sözlerini idrak dahi edemeyen, cahil TFF Başkanı’nın o koltukta oturuyor olması, bu ülkenin sağduyulu insanları için gerçek bir ızdırap.
LGS’de beslenme paketi dışında önceki yıllardan farklı ne vardı?Öğrenciler yine sınavdan gözleri yaşlı, bitkin, yorgun çıktı.
Evlerde yine hüzün var.
Sorular hangi okullardaki eğitim düzeyine göre hazırlandı?
Soruları hazırlayan hocalar aynı sınava girse soruların kaçını çözerdi?
Bakan yardımcı ders kitabı kullanmayın dedi ama LGS’de çıkan sorular, yardımcı ders kitaplarından çalışmadan yapılması olanaksız. Derste x düzeyinde eğitim veriliyor, okuldaki sınavda 2x, LGS’de ise 5x düzeyinde soru soruluyor. Bu durum, dezavantajlı çocukları daha çok etkiliyor.