Belli bi yaştan sonra seçici olursunuz. Hayat görüşünüzle, benliğinizle uyumlu olmayan kişilere karşı toleransınız düşer. Ortak paydada buluşabildiğiniz birileri olsun istersiniz. Çünkü mücadele edecek motivasyonunuz yoktur. Haliyle sizi yoran insanları istemezsiniz,
Kemal Sayar’ın çok güzel bir ifadesine rastladım; "Yas,sadece sevdiklerimizi kaybetmekle olmaz.Bir yaşama biçimini kaybetmek de yastır. Bir şehri bildiğimiz halde kaybetmek,rutinlerimizi kaybetmek de yastır.Hatta itikatlarımızı, dünyayla ilgili inançlarımızı kaybetmek de yastır."
Kadınların, çekici kadınların dedikodusunu yapma olasılığı daha fazla.
Kadınlar için dedikodu yaparak itibar zedelemek, bir çeşit rakip eleme yöntemi.
Ayrıca, benlik saygısı düşük kadınların dedikodu yapma ihtimali daha fazla.
“Zeki insan kurnaz değildir, kesinlikle zekidir, ama onun zekası masumiyetini el değmeden korur. Onu sıradan şeyler için satmaz. Kurnaz insan ruhunu küçük şeyler için satmaya hazırdır.”
Bir yer, bir mekân, bir şey popüler oluyor, herkes oraya yığılıyor...
Çünkü insanların çoğu hakiki arzusunu bilmiyor. "Ben gerçekten neyi istiyorum?" Bunu bilmiyor.
Lacan'ın dediği gibi başkalarının arzuların�� arzuluyorlar. Önemsedikleri insanların arzularını taklit ediyorlar. Çünkü kendi arzuları yok.
Yeni yayımlanan bu araştırmada kişinin empati yeteneği arttıkça kanındaki iltihap miktarının arttığı saptanmış.
“Dünya hassas kalpler için gerçekten bir cehennem”
Toplumca kanıksanmış iki yüzlü ve zorba insan ilişkilerinden artık tiksinmiş ve en küçük zorbalığa bile toleransı kalmamış birey, ya bir zorbaya dönüşecek ya da kendine olan saygısını yitirmemek için kendini toplumdan yalıtmayı seçecektir.
Dünyanın en saçma cümlesi “öfkemi kontrol edemedim, kusura bakma” cümlesidir. Aynı öfkeyi patronun veya zorba birinin karşısında paşa paşa nasıl kontrol ediyorsun? Unutmayın, o öfkemi kontrol edemedim değil, “kendimde bunu sana yapabilecek kredi gördüm” demektir.
İnsanlara faydalı olmayı istemek büyük bir psikolojik güç kaynağıdır. Başkalarına iyi gelme ve onların esenliğine katkıda bulunma güdüsü yüksek kişiler kolay kolay çökmezler. Hayat karşılarına ne çıkartırsa çıkartsın, yaşama tutunmak için her zaman bir sebepleri vardır.
Kimin sana nasıl davranacağını sen belirlersin. Fazla toleranslıysan özensiz davranırlar ve bunda bir sıkıntı görmezler. Sınırlarını net bir şekilde belli etmezsen nerede duracaklarını bilmez, haddini aşarlar. Her şeye "evet" der, alttan alır, anlayışlı olursan kaybetmekten korkmazlar. Yapılan hata karşısında net bir tavır alıp geride durmazsan "ne de olsa alınmıyor" düşüncesiyle o hatayı tekrar tekrar yaparlar.
Kendini hayatının merkezine koymazsan bir kuru yaprak gibi savrulursun ve kendine yabancılaşır, kimliğini unutursun. Kimliğini belirlememiş biri kolayca manipüle edilebilir.
Kim sana nasıl davranıyorsa ona o gücü sen vermiş olabilirsin. Şimdi gücünü geri alma vakti. Seni hak etmeyen birini hayatında barındırma.
Psikopat ve nevrotik kişiliklerin yüzeysel cazibesi çok çekicidir. Neşeli, hayat dolu, esprili ve yardımsever dış katmanları çoğu kişiyi yanıltır ve kendine çeker. Bir kaç katman aşağıya indiğinizde, gördüğünüz manzaradan çoğunlukla tiksinirsiniz.
Yapılan bir araştırmada daha zeki insanların kendilerini hafife alma eğilimindeyken, cahil insanlar��n üstün olduklarını düşünmeye daha yatkın olduğu bulunmuş.
“Cahil özgüveni diye bir şey var”
Karşımdaki insana gösterdiğim iyi niyet benim insanlığımdı, onların bunu suistimal etmesi de onların insanlığı. Benim kafam ve vicdanım rahat, herkes kendine yakışanı yaptı. Çok güzel bir söz herkes kendine yakışanı yapar, fazlasını değil.
Bir tanidigim vardi. Herkesin arkasindan konusur, kuyusunu kazar ve sonra kosesine cekilir; sinir ettigi insanlara " Aaa suna bak neden sinir oldu ki, bu hep zaten boyle gecimsiz" diye atip tutardi... Aramizda var boyle tipler ve yuzlerinde yapmacik siritmalar ve maskelerle dolu.
Bir olgunluk seviyesi vardır.
O seviyeye ulaşınca kimseyle uğraşasın gelmiyor.
Kendini yetiştirememiş,sinsi,ikiyüzlü insanlardan uzaklaşıyorsun.
Seni hasta edecek insanlarla birlikte olmaktan vazgeçiyorsun.
O seviyeye ulaşınca kendine değer vermeyi öğreniyorsun.
- Sigmund Freud