Kardak kriziyle alakalı 32. Gün belgeseline baktım. Krizi tetikleyen gemi Türk yük gemisi. Ancak İsrail’e giden bir gemi olması sıradan bir tesadüf mü? Bugünkü Yunan İsrail yakınlığını da düşününce tuhaf bir tesadüf gibi.
Belgeselini çektiğimiz Hasidik Yahudiler, Chabad-Lubavitch topluluğudur ve ileri düzeyde Siyonisttir.
İsrail yanlısı bu Hasidik Yahudiler, bizim başlangıçta yalnızca kültürel ve yüzeysel bir video çekeceğimizi düşündü. Drew Binsky tarzında; gündelik yaşamı, gelenekleri ve kültürel farklılıkları anlatan daha hafif bir içerik bekliyorlardı.
Kanalımızın popülerliği de, onların bizim çekim talebimize ılımlı yaklaşmasına neden oldu.
Üstelik bu konuyu ilk kez biz çekmiyorduk. Daha önce Tyler Oliveira ve Tommy G gibi içerik üreticileri de benzer videolar hazırlamıştı.
Fakat çekimler ilerledikçe, konunun yalnızca kültürden ibaret olmadığını fark ettik. Aldıkları çeşitli destekleri, İsrail’le kurdukları tarihsel ve ideolojik bağları ve Kudüs’e dair siyasi-dini yaklaşımlarını da keşfettik ve belgeselimizde bunları size aktarmaya çalıştık.
Filistinli çocukları desteklemeyi unutmayın!
Resmen alay ediyorlar! BM, UNICEF raporlarına göre dünyada en fazla uzuv kesilmelerine sebebiyet veren devlet İsrail. 10.000’e yakın ampütasyon, %25 çocuk. Adidas düşünüyor taşınıyor bir İsrail aslerini tek ayakkabı reklam yüzü yapıyor.
#boycottadidas@adidas
Nasa araştırması, Kuran’ı Kerim’in binlerce yıl önce duyurduğu mucizesini teyit etti.
Nasa:
“Güneş, saniyede yüzlerce mil hızla uzaya 1,5 milyon ton madde fırlatıyor, ancak Dünya'nın manyetik alanı onu koruyor.”
Enbiya 32:
“Biz gökyüzünü koruyucu bir tavan yaptık.”
Tom Cruise'un 'Son Samuray'da başaramadığını, Viyana'dan kaçan bir Yeniçeri 1683'te İtalya'da başardı.
Son Samuray bir kurguydu ve kahramanı sonunda yenilmişti. Bu ise gerçek bir hikaye: Düşman olarak sığındığı bir köyün lideri olan ve halkını ezen sisteme karşı kazanan Yeniçeri Hasan'ın, yani 'Il Turco'nun filmlerden bile güçlü mirası.
Tarih 1683.
Avrupa'nın kaderini belirleyen II. Viyana Kuşatması. Osmanlı Ordusu, Viyana surları önünde ağır bir yenilgi almıştır ve binlerce asker, dağınık halde geri çekilmektedir.
Bu askerlerden biri, adı Hasan olan yaralı bir Yeniçeri'dir. Hayatta kalmak için Alpler'in güneyine doğru, düşman topraklarının derinliklerine kaçar. Haftalar süren kaçışın ardından, bitkin, yaralı ve donmak üzereyken İtalya'nın kuzeyindeki Fassa Vadisi'nde, Moena adlı küçük bir dağ köyünün yakınında yere yığılır.
Moena köyünün halkı onu bulduğunda, önlerinde basit bir "seçim" vardı: Bu adam, onların "düşmanıydı". Kutsal Haçlı ittifakının savaştığı, "Türk" olarak bilinen ordunun bir askeriydi. "Prosedür" (veya korku), onu en yakın Avusturya garnizonuna teslim etmelerini gerektiriyordu.
Ancak Moenalılar "prosedürü" değil, "insanlığı" seçtiler.
Yaralı askeri gizlice köylerine taşıdılar, onu sakladılar, iyileştirdiler ve ona "Il Turco" (Türk) adını verdiler. Hasan, (veya Il Turco), iyileştiğinde köyden ayrılmadı. Minnettarlığını, bildiği en iyi şeyle ödemeye karar verdi: Liderlik ve sistem bilgisi.
O dönemde Moena köylüleri, bağlı oldukları Alman Augsburg Prens-Piskoposluğu'nun (veya yerel derebeylerinin) "ağır" ve "adaletsiz" vergileri altında eziliyordu. Hasan, bu "düzensiz" vergi sistemini görünce, onlara Osmanlı İmparatorluğu'ndaki (o dönemde Avrupa'dan çok daha gelişmiş olan) adil vergilendirme, direniş ve sivil organizasyon yöntemlerini öğretti. Köylülere liderlik etti, onları organize etti ve haksız vergi toplayıcılarına (ve derebeylerine) karşı "başkaldırmalarını" sağladı.
"Düşman" olarak köye giren bu adam, köyün "kahramanı" ve "kurtarıcısı" oldu.
Hasan, o köyde evlendi, çocukları oldu ve orada öldü. Ancak mirası, ondan 340 yıl sonra bile "capcanlı" yaşıyor. Bugün Moena'da hâlâ "Rione Turchia" (Türk Mahallesi) adında bir bölge vardır. O mahallenin bir çeşmesinde "Il Turco"nun büstü bulunur. Ve en önemlisi, her Ağustos ayında Moenalılar, "Festa di Turchia" (Türk Festivali) düzenlerler. Tüm köy halkı (İtalyanlar), başlarına fesler, türbanlar, bellerine kuşaklar takarak, ellerinde ay-yıldızlı bayraklarla sokaklarda "kurtarıcılarının" mirasını kutlarlar.
Moena köylüleri, karşılarına çıkan "yaralı düşmanı" (tehdit) yok etmeyi seçebilirlerdi. Bunun yerine ona "merhamet" (riskli bir yatırım) gösterdiler. Ve bu merhametin karşılığında, kendilerini ezen "sistemden" (ağır vergiler) kurtaracak "lideri" (Hasan'ı) kazandılar.
Bazen organizasyonunuza en çok ihtiyaç duyduğunuz "çözüm", en beklenmedik yerden, hatta "rakip" olarak gördüğünüz bir kültürden veya "düşman" olarak etiketlediğiniz birinden gelebilir. Liderlik, "yabancı" olanı dışlamak değil, "değerli" olanı entegre etme sanatıdır.
Sizlerde ricam bu güzel paylaşımın altına, binlerce bayrakla süsleyelim 🇹🇷 Şehit Astsubay Kıdemli Çavuş Hamza
Şimşek anısına 🇹🇷🇹🇷
Mekanı cennet olsun 🇹🇷🇹🇷
🔴Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin:
▪️Aydınlanma dediğimiz şey, Batı’nın kendi Orta Çağ’ından kurtuluşudur. Niçin onların “karanlık çağ” tanımlamasını kendi medeniyetimiz için kullanalım?
▪️Bize ait olan bütün değerleri, eski Türk devletlerini, Selçukluları ve Osmanlı’yı kendi geçmişimiz olarak kabul edip, gurur duyacağımız bir şekilde çocuklarımıza anlatmalıyız.
@cihatolog Evden ayrılma örneklerimiz varsa demekki ekseriyetle evdeyiz. Onlarn eve dönme hikayeleri çoksa ev mefhumunu kaybetmiş olabilirler. Bugün reel olarak baksan ev kültürü yine doğuda daha güçlü. Köyden İstanbul’a geçim için geldiler, evleri var ve yazın memleketteki evine gidiyorlar
Bizim köylerin samanlıklarından bahsedeyim.
Kelimeden de anlaşılacağı gibi samanlık, samanın saklandığı yerdir. Bu yapılar evden ayrı yapılır. Böylece olası bir yangında evin zarar görme riski azalır. Ahırdan da uzak değildir. Saman ve diğer yemler, sırtta taşınan heğlerle (sepet) buradan ahıra götürülür.
Samanlıklar güneş gören ve hava alan bir yere yapılır. Ayrıca tahtaları aralıklıdır, rüzgar geçer. Böylece içindeki yem kuru kalır ve küflenmez.
Çoğunlukla buğday veya arpa harmanından elde edilen saman burada muhafaza edilir. Bunun yanında fiğ, yonca ve saplık mısır da samanlıkta saklanabilir.
Yapının malzemesi çeşitlidir; en yaygın olanı ahşap yığmadır. Yapıda kullanılan kalın ağaç gövdelerine yöremizde kandil ya da kandil tahtası denir. İnşasında metal çivi kullanılmaz. Köşeler, kütüklerin birbirine geçirilmesiyle oluşturulur. Bu geçmeli sisteme yöremizde "kertme" adı verilir.
Çatılar diktir. Kar ve yağmurun akıp gitmesi için beşik çatı tercih edilir. Çatı üstü ise çoğunlukla alaturka oluklu kiremittir.
Bu yapılardaki en güzel detaylardan biri, bazılarının bir tarafında oturma düzeneğinin bulunmasıdır. Buralarda buluşularak sohbet edilir.
Videoda gördüğünüz samanlıkları, Sinop ili Saraydüzü ilçesine bağlı Akbelen Köyü'nde çektim.
Anlattıklarım daha çok eski köy hayatını yansıtıyor. Günümüzde yeni samanlık pek yapılmıyor. Eskilerinin çoğu harap durumda, bir kısmı ise hâlâ kullanılmaya devam ediyor.
@Tekyolbilim Allah’ın nimet vermesi ile insanın çalışmasının karşılığını alması iki ayrı bahis. Öte yandan Tanrının nimet verip vermediğini, işin sonunda hepimiz anlayacağız. Zaman hızlı geçiyor.
Hayatın olağan akışında bir baba ile oğlun sevgisi ve dramı. Bir de Gazze’de baba ve oğulların kaç yıldır ne acılar yaşadığını düşünün. Bazen şöyle sakince ağlayabilmek de nimet. İsrail babalar ve oğullarına bu fırsatı bile vermedi. Ondan Gazze’yi destekleyen İspanya’yı sevdik
Ağlattın bizi de Cucurella…
Cucurella: “Otizmli bir oğlum var, keşke hiç param olmasaydı da oğlum sağlıklı olsaydı.
Saçlarımı o sevdiği için uzatıyorum; bir de bir an beni unutursa tanıyabilsin diye…”
Ünlü tarihçi Justin McCarthy anlatıyor:
"Dünyada en büyük soykırım Osmanlı Türklerine karşı yapıldı. 1821'den 1922'ye kadar 5.5 milyon Osmanlı türkü balkanlardan sürüldü. 5 milyondan fazlası ise öldürüldü. Bunları kimse bilmez. Tarih kitapları yazmaz"
Yapmayın çocuklar intihar ederek yaşanacak olan yıllarınızı yok etmeyin hayatta her şeyin bir çıkış noktası vardır bugün sizi kahredecek bir olay yıllar sonra bir acı hatıra olarak kalacaktır.Sizi sevenleri yaşarken toprağa gömmeyin
📄O karanlık gecenin bilinmeyen kahramanlarından: "Müslüm Uzun"
15 Temmuz gecesi Tümgeneral Ali Doğan İnce'yi derdest etmek için gelen darbecilerle tek başına çatışan Er Müslüm Uzun, Nizamiye'den içeri girmeye çalışan 4 darbeci subaya ateş açıyor.
Açılan ateşe karşı geri çekilen darbeci subaylar bölgeyi terk ediyor.
Türkiye'de liselerde yıllarca coğrafya derslerinde ülkelerin başkentlerini, nehirlerini ve nüfuslarını ezberledik.
Peki kaçımız Nijerya anlatılırken şunu öğrendi?
Osmanlı Devleti, Nijeryalı hayırsever ve iş insanı olan Muhammed Shitta Bey'e Mecidiye Nişanı verdi.
..!