Bu memlekette hayat hiçbir zaman olağan akmadığı için "hayatın olağan akışına aykırılığı" biz kesinlikle delil olarak kabul etmiyoruz.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi Onursal Başkanı Abdullah Yaman değerlendiriyor. 👇
@siyahsancakx Tekirdağ'dan şarköy'e keşfedilen yoldan gitmek 1 saat sürerken keşfedilmeyen yoldan gitmek 2,5 saat sürüyor. Keşfedilmeyen yolda sürücülere sabırlar diliyorum
Kiyarüstemi 15-16 yaşlarında iken Mehdi Hamidi Şirazi’nin şiirlerine hayrandır fakat şairin şiir kitaplarını satın alacak parası yoktur. Bu yüzden bir arkadaşının abisine ait olan Şirazi’nin şiir kitabını üç günlüğüne ödünç alır. Arkadaşının abisi farkına varmadan kitabı aldıkları yere geri koymaları gerekmektedir. O üç günü kitabın tamamını eliyle kağıtlara yazarak geçirir. Tabi bu süreçte şiirleri de ezberler fakat hayran olduğu bu şiirleri ezberlemesiyle birlikte, şiirlerin büyüsünün kaybolduğu hissiyatına varır ve hayal kırıklığına uğrar. Yıllar sonra Londra’da bir arkadaşı kendisini biriyle tanıştırmak ister. Kiyarüstemi’nin habersizce yanına gittiği kişi ölüm döşeğinde yatmakta olan Hamidi Şirazi’dir. Arkadaşının isteğiyle yıllar öncesinde ezberlediği dizleri şair karşısında okur ve Şirazi’nin gözlerinden yaşlar süzülür. Şiiri şairine kavuşturan Kiyarüstemi’nin zihnine kazıdığı dizeler de kendisi için yeniden anlamına kavuşmuştur. Kiyarüstemi’nin, ölüm döşeğinde yatan Hamidi Şirazi’yi şiirle uğurlaması gibi yıllar sonra kendisi, başka bir Şirazi’nin Sadi Şirazi’nin dizeleriyle uğurlanmıştır. Gözden süzülen yaşlar bu defa Kiyarüstemi’ye aittir.
Nobahari’yi dinlerken acaba ne düşünüyordu Kiyarüstemi? Şarkıdaki “Bir ömür daha lazım ölümümüzden sonra. Çünkü bu ömrümüzü sadece umutlanmakla geçirdik..” sözlerini mi, yoksa Rüzgar Bizi Sürükleyecek filmindeki şu diyaloğu mu : Yaşlılık berbat bir hastalıktır ama daha kötüsü de var. Ölüm.”