Yeniden hoş geldin Yaren
Günlerdir Adem Amca ile birlikte “Acaba görür müyüz?” diye güneye uzun uzun bakarken meğer o da bize çatıdan bakıyormuş; biz tanıyamamışız. İlk iki gün çatıda ve bahçede uzak ve çekingen durunca geleni eşi sandık. Hava şartları nedeniyle göle de açılamamıştık. Dün Adem Amca’nın kapısının önünde beklemeye başlayınca içimize bir şüphe düştü. Bu sabah buz gibi havaya rağmen şansımızı yeniden denedik…
Ve anladık ki gelen Yaren’miş! 🤍
Merak edenlere, soranlara, bir kuşla baharı bekleyenlere müjdeler olsun.
Buluşma 15. yılda da gerçekleşti.
I'm a big fan of the "GPS Theory" when you miss a turn, your GPS doesn't judge you, it recalculates. No matter how many detours you take, it finds another way forward. Life works like that too. You'll make mistakes, but your destination doesn't vanish. The route just changes.
Bu hikayeyi bu kadar güzel yapan şey bunun düpedüz delilik olması. Yaren'in, Adem Amca'nın, izleyen bizlerin, yazın, Orhan Veli'nin tepeden tırnağa çiçek açan ağacının, yani dünyanın, bu hayatın deliliği.
Nihayet beklenen kavuşma gerçekleşti. Yaren Leylek 14. yılında da varım dedi. Dün göçten gelip önce yuvasına konup eşiyle özlem giderdi ve bu sabahta soluğu Adem Amca'nın kayığında aldı. Adem Amca ise onu böyle ayakta karşıladı.
Hoşgeldin #YarenLeylek
Bahar şimdi geldi işte...
Yaren Leylek henüz gelmedi! Bugün hir deli bir kuyuya taş attı 40 akıllı çıkaramadı adeta! Beklemeye devam ediyorken sık sorulan sorulara yine şöyle bir genelden cevap vereyim.
- Yaren’e verici takamıyoruz zira yetişkin leyleklere verici takılmıyor. Takılsa da riskler barındırıyor. Yavru iken yuvaya çıkıp bacaklarına halka takmak kolay ama yetişkin bir leyleği yakalamak risklerle doludur. Sakatlanma ihtimali bile var. Bunun yanında insanlardan korkması ve bu güzel hikayeyi sona erdirme ihtimali de bir diğer neden. O iyi olsun biz her sene böyle merakta beklemeye razıyız.
- Yaren’in en az 19 yaşında olduğunu tahmin ediyoruz. 13 yıldır Adem Amca ile birlikteliği var. Bir leyleğin yetişkin olup yuva kurması da 4 yıl olduğundan bu durumda en az 19 yaşı çıkıyor. Ama köydeki yuvası çok daha eskilere dayanıyor. Belki hep o vardı belki sonradan o yuvaya diğer erkeği kovalayıp kendi sahiplendi bunu bilemeyiz.
- Her ne kadar dünya genelinde 39 yaşına kadar yaşayan bir leylek kaydı olsa da günümüz şartları ele alındığında uzmanlar bir leyleğin ömrünün ortalama 15 yıl olduğunu belirtiyor. Yaren ortalamanın üstünde bir yaşa sahip.
- Yaren erkek leylektir. Bunu hem çiftleşme anında gözlemledik hemde yuvaya erkeklerin erken geldiği bilgisine de uyuyor ve göçten ilk o geliyor hep.
- Peki her sene gelen aynı leylek mi?
Evet bundan %100 eminiz. Zira her yıl başka bir leylek o köyde Adem Amca’yı seçiyorsa bu çok daha büyük bir olay olurdu zaten. Ama açıklayalım yinede; her sene köyün genelde ilk gelen leyleği o olduğundan ve konduğu yuva aynı olduğundan bir kere karıştırılma ihtimali kalkıyor. Köydeki her leylek zaten insana bu kadar alışık değil. Yaren’den başka kayığa konan yok. Ve Yaren’in günlük rutin hareketleri yıllardır aynı. Adem Amca’yı beklediği direk bile. Onun iskelesini dahi biliyor. Kayığa konma şekli bile aynı. Bahçeden süzülür bir tur atar kayık çevresinde ve öyle konar. Tüm bunların yanında Adem Amca onu çok net tanıdığından emin.
- her ne kadar düşük bir ihtimal olsa da Yaren’in eşi değişmiş olabilir. Çünkü geçmişte 1-2 yıl kayığa konmuşluğu varken son yıllarda artık sadece Yaren geliyor kayığa. Bu da dişisinin değişmiş olma ihtimalini aklımıza getiriyor. Leylekler de bu olağandır. Aynı yuva yıllar içerisinde el veya eş değiştirebilir. Ölen eşin yerine yenisi gelebilir veya yuvaya komple yeni bir leylek ailesi geçebilir.
Yaren leylek bir çoğu için magazinsel bir olay gibi algılanıyor ama aslında o bu sıcak hikasiyle insanlara leylekleri yeniden hatırlattı. Yuvasında yavru büyütürken verdiği mücadeleyi gösterdi. Göç yolculuğunun risklerini, yaşama tutunmada yaşadıkları zorluklarla insanlara empati kurdurmayı başardı. Bir balıkçı ve leylek dostluğundan da öte bir hale geldiler💚
15 Marta kadar her an gelebilir. Endişelenmeye gerek yok zira martın ortasından sonraya kalırsa o zaman endişeleneceğiz! İnşallah merakta bırakmaz bizi…