Herhangi bir şampiyonluk yada takılan yıldız 🌟 umurumuzda değil.
Beşiktaş türkiyenin açık ara en büyük kulübüdür.
Beşiktaş bir duruştur.
Beşiktaş bir felsefedir.
Beşiktaş Türkiye liginin şerefidir.
@Midtownmadness0@tribun_bjk İndirim mesele değil insanların stada gelip maç izlemesi istenilen bir konu değil aslında maça etki edecek seyircinin alt tribünde olması gerekir o yüzden yağmur çamur maça gelip 90 dakika takıma destek veren tribünün üst kapalida değil altta olması gerekiyor
Kapalı üstün bir sonraki sene kapalı alta inmesi gerekiyor kesin ve net tribünün yukarıdan sahaya etki etmesi çok zor kapalı altta uygulanan fiyat politikası nedeniyle alt tribünde buyuk boşluklar olunca derbi maçları dışında alt kapalı boş kalıyor ve seyircinin oyuna etkisi büyük oranda eksik kalıyor. Üst kapalı asagi inmeli gerekirse buyuk maçlarda üst kapalı fiyatları artirilarak bu dengesizlik giderilmelidir. Biletin fiyatı kapalı trubunde stada yakınlık uzaklikla hesap edilemez. Beşiktaş kapalisi başka bir ekoldur ve bugun belirli bir yasa gelmis gençlerin gecmiste besiktasli olmalarının vesilesidir.
Sn Tunç,
Sadece #SüresizNafaka değil,
➡️Velayet
➡️Evlilikte hiç çalışmamış kadına malın yarısı zulmü
➡️On yıllar süren İhtiyati Hacizler
➡️Boşanamamak
tüm bu ZULÜMLER yasa sil baştan 2025' de değiştirilerek bitirilmelidir.
Oyalamayın!
Ötelemeyin!
@RTErdogan@yilmaztunc@Akparti
1 Ocak 2002 tarihi öncesinde yürürlükte olan Medeni Kanun mal ayrılığı rejimini esas aliyor; ozellikle toplumun belirli kesiminde mal varlıklarının ata erkil toplum olunması nedeni ile erkeğin uzerine yapılması ile alakalı boşanma durumlarında kadınların mağduriyetine neden oluyordu. Bu mağduriyetlerin giderilmesi ile alakalı 1 Ocak 2002 Tarihinde yürürlüğe giren Medeni Kanun ile edinilmiş mallara katılma rejimi getirilek bu mağduriyetler önlenmiş oldu. Ancaak...
Bu durum bambaska sorunları da beraberinde getirdi.
Finansal olarak kendisinden çok yukarida olduğu aşikar olan bir erkek ile evlenmek onlarla birkaç sene evli kalmak, evli kaldıkları süre içerisinde erkeğin elde ettiği mala doğrudan ortak olmak ve bir adım ileri gidip birde çocuk sahibi olarak ömür boyunca o kişiye sırtını dayayarak yaşamak adına evlilik yapan kadınlar türedi toplumda. Hiçbir geliri olmayan 20 25 yaşında bir bayan bir fabrika sahibi ile evlendiği zaman yıllarca emek vererek kurulmuş o fabrikanın geliri ile elde edilen bütün malın yarısına ortak olabiliyor bu düzende.
Simdi yıllarca emek veren işletme kuran yüzlerce kişiye istihdam sağlayan bir işletme düşünün. Bu işletmenin kurulması buyutulmesi belirli bir noktaya getirilmesi asamasinda hiçbir yerinde emeği olmayan bir kadın sırf işletmenin sahibi ile evli olduğu için erkeğin gelirinin yarısı uzerinde hak sahibi oluyor. Ve işin ilginç yanı söz gelimi 10 sene evlilik sonunda boşanma gerçekleşirken kadın alacağını aliyor elini suya sabuna dokunmadan kenara çekiliyor fabrikasını ayakta tutmak zorunda olan işveren yanında çalıştırdığı kişilerin kıdem tazminatlarıni ileride tek başına ödemek zorunda kalıyor.
Birbirine denk gelir sahibi islerde çalışan veya erkek belirli bir maaş ile evine ekmek getirirken evini yuva yapan çocuklarına bakan kadınların mağdur edilmemeleri için mantikli olan bu sistem birbiri ile aralarında uçurum gelir farkı olan kişiler için adeta bir zulüm oluyor malesef. Aradan geçen 23 sene bu ve buna benzer pek çok senaryonun gerçek olduğunu boşanma vakaları yaşandıkça göz önüne seriyor.
Ve malesef doktorluk avukatlik ogretmenlik iscilik gibi meslek dallarinin yanina zengin bir adamın eşi olmakta abes bir meslek olarak ortaya çıkmış oluyor. İmzayı attığınız an taksimetre çalışmaya başlıyor erkek ne kazanırsa yarısını karısı için kazanmış oluyor. Bu nadirende olsa tam terside olabilir elbet ancak genel olarak bu düzenin mağdurları erkekler.
Birde süresiz nafaka diye bir durum varki akıllara zarar. Adam birisi ile bir sene evli kaldığı için ömür boyu bosandigi kadına nafaka ödemek zorunda kalıyor. Dahası kadınlar boşandıktan sonra eski kocalarindan aldıkları nafaka kesilmesin diye başka erkeklerle yiyor içiyor geziyor ama asla evlenmiyorlar. Bu duzen yeniden evlendikleri zaman elde edecekleri menfaat nafakalarinin kesilmesine değecek kadar güçlü birisini bulana kadar devam ediyor. Bu defa talih kuşu yeni erkeğin başına konuyor nihayet eski koca kurtuluyor ve taksimetre yeni koca için çalışmaya başlıyor.
Diyebilirsinizki bu konu bu kadar basit düşünülemez evlilik kutsal bir muessedir. Hayat musterektir vs. Bunların hepsine sonuna kadar hak vermekle birlikte kantarin topuzunun ne denli kaçmış olduğunun toplum nazarında anlaşılabilmesi için bu yazıyı yazma gereği duydum.
Bu tür sorunlar ile karşılaşan kimse yeniden evlenmek yerine evlilik dışı ilişkiler yaşamak durumunda kalıyor ve bu durum toplumun dahada yozlasmasina neden oluyor.
El netice;
2002 yılı öncesinde doğan hakkaniyetsizliklerin önüne geçmek için yapılan bu düzenleme ortaya çıkan daha büyük haksızlıkları ortadan kaldırmak için acilen değiştirilmelidir. Türkiye Cumhuriyeti yasalarına tabi olarak yaşayan Hukukçu kimliği olan bir fert olarak gozlemlerim bu şekilde. Yasama organımızin acilen bu konu hakkında bir düzenleme yapması gerektiğine inaniyor surcu lisan ettiysemde herkesin affına sığınıyorum.
#TBMM #akparti #chp #MHP #iyiparti
#edinilmismallarakatilma #cumhurbaşkanlığı #tcaile
1 Ocak 2002 tarihi öncesinde yürürlükte olan Medeni Kanun mal ayrılığı rejimini esas aliyor; ozellikle toplumun belirli kesiminde mal varlıklarının ata erkil toplum olunması nedeni ile erkeğin uzerine yapılması ile alakalı boşanma durumlarında kadınların mağduriyetine neden oluyordu. Bu mağduriyetlerin giderilmesi ile alakalı 1 Ocak 2002 Tarihinde yürürlüğe giren Medeni Kanun ile edinilmiş mallara katılma rejimi getirilek bu mağduriyetler önlenmiş oldu. Ancaak...
Bu durum bambaska sorunları da beraberinde getirdi.
Finansal olarak kendisinden çok yukarida olduğu aşikar olan bir erkek ile evlenmek onlarla birkaç sene evli kalmak, evli kaldıkları süre içerisinde erkeğin elde ettiği mala doğrudan ortak olmak ve bir adım ileri gidip birde çocuk sahibi olarak ömür boyunca o kişiye sırtını dayayarak yaşamak adına evlilik yapan kadınlar türedi toplumda. Hiçbir geliri olmayan 20 25 yaşında bir bayan bir fabrika sahibi ile evlendiği zaman yıllarca emek vererek kurulmuş o fabrikanın geliri ile elde edilen bütün malın yarısına ortak olabiliyor bu düzende.
Simdi yıllarca emek veren işletme kuran yüzlerce kişiye istihdam sağlayan bir işletme düşünün. Bu işletmenin kurulması buyutulmesi belirli bir noktaya getirilmesi asamasinda hiçbir yerinde emeği olmayan bir kadın sırf işletmenin sahibi ile evli olduğu için erkeğin gelirinin yarısı uzerinde hak sahibi oluyor. Ve işin ilginç yanı söz gelimi 10 sene evlilik sonunda boşanma gerçekleşirken kadın alacağını aliyor elini suya sabuna dokunmadan kenara çekiliyor fabrikasını ayakta tutmak zorunda olan işveren yanında çalıştırdığı kişilerin kıdem tazminatlarıni ileride tek başına ödemek zorunda kalıyor.
Birbirine denk gelir sahibi islerde çalışan veya erkek belirli bir maaş ile evine ekmek getirirken evini yuva yapan çocuklarına bakan kadınların mağdur edilmemeleri için mantikli olan bu sistem birbiri ile aralarında uçurum gelir farkı olan kişiler için adeta bir zulüm oluyor malesef. Aradan geçen 23 sene bu ve buna benzer pek çok senaryonun gerçek olduğunu boşanma vakaları yaşandıkça göz önüne seriyor.
Ve malesef doktorluk avukatlik ogretmenlik iscilik gibi meslek dallarinin yanina zengin bir adamın eşi olmakta abes bir meslek olarak ortaya çıkmış oluyor. İmzayı attığınız an taksimetre çalışmaya başlıyor erkek ne kazanırsa yarısını karısı için kazanmış oluyor. Bu nadirende olsa tam terside olabilir elbet ancak genel olarak bu düzenin mağdurları erkekler.
Birde süresiz nafaka diye bir durum varki akıllara zarar. Adam birisi ile bir sene evli kaldığı için ömür boyu bosandigi kadına nafaka ödemek zorunda kalıyor. Dahası kadınlar boşandıktan sonra eski kocalarindan aldıkları nafaka kesilmesin diye başka erkeklerle yiyor içiyor geziyor ama asla evlenmiyorlar. Bu duzen yeniden evlendikleri zaman elde edecekleri menfaat nafakalarinin kesilmesine değecek kadar güçlü birisini bulana kadar devam ediyor. Bu defa talih kuşu yeni erkeğin başına konuyor nihayet eski koca kurtuluyor ve taksimetre yeni koca için çalışmaya başlıyor.
Diyebilirsinizki bu konu bu kadar basit düşünülemez evlilik kutsal bir muessedir. Hayat musterektir vs. Bunların hepsine sonuna kadar hak vermekle birlikte kantarin topuzunun ne denli kaçmış olduğunun toplum nazarında anlaşılabilmesi için bu yazıyı yazma gereği duydum.
Bu tür sorunlar ile karşılaşan kimse yeniden evlenmek yerine evlilik dışı ilişkiler yaşamak durumunda kalıyor ve bu durum toplumun dahada yozlasmasina neden oluyor.
El netice;
2002 yılı öncesinde doğan hakkaniyetsizliklerin önüne geçmek için yapılan bu düzenleme ortaya çıkan daha büyük haksızlıkları ortadan kaldırmak için acilen değiştirilmelidir. Türkiye Cumhuriyeti yasalarına tabi olarak yaşayan Hukukçu kimliği olan bir fert olarak gozlemlerim bu şekilde. Yasama organımızin acilen bu konu hakkında bir düzenleme yapması gerektiğine inaniyor surcu lisan ettiysemde herkesin affına sığınıyorum.
#TBMM #akparti #chp #MHP #iyiparti
#edinilmismallarakatilma #cumhurbaşkanlığı #tcaile
1 Ocak 2002 tarihi öncesinde yürürlükte olan Medeni Kanun mal ayrılığı rejimini esas aliyor; ozellikle toplumun belirli kesiminde mal varlıklarının ata erkil toplum olunması nedeni ile erkeğin uzerine yapılması ile alakalı boşanma durumlarında kadınların mağduriyetine neden oluyordu. Bu mağduriyetlerin giderilmesi ile alakalı 1 Ocak 2002 Tarihinde yürürlüğe giren Medeni Kanun ile edinilmiş mallara katılma rejimi getirilek bu mağduriyetler önlenmiş oldu. Ancaak...
Bu durum bambaska sorunları da beraberinde getirdi.
Finansal olarak kendisinden çok yukarida olduğu aşikar olan bir erkek ile evlenmek onlarla birkaç sene evli kalmak, evli kaldıkları süre içerisinde erkeğin elde ettiği mala doğrudan ortak olmak ve bir adım ileri gidip birde çocuk sahibi olarak ömür boyunca o kişiye sırtını dayayarak yaşamak adına evlilik yapan kadınlar türedi toplumda. Hiçbir geliri olmayan 20 25 yaşında bir bayan bir fabrika sahibi ile evlendiği zaman yıllarca emek vererek kurulmuş o fabrikanın geliri ile elde edilen bütün malın yarısına ortak olabiliyor bu düzende.
Simdi yıllarca emek veren işletme kuran yüzlerce kişiye istihdam sağlayan bir işletme düşünün. Bu işletmenin kurulması buyutulmesi belirli bir noktaya getirilmesi asamasinda hiçbir yerinde emeği olmayan bir kadın sırf işletmenin sahibi ile evli olduğu için erkeğin gelirinin yarısı uzerinde hak sahibi oluyor. Ve işin ilginç yanı söz gelimi 10 sene evlilik sonunda boşanma gerçekleşirken kadın alacağını aliyor elini suya sabuna dokunmadan kenara çekiliyor fabrikasını ayakta tutmak zorunda olan işveren yanında çalıştırdığı kişilerin kıdem tazminatlarıni ileride tek başına ödemek zorunda kalıyor.
Birbirine denk gelir sahibi islerde çalışan veya erkek belirli bir maaş ile evine ekmek getirirken evini yuva yapan çocuklarına bakan kadınların mağdur edilmemeleri için mantikli olan bu sistem birbiri ile aralarında uçurum gelir farkı olan kişiler için adeta bir zulüm oluyor malesef. Aradan geçen 23 sene bu ve buna benzer pek çok senaryonun gerçek olduğunu boşanma vakaları yaşandıkça göz önüne seriyor.
Ve malesef doktorluk avukatlik ogretmenlik iscilik gibi meslek dallarinin yanina zengin bir adamın eşi olmakta abes bir meslek olarak ortaya çıkmış oluyor. İmzayı attığınız an taksimetre çalışmaya başlıyor erkek ne kazanırsa yarısını karısı için kazanmış oluyor. Bu nadirende olsa tam terside olabilir elbet ancak genel olarak bu düzenin mağdurları erkekler.
Birde süresiz nafaka diye bir durum varki akıllara zarar. Adam birisi ile bir sene evli kaldığı için ömür boyu bosandigi kadına nafaka ödemek zorunda kalıyor. Dahası kadınlar boşandıktan sonra eski kocalarindan aldıkları nafaka kesilmesin diye başka erkeklerle yiyor içiyor geziyor ama asla evlenmiyorlar. Bu duzen yeniden evlendikleri zaman elde edecekleri menfaat nafakalarinin kesilmesine değecek kadar güçlü birisini bulana kadar devam ediyor. Bu defa talih kuşu yeni erkeğin başına konuyor nihayet eski koca kurtuluyor ve taksimetre yeni koca için çalışmaya başlıyor.
Diyebilirsinizki bu konu bu kadar basit düşünülemez evlilik kutsal bir muessedir. Hayat musterektir vs. Bunların hepsine sonuna kadar hak vermekle birlikte kantarin topuzunun ne denli kaçmış olduğunun toplum nazarında anlaşılabilmesi için bu yazıyı yazma gereği duydum.
Bu tür sorunlar ile karşılaşan kimse yeniden evlenmek yerine evlilik dışı ilişkiler yaşamak durumunda kalıyor ve bu durum toplumun dahada yozlasmasina neden oluyor.
El netice;
2002 yılı öncesinde doğan hakkaniyetsizliklerin önüne geçmek için yapılan bu düzenleme ortaya çıkan daha büyük haksızlıkları ortadan kaldırmak için acilen değiştirilmelidir. Türkiye Cumhuriyeti yasalarına tabi olarak yaşayan Hukukçu kimliği olan bir fert olarak gozlemlerim bu şekilde. Yasama organımızin acilen bu konu hakkında bir düzenleme yapması gerektiğine inaniyor surcu lisan ettiysemde herkesin affına sığınıyorum.
#TBMM #akparti #chp #MHP #iyiparti
#edinilmismallarakatilma #cumhurbaşkanlığı #tcaile