Milliyetçi Hareket Partisi Tekirdağ İl Başkanlığı görevine şahsımı layık gören ve bu şerefle beni onurlandıran Bilge Liderim Sayın Devlet Bahçeli Bey’in elini öpüp, hayır dualarını aldım.Liderimin emrinde Teşkilatımızın hizmetindeyim. #ülkümuğrunaülkemhayrına
Devlet BAHÇELİ:
Ülkü Ocakları; dik başlı değil, başı dik Anadolu çocuklarının yurdudur.
Ülkü Ocakları’nda Hoca Ahmet Yesevi’nin hikmeti, Hacı Bektaş-ı Veli’nin ilmi, Dede Korkut’un bilgeliği vardır.
Ülkü Ocakları’nda Bilge Kağan’dan Kürşat’a, Sultan Alparslan’dan Fatih’e, Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ten merhum Başbuğumuz Alparslan Türkeş’e uzanan büyük Türk yürüyüşünün ayak izleri vardır.
Dünkü Vaşington merkezli küresel şer lobilerinin de bugünkü Brüksel’in husumet cephesi de bu hakikati örtemeyecektir.
Ülkü Ocakları’nı anlamak isteyen Türk gençliğinin yüreğinden dökülen şu mısralara bakacaktır:
“Yüreği bayrağa atan olmayı,
Vatana ruhunu katan olmayı,
Kısacası beyim, adam olmayı,
Davayı öğrendik Bizim Ocak'ta”
Devlet BAHÇELİ:
Türk milliyetçiliğini kriminalize etme, Türk gençliğini milli ve manevi değerlerinden kopartıp köksüzleştirme gayretlerinin farkındayız.
Devlete sadakati görev bilen, bayrak ve vatan sevgisini yüreğinden eksik etmeyen, teröre karşı elif gibi dimdik duruşunu koruyan Türk gençliğinin biricik yuvası olan Ülkü Ocakları, Avrupa kamuoyunda hedef tahtasına oturtulmak istenmektedir.
Bilinsin ki Ülkü Ocakları, Türk milletinin üç bin yıllık yürüyüşünü genç yüreklerde diri tutan; irfanı imanla, cesareti ahlakla kavuşturan kutlu bir mekteptir.
Devlet BAHÇELİ:
Türkiye Cumhuriyeti; dış aktörlerin tehdit, telkin ve terbiye imalarıyla yüzü Batı’ya çevrilip hizaya getirilemez.
Herkes ayağını denk alacak, haddini bilecek, yerini iyi belleyecek.
Bize sınır ötesinden ayar vermeye kalkan her kim varsa Türkiye Cumhuriyeti’nin hürriyetine ve egemenliğine yan gözle bakmamayı öyle ya da böyle öğrenecektir.
Devlet BAHÇELİ:
Peygamber Efendimiz Hz. Muhammed’in (S.A.V.) bizlere öğütlediği gibi: “Ahde vefa imandandır.”
İslam’ın nurundan nasibini almamış, adaletin rahmet iklimine sırtını dönmüş, Müslüman Türk milletine karşı asırlık önyargılarını her fırsatta dışa vuran küffar nereden bilecektir vefayı?
Camilerimize saldırı olduğunda susanlara, yüce kitabımız Kur’an-ı Kerim’e yönelik alçak provokasyonları ifade özgürlüğü adı altında pazarlayanlara, başörtülü kadınlarımızın inancını yaşama mücadelesini görmezden gelen gafillere, Avrupa şehirlerinde yükselen İslam düşmanlığını keyifle seyreden bozgunculara nasıl anlatacağız sözün namus olduğunu?
Devlet BAHÇELİ:
Bugün bu tablonun bir tarafında Türkiye’nin NATO içindeki ağırlığını, savunma sanayiindeki yükselişini, göç yönetimindeki rolünü, enerji yollarındaki yerini, Karadeniz’den Kafkasya’ya, Doğu Akdeniz’den Orta Doğu’ya uzanan jeopolitik değerini kabul etmek zorunda kalan Avrupa vardır.
Diğer tarafında Türk yargısını hedef alan, gözümüzün nuru Ülkü Ocakları’mıza kara çalan, Mavi Vatan davamızı hor gören, Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nin egemen eşitliğini, Kıbrıs Türklüğünün varlığını yok sayan Avrupa vardır.
Türkiye’nin egemenlik sahasına itiraz etmeye kalkışanın alnını karışlarız;
Türk milletine kafa tutmaya çalışanların kafalarına vura vura kim olduğumuzu öğretiriz.
Devlet BAHÇELİ:
Bu vesileyle ülkemizi Dünya Kupası’nda en iyi şekilde temsil eden A Milli Futbol Takımımıza başarılar diliyorum.
LGS’ye giren evlatlarımızı bir kez daha tebrik ediyor; YKS’ye girecek bütün gençlerimize üstün başarılar diliyorum.
Cenab-ı Allah evlatlarımızın bahtını açık, yolunu aydınlık, devletimize ve milletimize hizmetlerini daim eylesin.
Devlet BAHÇELİ:
Sizler Mete Han’ın devlet nizamını, Attila’nın Avrupalının dizlerini titreten heybetini, Sultan Alparslan’ın Anadolu’yu yurt kılan azmini, Osman Gazi’nin Söğüt’te can bulup üç kıtaya yayılan muradını, Fatih Sultan Mehmed Han’ın 21 yaşında Avrupalıların atası olan Doğu Roma’yı dize getiren dehasını, Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün yokluklardan bir devlet var eden ferasetini miras almış bir milletin evlatlarısınız.
Bu miras omuzlarınızda bir yük değil; şereftir.
Bu miras geçmişte kalmış bir övünç değil, geleceğe taşınacak bir mesuliyettir.
Devlet Bahçeli:
Gündemin gürültüsüne, milli iktisadın inişli çıkışlı yollarına küsüp Anadolu’yu öksüz ve yetim bırakmayın.
Sanal dünyadaki karamsarlık tüccarlarına, Türk ve Türkiye düşmanı umutsuzluk tellallarına, Garbı putlaştıran parazitlere, yüreklerinize hicret duygusu aşılamak isteyen bozguncu ağızlara aldırmayın.
Cumhuriyetimizin banisi Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün ifadesiyle: “Vatanın bütün ümidi ve geleceği size, genç nesillerin anlayış ve enerjisine bağlanmıştır.”
Devlet BAHÇELİ:
Bu topraklarda kök saldınız, bu milletin bağrında boy verdiniz, bu vatanın ikliminde çınarlaşacaksınız. Nereye giderseniz gidiniz, kutup yıldızınız Türkiye olsun.
Bu topraklarda filizlenen her kabiliyet, dünyanın neresinde olursa olsun Türk milletinin itibarını çoğaltmalı, Türkiye’nin adını yükseltmeli, ay-yıldızlı bayrağımızın şerefini büyütmelidir.
Dünyaya açılın; fakat kökünüzü bu topraklardan, dönüş niyetinizi yüreğinizden, Türkiye biletinizi valizinizden, ailenize tekrar sarılacağınız günü takviminizden eksik etmeyin.
İstikbalinizi başka milletlerin göklerinde aramayın.
Devlet BAHÇELİ:
Türk gençliği; bugünün öğrencisi olduğu gibi yarınların öğretmeni, mühendisi, avukatı, doktoru, akademisyeni, sanatçısı, sporcusu ve askeridir.
Bir meslek sahibi olunuz, alın terinizle ayakta durunuz.
Helal rızkın bereketini hiçbir koltuğun rahatlığına değişmeyiniz.
İş bulunuz, aş bulunuz; fakat yalnız kendi hayatınızı kurtarmakla yetinmeyiniz.
Bu ülkenin laboratuvarlarındaki umut sizsiniz.
Kürsülerinde yükselecek söz sizsiniz.
Fabrikalarında dönecek çark sizsiniz.
Tarlada bereketi katlandıracak akıl sizsiniz.
Spor sahalarında dalgalanacak ay yıldızlı al bayrağa sakladığımız gururunu taşıyacak olan sizlersiniz.
Biz eksik kaldıysak, bıraktığımız yerden siz ilerleyeceksiniz.
Bunu da bir bayrak yarışı bileceksiniz.
Devlet BAHÇELİ:
Sınavlar hayatın içindeki basamaklardır. Her basamak öyle ya da böyle çıkılır, aşılır, geçilir. Baktık olmuyor yine de pes edilmez ve yeniden denenir.
Asıl olan o basamakları çıkarken ahlaklı kalabilmek, değerlerini muhafaza edebilmek, ümitleri yitirmeden geleceğe sarılabilmektir.
Bizim gözümüzde her Türk genci endemik bir çiçek gibi korunması gereken birer emanettir.
Her evladımız, tek başına milli servetimizdir.
Devlet BAHÇELİ:
Milliyetçi Hareket Partisi’nin Turan ülküsü, Cumhur İttifakı’nın 2053 ve 2071 vizyonu aynı istikamettedir.
Bu istikamet Türk ve Türkiye Yüzyılı’dır.
Bu hedef uğruna yorulmayacağız, yılmayacağız, yıkılmayacağız.
Önümüze çıkarılan engelleri şuurla aşacak, sabırla geçecek, karanlıkları sebatla geride bırakacağız.
Bir adım geride durmayacak, bir an olsun tereddüde düşmeyeceğiz.
Çünkü Türk milleti; gücünü maziden alıp atiye kendi hür iradesiyle yürüyen büyük bir millettir.
Devlet BAHÇELİ:
Turan Koridoru açılacaktır.
Türk dünyası kenetlenecek, Türk Devletleri Teşkilatı güçlenecektir.
“Mücadelemiz Milliyetçi Türkiye'ye ve Turan'a kadardır!” diye haykırarak yemin eden gönüller rahat bir nefes alacaktır.
Şimdi önümüzde yeni bir safha vardır.
Ermenistan ya eski işgal zihniyetinin, diaspora arayışlarının, rövanş heveslerinin peşinde savrulacak ya da bölgenin yeni gerçeğini kabul ederek kalıcı barışın kapısını aralayacaktır.
Bu yeni gerçeğin temeli de bellidir: Karabağ Azerbaycan’dır.
Bu gerçek sahada kanla, masada hukuk zemininde tescillenmiştir.
Eski işgal zihniyetini yeni kılıflarla yaşatmaya çalışan yollar kapalıdır.
Normalleşme, Türkiye’ye ve Azerbaycan’a yönelik tarihi husumet dilinin terk edilmesiyle, bölgenin yeni gerçekliğinin kabulü ve hakkaniyetli iş birliği zeminine riayetle mümkündür.
Devlet BAHÇELİ:
Böylesine çetin, bölge devletlerinin ekonomik kıskaç içinde sıkıştığı bir dönemde Turan Koridoru’nun açılması; Ankara’dan Türkistan’a uzanan iktisadi ve jeopolitik bir sıçrama olacaktır.
Kars’tan Iğdır’a, Nahçıvan’dan Bakü’ye dek Türk yurtlarına ekonomik canlılık kazandıracak, yeni yüzyılın ana ulaşım ve ticaret güzergahlarından birini teşkil edecektir.
Turan Koridoru, Türk ve Türkiye Yüzyılı’nın stratejik anahtarıdır.
Devlet BAHÇELİ:
Zengezur; Nahçıvan’ın ana vatan Azerbaycan’la bağını güçlendirecek, Türkiye’yi kardeş ülke Azerbaycan üzerinden Hazar’a, Hazar’ın ötesinden Türkistan’a ulaştıracak tarihi geçittir.
Zengezur, Nahçıvan’ın Azerbaycan’la vuslatı olacaktır.
Bu, “iki devlet, tek millet” şuurunun Türk dünyasının tamamına yayılan stratejik bir iklime kavuşmasıdır.
Zengezur dedik ama artık adını doğru koyalım: Bu hat, Turan Koridoru’dur.
Devlet BAHÇELİ:
Karabağ’da çiğnenen hukuk, Türk askerinin demir yumruğuyla doğrultuldu.
Allah’a şükürler olsun ki Karabağ’ın esaret zincirlerinin kırıldığı günlere eriştik.
Allah’a şükürler olsun ki Şuşa’nın dağlarında ay yıldızlı bayrağın, yeniden yükseldiği sabahlara şahitlik ettik.
Allah’a şükürler olsun ki har-ı bülbül, şehitlerimizin kanıyla sulanan Karabağ topraklarında artık mahzun bir bekleyişin değil; zaferin nişanesi olarak yeniden açmıştır.
Devlet BAHÇELİ:
Netanyahu yönetimi, Orta Doğu’da sükûnet ihtimalini kendi siyasi gelecekleri için tehdit görmektedir.
Uluslararası hukuku ayaklar altına alan, barışın önünde aşılmaz duvarlar örmeye kalkan bu çıban başı, döktüğü her damla kanın, yıktığı her hanenin hesabını er ya da geç, ama mutlaka ve mutlaka, tarihin ve milletlerin huzurunda teker teker verecektir.
Tavrımız açık, mevkimiz ayan beyan ortadadır.
Cümle alem bilsin ve duysun ki: Türk milleti, barış düşmanlarının karşısında; mazlumların, masumların ve mağdurların ise ebediyen yanındadır.
Milliyetçi Hareket Partisi olarak temennimiz odur ki: Kanla beslenen Siyonist şer odaklarına inat, bu kadim coğrafyanın her bir köşesinde huzura, sükunete ve adalete dayalı bir barış, Türk-İslam mührüyle ebediyen temin ve tesis edilecektir.
Milliyetçi Hareket Partisi Adıyaman il teşkilat organları ve Merkez ilçe teşkilat organları parti tüzüğümüzün 52. ve 54. maddelerinin tanıdığı yetkiye istinaden, tüzüğümüzün ilgili maddesi uyarınca feshedilmiştir.
Yine aynı maddelerin verdiği yetki çerçevesinde, Milliyetçi Hareket Partisi Adıyaman İl Başkanlığı görevine Ali Önat, Merkez İlçe Başkanlığına Selçuk Aslancan atanmıştır.