@emymf63 Çaykur altınbaş serisi çay al. 23 dk demle iç. Çay eksperinden aldığım bilgi. Tabi ulasabiliyorsan en iyisi eski usul değirmen çayı ama piyasadaki en iyi çay altınbaş
Ne oldu o “Türkiye sevdamız, ekmek için kavgamız” diye haykıran sendikacılara?
Ne değişti? Atatürk ilkelerinden, üniter devletten, Türk milliyetçiliğinden mi vazgeçtiniz, yoksa koltuklara mı yapıştınız?
Hani nerede o kutsal dava?
Hani avazınız çıktığı kadar haykırdığınız:
"Irmağının akışına ölürüm Türkiyem" marşları…
"Çırpınırdı Karadeniz, bakıp Türk’ün bayrağına" dizeleriyle döktüğünüz gözyaşları nerede?
Bugün DEM’le aynı çizgide yürür hâle geldiniz.
Terörün siyasi uzantılarına sessiz,
Apo güzellemelerine sağır hale geldiniz.
Oldu olacak tüzüğünüze "anadilde eğitim"i, "özerklik" maddesini de ekleyin ki, ortaklarınız sizi yadırgamasın!
Bir zamanlar ihanete karşı dimdik duranlar,
nasıl bir mutasyona uğradınız da bugün o ihanetin lokomotifi oldunuz?
Dava dediğiniz şeyin pazarlık masasında kaç maaşa, kaç makama, kaç mevkiye satıldığını herkes görüyor artık!
Peki ya üyeleri? Siz de mi ram oldunuz?
Çözüm sürecinde dimdik duranlar, şimdi neden sessiz? Şehit cenazelerinde yükselen o haykırışları ne zaman unuttunuz?
Nerede o kutsallarınız üzerine ettiğiniz yeminler?
Hani mücadeleniz "Milliyetçi Türkiye" içindi, Turan’a kadardı?
Yoksa Kandil’de mi boğuldunuz? Süleymaniye’de mi susturuldunuz?
Tanrı Dağları’nın hayalinden, “yapacak bir şey yok” teslimiyetine mi savruldunuz?
Söyleyin:
Korktunuz mu? Sustunuz mu?
Yoksa pazarlık masasında siz de mi koltukla kandırıldınız?
Yazık…
Sloganlarınız kaldı, ruhunuz kayboldu.
Millet unutur sananlar, günü geldiğinde hesabı en ağır biçimde öder!
Akif boşuna söylememiş;
"Âtiyi karanlık görerek azmi bırakmak...
Alçak bir ölüm varsa, emînim, budur ancak.
His yok, hareket yok, acı yok... Leş mi kesildin?
Hayret veriyorsun bana... Sen böyle değildin."
Sendikamız kurulduğu günden itibaren, muhataplarımıza eleştirilerimiz yanında ülkemizde hakim sendikal zihniyete de her zaman eleştirilerimiz olmuştur. Eleştirmeye de devam edeceğiz.
Kendisine sendikacı süsü vermiş sürekli saldırgan tavırlar içinde olan, iftirayı yol seçenleri görüyorum.
Yazmaya, konuşmaya kalksak sokağa çıkamayacak olanların seviyesizliğine inmemek için gayret gösteriyoruz.
Aliya İzzetbegoviç'in dediği gibi "Savaş, ölünce değil düşmana benzeyince kaybedilir.”
Bazı meslektaşlarımız yemekte ne var diye sormuş yemek yemedim. Her gün sosyal medyada eleştirdiğiniz tüm konuları bakanın yüzüne söylemek için toplantıya katıldım.
Bakana övgüler düzenler oldu, mülakata destek verenler oldu, atama bekleyen öğretmenlerin öğretmen sıfatına karşı çıkanlar oldu, bakanın eşini övenler oldu, genel müdürlerle görüşüyoruz teşekkür ederiz diyenler oldu. Biz sendika olmanın gereğini yaptık toplantıya katıldık. Söylenmesi gerekenleri söyledik. Yutkunmadık haykırdık.
Sendikalara üyelerinden kesilen ortalama üye aidatı 250 TL
400 bin üyesi olan bir sendikanın aylık geliri 100 milyon TL. Yıllık geliri 1 milyar 200 milyon TL.
Tüm sendika üyeleri, devasa mali bütçelerine rağmen eylem yapmayan, üyelerini bir araya getirmeyen, haklarını savunmayan sendikalarını sorgulamalılar.
Hem sendikamda kalayım hem de sorunlar çözülsün düşüncesindeyseniz bu düzen değişmez.
Düşünün haketmediğiniz bir zam reva görüldüğünde toplu sözleşmeyi imzalayan veya gereğini yapmayan sendikanın üyelerinin tamamı istifa etse, sendikalar böyle rahat davranabilir mi?
Bir gün Hürriyetçi Eğitim Sen'de sendika olmanın sorumluluğunu yerine getirmezse aynı durum bizim içinde geçerli.
Hürriyetçi Eğitim Sen Genel Başkanı @leventkuruoglu yolsuzlukları açıklamaya devam ediyor. Bakalım @Yusuf__Tekin gerekenleri ivedilikle yapacak mı ?
Kamu malından bir hırka dahi aşıranın ensesinde olacağız. Çünkü biz sendikayız...
Halı sahada değil alanda ter dökenlerdeniz...