Üç yıl önce bugün ülkemiz akademisindeki en karanlık sayfalardan biri açıldı.
Türkiye’nin en özgür, en demokratik kamu üniversitesi olarak kabul edilen Boğaziçi Üniversitesi’ne, tıpkı 12 Eylül darbe döneminde olduğu gibi, dışarıdan bir rektör atanması 160 yıllık bir geleneğe
Seçim sonucu ne olursa olsun…
Hiçbir çaba boşa gitmedi, gitmeyecek.
Mücadele devam edecek.
Halkımızı, ülkemizi saltanat sevdalılarının, para babalarının keyfine teslim etmeyeceğiz.
Örgütlü gücümüzü büyütecek, emekçileri birleştirecek, bu sömürü ve yolsuzluk düzenini yıkacağız.
Mutlaka kazanacağız!
Göç alanında mültecilerle yüz yüze çalışan, mülteci haklarını savunan, çok istiyorsan evinde besle lafını çokça duyan biri olarak “mültecileri göndereceğiz” söylemine rağmen neden Kılıçdaroğlu’na oy vereceğim, anlatayım.
bütün bu hengamenin ortasında 2 yaşında bir çocuk @nurettincanikli'nin yeğeni ve yardımcısı tarafından kaçırıldı. 12 nisan'da, yani rabia naz cinayetinin yıldönümünde kaçırıldı. o tarihten beri anne @rarevenus ile telefonda bile görüştürülmüyor. herkes biliyor, herkes göz yumuyor. neden? anlatayım.
örneğin aile bakanı @deryayanikashb konudan haberdar ama dokunamıyor.
içişleri bakanı @suleymansoylu anne @rarevenus ile görüştü. soylu, çocuğun alıkonmasını ve anneye şiddet uygulanmasını kabul edilemez bulduğunu ve konuyla bizzat ilgileneceğini söyledi, ama sonra, seçim çalışmalarıyla meşgul olduğu için ilgilenemeyeceğini ifade etti. meydanlarda "kız kıza takılmak" lafından tuhaf anlamlar çıkarıp ekranlarda erkeklere "bitanem" demekle meşgul.
canikli'nin avukatı funda hanım ise bbp genel başkan yardımcısı. mahkemeye sahte belgeler sunuyor ve parayla tuttuğu yalancı şahitlere, hiç çekinmeden, kendi hesabından para transferleri yapıyor. itiraflar ve makbuzlar var. bunları ayrıca paylaşacağım.
rabia naz cinayeti, devletin el koyduğu şirketleri hortumlama (ki çocuğu alıkoyan yeğen kemal canikli, amcası nurettin canikli tarafından bu soygunu yönetmekle görevlendirilmişti) ve prens lakaplı kardeş durmuş canikli'nin giresun alucra'daki cinsel istismar vakaları ve örtbas ettiği bir başka çocuk cinayeti.. hiçbirine dokunmadılar. hepsinin üstünü örtmeye çalışıyorlar.
parti'de hiç sevilmemesine, bazı akrabalarının utançtan akrabalık bağını gizlemesine, başta giresun ve ilçeleri olmak üzere her yerde partisine güç kaybettirmesine rağmen nurettin canikli niçin bu kadar dokunulmaz?
benim de her zaman yanıt aradığım bu sorunun şimdilik en mantıklı açıklaması, belediye başkanlığı döneminden beri erdoğan ailesinin muhasebecisi olması. ayrıca, yurtdışında siyasetten uzak bir hayat yaşadığını sandığım, ancak canikli'nin soygun ekibine komşu ofisinde devlet hortumlayan, öfke krizleri geçirip şiddet içerikli suçlara bulaşan, bu nedenle gözlerden uzak tutulan oğul burak erdoğan'ın şirketlerinin muhasebesinin de canikli'de olduğunu öğrendim. burak erdoğan, canikli'lerin yönettiği birçok operasyonda perde arkasında. yani erdoğan ve canikli aileleri ortak ve muhtemelen dokunulmazlık buradan geliyor.
albayraklar olarak bilinen medya grubunun (yeni şafak) canikli ile ortaklığı da bir başka güvencesi. hatırlarsanız, canikli'nin tmsf soygunları ortaya çıktığında ak partili eski ibb başkanının yolsuzluk iddiaları yeni şafak'ta sürmanşet olmuştu. böyle bir şantaj gücü var.
nurettin canikli'yi tanıyanlar, bütün bu suçları ve skandalları soranlara hep aynı cümleyi sarf ettiğini anlatıyor: "hiçbir b.k yapamazlar". benzer bir ifadeyi, rabia naz cinayetiyle ilgili olarak, kendisinin whatsapp yazışmaşalarında da görmüştüm. ne yazık ki, bugüne kadar haklı çıktı. bugüne kadar kimse bir şey yapamadı.
devletten hortumlanan paraların yurtdışındaki hesaplara aktarıldığını, ingiltere ve abd'de çok sayıda gayrimenkul alındığını biliyorum. canikli, seçimi erdoğan'ın kazanması ve kendisine bakanlık verilmesi şeklinde son bir umuda tutunuyor. b planı belli. çocuk cinayetleri örtbasından, tarihimizin en büyük yolsuzluklarına kadar birçok suçtan yargılanmamak için kaçacak.
bütün bunları bir çırpıda anlatmam gerektiğini düşündüm. herkesin gözü önünde onca suça göz yumuldu ancak 22 gündür bir çocuk alıkonuldu. bari buna bir son verilsin. 2 yaşında bir çocuk annesini görebilmek, sesini duyabilmek için seçim sonucunu bekliyor. böyle saçmalık, böyle adaletsizlik olur mu?
Seçimi kaybedeceklerini anladılar.
Bu yüzden seçimi yaptırmamak için kaos çıkarmak istiyorlar.
En küçük malzemeyi bile kullanmak için her şeyi yapıyorlar.
Sükunetle, tahriklere gelmeden, güzelce sandığa gideceğiz ve onları sakin sakin yeneceğiz.
Ben Kemal Bey kadar kameralara alışık değilim, ileride de kameraların önünde olmayacağım. Ama konuşmamız gereken ciddi bir mesele var. Bugün mutfaktan ben sesleniyorum.
Alex Ferguson, Paul isimli bu genci West Ham’ın diplerde süründüğü 1989’da tutup Manchester United’a getirdi. Paul Londra’da 1 kupanın hayalini bile kuramazken Ferguson’la 5 yılda 2 şampiyonluk, 2 FA Cup, 3 Charity Shield, 1 de Kupa Galipleri Kupası kazandı.
1- Hizbullahçıların partisi HÜDAPAR, Cumhur İttifakı’nın ortağı olurken Diyarbakır Emniyet Müdürü Gaffar Okkan’ı nasıl katlettiklerini ve mezar evlerini hatırlayalım. Hizbulkontra için Türkiye tarihinin en vahşi örgütü denilebilir.
1- Benim babam Jeofizik mühendisiydi. Dini bütün bir insandı. Gözlemlediğim kadarıyla çok az namaz kaçırmıştır. Orucunu hiç kaçırmadığını tahmin ediyorum. Hacca da umreye de gitmiştir. Zekat ve fitresini de hiç bir zaman aksatmamıştır+
deprem bölgesindeki kimsesiz çocukları tarikatların aldığı iddia ediliyor. bir çocuğa depremden sonra yapılacak en büyük kötülük bu olur. önce çocuklar ve kadınlar derneği, bir kısım delil ile savcılığa suç duyurusunda bulundu.
bir trajedi. bir katliam. belgeler ve kirli ilişkiler ortada. çünkü bu katliamın yaşanmaması için çabalanmış. hukuk mücadelesi verilmiş. yetkililere bildirilmiş. ama hepsi göz göre göre gelen katliama adeta önceden onay vermiş. detayları anlatayım.
Büyük bir tehlike bizi bekliyor! Araştırma alanım doğa ve ekoloji olduğu için aktarmam gerekiyor. Yaşanan büyük deprem sonucu devasa bir enkaz ve moloz ortaya çıktı. Bu hafriyatlar uygun bertaraf edilmezse yaşadığımız binlerce kayıptan fazlasını verebiliriz. Nasıl mı? +
Bu tivit altında, depremin ilk gününden itibaren provokasyon amacıyla atılan yalanları paylaşıyorum.
Bu yalanların her biri işkence ve linç kültürünü besleyen ve iç çatışmaya sebep olabilecek türden şeyler.
Pek çok akademisyen yazmış zaten. Sadece ufak bir ek yapacağım. 1999 depremi olduğunda iyi kötü bir sokak hareketliliği ve devletin tamamen el koyamadığı, mobilize olan kurumlar vardı. Siyasi partiler cayır cayır yardım topluyor, sendikalar, meslek örgütleri bölgeye gidebiliyordu
Kamuoyuna Açıklama
2017 yazında Nesin Vakfı’na komşu 8 dönümlük arazi satışa çıkmıştı. İçindeki villayla birlikte 2 milyon liraydı, “kelepir” sayılırdı. Sahibinin acil paraya ihtiyacı olduğundan bir hafta on gün içinde almalıydık. +1
Bu yasanın seçim günü için çıkarılmış olduğu çok açık. Amerikalılarla birlikte bu yasayı çıkardıklarını da itiraf ettiklerine göre batının seçimlerde yine bir Erdoğan iktidarı istediklerini apaçık gösteriyor.