Ailemizin huzuru, evlatlarımızın güvenliği, yarınlarımızın teminatıdır.
Çocuklarımızı istismardan, gençlerimizi uyuşturucudan ve ailelerimizi suç ağlarından korumayı amaçlayan “Ailem Güvende” operasyonlarını destekliyoruz. Suçun bütün bağlantıları ve finansman kaynakları titizlikle araştırılmalı; sorumluluğu tespit edilen herkes hukuk önünde hesap vermelidir.
Bu süreçte ortaya koyduğu kararlı irade ve özverili çalışmalar dolayısıyla Adalet Bakanımız Sayın Akın Gürlek’e; soruşturmaları yürüten Cumhuriyet başsavcılıklarımıza, Emniyet ve Jandarma teşkilatlarımıza ve emek veren tüm kamu görevlilerimize teşekkür ediyorum.
Devlet Memurları Konfederasyonu olarak aileyi, insan onurunu ve çocuklarımızın güvenli geleceğini koruyan mücadelenin yanındayız.
Aileye sahip çıkmak, ülkemizin yarınlarına sahip çıkmaktır.
“ZAM YAPILMIYORSA, MEMUR VE EMEKLİYE ‘YAŞAM PROGRAMI’ HAZIRLANMALI!”
Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) tarafından açıklanan Ağustos 2026 enflasyon verileri, hayat pahalılığının vatandaşın bütçesi üzerindeki baskısını bir kez daha ortaya koydu. Ağustos ayında enflasyon yüzde 1,84 artarken, yıllık enflasyon yüzde 31,51 olarak gerçekleşti. Böylelikle Temmuz 2026 ayında yapılan maaş artışının yarısı yok oldu.
Tam olarak bu tablonun altında, ülkemizde milyonlarca memur ve emekli, her geçen gün biraz daha ağırlaşan hayat pahalılığı karşısında nefes alma mücadelesi veriyor.
Maaşlar daha cebe girmeden kira, fatura, mutfak ve ulaşım giderlerine dağılıyor. Ayın sonunu getirmek artık bir bütçe hesabı değil, adeta bir hayatta kalma planı haline geliyor.
Bu nedenle Devlet Memurları Sendikası olarak yetkililere açık bir çağrıda bulunuyoruz: “Madem memur ve emekliye insan onuruna yaraşır bir gelir sağlayacak zam yapılmıyor, o halde bir “YAŞAM PROGRAMI” hazırlanmalı! Memura ve emekliye yalnızca maaş bordrosu değil, kullanım kılavuzu da verilmeli!”
Vatandaşın maaşıyla ay sonunu getirebilmesi için;
•Hangi marketten alışveriş yapması gerektiği,
•Et, süt, yumurta ve temel gıda ürünlerini nereden daha ucuza alabileceği,
•Hangi semtlerde daha düşük kirayla oturabileceği,
•Kirasını ödedikten sonra geriye kalan parayla hangi faturayı önce ödemesi gerektiği,
•Ailesiyle dışarıda yemek yemeyi isterse hangi lokantada daha uygun fiyata yemek yiyebileceği,
•Çocuğunun kıyafet ve ayakkabısını hangi mağazadan alması gerektiği,
•Çocuklarını hangi okulda daha düşük maliyetle okutabileceği,
•Servis, kırtasiye, yemek ve eğitim giderlerini hangi yöntemle karşılayabileceği,
•İşe gidip gelirken hangi toplu taşıma aracını kullanması gerektiği,
•Otomobil almak isterse hangi araca gücünün yeteceği,
•Araç sahibi olacaksa yakıt, bakım, sigorta ve vergi masraflarını nasıl karşılayacağı,
•Ailesiyle yılda bir kez olsun nefes almak isterse nerede, kaç gün ve hangi bütçeyle tatil yapabileceği,
•Hastalandığında sağlık harcamalarını hangi bütçeden karşılayacağı,
•Çocuğunun sosyal ve kültürel ihtiyaçlarını nasıl karşılayacağı,
•Emeklilikte insan onuruna yakışır bir hayat sürmek için neyden vazgeçmesi gerektiği anlatılmalı!
Hatta mümkünse programın sonuna bir de “Ay Sonunu Getirme Rehberi” eklenmeli.
Çünkü bugün memur ve emeklinin ihtiyacı olan ��ey artık yalnızca zam değil; geçinebileceği bir hayattır.
Zira bir ülkede memur ve emekli, temel ihtiyaçlarını karşılamak için sürekli bir şeylerden vazgeçmek zorunda kalıyorsa, sorun vatandaşın harcamasında değil, gelir ile hayat pahalılığı arasındaki uçurumdadır.
Bizler Devlet Memurları Sendikası olarak, her geçen gün büyüyen ve gelişen ülkemizde artık bu sorunların konuşulmasını istemiyoruz.
Biz “nasıl daha az harcarım?” diye düşünen değil, “kazancımla ailemi nasıl daha iyi yaşatırım?” diye düşünen memur ve emekli istiyoruz.
#enflasyon
#memur
#emekli
#yaşamprogramı
@DMKonfederasyon
@dmssendikasi
DMS’DEN TÜİK BAŞKANLIĞI ZİYARETİ…
Devlet Memurları Sendikası Genel Başkanı ve Devlet Memurları Konfederasyonu Genel Sekreteri Tuncay CENGİZ, DMS Genel Başkan Yardımcısı Vecdi YANBAZ, DMS Maliye Şube Başkanı İbrahim ÇELİK ve DMS Maliye Şube Başkan Yardımcısı Turan ÇAPAN tarafından, TÜİK Başkanı Sayın Mehmet ARABACI 20 Ağustos 2026 tarihinde makamında ziyaret edilmiştir.
Ziyarette, Sayın TÜİK Başkanımıza yeni görevinde başarılar dilenmiş, kurum personelinin durumu ve çalışmalar hakkında karşılıklı değerlendirmelerde bulunulmuştur.
Misafirperverlikleri ve konulara yaklaşımları nedeniyle Kıymetli Başkanımıza teşekkürlerimizi sunuyoruz.
@tuikbilgi@DMKonfederasyon@dmssendikasi
📍 BİRKAÇ KÖTÜ ÖRNEK, BİNLERCE NAMUSLU İNSANI GÖLGELEYEMEZ!
Bazı sosyal medya mecralarında İpsala Gümrük Kapısı'nda yürütülen soruşturmayı işaret ederek, tüm gümrük memurlarını zan altında bırakan ve peşinen suçlu ilan eden paylaşımları kaygıyla takip ediyoruz.
Öncelikle ifade etmek isteriz ki; kamu görevlileri hakkında ortaya atılan her türlü iddia, hukuk devleti ilkeleri çerçevesinde titizlikle soruşturulmalı, suçu sabit görülenler hukuk önünde mutlaka hesap vermelidir. Bu anlamda, hukukun üstünlüğünü savunmamız hepimizin ortak sorumluluğudur.
Ancak unutulmamalıdır ki; hukukta da vicdanda da suç şahsîdir.
Yürütülen soruşturma kapsamında gözaltına alınan kişiler üzerinden, ülkemizin dört bir yanında büyük bir fedakârlıkla görev yapan binlerce gümrük memurumuzu töhmet altında bırakmak kabul edilemez bir yaklaşımdır.
Bugüne kadar, bayram demeden, tatil bilmeden görev yapan, kaçakçılıkla mücadelede devletimizin en önemli neferlerinden olan gümrük memurlarımız; sadece mal ve eşyanın değil, ülkemizin ekonomik güvenliğinin de muhafızlarıdır.
Ancak ne yazık ki son günlerde bazı sosyal medya kullanıcıları tarafından yapılan genelleyici ve hedef gösterici paylaşımlar; hukukla bağdaşmadığı gibi kamu görevlilerimizin onurunu da zedelemektedir.
Suç varsa cezası mutlaka olmalıdır, ancak masumiyet varsa onun da korunması bir o kadar kutsal bir sorumluluktur. Adalet, sadece suçlunun cezalandırılması değil, masumun da korunabilmesidir.
Hiç kimsenin, birkaç kişi hakkında yürütülen soruşturmaları gerekçe göstererek binlerce gümrük memurunun alın terini, emeğini ve itibarını hedef almaya hakkı yoktur.
Zira devletler sadece adaletle değil, aynı zamanda hakkaniyetle de ayakta dururlar. Hakkaniyet ise bir ya da birkaç kişinin suçunu binlerce kişinin omuzlarına yüklememektir.
Bu anlayışla, Devlet Memurları Sendikası olarak; görevini devletimize büyük bir sadakatle, milletimize duyduğu sorumlulukla, namusuyla ve şerefiyle yerine getiren tüm gümrük memurlarımızın yanında olduğumuzu kamuoyuna saygıyla duyururuz.
@ticaret@muhafaza_gm@DMKonfederasyon@dmssendikasi
ÇIRAKLIK VE STAJ MAĞDURLARININ SORUNU GİDERİLMELİDİR.
Çıraklık ve staj için yaptırılan sigortanın, emeklilik hesabında sigorta başlangıç tarihi olarak belirlenmesi ve yaklaşık 240.000 kişinin mağduriyetinin giderilmesi elzemdir.
@CirakStajFED@DMKonfederasyon@dmssendikasi
https://t.co/RoOq5N44aJ
📍 YHS TARİH OLANA KADAR MÜCADELEMİZ SÜRECEK!
Yıllardır devletine sadakatle hizmet eden Yardımcı Hizmetler Sınıfı çalışanlarımız ile bugün bir kez daha haklı taleplerimizi haykırmak için Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı önündeydik.
Devlet Memurları Konfederasyonumuz ve paydaş sendikalarımızla birlikte gerçekleştirdiğimiz "Unumuzu Eledik, Eleğimizi Astık” temalı eylemimizde, un alamadık onun yerine kireç tozu eledik!
Bizlere yıllardır "sabredin" dediler, sabrettik. "Çalışın" dediler, çalıştık. "Biraz daha bekleyin" dediler, bekledik. Ömrümüzü kamu hizmetine adadık. Unumuzu eledik, eleğimizi astık. Fakat ne yazık ki bugün fedakârca çalışan 140 bin Yardımcı Hizmetler Sınıfı çalışanımızın eline geçen ne un oldu ne de hak ettiği değer. Bize reva görülen yalnızca kireç tozu oldu.
Bugün Bakanlık önünden bir kez daha seslendik:
❗ Yardımcı Hizmetler Sınıfı kaldırılmalıdır!
❗ Biz artık verilen sözlerin tutulmasını istiyoruz. Çünkü bu mesele artık yalnızca bir kadro meselesi değildir; bu mesele insan onuruna yaraşır çalışma hayatının, emeğin karşılığını almanın ve adaletin meselesidir. Çünkü verilen sözlerin de bir son kullanma tarihi vardır. Ayrıca adalet, ertelenerek dağıtılacak bir lütuf değildir.
❗ Yardımcı Hizmetler Sınıfı kadrosunda çalışan kamu görevlilerimiz, eğitim durumları ve yaptıkları görevler dikkate alınarak Genel İdare Hizmetleri Sınıfına geçirilmelidir. Yıllardır ötelenen bu hak teslim edilmeli, kamu vicdanını yaralayan bu adaletsizlik sona erdirilmelidir.
Bugün eleğimizi astık belki ama mücadelemizi asmadık!
Devlet Memurları Sendikası olarak; hak yerini buluncaya, Yardımcı Hizmetler Sınıfı tarihin tozlu raflarına kaldırılıncaya ve emek verenlerimiz hakkını alıncaya kadar mücadelemizi sürdürmeye devam edeceğiz.
Çünkü biliyoruz ki; emeğin olduğu yerde umut vardır. Umudun olduğu yerde ise mücadele asla bitmez!
#YardımcıHizmetlerSınıfı
#yhs
@yhsplatform@DMKonfederasyon@dmssendikasi
📌 Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı önünde mizansen
Yaklaşık 140 bin Yardımcı Hizmetler Sınıfı (YHS) çalışanının her işi yaptığını ve söz konusu sınıfın kaldırılması gerektiğini söyleyen Devlet Memurları Konfederasyonu, Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı önünde bir mizansen yaptı.
"Unumuzu eledik, eleğimizi ast��k" diyen memurlar, "YHS kamunun vicdan sınavıdır. Kamu bu sınavdan geçmek durumundadır" ifadelerini kullandı.
İHS'li personel; KPSS ile işe girmiş, devletin asli ve sürekli işini omuzlamış, buna rağmen kadrodan, iş güvencesinden ve eşit ücretten mahrum bırakılmıştır. Memurla aynı sorumluluğu taşıyan İHS’li çalışanlarımız, yıllardır haklarının teslim edilmesini beklemektedir.
İHS Yönetmeliği; hukuka, hakkaniyete, güvenceli istihdam anlayışına ve çalışanların haklı beklentilerine uygun şekilde derhal yeniden düzenlenmelidir.
Bizim davamız hakkaniyet davasıdır. Devlet Memurları Konfederasyonu olarak; ister PTT'de ister sağlıkta, ister eğitimde ister herhangi bir kamu kurumunda olsun, haksızlığa uğrayan her kamu çalışanının yanındayız, yanında olmaya da devam edeceğiz.
Emeğin karşılığı lütuf değil, haktır ve mücadelemiz kararlılıkla sürecektir!
#PTTihsyeGüvence
@DMKonfederasyon@dmssendikasi@adilhabersen
MEMURUN ZAMMI, CEBİNE GİRMEDEN VERGİYE GİTTİ!
Temmuz ayı memur maaş bordroları e-Devlet üzerinden erişime açıldı. Bordrolar, kamu çalışanlarının uzun süredir dile getirdiği önemli bir gerçeği bir kez daha gözler önüne serdi.
Memur maaşlarına Temmuz 2026 itibarıyla %13,52 oranında artış yapılmış olmasına rağmen, yıl içerisinde yükselen kümülatif gelir vergisi matrahı nedeniyle birçok kamu çalışanının daha yüksek vergi dilimine girmesi, yapılan artışın önemli bir bölümünün daha zamlı maaş çalışanın cebine girmeden vergiye gitmesine neden olmuştur.
Kâğıt üzerinde %13,52 olarak görünen maaş artışı, bordroya ve net maaşa aynı oranda yansımamaktadır. Kamu çalışanı bir taraftan yüksek enflasyon ve hayat pahalılığı karşısında alım gücü kaybederken, diğer taraftan artan vergi yükü nedeniyle maaş artışının önemli bir kısmını kaybetmektedir.
Maaşa zam yapıp ardından vergi dilimiyle bu zammı geri almak, kamu çalışanının ekonomik sorunlarına çözüm değildir.
Vergide adalet sağlanmalı, kamu çalışanlarının ücret gelirlerine uygulanan gelir vergisi oranı %15’te sabitlenmelidir.
MEMURUN MAAŞI VERGİ DİLİMLERİYLE ERİMESİN!
ZAM, BORDRODA DEĞİL CEB��MİZDE HİSSEDİLSİN!
GELİR SABİT, CÜZDAN BOŞ, HAYAT ZAMLI...
Memur ve emeklinin sorunlarını dile getirdiğimiz açıklamamız, 08 Haziran 2026 tarihli SÖZCÜ GAZETESİ ana manşeti ile NOWTV ve SÖZCÜ TV sabah bültenlerinde yer aldı.
Devlet Memurları Sendikası ve Devlet Memurları Konfederasyonu olarak; doğruları konuşmaya, doğruları anlatmaya devam ediyoruz.
Devlet Memurları Sendikası, senin için seninle güçlü.
#cüzdanboş
@gazetesozcu@nowtvturkiye@szctelevizyonu@dmssendikasi@DMKonfederasyon
Bugün açıklanmasını beklediğimiz, ancak Kurban Bayramı gerekçe gösterilerek veri toplama sürecindeki değişiklik sebebiyle 5 Haziran 2026 tarihine ertelenen Mayıs ayı enflasyon verileri, sadece teknik bir takvim değişikliğinden ibaret değildir. Bu veri; milyonlarca memurumuzun, emeklimizin, evine ekmek götüren çalışanımızın Temmuz ayındaki yaşam standardını, mutfağındaki huzurunu ve geleceğe dair umutlarını belirleyecek olan en kritik virajdır.
Buradan açıkça ifade ediyorum: Bizim için enflasyon, soyut rakamlardan ya da istatistiki tablolardan ibaret bir veri değildir! Bizim için enflasyon; çarşıda, pazarda, markette her gün yüzleştiğimiz hayat pahalılığının, alım gücümüzün erimesinin ve adil bölüşüm çığlığımızın ta kendisidir.
5 Haziran günü gözlerimizin çevrileceği TÜİK’ten beklentimiz ve talebimiz nettir: Açıklanacak resmi rakamlar, sokağın gerçekleriyle ve çalışanımızın bizzat kadar hissettiği enflasyonla tam manasıyla uyuşmak zorundadır!
Devletimizin omurgasını oluşturan memurlarımızın ve ömrünü bu ülkeye hizmetle geçirmiş emeklilerimizin refah payı bir lütuf değil, büyümeden adilce almas�� gereken hakkıdır! Enflasyon farkı zam değildir. Her ay maaşlara yansıtılması gereken geçmiş kayıplardır. Gerçek zam, memuru ve emekliyi enflasyon canavarına ezdirmeyecek olan adil refah payıdır.
Devlet Memurları Konfederasyonu olarak; alın terimizin enflasyona kurban edilmesine asla müsaade etmeyeceğiz! 5 Haziran’dan Temmuz ayındaki son veriye kadar, memurun taleplerini en gür şekilde duyuracak, hakkımız olanı alana kadar bir çalışmalarımıza devam edeceğiz.
Tüm teşkilatlarımızla, milyonların hakkını savunmak üzere üstümüze düşeni yapmaya devam ediyor ve sürecin anbean, en sıkı şekilde takipçisi olduğumuzu beyan ediyorum! 🇹🇷