Bölge nüfusu ile ilgili söz ettiğiniz dönemde bir kaynak varsa bunu sunabilirsiniz değerlendirelim. Ancak, bölgedeki Kürt nüfusuna ait bilgi olmadığı gibi Arap, Süryani, Ermeni nüfusuna dair de bu kadar net konuşacak bir bilgi mevcut değil.
Misal 11.yy için Kürt nüfusunun söz ettiğiniz Süryani, Arap ve Türk nüfusundan daha seyrek olduğu ile ilgili hangi belge, kayıt, bilgi var? Üstüne, o dönem Diyarbekir beldesindeki yerleşim alanları bugünkü gibi değildi.
Mimari mirasa gidelim, Diyarbekir'de hayli Mervanî, Eyyubî ve ardılları olan Eğil/Mirdasî, Meyafarkin/Eyyubi vb. Beylikleri mimari eserleri var. Bundan nasıl bir sonuç çıkarmamız gerekiyor ki üstelik Mervanî Kürtlerine ait onlarca eser günümüze ulaşmamıştır.
Yer adları olarak gidelim, Amid/Amida evet Kürtçe değil peki Diyarbekir sadece Amida'dan mi ibaretti? Hayır. Misal örnek verdiğiniz Serefname'ye göre Eğil ismi Türkçe ama ismi koyanlar Kürtler, Eğil'i Kürtler kurmuş Türkçe isim vermiş; Meyafarkin, Kürtçe ismi Silvan, bölgeyi kuran Silivan aşiretinden adını alıyor. Bunun gibi Diyarbekirin birçok ilçesi imari ve ismini Kürtlerden alıyor. Bu söylediğinizden de bir sonuç çıkmıyor.
3. Bahsiniz çağdaş tanıklar" Serefname'de Diyarbekir ahalisi hakkında bir bilgi olduğunu hatırlamıyorum. Bitlis için bir bilgi var "şehirde Ermeniler vilayette Kürtler çoğunluktur" gibi bir aktarım var. Oysa yine Serefname'den önce Ebubekir Tihranî Diyarbekir'in Kürt çoğunluklu olduğu ile ilgili bir atıfta bulunuyor, İdrisi Bitlisî gibi bir nesil önceki müelliflerde de buna dair bir bilgi var.
Siz şunu demişsiniz "Kürt unsurunun "Kürdistan"daki nüfusuna dair fazla bilgimiz yok" tamam da, Ermeni, Süryani, Arap, Türk nüfusuna dair de fazla bilgimiz yok. Bu bilgilerin daha detaylı işlenmesi 19.yyın ikinci yarısından sonra oluyor. Onda da sizin "Bölge nüfusunun ezici çoklukla Kürtleşmesi 1915 ve 1923'ten sonradır" iddianızı destekler bir şey yok. Gerek Osmanlı müellifleri ve resmi belgeleri (İstanbul'a yollanan birnevi vaziyetnâmeler) gerek bölgeyi gezen şarkiyatçılar, bölge nüfusunun Kürt çoğunluklu olduğunu yazıyor. Diyarbekir, Mardin, Bitlis, Van ve buralara bağlı yerler (Siirt, Muş, Batman, Bingol, Hakkari) ezici Kürt çoğunluklu, bunu belgelerle tespit edebiliyoruz dilerseniz misal de verebilirim. Ermeni nüfusu söz konusu bölgelerin şehirlerinde ve özellikle Erzurum ile Van'ın sahil ciheri ve kuzey doğu kısmında çok baskın. Muş şehrinin de bir parçasını Ermeniler oluşturuyor. Ama şu "1915 öncesi Kürtler çoğunluk değildi" iddiası gerçekten kabak tadı vermeye başladı. Bunu doğrular nasıl bir veri var elimizde? Ben aksini doğrular birkaç kaynak paylaşacağım.
Ermeniler ve Süryaniler tarihsel Kürdistan coğrafyasında - ki bunun sınırları sürekli değişmiştir nedenleri uzuncadır ama son şeklini hemen hemen 16.yy'dan sonra aldı- Kürtlerden daha eski olabilirler ama bu o bölgeleri Kürtlerin vatanı" statüsünden çıkarmaz. Mutevattan olmuşlardır ve bir şekilde özellikle Eyyubiler sonrası Kürt nüfusu giderek artmıştır.
Kürtlerin öncülü olan Kardu/Kordu halkının antik yerleşim alanı bellidir. Kürd Dağından (Cudi) başlayarak Dicle'nin doğu kıyısı, Botan ırmağına kadar. Doğuda Hakkari dahil, Şemdinli belki dahil.
Eski çağlarda birtakım yağma seferleri yapmış veya çeşitli devletlerin ordularında yer almış olabilirler. Vatanları dışında bir yere yerleştiklerine veya yerleşmişlerse etnik özerkliklerini koruduklarına dair elde hiçbir somut iz yok.
861'den sonra Abbasi devleti dağılınca Musul'a, Silvan'a, Ahlat'a yönelik Kürt akınları sıklaştı. Nihayet 978 civarında Silvan merkezli ilk Kürt emirliği kuruldu. 1010 civarında Amid'i de içeren geniş bir bölge, egemen hanedana izafeten "Kürdistan" olarak anıldı. Bu sahanın halkı ezici çoklukla Süryani, Arap ve (daha sonra) bir miktar Türk idi. Gerek mimari miras, gerek yer adları, gerek çağdaş tanıklıklar (Şerefname dahil) bunu net olarak kanıtlar. Kürt unsurunun "Kürdistan"daki nüfusuna dair fazla bilgimiz yok. Bölgenin ciddi bir şekilde Kürtleşmeye başlaması 1514'ten sonradır.
Fırat, Harput ve Hınıs'a kadar olan alan 1330'lardan itibaren Kürt mirlerinin yönetimi altındaydı. Mir hanedanları (galiba 30-40 kadar emirlik) özellikle 1514'teki Osmanlı egemenliğinden sonra iktidarlarını pekiştirdiler ve Kürtçeyi bir yönetim diline çevirdiler.
Bölge nüfusunun ezici çoklukla Kürtleşmesi 1915 ve 1923'ten sonradır.
Var bir Hayalimiz,
Peşmergelerin, Kandili Basıp, Böceklerden, Arındırdığı Operasyon.
Kürtçe bilmeyen, Duran Kalkan ve Sabri Ok'un Hewler Şehir Meydanında, Asılıp,Cesetleri, türkiyeye Teslim edildiği Günleri görmek Nasip olur umarım 🙏🤲
Bir okumaya göre de Kürt Siyasal hareketi için tarihin en büyük tasfiye hareketi devrede. CHP de başlayan deprem nihayete erdiğinde benzer bir dizaynı DEM için konuşmayacağımızın garantisi olsa keşke!
Mem Ararat'ın 65 Milyonluk tek Şarkısı yaklaşık 400 000$ gelir yapıyor.Buna göre hiç bir emeklerinin olmadığı bir çalışmada piyasa gaspı var.
Adamlar " İrademiz Apodur " diyince gayet ciddilermiş.İradesi olan Piyasada dolaşamaz. Böyle bir düzen kurmuşlar.
KOM Muzik aylık Milyonlarca Dolar Gasp ettiği Telif haklarından para alıyor.
Tûk ji devê wî de zûwa dibe û nikarê bi çavên vekirî ji kamerayan binere yanê gotinên wî hemû derewin
Miheme te rît û belav kir,êdî te cahşên dijital emanetê hev bin û li hev pîroz û bimbarek bin
🤷♂️
▶️Sanatçı #MemArarat Newroz programlarına neden katılmadığını anlattı
▶️Mem Ararat, 28 Şubat'ta YouTube üzerinden hayranlarının sorunlarını yanıtladığı programın ilgili kısmını yeniden paylaştı
@MiroSiyo21@notrino92783 Vê wextê pevajoyê çêkirina albuman gelkî komplîke bû;
Studyo,muzikjen,kaset an cd,belav kirina kasetan,reklam û pr a albûm û stranbêj (vê wextê tenê kanalê Tevgerê hebû û serda jî li ser rojname jî reklam çêdibû)
Niha tabî hevceyê ji van tiştan nema û ew qeşmerana jî bi saya ++