**PFIZER kendi ağzıyla söylüyor: “Covid aşısı biyolojik silah!”**
Ulan yıllarca milleti zorla aşıya ittiniz, “olmazsan cahilsin, gericisin” diye milletin ağzına sıçtınız.
Şimdi kim doğru, kim yalan söyledi ortaya çıktı işte!
Milleti aşağılayan, tehdit eden, köpek gibi sürüye dizmeye kalkan o tipler... Gün gelecek, hepiniz tek tek hesap vereceksiniz!
Adalet önünde sürüneceksiniz, milletin ahı boşa gitmez!
Tüm illerde bulunan Ormanlarımız köylerimiz, hayvanlarımız yangın işgalleriyle yakılıyor. Maksatlıca Çölleştiriliyoruz. Üretim yasakları, ekim, dikim yasakları. Tarlaların alınıp kiraya verilmesi üzerinden el koyma. Son iki ayda şap aşılarıyla aşılanan onbinlerce hayvanlarımız da büyük oranda aşılanarak katledilerek imha edildi.
Zaman her geçen gün aleyhimize işliyor ve bu kadar gündemi var edip bu kadar rahatlık anlamsız bir şekilde planlı ve sinsi bir şekilde hızla devam ediyor. Bunca gündem arasında gerçek gündemi kendi kitlelerinden saklayan partiler, STK'lar, dernekler sizin bir bir kayıtlara geçiriyoruz! İhanetiniz asla unutulmayacak. Yangın işgâllerini türlü türlü bahanelerle yandığını ifade edip örtbas sistemiyle her bölgemiz yok ediliyor. Kölelik sistemi hazırlandı..
Kasım - Aralık deprem tatbikatı var. Nüfus düşürelecek büyük oranda. BU GİDİŞATI TELEVİZYON İZLER GİBİ SEYREDENLER SİYASİ MİTİNGLERLE OYALANANLAR TÜM KAVİMLERİN BİRLEŞTİĞİ TUFAN AYAĞININ DİBİNDE....
#CANAKKALEYANIYOR
#deprem #yangın
Tüm dünyada aynı anda elektrikler gidecek ve sistemde kayıtlı tüm mal varlıkları,banka hesapları bu kesinti sonrası sıfırlanacak.
Bir süre kaos ortamı yaşanacak sonra hiç birşeyiniz olmayacak ama mutlu olacaksınız diyecekler.
Filmlere bile konu edilmiş..
2030 Great Reset
OHAL
Klaus Schwab'ın 2016'daki konuşması;
tüm insanlara çip takacağız,önce kıyafetlerinize, sonra cildinizin altına, en son da beyninize.
insanların birinci ağızdan duymalarına rağmen komplo teorisi sandıkları projeler birer birer gerçekleşiyor ama hala tepki yok.
aziz nesin % 70 ?
AKP ve CHP'nin CİTY of LONDON KAVGASI BÜYÜYOR!
Ekrem İmamoğlu'nu İstanbulkart’ın kişiselleştirilmesiyle birlikte kişisel veriler üçüncü şahıslarla paylaştığı için suçluyorlar.
Veriler İngiltereye de gitmiş.
Siz City of London da diyebilirsiniz.
İngiliz firmaya ait veri yönetim platformu DMP'yi pazarlamaya çalışan U.A. sistemi anlatırken; vatandaşların kaç saat nerede kaldığını, nerede yaşayıp nerede çalıştığına kadar sistem üzerinden göreceklerini söylüyormuş.
Tamam işte!
Hükümetin de istediği 'karbon ayak izi takibi' için Ekrem İmamoğlu da çok çalışmış!
Onun için mi cezalandırıyorsunuz?
Niye şaşırıyorsunuz ki?
Güya hükümet medyası şok içerisindeymiş!
Nasıl şok bu, anlayamadım!
Biz bunları anlatırken, "Komplo Teorisi" diye ağzınızı yamultup, burnunuzu kıvırmıyor muydunuz?
Şimdi nereden çıktı bu sözde komplo teorilerine olan merak?
Madem şok içerisindesiniz, ben size daha fazlasını da söyleyeyim ama ben söylediğimde Komplo Teorisi deyip, 5 yıl sonra söylediklerimi esas alıp, benim anlattığım şeylerin aynısını anlatıp "pardon" demece yok:
İstanbul kartın kişiselleştirilmesi bizim verilerimizi 3 şahıslara ya da ülkelere vermekle kalmıyor, gerektiğinde hareketlerimizi kısıtlayabilecek bir faşizme de zemin hazırlıyor.
Ama bu faşizmin temellerini de HES kodu ile hükümet attı.
Bunu da City of London'ı memnun etmek için yaptı.
Zaten İmamoğlu'nun İBB'si, İstanbulkart’ın kişiselleştirme süreci, COVID-19 pandemisi döneminde Sağlık Bakanlığı’nın aldığı kararlar doğrultusunda zorunlu HES kodu entegrasyonu ile başlatılmıştır dedi.
Al birini vur ötekine!
Ama doğru söylüyor...
Hükümetin HES kodu bahanesiyle elde ettiği veriler, üçüncü şahıslara gitti mi? Sorgulayamıyoruz. Çünkü hükümete dokunmak artık suç! Çünkü özgür bir ülkede değiliz.
2023'te, ya da öncesinde çalınan kişisel kimlik verilerimizden hala haber yok! 2023'te bundan dolayı Cumhuriyet başsavcılığına suç duyurusunda bulunmuştum!
Son çıkan yasa ile birlikte, verilerimizi çalanların peşine düşeceklerine; "Niye suç duyurusunda bulunuyorsun kardeşim?" deyip, hırsızlığın hesabını benden sorma ihtimalleri de var!
Çalanları değil sorgulayanları suçladıkları bir ülkedeyiz. Zira ülke hukuk devleti olmaktan çoktan çıktı. Başka bir şey oldu.
Hükümetin aklına İstanbulkart deyince kişisel veriler, cart curt geliyor ama 2023'te çalındığı kabak gibi ortaya çıkan kimlik verilerimiz söz konusu olunca, mesuliyet üstlenmiyor, aklına HES kodu gelmiyor, karbon ayak izi takibi için otomobilinizin benzin doldurma kısmına delik açılarak takılacak olan fahiş fiyatlı UTTS gelmiyor, 'Nakitsiz Toplum, uğruna tüm Türkiye'nin banka kartlarına mecbur edilmesi gelmiyor!
Ekrem İmamoğlu'na "Vay efendim Sen City of London için nasıl çalışırsın?" diye hesap soruyorlar zannedersiniz...
Sanki, City of London'ın iklim yasasını ülkenin meclisinden uzaylılar geçirmeye çalışıyor!
Hükümet, bizim gözümüzün içine baka baka bizlerle dalga geçiyor, eğleniyor.
Sanki Ekrem İmamoğlu bunları yaparken kendilerinin hiçbir şeyden haberi yoktu!
HES kodunu da leylekler getirmiş Türk vatandaşlarının kucağına bırakmıştı. Öyle mi?
Oysa, bu ülkede HES kodu olmadan bizleri pazara bile sokmadınız. Ve neredeyse mezara bile sokmayacaktınız.
Tüm bunların hepsi anayasaya aykırıydı.
Ne oldu şimdi?
Kayıkçı kavgasına mı başladınız?
Yoksa Trump dengeleri alt üst mü etti?
Ancak Trump, İklim yasasına karşı, Paris İklimi Anlaşmasına karşı, DSÖ'ye karşı...
Hepsinden de çıktı.
Siz ise, bu konularda City of London'un peşinden koşmaya devam ediyorsunuz.
Trump Amerika'sı İmamoğlu ile ilgilenmez. Ne de olsa İmamoğlu City of London sevdalısı. Sizlere gelince; bir mecburiyeti var. Ne de olsa hükümetsiniz.
Peki siz hükümet olarak City of London sevdanızı terk ettiniz mi?
Vatandaşın evine, yatak odalarına istedikleri zaman girme ve özeline el koyma yasası,
Milletin çocuklarına ağaç kabuğu yedirme yasası,
Otoriterlikten totaliterliğe geçiş yasası…