Milyonlarca insanın oyuyla seçilmiş belediye başkanlarını kollarına polis takıp kamera karşısında yürütüp itibar suikasti yaparken onların ailesi yok muydu?
Nevşin Mengü’den “Her şeyi devletten beklemeyin.” diyen Mehmet Şimşek’e:
“Ben varım! Sistemi ona göre kurun o zaman.
Hem benden çalışma hayatım boyunca zorla prim toplayıp sonra da her şeyi beklemeyin diyemezsin, kusura bakma.”
Ankara, Esenboğa Havalimanı'nda 80 TL’ye satılan suya tepki gösteren çiftçi:
"Bir su 80TL olur mu? Su alamadım elim titredi. Kimin eli kimin cebinde belli değil. Bu para kime gidiyor?
Yazık günah ya memleket ne hale gelmiş.”
It’s been exactly 200 days since my friend, the Mayor of Istanbul, Ekrem İmamoğlu, was arrested.
200 days of suspension of the rule of law in Turkey, in the silence of the international community.
200 days of peaceful and democratic protests by millions of Turkish citizens asking only for democracy and freedom.
200 days of courage and resistance from İmamoğlu and from so many mayors, political leaders, activists, journalists, lawyers, and students who have been arrested and deprived of their liberty.
200 days in which our protest in Europe has never stopped — to urge the EU to show more courage and determination in condemning the Turkish government.
But if resistance is still needed, we will resist.
That’s why on Sunday, October 12, I will be in Brussels, standing alongside CHP leader Özgür Özel, to make the voice of the Turkish and European people heard — for secular and republican values, for freedom and democracy, and once again to demand the release of İmamoğlu and all those unjustly imprisoned in Turkey.
Benim oğlum Amerika’da okumadı, Amerika vatandaşı değildir.
Oğlum, bu ülkenin okullarında yetişmiş, bu toprakların emeğiyle, alın teriyle bugünlere gelmiştir.
İstanbul Erkek Lisesi’ne bağlı ilkokul ve ortaokulda okumuş,
Ardından Robert Koleji’ni bitirmiş,
İstanbul Üniversitesi Cerrahpaşa Tıp Fakültesi’nden mezun olmuştur.
Mecburi hizmetini Muş Bulanık Devlet Hastanesi’nde,
Uzmanlığını Şişli Etfal Hastanesi’nde,
Zorunlu hizmetini ise Tekirdağ Şehir Hastanesi’nde tamamlamıştır.
Daha sonra Maslak Acıbadem ve halen Memorial Şişli Hastanesi’nde görev yapmaktadır.
Oğlum, sadece Amerikan Cerrahlar Birliği’nin (American College of Surgeons) uluslararası düzeydeki bilimsel değerlendirmesi sonucunda FACS (Fellow of the American College of Surgeons) unvanına layık görülmüş bir Türk hekimidir.
Ne Amerika’da okumuş, ne de Amerika vatandaşı olmuştur.
Bizi, bilime, vicdana ve insana hizmet edenlerle; ihaleden, ranttan, torpilden geçinenlerin çocuklarıyla kıyaslamak hadsizliktir.
Bizim yolumuz bilimin, emeğin ve onurun yoludur.
Yalan ve iftiralarla kendi eksiklerini örtmeye çalışanlara tek sözümüz var:
Utanın!