Bu milletin tek bir lirasına göz koyan, millet geçinmek, evine helal lokma götürmek için mücadele verirken haksız kazanç elde eden herkesten inşallah hem bu dünyada hem de ahirette hesap sorulur. Kim olursa olsun yetimin malını çalana asla acımayın.
“Asıl söylenmesi gereken şeyleri söyleyemiyoruz.
Bunun sebebi cezaya çarptırılma korkusu değil.
Bunun sebebi, asıl söylenmesi gereken şeylerin söylenmesini bekleyen insanların mevcut olmayışıdır.”
İsmet Özel
So langsam müssen wir akzeptieren, dass Institutionen wie Cambridge halt keine Bildungseinrichtungen mehr sind, sondern öffentlich bezahlte Echokammern für die arbeitslosen Akademiker der Zukunft.
Batı medeniyeti, bu gezegendeki hayatı ağzına yüzüne bulaştırdı. Hiç yatacak yerleri yok! Gezegeni taşlaştırdılar, giderek beter oluyor. Bu kadar milyon insan zırıl zırıl aç! Ölen çocuklar, taşlaşan bir gezegen, kuruyan sular... Bunun ortasında bir vaha gibi Türkiye var. Şimdi bu vahayı biz tutabilir miyiz? Ne kadar ve ne yaparsak tutabiliriz? Buna bakmak lazım.
A Haber
2019
#AlevAlatlı
Prof. Dr. Necmettin Erbakan:
Eğer İslâm namaz kılmaktan, oruç tutmaktan ve tespihten ibaret olsaydı Ebû Eyyub el-Ensârî Hazretleri İstanbul'da ne arıyor?
"birini seviyorsanız, onun için dua edin. ruhu için dua edin. huzuru için dua edin. mutluluğu için dua edin. başarısı için dua edin. birine verebileceğiniz en güzel hediye duanızda yer vermektir."
Testiyi kıranla suya giden bir olmamalı...
Geriye gidip ulu çınarları tekrar yerine koymak lazım. Çınarları, yani değerleri...
Emeğe saygı, beş parmağın bir olmadığı bilgisine saygı...
Edep ne demek? Bunu umursuyorum çünkü edep, kadim değerlerden biridir.
Akıl, ahlak, adalet, adap ve aşk... Bunlar kadim değerlerdir.
Kadim değerleri ortaya koyan, yücelten, bu değerlere sadık kalmak için ömürlerini veren, kelamın haysiyeti olduğunu bilen insanları, bir kalemde siliyorsanız bu, çınarların yıkılması anlamına gelir.
Kelebek Etkisi
Habertürk , 28 Şubat 2016.
Kadını aile hayatından kopar, evinin dışında çalışmaya mecbur bırak; ondan sonra ona üç çocuk doğur demek, insanları kandırmaktır.
Devletin politikası baştan aşağı yanlış, çünkü İslam’dan ilham almıyor.”
@MiratHaber
Programın tamamını izlemek için: https://t.co/r0JCRWACyY
Türkiye, dünyanın delikanlı sesi olabilir.
Delikanlı sesten kastım, “Yahu bu, böyle olmaz!” diyebilmektir. Bu ses, önemli bir sestir ve dünyada yankılarının olacağını düşünüyorum. Çünkü bizim gibi düşünen, bizim gibi içi acıyan insanlar mutlaka var. İnsanlar, bu sesi duyabilecektir. Türkiye, bunu yapabilir. Şu şerhle; tutarlı olmak.
Alev ALATLI - 14.02.2016 “Kelebek Etkisi”, >Haber Türk
Batı ülkelerindeki başlıca klasik müzik kurumları o derece İsrail yanlısı ki, bu benim için utanılacak bir durumdur. Çok yalnız hissettiğim bir ortamdayım, müzik taparken, duyguları paylaşırken bile...
Öylesine ki, öyle manipüle ki, Filistin destekçelerini “antisemitizm” ile suçlayan, çirkinleşmiş bir haldeler. Utanç duyacaklar. Huzurla uyuyamayacaklar.
Gazze’de yapılan bir SOYKIRIMDIR. NOKTA!
Biz bu cinayete sessiz kalmamalıyız , meslektaşlarım! Kendinize gelin müzik dünyası! İnsan olun!!!lütfen.. lütfen..
Bu çaresizliğe, haksızlığın bu kadarına sessiz kalmayın!
Şimdi istediğinşz kadar konserimi iptal edebilirsiniz. Ben onurumla yaşamak istiyorum kalan ömrümü, siz istediğiniz konseri çalın , içinize siniyorsa!
Sahnedeki 'oyun' için herkese bir 'rol' biçilmiştir.
Kimi aktör; kimi figüran; hatta kimi faktör.
Biri diğerinin varlık koşuludur.
Yani biri olmadan diğeri de var-olamaz;
olsa da bir anlam kazanamaz.
Erich Fromm'un dediği gibi:
"Her toplum ihtiyaç duyduğu karakteri üretir."
Olup bitenler gösteriyor ki
modern ve çağdaş dönemde üretilen
hemen tüm felsefî, estetik, politik, vb. söylemler ve kurumlar,
bizâtihi dümeni elinde tutanların
kendi şeytânî karakterlerini
örtmek ve gizlemek için geliştirdikleri
manipülatif enstrümanlardan başka bir şey değilmiş.
Vicdanları terbiye etmeden
yalnızca idrâkleri eğiten milletler
kendi mensupları tarafından
aşağılanmaya hazır olmalıdır.
Ve dâhi bu sorunun makûl bir çözümü için
nedenlerini tespit etmeksizin
yalnızca sonuçlarından şikâyet edenlerin de
bizâtihi sorumlu oldukları unutulmamalıdır.